His ve özellik çiftleri (-ed / -ing)
İngilizcede pek çok duygu sıfatı iki kuyrukla gelir: -ed o duyguyu hisseden canlıyı anlatır; -ing ise o duyguyu yaratan, hissettiren şeyi ya da kişiyi anlatır.
| İngilizce | Türkçe |
|---|---|
| bored · boring | sıkılmış (hisseden) · sıkıcı (sıkan) |
| tired · tiring | yorgun · yorucu |
| interested · interesting | ilgili, meraklı · ilginç, ilgi çekici |
| excited · exciting | heyecanlı (hisseden) · heyecan verici |
| surprised · surprising | şaşkın, şaşırmış · şaşırtıcı |
| worried · worrying | endişeli, kaygılı · endişe verici |
| confused · confusing | kafası karışmış · kafa karıştırıcı |
| relaxed · relaxing | rahatlamış, gevşemiş · dinlendirici, rahatlatıcı |
| annoyed · annoying | sinir olmuş, rahatsız · sinir bozucu |
| disappointed · disappointing | hayal kırıklığına uğramış · hayal kırıklığı yaratan |
-ed hisseder · -ing hissettirir
Kural tek soruya bakar: içinde bu duyguyu kim hissediyor? Duyguyu yaşayan kişi ya da hayvan -ed alır (I’m bored, the cat is tired). O duyguya sebep olan film, iş, haber ya da durum -ing alır (the film is boring, a tiring day).
Türkçede «heyecanlı maç» ve «heyecanlı çocuk» aynı kelimeyle söylenir; İngilizcede maç exciting, çocuk excited olur.
Kısayol-ed «nasıl hissediyor?», -ing «nasıl bir şey / kişi?» sorusuna cevap verir.
The cat is bored because it has nothing to do.
Kedi sıkılmış çünkü yapacak hiçbir şeyi yok.
It was a long, tiring day. The cat is very tired.
Uzun, yorucu bir gündü. Kedi çok yorgun.
The cat is surprised by something on the laptop screen.
Kedi bilgisayar ekranındaki bir şeye şaşırmış.
The warm sun on the floor is relaxing. The cat feels very relaxed.
Yerdeki sıcak güneş rahatlatıcı. Kedi kendini çok rahatlamış hissediyor.
This book is really boring. I can’t finish it.
Bu kitap gerçekten sıkıcı. Bitiremiyorum.
We are very excited about our holiday next week.
Gelecek haftaki tatilimiz için çok heyecanlıyız.
The football match was exciting until the last minute.
Futbol maçı son dakikaya kadar heyecan vericiydi.
| -ed (hisseden) | -ing (hissettiren) | Türkçe karşılığı |
|---|---|---|
| bored | boring | sıkılmış · sıkıcı |
| tired | tiring | yorgun · yorucu |
| interested | interesting | ilgili · ilginç |
| excited | exciting | heyecan duyan · heyecan verici |
| surprised | surprising | şaşırmış · şaşırtıcı |
| worried | worrying | endişeli · endişe verici |
| confused | confusing | kafası karışmış · kafa karıştırıcı |
| relaxed | relaxing | rahatlamış · dinlendirici |
| annoyed | annoying | sinir olmuş · sinir bozucu |
| disappointed | disappointing | hayal kırıklığına uğramış · hayal kırıklığı yaratan |
-ed adjective — Duyguyu yaşayanı anlatan sıfat: bored, tired, interested. Cansız nesne duygu hissedemeyeceği için the film is bored denmez.
-ing adjective — Duygunun kaynağını, etkiyi bırakan kişi ya da nesneyi anlatan sıfat: a boring film, an interesting person.
Edatlarla kullanım: interested in, worried about, bored with
Hisseden sıfatlar (-ed) çoğunlukla kendilerine özel bir edatla (in, with, about, by) bağlanır: interested in music, bored with the game, worried about the exam.
Cümlede look, feel, get fiillerinden sonra da aynı ayrım geçerlidir: get bored (sıkılmak), feel tired (yorgun hissetmek), look confused (kafası karışmış görünmek).
KısayolTürkçede «müziğe ilgili, sınavdan endişeli» derken kullandığımız yönelme/ayrılma eklerini İngilizcede bu sabit edatlar karşılar.
What are you interested in? — I’m interested in photography and old films.
Why do you look so worried? — Because the news is worrying.
The cat is very interested in the food inside the fridge.
Kedi buzdolabının içindeki yiyeceklerle çok ilgili.
The big station is confusing. The cat looks confused.
Büyük istasyon kafa karıştırıcı. Kedi kafası karışmış görünüyor.
That dripping tap is annoying. The cat is annoyed by the noise.
Şu damlayan musluk sinir bozucu. Kedi sesten rahatsız olmuş.
The empty bowl is disappointing. The cat looks disappointed.
Boş kap hayal kırıklığı yaratıyor. Kedi hayal kırıklığına uğramış görünüyor.
Ece is worried about her sick grandmother.
Ece hasta anneannesi için endişeli.
The exam results were surprising. Everyone was surprised.
Sınav sonuçları şaşırtıcıydı. Herkes şaşırdı.
| Kalıp | Örnek cümle | Türkçe |
|---|---|---|
| interested in | I’m interested in history. | Tarihe ilgi duyuyorum. |
| bored with | She gets bored with long films. | Uzun filmlerden sıkılıyor. |
| worried about | We are worried about the weather. | Hava durumu için endişeliyiz. |
| excited about | Mert is excited about his new job. | Mert yeni işi için heyecanlı. |
| surprised at / by | I was surprised by the price. | Fiyata şaşırdım. |
| disappointed with / in | He was disappointed with the hotel. | Otelden memnun kalmadı (hayal kırıklığına uğradı). |
adjective + preposition — Sıfat + edat kalıbı (interested in, worried about). Edattan sonra isim ya da -ing gelir: interested in learning.
Testten önce bunları bil
- -ed hisseder · -ing hissettirir
En sık hata: «Canım sıkıldı» demek isterken I am boring demek. Bu cümle «Ben sıkıcı bir insanım, yanımdakileri sıkıyorum» anlamına gelir! Doğrusu: I’m bored.
- -ed hisseder · -ing hissettirir
-ing yalnız cansız nesnelere gelmez; bir insan da başkalarını sıkıyorsa He is boring (O sıkıcı biri) ya da ilginç biriyse She is interesting (O ilginç biri) denir.
- Edatlarla kullanım: interested in, worried about, bored with
En sık hata: I’m interesting in music. İlgiyi duyan kişi sensin → I’m interested in music. Müzik ise ilginçtir: Music is interesting.
- Edatlarla kullanım: interested in, worried about, bored with
Haber, durum, soru, talimat gibi şeyler duygu hissedemez; her zaman -ing alır: worrying news (endişe verici haber), confusing instructions (kafa karıştırıcı talimatlar).
Kendini dene
Cevaba dokun — neden öyle olduğunu birlikte görelim.
The cat has nothing to do at home. It is really .
Let’s turn off the TV. This show is very .
The cat is very in the food inside the fridge.
Working at the desk all day is . The cat is yawning.
The big train station is strange for the cat. It looks .
Are you about your new school? — Yes, I can’t wait!
There is no food in the white bowl. That is very for the cat.
The kitchen tap is dripping again. The cat is really by that sound.
Alıştırma bitti — –
Fotoğraflı anlatımla tekrar etmek istersen resimli derse geç.
0/8 · soru cevaplandı