Gelecekte an ve süreç kelimeleri
Gelecekteki belirli bir saatte veya anda bir eylemin tam ortasında olacağımızı («yarın bu saatte uçuyor olacağım», «saat sekizde çalışıyor olacak») anlatırken future continuous kullanılır.
| İngilizce | Türkçe |
|---|---|
| this time tomorrow | yarın tam bu saatte |
| this time next week | haftaya bu vakitler |
| at eight o’clock tomorrow | yarın saat sekizde |
| in an hour | bir saat sonra |
| in progress | devam etmekte, sürmekte olan |
| meanwhile | bu sırada, o esnada |
| borrow | ödünç almak |
| pass by | yanından geçmek, uğramak |
Gelecekte bir anda sürüyor olacak: will be + -ing
Gelecekteki belirli bir saatte veya anda (at midnight, this time tomorrow, in an hour) bir eylem çoktan başlamış ve tam o sırada devam ediyor olacaksa will be (’ll be / won’t be) + fiil-ing kullanılır.
Türkçeye çoğu zaman «-iyor olacak» («uyuyor olacak, çalışıyor olacağım») diye çevrilir; özne ne olursa olsun yapı değişmez.
KısayolKısa biçimler: I will be = I’ll be · you will be = you’ll be · she will be = she’ll be · will not be = won’t be
What will you be doing at eight o’clock tonight? — I<b>’ll be watching</b> the match at home.
Can I call you at eleven tomorrow morning? — No, please don’t. I<b>’ll be having</b> a meeting then.
Don’t make noise at midnight! The cat will be sleeping in its basket.
Gece yarısı gürültü yapma! Kedi sepetinde uyuyor olacak.
At ten tomorrow morning, the cat will be working at its office desk.
Yarın sabah saat onda kedi ofis masasında çalışıyor olacak.
This time tomorrow, the cat will be lying in the warm sunlight.
Yarın tam bu saatte kedi sıcak güneşin altında yatıyor olacak.
In an hour, Tom and the cat will be traveling on the red train.
Bir saat sonra Tom ve kedi kırmızı trende seyahat ediyor olacak.
This time next week, I’ll be flying to Rome.
Haftaya tam bu saatte Roma’ya uçuyor olacağım.
Call me after nine; we won’t be having dinner then.
Beni dokuzdan sonra ara; o sırada akşam yemeği yemiyor olacağız.
When you arrive at the café, Ece will be waiting for you by the window.
Kafeye vardığında Ece pencere kenarında seni bekliyor olacak.
| Biçim | İngilizce | Türkçe |
|---|---|---|
| olumlu | This time tomorrow, I will be sitting on the beach. | Yarın bu saatte kumsalda oturuyor olacağım. |
| kısa olumlu | At noon, she’ll be working in the office. | Öğlen saatinde ofiste çalışıyor olacak. |
| olumsuz | He won’t be using his laptop this afternoon. | Bu öğleden sonra dizüstü bilgisayarını kullanmıyor olacak. |
| soru | Will they be staying with us in July? | Temmuzda bizimle mi kalıyor olacaklar? |
future continuous — Gelecekte belirli bir anda devam ediyor olacak eylemi anlatan zaman (will be + fiil-ing).
Kibar plan sorusu (Will you be -ing?) · will ile farkı ve durum fiilleri
Birinden bir şey istemeden önce karşı tarafı sıkıştırmadan, kibarca planını sormak için Will you be + fiil-ing? kalıbı çok sık kullanılır: Will you be using the car tonight? («Bu akşam arabayı kullanacak mısın? Planında var mı?»).
will + V1 ile farkı şudur: will anlık karar, söz, teklif ya da o anda başlayacak eylemi anlatır; will be -ing ise o anda zaten sürüyor olacak işi veya olağan akışı anlatır. Durum fiilleri (know, be, have, need) -ing almaz; onlarla sade will + V1 kullanılır.
KısayolO anda eylem devam mı ediyor olacak, yoksa o anda mı başlayacak / anlık karar mı?
Will you be passing by the post office today? Can you post this letter?
Bugün postanenin önünden geçiyor olacak mısın? Bu mektubu postaya verebilir misin?
Will the cat be using the laptop all evening, or can I borrow it?
Kedi bütün akşam bilgisayarı kullanıyor olacak mı, yoksa ödünç alabilir miyim?
When you get home at six, I will be cooking dinner in the kitchen.
Saat altıda eve geldiğinde mutfakta akşam yemeği pişiriyor olacağım (iş çoktan başlamış olacak).
When you get home at six, I will make some fresh tea for us.
Saat altıda eve geldiğinde bize taze çay demleyeceğim (sen geldikten sonra başlayacağım).
Will you be going to the supermarket later? We need some milk.
Daha sonra markete gidiyor olacak mısın? Biraz süte ihtiyacımız var.
I will be at the office until seven tonight.
Bu akşam saat yediye kadar ofiste olacağım (be durum fiilidir, will be being denmez).
| Durum | will be + -ing | will + V1 |
|---|---|---|
| Saat / an verildiğinde | At 8:00, I’ll be eating dinner. (Yemeğin ortasındayım.) | At 8:00, I’ll call you. (Saat 8’de arayacağım.) |
| Soru nüansı | Will you be using the car? (Kibar plan sorusu) | Will you help me? (Doğrudan rica / istek) |
| Anlık karar / söz | Kullanılmaz | The bag is heavy. — I’ll carry it. |
| Durum fiilleri (be, know, have) | Kullanılmaz (will be knowing YOK) | She will have more free time next month. |
polite inquiry about plans — Karşı tarafın zaten var olan planını kibarca sorma (Will you be passing by…? Will you be using…?).
Testten önce bunları bil
- Gelecekte bir anda sürüyor olacak: will be + -ing
En sık hata: Gelecekte belirli bir anda devam ediyor olacak eylemi anlatırken At eight tomorrow I will work demek! Saat sekizde işin tam ortasında olacağını belirtmek için At eight tomorrow I will be working kullanılır.
- Gelecekte bir anda sürüyor olacak: will be + -ing
when, while, before gibi zaman bağlaçlarının bulunduğu yan cümlede will / will be -ing kullanılmaz; geniş zaman gelir: When you arrive, I will be waiting.
- Kibar plan sorusu (Will you be -ing?) · will ile farkı ve durum fiilleri
Nüans: When the guests arrive, I will cook dersen konuklar geldikten sonra yemek yapmaya başlarsın; When the guests arrive, I will be cooking dersen onlar kapıyı çaldığında sen zaten ocak başında yemek pişiriyor olursun.
- Kibar plan sorusu (Will you be -ing?) · will ile farkı ve durum fiilleri
Durum fiilleriyle (be, have, know, want, need) gelecekte bir an anlatılsa bile -ing gelmez: At nine tonight I will be at home (will be being değil).
Kendini dene
Cevaba dokun — neden öyle olduğunu birlikte görelim.
If you go to the park at five tomorrow afternoon, the cat across the green grass then.
This time next Friday, we over the Mediterranean on our way to Antalya.
Excuse me, your green backpack this weekend, or can I borrow it for my camping trip?
Oh no, I dropped my pen under the desk! — Don’t bend down, I it up for you.
Please don’t enter the office at eleven tomorrow; the cat an important job interview at that moment.
At nine o’clock tomorrow evening, I at home with my family.
When your train at the station tonight, I will be waiting on the platform with an umbrella.
Come to the café at ten tomorrow morning; the cat at the marble table with a fresh croissant.
Alıştırma bitti — –
Fotoğraflı anlatımla tekrar etmek istersen resimli derse geç.
0/8 · soru cevaplandı