Yer, sahiplik ve zaman bağlayıcıları
Önceki derste kişi ve nesneleri who, which, that ile niteledik. Peki «tanıştığımız kafe» (o kafede), «kedisi kaybolan kız» (onun kedisi) ya da «taşındığımız gün» (o günde) derken hangi kelimeleri kullanırız?
| İngilizce | Türkçe |
|---|---|
| where | ki orada, …-dığımız (yer isimlerinden sonra: the café where…) |
| whose | ki onun, …-sı / -si olan (sahiplik: the man whose car…) |
| when | ki o zaman, …-dığı (zaman isimlerinden sonra: the day when…) |
| the town where… | …-dığım kasaba (o kasabada: in that town) |
| the girl whose… | …-sı olan kız (arkasından doğrudan isim gelir) |
| the day when… | …-dığımız gün (o günde: on that day) |
Yer için where ↔ which ve zaman için when
Bir yer isminden (the café, the town, the room) sonra gelen cümle «orada / o yerde» sorusuna cevap veriyorsa where kullanılır ve arkasından özne + fiil gelir: the café where we met (buluştuğumuz kafe = o kafede buluştuk).
Ama o yer cümlede doğrudan nesne ya da özne ise («o yeri» ya da «o yer») where DEĞİL, which / that seçilir: the flat which we rented (kiraladığımız daire = daireyi kiraladık). Zaman isimlerinden (the day, the year) sonra ise when gelir.
KısayolPratik ipucu: Boşluktan hemen sonra fiil geliyorsa where asla olmaz; which / that gelir.
This is the café where the cat always sits.
Kedinin her zaman oturduğu kafe burası (bu kafede oturur).
This is the office where the cat works.
Kedinin çalıştığı ofis burası (bu ofiste çalışır).
This is the flat which we want to rent.
Kiralamak istediğimiz daire burası (daireyi kiralamak istiyoruz).
I remember the day when we moved into this flat.
Bu daireye taşındığımız günü hatırlıyorum.
Izmir is the city where my grandmother lives.
İzmir, babaannemin yaşadığı şehir (orada yaşıyor).
The hotel that has a big garden is near the beach.
Büyük bahçesi olan otel plajın yakınında.
| Anlam ve İpucu | İlgi Kelimesi | Örnek |
|---|---|---|
| Orada / içinde (in / at that place + özne) | where | the town where I live (yaşadığım kasaba — orada yaşarım) |
| Orayı (nesne — mekâna bir şey yapıyoruz) | which / that | the town which I visited (ziyaret ettiğim kasaba — orayı gezdim) |
| O yer (özne — arkasından doğrudan fiil gelir) | which / that | the café which opened yesterday (dün açılan kafe) |
| O zamanda (the day, the summer, the time) | when | the summer when we met (tanıştığımız yaz) |
relative adverb (where, when) — Yan cümleyi yer (where = orada) ya da zaman (when = o zaman) anlamıyla isme bağlayan kelime.
Sahiplik bildiren whose: «…-sı / -si olan» ve who ↔ whose farkı
Türkçede «arabası bozulan adam» ya da «patisi sargılı olan kedi» derken iki isim arasında sahiplik kurarız. İngilizcede bunun tek karşılığı whose + isim kalıbıdır (whose car, whose paw, whose cat).
whose kelimesinden hemen sonra mutlaka sahip olunan isim (cat, bag, brother) yalın olarak gelir; önüne bir daha a, the, his, her konmaz.
KısayolBoşluktan hemen sonra bir isim (cat, car, name) varsa whose; fiil varsa who seçilir.
Who is Zeynep? — She’s the designer <b>whose posters</b> won the first prize.
Which hotel did you choose? — We chose the hotel <b>where we stayed</b> last winter.
The cat whose paw has a white bandage is at the vet.
Patisinde beyaz sargı olan kedi veterinerde.
That is the man whose cat is sitting on the blue suitcase.
Şu, kedisi mavi bavulun üstünde oturan adam.
I met a girl whose brother works with Emre.
Erkek kardeşi Emre ile çalışan bir kızla tanıştım.
Do you know the woman whose car is parked outside?
Arabası dışarıda park edilmiş olan kadını tanıyor musun?
The student whose phone rang left the classroom.
Telefonu çalan öğrenci sınıftan çıktı.
The woman who has a red car is our new neighbor.
Kırmızı arabası olan kadın bizim yeni komşumuz.
| Biçim | Arkasından ne gelir? | Örnek |
|---|---|---|
| whose (sahiplik) | İsim (whose cat, whose name) | the girl whose cat is missing (kedisi kayıp olan kız) |
| who (özne) | Fiil (who lives, who lost) | the girl who lost her cat (kedisini kaybeden kız) |
| who’s (who is / has) | -ing / sıfat / V3 | the girl who’s looking for her cat (kedisini arayan kız) |
possessive relative pronoun (whose) — İki cümleyi sahiplik («onun …-sı») ilişkisiyle bağlayan ilgi zamiri.
Testten önce bunları bil
- Yer için where ↔ which ve zaman için when
En sık hata: her yer ismini görünce where yapıştırmak! the house where I bought YANLIŞTIR; çünkü «evde satın aldım» değil «evi satın aldım» diyoruz. Doğrusu: the house which / that I bought.
- Sahiplik bildiren whose: «…-sı / -si olan» ve who ↔ whose farkı
En sık hata: Türkçedeki «arabası kırmızı olan adam» cümlesini kelime kelime the man that his car is red diye çevirmek! İngilizcede that + his / her yan yana gelmez; ikisinin birleşimi tek kelimedir: the man whose car is red.
- Sahiplik bildiren whose: «…-sı / -si olan» ve who ↔ whose farkı
Yazım tuzağı: whose (sahiplik) ile who’s (who is / who has) okunuşta aynıdır ama görevleri farklıdır. the girl who’s cat YANLIŞ, the girl whose cat DOĞRU.
Kendini dene
Cevaba dokun — neden öyle olduğunu birlikte görelim.
This is the quiet little café we have breakfast on Saturdays.
This is the cat front paw is hurt.
The flat has big windows is on the second floor.
That is the passenger blue suitcase is on the platform.
Do you remember the restaurant last night? It was very expensive.
Saturday was the day we carried all the boxes into the house.
I talked to a woman speaks four languages.
The house my parents bought has a small garden.
Alıştırma bitti — –
Fotoğraflı anlatımla tekrar etmek istersen resimli derse geç.
0/8 · soru cevaplandı