Zıtlık ve karşıtlık kalıpları
B1’de «-diği hâlde» demek için arkasından tam cümle alan although / even though bağlaçlarını öğrenmiştik. B2’de ise arkasından doğrudan isim veya fiil + -ing alan despite / in spite of ile iki zıt durumu karşılaştıran whereas / while yapılarını öğreniyoruz.
| İngilizce | Türkçe |
|---|---|
| despite | … -e rağmen (+ isim / zamir / -ing — of ALMAZ!) |
| in spite of | … -e rağmen (+ isim / zamir / -ing) |
| despite the fact that | … gerçeğine rağmen, … olduğu hâlde (+ özne + fiil) |
| in spite of the fact that | … olduğu hâlde (+ özne + fiil) |
| whereas | oysa, hâlbuki, -iken (iki zıt durumu karşılaştırırken) |
| while | oysa, -iken (zaman anlamı dışında karşıtlık anlatırken) |
| although | … olduğu hâlde (+ özne + fiil — B1) |
| however | ancak, bununla birlikte (yeni cümle başında virgülle — B1) |
despite / in spite of + isim veya -ing · although dönüşümü
despite ve in spite of anlamca tamamen aynıdır («-e rağmen»); despite biraz daha resmîdir ve asla of almaz. İkisinin de arkasından özne + çekimli fiil değil, bir isim (the rain, the cold) ya da fiil + -ing (being tired, having little money) gelir.
Arkalarından mutlaka tam bir cümle (özne + fiil) getirmek istiyorsak araya the fact that köprüsü eklenir: despite the fact that it was raining (= although it was raining).
KısayolAynı düşünceyi although ile tam cümle kurarak, despite / in spite of ile isimleştirerek söyleriz.
Despite the rain, the cat is sitting calmly on the bench.
Yağmura rağmen kedi bankta sakin sakin oturuyor.
In spite of the freezing cold, the cat stays in the park.
Dondurucu soğuğa rağmen kedi parkta kalıyor.
Despite being too big for the box, the cat sits inside it.
Kutu için çok büyük olmasına rağmen kedi içine oturuyor.
The cat is sleeping peacefully in spite of the hard desk.
Sert masaya rağmen kedi mışıl mışıl uyuyor.
She went to work in spite of feeling quite unwell.
Kendini oldukça rahatsız hissetmesine rağmen işe gitti.
We enjoyed the picnic despite the fact that the weather was windy.
Havanın rüzgârlı olmasına rağmen piknikten keyif aldık.
| Yapı | Kural | Aynı anlamda örnek dönüşüm |
|---|---|---|
| although / even though | + özne + fiil (tam cümle) | Although it was raining, we walked home. |
| despite / in spite of | + isim (noun) | Despite the rain, we walked home. |
| despite / in spite of | + fiil-ing (gerund) | In spite of being tired, he helped us. |
| despite the fact that | + özne + fiil (tam cümle) | Despite the fact that he was tired, he helped us. |
preposition of contrast — Zıtlık edatı (despite, in spite of). Bağlaç olmadığı için arkasından cümle değil, isim veya -ing alır.
Karşılaştırmalı zıtlık: whereas ve while · however ile farkı
whereas ve while iki farklı kişi, nesne ya da durumu yan yana koyup taban tabana zıt özelliklerini karşılaştırır («ben çayı severim, oysa / hâlbuki kardeşim kahveyi sever»). İkisi de tam cümle alır ve genellikle virgülden sonra gelir.
Nüans farkı: although / despite tek bir olaydaki beklenmeyen sonucu («yağmura rağmen dışarı çıktı») anlatır; whereas / while ise şaşırtıcı bir durum olmadan iki ayrı gerçeği kıyaslar.
KısayolBoşluktan sonra isim mi, tam cümle mi yoksa virgül mü geldiğine bak.
Are you and your twin sister similar? — Not really! She loves crowded parties, <b>whereas</b> I prefer quiet evenings at home.
The left basket is full, whereas the right basket is empty.
Soldaki sepet dolu; oysa sağdaki sepet boş.
The kitten is fast asleep, while the big cat is wide awake.
Yavru kedi derin uykuda; büyük kedi ise tamamen uyanık.
I prefer working in the morning, whereas my brother works best at night.
Ben sabah çalışmayı tercih ederim; oysa kardeşim en iyi gece çalışır.
While the city center is very noisy, our village is quiet.
Şehir merkezi çok gürültülüyken bizim köyümüz sessizdir.
Summers in Antalya are hot and humid, whereas winters are mild.
Antalya’da yazlar sıcak ve nemlidir; kışlar ise ılımandır.
The first test was quite easy. However, the second one was very hard.
İlk sınav oldukça kolaydı. Ancak ikincisi çok zordu.
| Bağlaç / Edat | Arkasından ne gelir? | İşlevi ve örnek |
|---|---|---|
| despite / in spite of | İsim / zamir / -ing | Beklenmeyen durum: Despite the traffic, I arrived early. |
| although / even though | Özne + fiil (cümle) | Beklenmeyen durum: Although there was traffic, I arrived early. |
| whereas / while | Özne + fiil (cümle) | İki şeyi kıyaslama: Ali is tall, whereas Caner is short. |
| However, | Virgül (,) + özne + fiil | Yeni cümlede zıtlık: There was traffic. However, I arrived early. |
direct contrast (whereas / while) — Doğrudan karşılaştırmalı zıtlık. İki farklı öznenin birbirine zıt özelliklerini aynı cümlede yan yana gösterme.
Testten önce bunları bil
- despite / in spite of + isim veya -ing · although dönüşümü
En sık iki hata: Despite of the rain (despite yanına of koymak) ve In spite the rain (of edatını unutmak)! Ya tek kelime despite ya da üç kelime in spite of kullanılır.
- despite / in spite of + isim veya -ing · although dönüşümü
Üçüncü sık hata: Despite it was raining, we went out. despite doğrudan tam cümle almaz! Tam cümle varsa ya Although it was raining ya da Despite the fact that it was raining denir.
- Karşılaştırmalı zıtlık: whereas ve while · however ile farkı
En sık hata: İki şeyi kıyaslayan whereas yerine despite koymak ya da whereas kelimesini where («nerede») ile karıştırmak! whereas yer bildirmez; «oysa / hâlbuki» anlamında iki zıt cümleyi bağlar.
- Karşılaştırmalı zıtlık: whereas ve while · however ile farkı
while hem zaman («-iken»: While I was sleeping…) hem de karşıtlık («oysa»: Tom likes fish, while Ece hates it) anlatır; whereas ise yalnızca karşıtlık için kullanılır.
Kendini dene
Cevaba dokun — neden öyle olduğunu birlikte görelim.
the heavy rain, the cat is sitting on the wooden bench.
In spite the frost on the bench, the cat stays outside.
The cat is sitting in the left basket, the right basket is completely empty.
She passed the driving test easily she had only practiced for two weeks.
Emre went to play football having a sore knee.
They decided to buy the house despite it needed a lot of repairs.
My father loves classical music, my mother prefers jazz.
The restaurant was very crowded. , the service was surprisingly fast.
Alıştırma bitti — –
Fotoğraflı anlatımla tekrar etmek istersen resimli derse geç.
0/8 · soru cevaplandı