Dönüşlü zamirler ve kalıplar
Cümlede işi yapanla işten etkilenen aynı kişi olduğunda Türkçede «kendimi, kendini, kendimizi» deriz. İngilizcede tekillere -self, çoğullara ise -selves eklenir.
| İngilizce | Türkçe |
|---|---|
| myself | kendimi, kendime, bizzat kendim (I) |
| yourself · yourselves | kendini (tek bir sen) · kendinizi (sizler) |
| himself · herself | kendini (erkek o · kadın o) |
| itself | kendini (cansız ya da hayvan: the cat → itself) |
| ourselves | kendimizi, kendimize (we) |
| themselves | kendilerini, bizzat kendileri (they) |
| by myself (on my own) | tek başıma, yalnız başıma |
| each other | birbirini, birbirine (karşılıklı eylem) |
Özne = nesne · vurgu · by myself
Özne ile nesne aynıysa normal nesne zamiri (me, him, them) kullanılmaz; dönüşlü zamir gelir: I cut myself (elimi kestim). She cut her dersen «başka bir kadını kesti» anlaşılır!
Aynı kelimeler iki görev daha üstlenir: cümlenin sonunda «bizzat kendim, başkasının yardımı olmadan» vurgusu yapar (I fixed it myself) ve başında by ile «yalnız başına» anlamına gelir (by myself = alone).
Kısayolyou tek kişiyse yourself, birden fazla kişiyse yourselves olur.
The cat sits on the grey sofa and washes itself.
Kedi gri kanepede oturuyor ve kendini temizliyor.
Poor cat! It hurt itself in the garden yesterday.
Zavallı kedi! Dün bahçede kendini yaraladı.
Nobody helped the cat; it opened the kitchen window itself.
Kediye kimse yardım etmedi; mutfak penceresini bizzat kendisi açtı.
The cat is sitting on the blue suitcase all by itself.
Kedi mavi bavulun üstünde yapayalnız (tek başına) oturuyor.
Be careful with that knife! You might cut yourself.
O bıçakla dikkatli ol! Elini (kendini) kesebilirsin.
Children, please help yourselves to some cake and tea.
Çocuklar, lütfen kendinize biraz pasta ve çay alın (buyurun).
We painted the whole kitchen ourselves last weekend.
Geçen hafta sonu bütün mutfağı bizzat kendimiz boyadık.
| Özne | Nesne (başkası) | Dönüşlü (kendisi) | Yalnız başına (alone) |
|---|---|---|---|
| I | me | myself | by myself |
| you (tekil) | you | yourself | by yourself |
| he / she / it | him / her / it | himself / herself / itself | by himself / herself / itself |
| we | us | ourselves | by ourselves |
| you (çoğul) | you | yourselves | by yourselves |
| they | them | themselves | by themselves |
reflexive pronoun — Dönüşlü zamir (myself, himself, themselves). Eylemin tekrar özneye döndüğünü gösterir.
themselves mı, each other mı? · Dönüşlü olmayan fiiller
İki kişi kendi kendine bir şey yapıyorsa themselves; birbirine (karşılıklı) yapıyorsa each other kullanılır: Emre and Ece looked at themselves in the mirror (her biri aynada kendine baktı) ↔ Emre and Ece looked at each other (birbirlerine baktılar).
Ayrıca günlük rutini ve ruh hâlini anlatan feel, relax, wash, dress, shave, meet fiilleri İngilizcede normalde dönüşlü zamir almaz: I feel tired, She got dressed quickly (Hayvanın tüylerini yalayarak kendini temizlemesi ise The cat washes itself ile söylenir).
KısayolTürkçede «kendimi yorgun hissediyorum» denir ama İngilizcede feel yanına myself almaz.
Did you go to the cinema with your friends? — No, everyone was busy, so I went <b>by myself</b>.
Do Zeynep and Ece often call each other? — Yes, they talk to <b>each other</b> almost every day.
At the office, the cat and the visitor are looking at each other.
Ofiste kedi ile ziyaretçi birbirlerine bakıyor.
After lunch, the cat always relaxes on the grey sofa.
Öğle yemeğinden sonra kedi her zaman gri kanepede dinlenir (gevşer).
The cat is at the vet because it doesn’t feel well today.
Kedi veterinerde çünkü bugün kendini iyi hissetmiyor.
Mert and Ali have known each other since they were children.
Mert ile Ali çocukluklarından beri birbirlerini tanıyorlar.
The guests enjoyed themselves at the wedding last night.
Konuklar dün gece düğünde çok eğlendiler (iyi vakit geçirdiler).
It gets cold in the morning, so I wash and dress very quickly.
Sabahları soğuk oluyor, bu yüzden çok hızlı yıkanıp giyiniyorum.
| Durum | Doğru İngilizce | Sık yapılan hata |
|---|---|---|
| kendi kendine (ayrı ayrı) | They bought themselves new shoes. (kendilerine) | theirselves (böyle bir kelime yok) |
| karşılıklı (birbirine) | They bought presents for each other. (birbirlerine) | They looked at themselves (birbirine bakarken YANLIŞ) |
| hissetmek / gevşemek | I feel nervous. Please relax! | I feel myself nervous / relax yourself (YANLIŞ) |
| yıkanmak / giyinmek (insan) | He got up, washed and dressed. | washed himself (yalnız küçük çocuk/hasta için vurgulanır) |
reciprocal pronoun (each other) — İki ya da daha fazla kişinin eylemi karşılıklı olarak birbirine yaptığını anlatan kalıp (love each other, help each other).
Testten önce bunları bil
- Özne = nesne · vurgu · by myself
En sık hata: I hurt me ya da He looked at him in the mirror demek. Aynada kendine bakan kişi için özne ve nesne aynıdır: He looked at himself in the mirror.
- Özne = nesne · vurgu · by myself
Yazım tuzağı: hisself ve theirselves diye kelimeler yoktur! Doğruları her zaman himself ve themselves biçimindedir.
- themselves mı, each other mı? · Dönüşlü olmayan fiiller
En sık hata: Türkçeden birebir çeviriyle I feel myself tired veya I can’t concentrate myself demek. feel, relax, concentrate, meet fiilleri zamirsiz kullanılır: I feel tired.
- themselves mı, each other mı? · Dönüşlü olmayan fiiller
Kalıp olarak ezberle: enjoy yourself (iyi eğlenceler / eğlenmek), help yourself (ikramdan kendi almak, buyurmak), behave yourself (uslu durmak).
Kendini dene
Cevaba dokun — neden öyle olduğunu birlikte görelim.
The cat is sitting on the floor and licking clean.
I fell off my bike yesterday and hurt .
Ece and Mert sat across the table and talked to for hours.
Did your brother travel to Izmir with his friends? — No, he went .
I stayed at home yesterday because I didn’t well.
We didn’t call a repairman. We repaired the broken chair .
My grandparents have loved for fifty years.
The cat is tired. It lies on the grey sofa to .
Alıştırma bitti — –
Fotoğraflı anlatımla tekrar etmek istersen resimli derse geç.
0/8 · soru cevaplandı