Kelimeler1 / 4
1. bölüm · Kelimeler
could, couldn’t ve rica ifadeleri
A1’de öğrendiğimiz can kip fiilinin kardeşi olan could iki büyük iş yapar: 1) Geçmişte yapabildiklerimizi anlatır («yapabiliyordum»). 2) Bugün birinden çok kibarca bir şey rica ederken kullanılır («…-ebilir misiniz?»).
Satıra dokun; İngilizce okunuşunu dinle.
2. bölüm · Gramer
Geçmişte yapabilmek: could · couldn’t
Geçmişteki bir yeteneği (when I was five) veya geçmiş bir andaki olanağı anlatırken can / can’t yerine could / couldn’t kullanılır.
Bütün öznelerle (I, you, he, she, it, we, they) aynı kalır ve arkasından gelen fiil her zaman yalındır:
Kedi dün ne yapabildi, ne yapamadı?
could + yalın fiilThe cat could jump very high last year.
Kedi geçen yıl çok yükseğe zıplayabiliyordu.
couldn’t + fiilThe door was closed. It couldn’t open it.
Kapı kapalıydı. Onu açamadı.
couldn’t openThe cat couldn’t open the tin.
Kedi konserveyi açamadı.
couldn’t closeWe couldn’t close the full suitcase.
Dolu bavulu kapatamadık.
couldn’t hearThe train was loud. The cat couldn’t hear me.
Tren gürültülüydü. Kedi beni duyamadı.
I could swim when I was six.
Altı yaşındayken yüzebiliyordum.
It was dark, so we couldn’t see anything.
Karanlıktı, bu yüzden hiçbir şey göremedik.
En sık hata: geçmişten bahsederken I can swim when I was a child demek. Cümlede when I was…, yesterday, last night varsa mutlaka geçmiş biçim olan could / couldn’t kullanılır.
İkinci sık hata: I could to swim veya He couldn’t opened the door demek. could sonrasında ne to gelir ne de fiil geçmiş zaman (-ed) eki alır: He couldn’t open.
Şimdiki zaman (can) ↔ Geçmiş zaman (could)
Özne değişse de could ve arkasındaki yalın fiil hiç değişmez.
| Zaman | Olumlu | Olumsuz |
|---|---|---|
| Şimdi (now) | I can run fast now. | I can’t run fast now. |
| Geçmiş (past) | I could run fast ten years ago. | I couldn’t sleep last night. |
Kısa yazılış ve okunuş:
- could not = couldn’t
- Okunuş: could içindeki «l» harfi okunmaz («kud» / «kudınt»).
3. bölüm · Gramer
Kibar rica ve izin: Could you…? · Could I…?
Could you…? ve Could I…? sorularında could geçmiş zaman değildir! Şu anda konuştuğumuz kişiden bir şey rica ederken Can you…? demekten daha kibar ve saygılı bir yoldur.
Özellikle tanımadığımız kişilerle, kafede, ofiste veya telefonda konuşurken tercih edilir:
- Could you help me with this bag? – Yes, of course! / Certainly.
- Could I sit here, please? – Yes, you can. / Sure, go ahead.
Nazik ricalar ve izinler
kibar ricaCould you open the window, please?
Pencereyi açabilir misiniz lütfen?
Could you…?Could you open the door for the cat?
Kedi için kapıyı açabilir misiniz?
Could you…?Could you give the cat some water?
Kediye biraz su verebilir misiniz?
Could I…? (izin)Could I ask a question, please?
Bir soru sorabilir miyim lütfen?
Could you speak more slowly, please?
Daha yavaş konuşabilir misiniz lütfen?
Could I use your pen for a minute?
Kaleminizi bir dakikalığına kullanabilir miyim?
Küçük ama önemli bir incelik: Could I sit here? diye kibarca izin istediğinde karşı taraf cevap verirken genellikle Yes, you can veya Of course! der (Yes, you could denmez).
Can you…? ile Could you…? farkı
İkisi de doğru ve doğaldır; Could bir basamak daha naziktir.
| Kalıp | Ne kadar kibar? | Örnek |
|---|---|---|
| Can you + fiil? | Günlük, samimi kibarlık | Can you pass the salt? (Tuzu uzatır mısın?) |
| Could you + fiil? | Daha kibar ve saygılı | Could you wait a moment, please? (Biraz bekleyebilir misiniz?) |
| Could I + fiil? | Nazikçe izin isteme | Could I see the menu, please? (Menüyü görebilir miyim?) |
4. bölüm · Alıştırma
could, couldn’t, can mi?
Cümledeki zaman ipucuna ve anlamına bakarak doğru seçeneği işaretle.
-
1The door was locked, so the cat get in.
was locked geçmiş zamandır; geçmişte «giremedi» demek için couldn’t kullanılır.
-
2
When my grandfather was young, he run ten kilometers.
Dedem gençken on kilometre koşabiliyordu.
When … was young geçmiş zamandır ve could sonrasında to gelmez: could run.
-
3Excuse me, open the window, please?
Kibar rica sorusu Could you + yalın fiil…? sırasıyla kurulur.
-
4The cat tried hard, but it couldn’t the tin.
couldn’t sonrasında fiil geçmiş zaman eki (-ed) veya to almaz; yalın kalır: open.
-
5
It was very noisy in the café. We hear each other.
Kafede çok gürültü vardı. Birbirimizi duyamadık.
Geçmişteki (was) gürültü yüzünden «duyamadık» → olumsuz geçmiş couldn’t.
-
6The cat was in the suitcase, so we close it.
Cümlenin ilk yarısı was ile geçmiştedir; «kapatamadık» couldn’t close olur.
-
7
I use your phone for a moment, please?
Telefonunuzu bir anlığına kullanabilir miyim lütfen?
Kibarca izin isterken cümle doğrudan Could I…? ile başlar.
-
8Look! The cat jump onto the tall fridge right now.
Look! ve right now şu anı gösterir; şimdiki yetenek can ile söylenir.