İngilizce

a, the ya da artikelsiz (Ø)

Cats love fish, and our cat loves the fish on this plate.

01

Genel, belirli ve özel artikel kalıpları

A1’de a / an kuralını öğrenmiştik. B2 düzeyinde ise asıl ustalık, bir ismin önüne ne zaman the koyacağımızı, ne zaman hiçbir şey koymayacağımızı (Ø) ayırt etmektir.

İngilizceTürkçe
Life is short.Hayat kısadır. (genel soyut kavram → the YOK)
play the pianopiyano çalmak (müzik aletleri → the alır)
play footballfutbol oynamak (sporlar → artikel almaz)
have breakfastkahvaltı yapmak (öğünler → artikel almaz)
the UK / the USABirleşik Krallık / ABD (birleşik/çoğul ülkeler → the alır)
the NetherlandsHollanda (çoğul ülke adı → the alır)
go to schoolokula gitmek (öğrenci olarak, ders için)
go to the schoolokula (okul binasına) gitmek (veli/ziyaretçi olarak)
02

a / an (ilk söz, meslek) ↔ the (belirli, tek, çalgı) ↔ Ø (genel)

En önemli B2 kuralı: Bir şeyden genel anlamda bahsederken çoğul isimler (Cats) ve sayılamayan / soyut isimler (music, life, water, advice) hiç artikel almaz (Ø)!

KısayolTürkçedeki «-ı / -i» belirtme eki sizi yanıltmasın: «Müziği severim» genel bir cümledir ve İngilizcede the almaz!

Cats love fish, and our cat wants the fish on that plate.

Kediler (genel → Ø) balığı (genel → Ø) sever; bizim kedimiz de o tabaktaki balığı (belirli → the) istiyor.

There is a gift box on the table. The cat is touching the box.

Masada bir hediye kutusu (ilk kez → a) var. Kedi kutuya (artık bilinen → the) dokunuyor.

The sun is shining through the window onto the floor.

Güneş (tek → the) pencereden zeminin (odadaki zemin → the) üstüne vuruyor.

My sister is a vet, and she works at the clinic near our house.

Kız kardeşim veterinerdir (meslek → a) ve evimizin yakınındaki klinikte (belirli → the) çalışır.

I love music, but I don’t like the music in this café.

Müziği (genel → Ø) severim ama bu kafedeki müziği (belirli → the) sevmiyorum.

Life was much simpler before the internet.

İnternetten önce hayat (genel → Ø) çok daha sadeydi.

Defne plays the violin, and her brother plays tennis.

Defne keman çalar (çalgı → the), erkek kardeşi ise tenis oynar (spor → Ø).

DurumGenel (Artikelsiz — Ø)Belirli (the)
Çoğul isimCats are clever animals. (Kediler genel olarak…)The cats in our garden are hungry. (Bahçemizdeki kediler)
SayılamayanI love coffee. (Kahveyi genel olarak severim.)The coffee in this cup is cold. (Bu fincandaki kahve)
Soyut kavramLife is short. · Time passes quickly.The life of a sailor is hard. (Bir denizcinin hayatı)

zero article (Ø) — Artikelsiz kullanım. Genel anlamdaki çoğul ve sayılamayan isimlerin önüne a/an veya the gelmemesi.

03

Özel kurallar: Öğün, dil, ülkeler (Turkey ↔ the UK) ve go to school ↔ the school

Öğünler (breakfast, lunch, dinner), diller (English, Turkish), sporlar (football, basketball) ve tek kelimelik şehir/ülke adları (Ankara, Turkey, Italy) artikel almaz. Ancak içinde United, Kingdom, Republic geçen veya çoğul olan ülkeler the alır: the UK, the USA, the Netherlands.

İnce anlam farkı (school, hospital, bed, work, home): Bu yerlere asıl kuruluş amacıyla (ders görmek, tedavi olmak, uyumak için) gidiyorsak artikelsiz (go to school, in hospital, in bed); yalnızca binaya / ziyaretçi olarak gidiyorsak the ile (go to the school) kullanılır.

KısayolKurumun hizmetinden yararlanıyorsan Ø; binasına gidiyorsan the.

Where is your grandfather? Is he still in hospital? — Yes, I’m going <b>to the hospital</b> this afternoon to visit him.

The cat always drinks milk for breakfast.

Kedi kahvaltıda (öğün → Ø) her zaman süt (genel → Ø) içer.

The cat feels sick today, so it is staying in bed at home.

