İngilizce

Üç parçalı phrasal verbs (look forward to)

The cat is looking forward to going into the garden.

01

Üç parçalı phrasal verb kalıpları

B1’de fiil + tek parçacıktan oluşan ikili yapıları (turn off, look for) öğrenmiştik. B2’de ise fiilin arkasından önce bir zarf parçacığı (up, out, on, down, forward), ardından bir edat (with, of, on, to, for) gelerek üç parçalı phrasal verb oluşturur.

İngilizceTürkçe
look forward todört gözle beklemek, iple çekmek (+ isim / -ing)
put up withkatlanmak, tahammül etmek
get on with(biriyle) iyi anlaşmak, iyi geçinmek
run out of(bir şeyi) tüketmek, elinde kalmamak, bitmek
come up with(fikir, çözüm, plan) bulmak, ortaya atmak
get rid ofkurtulmak, elden çıkarmak, atmak
cut down on(tüketimi, miktarı) azaltmak, kısmak
catch up with · keep up with(öndekine) yetişmek · aynı hızda kalmak, ayak uydurmak
make up fortelafi etmek, eksikliğini kapatmak
look up to · look down onhayranlık duymak, örnek almak · küçümsemek, tepeden bakmak
02

Üç parçalı yapı: asla bölünmez · zamir en sonda (put up with it)

Üç parçalı phrasal verb kalıplarının en önemli özelliği ayrılmaz (inseparable) olmalarıdır. Üç kelime tek bir blok gibi davranır ve aralarına hiçbir kelime giremez.

Nesne bir isim de olsa zamir (it, them, him, her) de olsa her zaman en sondaki edattan sonra durur: put up with it, get rid of them, look up to her.

KısayolB1’de öğrendiğimiz ayrılabilir ikili fiillerde zamir ortaya girer; B2’deki üç parçalı fiillerde ise zamir her zaman en sonda kalır.

The train is very noisy, and the cat can’t put up with it.

Tren çok gürültülü ve kedi buna katlanamıyor.

The bowl is empty because the cat has run out of food.

Kap boş çünkü kedinin maması bitti.

The big cat gets on well with the little kitten.

Büyük kedi küçük yavru kediyle iyi anlaşıyor.

The cat turns its head away and looks down on the dry food.

Kedi başını çeviriyor ve kuru mamayı küçümsüyor.

These old boxes take too much space; let’s get rid of them.

Bu eski kutular çok yer kaplıyor; hadi onlardan kurtulalım.

Zeynep always comes up with clever solutions at work.

Zeynep işte her zaman akıllıca çözümler bulur.

I have always looked up to my older brother.

Ağabeyime her zaman hayranlık duymuşumdur (onu örnek almışımdır).

Türİsimle kullanımZamirle (it / them) — Doğru ↔ Yanlış
İki parçalı ayrılabilir (turn off, throw away)turn off the noiseturn it off · throw them away
Üç parçalı ayrılmaz (put up with, get rid of)put up with the noiseput up with it (put up it with YANLIŞ!)
Üç parçalı ayrılmaz (run out of, come up with)get rid of old boxesget rid of them (get rid them of YANLIŞ!)

three-part phrasal verb — Fiil + zarf parçacığı + edattan oluşan ve asla bölünmeyen üçlü fiil yapısı (put up with, run out of).

03

look forward to + -ing tuzağı · catch up with ↔ keep up with

look forward to («dört gözle beklemek») kalıbındaki to mastar eki değil, tıpkı with veya of gibi bir edattır (preposition)! İngilizcede bütün edatlardan sonra gelen fiil -ing alır: look forward to seeing you.

Nüans farkı: catch up with geride kalmışken hızlanıp öndekine yetişmek; keep up with ise hızlı giden biriyle aynı tempoda kalmak, ayak uydurmak demektir.

Kısayollook forward to ve make up for edatla bittiği için arkalarından gelen fiil -ing alır.

Are you looking forward to starting university in September? — Yes! I’m really excited about <b>meeting</b> new people.

Why did you stop drinking cola? — I’m trying to <b>cut down on</b> sugar this year.

The cat is looking forward to going into the sunny garden.

Kedi güneşli bahçeye çıkmayı dört gözle bekliyor.

The cat is running fast to catch up with the red ball.

Kedi kırmızı topa yetişmek için hızla koşuyor.

My doctor told me to cut down on salt and coffee.

Doktorum tuzu ve kahveyi azaltmamı söyledi.

Mert walks so fast that I can’t keep up with him.

Mert o kadar hızlı yürüyor ki ona ayak uyduramıyorum.

He bought her dinner to make up for arriving so late.

