İngilizce

be about to, be on the verge of, be due to

The cat is about to jump onto the table.

01

Çok yakın gelecek ve tarife kalıpları

B1 düzeyinde öğrendiğimiz be going to genel bir niyeti ya da yakın geleceği anlatır. C1 düzeyinde ise eylemin saniyeler içinde başlayacağını, bir eşiğe dayandığını ya da resmî bir tarifeye bağlandığını gösteren özel üslup kalıpları kullanılır.

İngilizceTürkçe
be about to…-mak üzere olmak (çok yakın gelecek, + yalın fiil)
be just about totam …-mak üzere olmak (an meselesi)
be on the verge of…-manın eşiğinde olmak (+ fiil-ing ya da isim)
be on the point oftam …-mak üzere olmak, eşiğinde olmak (+ fiil-ing)
be due totarifeye göre …-acak olmak, beklenmek (+ yalın fiil)
be set to…-maya hazırlanmak, olması beklenmek (haber dili)
any minute nowher an, neredeyse şimdi
timetablezaman çizelgesi, sefer tarifesi
02

An meselesi: be about to · on the verge of · on the point of

Hemen o anda gerçekleşmek üzere olan eylemler için am / is / are (just) about to + yalın fiil (V1) kullanılır. Geçmişteki karşılığı olan was / were about to + V1 ise «tam yapacaktı ki…» anlamını verir.

Daha edebi ve vurgulu bir üslupta be on the verge of ve be on the point of seçilir. Bu iki kalıp of edatıyla bittiği için arkalarından yalın fiil değil, fiil-ing ya da isim gelir.

KısayolKısa biçimler: I am about to = I’m about to · she is about to = she’s about to · we are about to = we’re about to · is not about to = isn’t about to

The cat is about to jump onto the wooden table.

Kedi tahta masanın üstüne atlamak üzere.

Look at those dark grey clouds; it is just about to rain in the park.

Şu koyu gri bulutlara bak; parkta neredeyse yağmur yağacak.

With its eyes almost closed, the cat is on the verge of falling asleep in the basket.

Gözleri neredeyse kapanan kedi sepette uykuya dalmanın eşiğinde.

Sitting by the pen, the cat is on the point of signing the blank form.

Kalemin yanında oturan kedi boş formu imzalamak üzere.

I was about to leave the office when the manager called me in.

Müdür beni içeri çağırdığında ofisten tam çıkmak üzereydim.

After working without rest for months, she was on the verge of tears.

Aylarca dinlenmeden çalıştıktan sonra ağlamanın eşiğindeydi.

DurumGündelik dil (B1)Vurgulu / Edebi üslup (C1)
Hemen şimdi başlayacakHurry up, the film is going to start.Hurry up, the film is just about to start.
Son anda kesilen eylemI was going to call you.I was on the point of calling you.
Kritik ya da duygusal eşikThe old bridge is going to collapse.The old bridge is on the verge of collapsing.

imminent future — Eli kulağında, saniyeler veya dakikalar içinde gerçekleşecek olan çok yakın gelecek.

03

Tarife ve haber dili: be due to · be set to

Resmî bir programa, uçuş/tren tarifesine ya da önceden ilan edilmiş bir takvime göre gerçekleşecek olaylar için be due to + yalın fiil (V1) kullanılır («saatinde bekleniyor, yapılması planlandı»).

Gazete başlıklarında, ekonomi raporlarında ve resmî duyurularda ise koşulları olgunlaşmış, gerçekleşmesi beklenen gelişmeleri anlatmak için be set to + yalın fiil (V1) tercih edilir.

Kısayolbe due to + V1 zaman çizelgesi bildirir; due to + isim ise «-den dolayı» demektir.

What time is the London train due to arrive? — It’s due to arrive at Platform 3 at quarter to eleven.

Are you ready? We’re just about to leave. — Just a second, I’m grabbing my keys.

The cat is boarding the red train, which is due to depart at ten o’clock.

Kedi saat onda kalkması planlanan kırmızı trene biniyor.

It is half past nine; the morning meeting is due to begin any minute now.

Saat dokuz buçuk; sabah toplantısının her an başlaması bekleniyor.

The new city museum is due to open to the public in October.

Yeni şehir müzesinin ekim ayında halka açılması planlanıyor.