Kedi bugün kendini hasta hissediyor; bu yüzden evde yatakta kalıyor (uyuma/dinlenme yeri → Ø).

My daughter goes to school by bus every morning.

Kızım her sabah okula (öğrenci olarak ders görmeye → Ø) otobüsle gider.

I went to the school today to meet my daughter’s teacher.

Bugün kızımın öğretmeniyle görüşmek için okula (veli olarak binaya → the) gittim.

Bora lived in Turkey, and then he moved to the UK.

Bora Türkiye’de (Ø) yaşadı, sonra Birleşik Krallık’a (the UK) taşındı.

Have you ever been to the USA or the Netherlands?

Hiç ABD’de veya Hollanda’da bulundun mu?

KategoriArtikelsiz (Ø)the ile Kullanılan
ÜlkelerTurkey · Germany · Japan · Francethe UK · the USA · the Netherlands
Müzik ve SporSpor: play football / tennisÇalgı: play the piano / the guitar
Öğün ve Dilhave lunch · speak EnglishThe lunch we had yesterday was great.
Kurum / Binago to school / bed / work (amaç)go to the school (ziyaretçi olarak bina)

institutional use (school, hospital, bed) — Okul, hastane, yatak gibi isimlerin bina olarak değil, asıl işlevleriyle kullanıldığında artikel almaması.

İpuçları

Testten önce bunları bil

  1. a / an (ilk söz, meslek) ↔ the (belirli, tek, çalgı) ↔ Ø (genel)

    En sık hata: Türkçede «Hayat güzeldir» veya «Müziği seviyorum» dediğimiz için The life is beautiful veya I love the music demek! Genel konuşurken the kesinlikle konmaz: Life is beautiful · I love music.

  2. a / an (ilk söz, meslek) ↔ the (belirli, tek, çalgı) ↔ Ø (genel)

    İkinci sık hata: She is doctor demek. Tekil mesleklerde a / an şarttır: She is a doctor.

  3. Özel kurallar: Öğün, dil, ülkeler (Turkey ↔ the UK) ve go to school ↔ the school

    En sık hata: He lives in USA veya tam tersi He lives in the Turkey demek! Tek kelimelik ülkeler the almaz (in Turkey); kısaltmalı/birleşik ve çoğul ülkeler the alır (in the USA, in the UK, in the Netherlands).

04

Kendini dene

Cevaba dokun — neden öyle olduğunu birlikte görelim.

I really love , especially jazz and classical songs.

Müziği, özellikle de caz ve klasik parçaları gerçekten çok seviyorum. Müzikten genel anlamda bahsedilirken sayılamayan isim artikel almaz → music. (I love the music genel anlamda yanlıştır.)

is too short to worry about small problems.

Hayat küçük sorunları dert etmek için fazla kısa. Genel anlamda «hayat» (Life) soyut ve sayılamayan bir kavramdır; başında The kullanılmaz.

Emre plays very well, and he also plays basketball at the weekend.

Emre çok iyi piyano çalar; ayrıca hafta sonları basketbol oynar. Sporlar artikel almaz (plays basketball), ancak müzik aletleri play fiiliyle the alır → the piano.

Zeynep isn’t a student any more, but she went today to talk to her son’s teacher.

Zeynep artık öğrenci değil ama bugün oğlunun öğretmeniyle konuşmak için okula gitti. Zeynep öğrenci olarak ders görmeye değil, veli olarak belirli bir okul binasına gittiği için to the school kullanılır.

My cousin studied in for two years before returning to Turkey.

Kuzenim Türkiye’ye dönmeden önce iki yıl Hollanda’da okudu. Turkey tekil ülke adı olduğu için artikel almaz; ancak çoğul ülke adı olan Hollanda the alır → the Netherlands.

Cats love fish, so our cat is staring at on the kitchen table.

İlk cümlede fish geneldir; ikinci kısımda ise «mutfak masasındaki o belirli balık» (on the kitchen table) kastedildiği için the fish gelir.

Mert’s sister loves animals, so she became five years ago.

Tekil bir kişinin mesleğini söylerken a / an zorunludur → became a vet.

What do you usually have for in the morning?

Sabahları kahvaltıda genelde ne yersin? Öğün adları (breakfast, lunch, dinner) genel kullanımda artikel almaz → for breakfast.

Alıştırma bitti — –

Fotoğraflı anlatımla tekrar etmek istersen resimli derse geç.

0/8 · soru cevaplandı

Resimli ders
undefined