İngilizce

İlgi cümlesi: where, whose

This is the café where the cat always sits.

01

Yer, sahiplik ve zaman bağlayıcıları

Önceki derste kişi ve nesneleri who, which, that ile niteledik. Peki «tanıştığımız kafe» (o kafede), «kedisi kaybolan kız» (onun kedisi) ya da «taşındığımız gün» (o günde) derken hangi kelimeleri kullanırız?

İngilizceTürkçe
whereki orada, …-dığımız (yer isimlerinden sonra: the café where…)
whoseki onun, …-sı / -si olan (sahiplik: the man whose car…)
whenki o zaman, …-dığı (zaman isimlerinden sonra: the day when…)
the town where……-dığım kasaba (o kasabada: in that town)
the girl whose……-sı olan kız (arkasından doğrudan isim gelir)
the day when……-dığımız gün (o günde: on that day)
02

Yer için where ↔ which ve zaman için when

Bir yer isminden (the café, the town, the room) sonra gelen cümle «orada / o yerde» sorusuna cevap veriyorsa where kullanılır ve arkasından özne + fiil gelir: the café where we met (buluştuğumuz kafe = o kafede buluştuk).

Ama o yer cümlede doğrudan nesne ya da özne ise («o yeri» ya da «o yer») where DEĞİL, which / that seçilir: the flat which we rented (kiraladığımız daire = daireyi kiraladık). Zaman isimlerinden (the day, the year) sonra ise when gelir.

KısayolPratik ipucu: Boşluktan hemen sonra fiil geliyorsa where asla olmaz; which / that gelir.

This is the café where the cat always sits.

Kedinin her zaman oturduğu kafe burası (bu kafede oturur).

This is the office where the cat works.

Kedinin çalıştığı ofis burası (bu ofiste çalışır).

This is the flat which we want to rent.

Kiralamak istediğimiz daire burası (daireyi kiralamak istiyoruz).

I remember the day when we moved into this flat.

Bu daireye taşındığımız günü hatırlıyorum.

Izmir is the city where my grandmother lives.

İzmir, babaannemin yaşadığı şehir (orada yaşıyor).

The hotel that has a big garden is near the beach.

Büyük bahçesi olan otel plajın yakınında.

Anlam ve İpucuİlgi KelimesiÖrnek
Orada / içinde (in / at that place + özne)wherethe town where I live (yaşadığım kasaba — orada yaşarım)
Orayı (nesne — mekâna bir şey yapıyoruz)which / thatthe town which I visited (ziyaret ettiğim kasaba — orayı gezdim)
O yer (özne — arkasından doğrudan fiil gelir)which / thatthe café which opened yesterday (dün açılan kafe)
O zamanda (the day, the summer, the time)whenthe summer when we met (tanıştığımız yaz)

relative adverb (where, when) — Yan cümleyi yer (where = orada) ya da zaman (when = o zaman) anlamıyla isme bağlayan kelime.

03

Sahiplik bildiren whose: «…-sı / -si olan» ve who ↔ whose farkı

Türkçede «arabası bozulan adam» ya da «patisi sargılı olan kedi» derken iki isim arasında sahiplik kurarız. İngilizcede bunun tek karşılığı whose + isim kalıbıdır (whose car, whose paw, whose cat).

whose kelimesinden hemen sonra mutlaka sahip olunan isim (cat, bag, brother) yalın olarak gelir; önüne bir daha a, the, his, her konmaz.

KısayolBoşluktan hemen sonra bir isim (cat, car, name) varsa whose; fiil varsa who seçilir.

Who is Zeynep? — She’s the designer <b>whose posters</b> won the first prize.

Which hotel did you choose? — We chose the hotel <b>where we stayed</b> last winter.

The cat whose paw has a white bandage is at the vet.

Patisinde beyaz sargı olan kedi veterinerde.

That is the man whose cat is sitting on the blue suitcase.