Public transport fares are set to rise again next winter.

Toplu taşıma ücretlerinin gelecek kış yeniden artması bekleniyor.

The software company is set to launch its new platform in May.

Yazılım şirketi mayıs ayında yeni platformunu kullanıma sunmaya hazırlanıyor.

Our flight was due to land at six, but heavy fog delayed it.

Uçağımızın saat altıda inmesi gerekiyordu ama yoğun sis onu geciktirdi.

İşlevGündelik (B1)Resmî / Haber dili (C1)
Tarife / TakvimThe conference starts on Monday.The conference is due to start on Monday.
Beklenen gelişmeExports are going to grow this year.Exports are set to grow this year.
Fiil ↔ İsim ayrımılate because of the snowlate due to the snow (isim) ≠ is due to arrive (fiil)

be due to — Resmî programa ya da tarifeye göre bir olayın belirli bir zamanda gerçekleşmesinin beklenmesi.

be set to — Haber ve rapor dilinde bir gelişmenin gerçekleşmeye hazır ve çok yakın olduğunu bildiren kalıp.

İpuçları

Testten önce bunları bil

  1. An meselesi: be about to · on the verge of · on the point of

    En sık hata: I’m about to leaving ya da She was on the verge to cry demek! about to arkasından yalın fiil (about to leave); on the verge of / on the point of arkasından ise -ing ya da isim (on the verge of crying / tears) alır.

  2. An meselesi: be about to · on the verge of · on the point of

    be about to kalıbı tomorrow, next month gibi uzak zaman ifadeleriyle kullanılmaz; eylemin hemen o an gerçekleşeceğini anlatır.

  3. Tarife ve haber dili: be due to · be set to

    due to iki farklı yapıda karşımıza çıkar: be due to + yalın fiil tarifeye bağlı gelecek anlatır (The train is due to leave at five); arkasından isim gelirse «-den dolayı, yüzünden» demektir (The delay was due to heavy rain).

04

Kendini dene

Cevaba dokun — neden öyle olduğunu birlikte görelim.

Look at the cat crouching by the oak table! It is just about onto the tabletop.

be about to kalıbında about arkasından to + yalın fiil (V1) gelir → to jump. about jumping ya da about to jumping yanlıştır.

After working without a break for twelve hours, Mert was on the verge up.

On iki saat aralıksız çalıştıktan sonra Mert pes etmenin eşiğindeydi. on the verge of edatla biter ve arkasından -ing alır → of giving up. on the verge to give yaygın bir öğrenci hatasıdır.

According to the airport timetable, the flight from Rome is due at Gate 4 at 18:30.

Havalimanı tarifesine göre Roma uçağının 18.30’da 4 numaralı kapıya inmesi bekleniyor. Resmî tarife anlatan be due to kalıbı arkasından yalın fiil alır → to land.

The cat sits on the table with its mouth slightly open, as if it were on the point of something to us.

on the point of edatından sonra fiil -ing biçiminde gelir → saying.

Hurry up and put your shoes on! The taxi is downstairs and we are right now.

Acele et ve ayakkabılarını giy! Taksi aşağıda, hemen şimdi çıkmak üzereyiz. «Hemen şimdi çıkmak üzereyiz» anlamında doğru yapı are about to leave (yalın fiil) olur; diğer iki şık dilbilgisi açısından yanlıştır.

Following yesterday’s board decision, the company is open three new branches next year.

Dünkü yönetim kurulu kararının ardından şirketin gelecek yıl üç yeni şube açması bekleniyor. Boşluktan sonra yalın fiil (open) ve uzak zaman (next year) var → is set to open. Diğer iki şık arkasından opening ister.

I was just go to bed when somebody knocked loudly on the front door.

Biri sokak kapısını sertçe çaldığında tam yatmak üzereydim. Boşluktan sonra yalın fiil (go) geldiği için yalnız was just about to go doğrudur; of ile biten şıklar going gerektirir.

Heavy dark clouds have covered the sky above the park; it is any minute now.

be about to arkasından yalın fiil alır → about to rain. about to raining ve on the point to rain hatalı biçimlerdir.

Alıştırma bitti — –

Fotoğraflı anlatımla tekrar etmek istersen resimli derse geç.

0/8 · soru cevaplandı

Resimli ders
undefined