İngilizce

-ed / -ing sıfatlar (bored, boring)

The cat is bored at home.

01

His ve özellik çiftleri (-ed / -ing)

İngilizcede pek çok duygu sıfatı iki kuyrukla gelir: -ed o duyguyu hisseden canlıyı anlatır; -ing ise o duyguyu yaratan, hissettiren şeyi ya da kişiyi anlatır.

İngilizceTürkçe
bored · boringsıkılmış (hisseden) · sıkıcı (sıkan)
tired · tiringyorgun · yorucu
interested · interestingilgili, meraklı · ilginç, ilgi çekici
excited · excitingheyecanlı (hisseden) · heyecan verici
surprised · surprisingşaşkın, şaşırmış · şaşırtıcı
worried · worryingendişeli, kaygılı · endişe verici
confused · confusingkafası karışmış · kafa karıştırıcı
relaxed · relaxingrahatlamış, gevşemiş · dinlendirici, rahatlatıcı
annoyed · annoyingsinir olmuş, rahatsız · sinir bozucu
disappointed · disappointinghayal kırıklığına uğramış · hayal kırıklığı yaratan
02

-ed hisseder · -ing hissettirir

Kural tek soruya bakar: içinde bu duyguyu kim hissediyor? Duyguyu yaşayan kişi ya da hayvan -ed alır (I’m bored, the cat is tired). O duyguya sebep olan film, iş, haber ya da durum -ing alır (the film is boring, a tiring day).

Türkçede «heyecanlı maç» ve «heyecanlı çocuk» aynı kelimeyle söylenir; İngilizcede maç exciting, çocuk excited olur.

Kısayol-ed «nasıl hissediyor?», -ing «nasıl bir şey / kişi?» sorusuna cevap verir.

The cat is bored because it has nothing to do.

Kedi sıkılmış çünkü yapacak hiçbir şeyi yok.

It was a long, tiring day. The cat is very tired.

Uzun, yorucu bir gündü. Kedi çok yorgun.

The cat is surprised by something on the laptop screen.

Kedi bilgisayar ekranındaki bir şeye şaşırmış.

The warm sun on the floor is relaxing. The cat feels very relaxed.

Yerdeki sıcak güneş rahatlatıcı. Kedi kendini çok rahatlamış hissediyor.

This book is really boring. I can’t finish it.

Bu kitap gerçekten sıkıcı. Bitiremiyorum.

We are very excited about our holiday next week.

Gelecek haftaki tatilimiz için çok heyecanlıyız.

The football match was exciting until the last minute.

Futbol maçı son dakikaya kadar heyecan vericiydi.

-ed (hisseden)-ing (hissettiren)Türkçe karşılığı
boredboringsıkılmış · sıkıcı
tiredtiringyorgun · yorucu
interestedinterestingilgili · ilginç
excitedexcitingheyecan duyan · heyecan verici
surprisedsurprisingşaşırmış · şaşırtıcı
worriedworryingendişeli · endişe verici
confusedconfusingkafası karışmış · kafa karıştırıcı
relaxedrelaxingrahatlamış · dinlendirici
annoyedannoyingsinir olmuş · sinir bozucu
disappointeddisappointinghayal kırıklığına uğramış · hayal kırıklığı yaratan

-ed adjective — Duyguyu yaşayanı anlatan sıfat: bored, tired, interested. Cansız nesne duygu hissedemeyeceği için the film is bored denmez.

-ing adjective — Duygunun kaynağını, etkiyi bırakan kişi ya da nesneyi anlatan sıfat: a boring film, an interesting person.

03

Edatlarla kullanım: interested in, worried about, bored with

Hisseden sıfatlar (-ed) çoğunlukla kendilerine özel bir edatla (in, with, about, by) bağlanır: interested in music, bored with the game, worried about the exam.

Cümlede look, feel, get fiillerinden sonra da aynı ayrım geçerlidir: get bored (sıkılmak), feel tired (yorgun hissetmek), look confused (kafası karışmış görünmek).

KısayolTürkçede «müziğe ilgili, sınavdan endişeli» derken kullandığımız yönelme/ayrılma eklerini İngilizcede bu sabit edatlar karşılar.

What are you interested in? — I’m interested in photography and old films.

Why do you look so worried? — Because the news is worrying.

The cat is very interested in the food inside the fridge.

Kedi buzdolabının içindeki yiyeceklerle çok ilgili.

The big station is confusing. The cat looks confused.

