Önlem ve koşul bağlaçları
Bir şeyi gelecekteki bir tehlikeye karşı önlem olarak («… olursa diye») yapmak ile belirli bir koşula bağlı olarak («… şartıyla / … sürece») yapmak İngilizcede farklı bağlaçlarla anlatılır.
| İngilizce | Türkçe |
|---|---|
| in case | … olursa diye, … ihtimaline karşı (önlem + özne + fiil) |
| in case of | … durumunda, … hâlinde (+ isim: in case of fire) |
| as long as | … sürece, … şartıyla (so long as de denir) |
| provided that | … şartıyla, … koşuluyla (provided da denir) |
| providing that | … şartıyla, … olması kaydıyla (providing de denir) |
| on condition that | yalnızca … koşuluyla (resmî) |
| precaution | önlem, tedbir |
| emergency | acil durum |
Önlem bildiren in case («… olursa diye») · in case ↔ if farkı · in case of
in case Türkçedeki «eğer» (if) değildir! in case «… olursa diye, … ihtimaline karşı» demektir ve bir olay henüz gerçekleşmeden önce aldığımız önlemi anlatır. Tıpkı if gibi, geleceği anlatsa bile in case yan cümlesinde will kullanılmaz; geniş zaman gelir.
in case ↔ if farkı: I’ll take an umbrella in case it rains diyen kişi şemsiyeyi evden çıkarken şimdi (yağmur yokken önlem olarak) çantasına koyar. I’ll open my umbrella if it rains diyen kişi ise şemsiyeyi ancak yağmur başladığında açar.
KısayolEylemin olaydan önce tedbir olarak mı yoksa olay gerçekleşince mi yapıldığına bak.
Dark clouds are gathering. Let’s go inside in case it rains.
Kara bulutlar toplanıyor. Yağmur yağar diye içeri girelim.
I put a full bowl on the floor in case the cat gets thirsty.
Kedi susar diye yere dolu bir kap koydum (susmadan önce önlem).
The cat sits by the plate in case someone tries to take its fish.
Kedi biri balığını almaya kalkar diye tabağın başında oturuyor.
The cat keeps one eye open in case anything happens in the room.
Kedi odada bir şey olur diye tek gözünü açık tutuyor.
I wrote down Mert’s address in case my phone battery died on the way.
Yolda telefonumun şarjı biter diye Mert’in adresini kâğıda yazdım (geçmiş önlem → V2).
In case of emergency, please use the stairs instead of the lift.
Acil durumda lütfen asansör yerine merdivenleri kullanın.
| Yapı | Ne zaman yapılır? | Örnek ve anlam farkı |
|---|---|---|
| in case + özne + V1 | Olaydan önce (tedbir / önlem olarak) | Take some sandwiches in case we get hungry. (Acıkırız diye sandviçleri şimdi yanına al.) |
| if + özne + V1 | Olay gerçekleştiğinde (şart olunca) | Buy some sandwiches if you get hungry. (Yolda eğer acıkırsan o zaman sandviç al.) |
| in case of + isim | Uyarı / kural («… durumunda») | Call this number in case of fire. (Yangın durumunda bu numarayı arayın.) |
in case (precaution) — İleride olabilecek bir duruma karşı önceden önlem alırken kullanılan bağlaç («… olursa diye»).
Koşul bağlaçları: as long as · provided (that) · on condition that
Bir izni veya sonucu tek bir şarta bağlarken («yalnızca şu şartla, … sürece») günlük dilde as long as (veya so long as), biraz daha resmî konuşmada provided (that) / providing (that), kural ve sözleşmelerde ise on condition that kullanılır.
Bu bağlaçların tamamı olumlu bir şart («eğer ve ancak eğer») bildirir ve tıpkı if gibi gelecek anlamında geniş zaman (present simple) alır; içlerinde will kullanılmaz.
KısayolHepsinin arkasından gelecek zaman için geniş zaman gelir.
Can I take the dog into the café? — Yes, <b>as long as</b> it stays quiet under the table.
Will the bank lend them the money? — Yes, <b>provided that</b> they pay it back within two years.
The cat is happy on the floor as long as the sun shines.
Güneş parladığı sürece kedi yerde mutludur.
The cat can sleep on the sofa provided that its paws are clean.
Kedi patileri temiz olması şartıyla kanepede uyuyabilir.
You can borrow my car as long as you drive carefully.
Dikkatli kullandığın sürece arabamı ödünç alabilirsin.
We’ll have the picnic in the park providing it doesn’t rain tomorrow.
Yarın yağmur yağmaması şartıyla pikniği parkta yapacağız.
She accepted the job on condition that she could work from home on Fridays.
Cuma günleri evden çalışabilmesi koşuluyla işi kabul etti.
| Bağlaç | Anlamı | Örnek cümle |
|---|---|---|
| as long as / so long as | … sürece, … şartıyla (gündelik) | You can stay as long as you help us. |
| provided / providing (that) | … koşuluyla, … olması kaydıyla | He’ll come provided that he finishes work early. |
| on condition that | yalnızca … şartıyla (resmî) | You may enter on condition that you show your ID. |
| unless (B1) | … -medikçe (= if … not) | You can’t enter unless you show your ID. |
conditional conjunctions — Şart bağlaçları (as long as, provided that, on condition that). only if («yalnızca eğer») anlamında güçlü koşul bildirir.
Testten önce bunları bil
- Önlem bildiren in case («… olursa diye») · in case ↔ if farkı · in case of
En sık hata: Take your coat in case it will get cold tonight. Gelecekten söz edilse bile in case arkasından will gelmez; geniş zaman kullanılır: in case it gets cold.
- Önlem bildiren in case («… olursa diye») · in case ↔ if farkı · in case of
İkinci sık hata: in case ile in case of yapılarını karıştırmak! Tam cümle varsa in case it rains; yalnız isim varsa in case of rain denir.
- Koşul bağlaçları: as long as · provided (that) · on condition that
En sık hata: as long as kalıbını yalnız uzunluk/süre ölçüsü sanmak veya arkasından will getirmek (as long as you will be quiet). Doğrusu geniş zamandır: as long as you are quiet.
- Koşul bağlaçları: as long as · provided (that) · on condition that
Karşılaştırma: You can go out as long as you finish your homework (ödevini bitirmen şartıyla) ↔ You can’t go out unless you finish your homework (ödevini bitirmedikçe).
Kendini dene
Cevaba dokun — neden öyle olduğunu birlikte görelim.
Look at those dark clouds! Take an umbrella with you now it rains on your way home.
I drew a small map on a piece of paper before leaving home my phone battery died during the trip.
fire, do not use the elevator; use the emergency stairs.
The cat is allowed to sleep on the grey sofa provided that its paws clean.
You can borrow my bicycle this weekend you bring it back by Sunday evening.
I’ll leave a bowl of fresh water in the kitchen in case the cat thirsty while we are out.
Please call me at the office immediately the parcel arrives this afternoon.
The museum is free for students on condition they show their student card at the entrance.
Alıştırma bitti — –
Fotoğraflı anlatımla tekrar etmek istersen resimli derse geç.
0/8 · soru cevaplandı