Çok geç kalmasını telafi etmek için ona akşam yemeği ısmarladı.

We are really looking forward to our trip to Rome.

Roma gezimizi gerçekten dört gözle bekliyoruz.

KalıpAnlamı ve nüansıDoğru örnek ↔ Tipik hata
look forward to + isim / -ingdört gözle beklemek (to = edat)I look forward to hearing from you.
(to hear YANLIŞ!)
catch up withgerideyken hızlanıp öndekine yetişmekGo ahead; I’ll catch up with you later.
keep up withhızlı gidenle aynı hızda kalmakThe lessons are fast; it’s hard to keep up with the class.
cut down ontamamen bırakmadan miktarı azaltmakShe is cutting down on chocolate.
make up forbir hatayı veya eksiği telafi etmekNothing can make up for lost time.

prepositional to — Mastar eki olmayan, «-e / -a» anlamındaki edat to. Kendisinden sonra isim veya fiil + -ing ister (look forward to doing).

İpuçları

Testten önce bunları bil

  1. Üç parçalı yapı: asla bölünmez · zamir en sonda (put up with it)

    En sık hata: B1’deki turn it off kuralını üç parçalı fiillere taşıyıp I can’t put up it with veya Let’s get rid them of demek! Üç parçalı fiillerde zamir asla araya girmez; en sona gelir: put up with it, get rid of them.

  2. Üç parçalı yapı: asla bölünmez · zamir en sonda (put up with it)

    İkinci sık hata: Sondaki edatı düşürüp We have run out milk demek. Nesne varsa sondaki of / with / on / to mutlaka söylenir: We have run out of milk.

  3. look forward to + -ing tuzağı · catch up with ↔ keep up with

    En sık hata: I look forward to see you veya We are looking forward to go on holiday demek! B1’de öğrendiğimiz want to go kalıbındaki to mastardır; ama look forward to içindeki to «-e / -a» anlamında edattır ve fiile -ing ekletir: to seeing, to going.

  4. look forward to + -ing tuzağı · catch up with ↔ keep up with

    Nüans: give up sugar şekeri tamamen bırakmaktır; cut down on sugar ise şekeri tamamen kesmeden azaltmaktır.

04

Kendini dene

Cevaba dokun — neden öyle olduğunu birlikte görelim.

The cat is sitting by the closed window and looking forward to outside.

Kedi kapalı pencerenin kenarında oturuyor ve dışarı çıkmayı dört gözle bekliyor. look forward to kalıbındaki to bir edattır; arkasından gelen fiil -ing alır: going.

The noise on the platform is terrible. The cat simply cannot .

Perondaki gürültü korkunç. Kedi buna gerçekten katlanamıyor. Üç parçalı put up with ayrılmaz; zamir (it) her zaman en sona gelir: put up with it.

The fridge shelves are completely empty. We have milk and cheese.

Buzdolabının rafları tamamen boş. Sütümüz ve peynirimiz bitti. Raflar tamamen boş olduğuna göre yiyecek «tükenmiş / bitmiştir» → run out of.

My grandfather was a very kind and brave man. Everyone in the family him.

Dedem çok nazik ve cesur bir adamdı. Ailedeki herkes ona hayranlık duyardı. Nazik ve cesur birine saygı ve hayranlık duymak look up to ile anlatılır; look down on tam tersine küçümsemektir.

We need a new marketing plan for Friday. Can anyone a good idea?

Cuma günü için yeni bir pazarlama planına ihtiyacımız var. İyi bir fikir bulabilecek biri var mı? Yeni bir fikir ya da çözüm «bulmak, ortaya atmak» come up with demektir.

These old magazines are useless now. Why don’t you ?

Bu eski dergiler artık işe yaramaz. Neden onlardan kurtulmuyorsun? get rid of ayrılmaz bir üçlü fiildir; them zamiri en sonda durur: get rid of them.

I missed three days of school when I was ill, so I had to study hard to my classmates.

Hastayken üç gün okulu kaçırdım; bu yüzden sınıf arkadaşlarıma yetişmek için çok çalışmak zorunda kaldım. Geride kaldıktan sonra çalışıp öndekilere «yetişmek» catch up with ile ifade edilir.

I still drink coffee every morning, but I’m trying to it and drink only one cup a day.

Hâlâ her sabah kahve içiyorum ama onu azaltmaya ve günde yalnızca bir fincan içmeye çalışıyorum. Tamamen bırakmadan günde bir fincana düşürüп «miktarı azaltmak» cut down on demektir.

Alıştırma bitti — –

Fotoğraflı anlatımla tekrar etmek istersen resimli derse geç.

0/8 · soru cevaplandı

Resimli ders
undefined