Büyük istasyon kafa karıştırıcı. Kedi kafası karışmış görünüyor.

That dripping tap is annoying. The cat is annoyed by the noise.

Şu damlayan musluk sinir bozucu. Kedi sesten rahatsız olmuş.

The empty bowl is disappointing. The cat looks disappointed.

Boş kap hayal kırıklığı yaratıyor. Kedi hayal kırıklığına uğramış görünüyor.

Ece is worried about her sick grandmother.

Ece hasta anneannesi için endişeli.

The exam results were surprising. Everyone was surprised.

Sınav sonuçları şaşırtıcıydı. Herkes şaşırdı.

KalıpÖrnek cümleTürkçe
interested inI’m interested in history.Tarihe ilgi duyuyorum.
bored withShe gets bored with long films.Uzun filmlerden sıkılıyor.
worried aboutWe are worried about the weather.Hava durumu için endişeliyiz.
excited aboutMert is excited about his new job.Mert yeni işi için heyecanlı.
surprised at / byI was surprised by the price.Fiyata şaşırdım.
disappointed with / inHe was disappointed with the hotel.Otelden memnun kalmadı (hayal kırıklığına uğradı).

adjective + preposition — Sıfat + edat kalıbı (interested in, worried about). Edattan sonra isim ya da -ing gelir: interested in learning.

İpuçları

Testten önce bunları bil

  1. -ed hisseder · -ing hissettirir

    En sık hata: «Canım sıkıldı» demek isterken I am boring demek. Bu cümle «Ben sıkıcı bir insanım, yanımdakileri sıkıyorum» anlamına gelir! Doğrusu: I’m bored.

  2. -ed hisseder · -ing hissettirir

    -ing yalnız cansız nesnelere gelmez; bir insan da başkalarını sıkıyorsa He is boring (O sıkıcı biri) ya da ilginç biriyse She is interesting (O ilginç biri) denir.

  3. Edatlarla kullanım: interested in, worried about, bored with

    En sık hata: I’m interesting in music. İlgiyi duyan kişi sensin → I’m interested in music. Müzik ise ilginçtir: Music is interesting.

  4. Edatlarla kullanım: interested in, worried about, bored with

    Haber, durum, soru, talimat gibi şeyler duygu hissedemez; her zaman -ing alır: worrying news (endişe verici haber), confusing instructions (kafa karıştırıcı talimatlar).

04

Kendini dene

Cevaba dokun — neden öyle olduğunu birlikte görelim.

The cat has nothing to do at home. It is really .

Kedinin evde yapacak hiçbir şeyi yok. Gerçekten sıkılmış. Sıkıntıyı hisseden kedi → -ed: bored. boring «başkalarını sıkan, sıkıcı» demektir.

Let’s turn off the TV. This show is very .

Televizyonu kapatalım. Bu program çok sıkıcı. Program duygu hissedemez; bizi sıktığı için boring olur.

The cat is very in the food inside the fridge.

Kedi buzdolabındaki yiyeceklerle çok ilgili. Merak ve ilgi duyan kedi → interested in. «I am interesting in…» Türk öğrencinin en sık yaptığı hatadır.

Working at the desk all day is . The cat is yawning.

Bütün gün masada çalışmak yorucudur. Kedi esniyor. Masadaki çalışmanın özelliğini söylüyoruz; yoran şey tiring olur.

The big train station is strange for the cat. It looks .

Büyük tren istasyonu kediye yabancı. Kafası karışmış görünüyor. Kafası karışan kedi → confused. İstasyon ise confusing (kafa karıştırıcı) olur.

Are you about your new school? — Yes, I can’t wait!

Yeni okulun için heyecanlı mısın? — Evet, sabırsızlanıyorum! Heyecanı hisseden kişi (you) → excited about.

There is no food in the white bowl. That is very for the cat.

Beyaz kapta hiç mama yok. Bu, kedi için büyük bir hayal kırıklığı. Özne That (kapta mama olmaması durumu); duyguyu yaratan durum disappointing alır.

The kitchen tap is dripping again. The cat is really by that sound.

Mutfak musluğu yine damlıyor. Kedi o sesten gerçekten rahatsız olmuş. Sesten rahatsız olan kedi (The cat) → annoyed.

Alıştırma bitti — –

Fotoğraflı anlatımla tekrar etmek istersen resimli derse geç.

0/8 · soru cevaplandı

Resimli ders
undefined