Şu, kedisi mavi bavulun üstünde oturan adam.

I met a girl whose brother works with Emre.

Erkek kardeşi Emre ile çalışan bir kızla tanıştım.

Do you know the woman whose car is parked outside?

Arabası dışarıda park edilmiş olan kadını tanıyor musun?

The student whose phone rang left the classroom.

Telefonu çalan öğrenci sınıftan çıktı.

The woman who has a red car is our new neighbor.

Kırmızı arabası olan kadın bizim yeni komşumuz.

BiçimArkasından ne gelir?Örnek
whose (sahiplik)İsim (whose cat, whose name)the girl whose cat is missing (kedisi kayıp olan kız)
who (özne)Fiil (who lives, who lost)the girl who lost her cat (kedisini kaybeden kız)
who’s (who is / has)-ing / sıfat / V3the girl who’s looking for her cat (kedisini arayan kız)

possessive relative pronoun (whose) — İki cümleyi sahiplik («onun …-sı») ilişkisiyle bağlayan ilgi zamiri.

İpuçları

Testten önce bunları bil

  1. Yer için where ↔ which ve zaman için when

    En sık hata: her yer ismini görünce where yapıştırmak! the house where I bought YANLIŞTIR; çünkü «evde satın aldım» değil «evi satın aldım» diyoruz. Doğrusu: the house which / that I bought.

  2. Sahiplik bildiren whose: «…-sı / -si olan» ve who ↔ whose farkı

    En sık hata: Türkçedeki «arabası kırmızı olan adam» cümlesini kelime kelime the man that his car is red diye çevirmek! İngilizcede that + his / her yan yana gelmez; ikisinin birleşimi tek kelimedir: the man whose car is red.

  3. Sahiplik bildiren whose: «…-sı / -si olan» ve who ↔ whose farkı

    Yazım tuzağı: whose (sahiplik) ile who’s (who is / who has) okunuşta aynıdır ama görevleri farklıdır. the girl who’s cat YANLIŞ, the girl whose cat DOĞRU.

04

Kendini dene

Cevaba dokun — neden öyle olduğunu birlikte görelim.

This is the quiet little café we have breakfast on Saturdays.

«Cumartesileri kahvaltı yaptığımız kafe» = o kafede (at that café) kahvaltı yapıyoruz → yer zarfı where.

This is the cat front paw is hurt.

Boşluktan sonra sahip olunan organ (front paw — ön patisi) gelmiş → sahiplik zamiri whose.

The flat has big windows is on the second floor.

Boşluktan hemen sonra fiil (has) gelmiş! Cümlenin özneye ihtiyacı var → which. (where arkasından doğrudan fiil gelmez.)

That is the passenger blue suitcase is on the platform.

«Bavulu peronda olan yolcu» derken suitcase (bavul) isminin önüne sahiplik bildiren whose gelir. that his diye bir kalıp yoktur.

Do you remember the restaurant last night? It was very expensive.

Dün gece yemek yediğimiz restoranı hatırlıyor musun? Çok pahalıydı. Restoranı yemedik, restoranda (at the restaurant) yemek yedik → where we ate.

Saturday was the day we carried all the boxes into the house.

the day (gün) bir zaman ismidir; «o günde» anlamında when ile bağlanır.

I talked to a woman speaks four languages.

Dört dil konuşan bir kadınla konuştum. Boşluktan sonra isim değil doğrudan fiil (speaks) gelmiş → özne konumundaki who.

The house my parents bought has a small garden.

Annemle babamın satın aldığı evin küçük bir bahçesi var. Burada «evde satın aldılar» değil, «evi satın aldılar» (bought the house) deniyor; ev nesne konumunda olduğu için which seçilir.

Alıştırma bitti — –

Fotoğraflı anlatımla tekrar etmek istersen resimli derse geç.

0/8 · soru cevaplandı

Resimli ders
undefined