İngilizce

have / get something done

We are having the fridge repaired.

01

Ettirgen yapı ve hizmet kalıpları

Türkçede «saçımı kestirdim», «arabamı tamir ettirdim» derken fiile ek getiririz. İngilizcede bir işi kendimiz yapmayıp bir uzmana veya başkasına yaptırdığımızı anlatmak için have / get + nesne + V3 kalıbı kullanılır.

İngilizceTürkçe
have something donebir şeyi (başkasına) yaptırmak
get something donebir şeyi yaptırmak (gündelik konuşmada)
have my hair cutsaçımı kestirmek (kuaförde)
have the car repairedarabayı tamir ettirmek
get a parcel deliveredpaketi teslim ettirmek, eve getirtmek
examinemuayene etmek, incelemek (V3: examined)
bandagesargı bezle sarmak, pansuman yapmak (V3: bandaged)
stealçalmak (V2: stole · V3: stolen)
02

Kalıp ve zamanlar: have / get + nesne + V3

Bu yapıda kelime sırası her şeyi belirler: önce have (veya gündelik dilde get), hemen arkasına işin yapıldığı nesne (the fridge, my hair, the cat), en sona da fiilin üçüncü hâli (V3) gelir.

Cümlenin zamanı değiştiğinde sondaki V3 (repaired, cut, fixed) hiç değişmez; yalnızca baştaki have / get fiili zamana göre çekimlenir (had, am having, have had, will have).

KısayolKısa biçimler: I am having = I’m having · I have had = I’ve had · we will get = we’ll get

Did you have your car repaired yesterday? — Yes, I <b>had it fixed</b> at the local garage.

How often do you get your hair cut? — I usually <b>get it cut</b> every six weeks.

We are having the fridge repaired right now.

Şu anda buzdolabını tamir ettiriyoruz (tamirci yapıyor).

We had the cat examined by the vet yesterday.

Dün kediyi veterinere muayene ettirdik.

The cat has had its paw bandaged at the clinic.

Kedi klinikte patisini sardırdı.

We got the parcel delivered to our house this morning.

Bu sabah paketi evimize teslim ettirdik (gündelik: got).

I had my hair cut at a new salon on Saturday.

Cumartesi günü yeni bir kuaförde saçımı kestirdim.

Mert has had his phone fixed twice this year.

Mert bu yıl telefonunu iki kez tamir ettirdi.

You should get your eyes tested every two years.

İki yılda bir gözlerini muayene ettirmelisin.

ZamanKalıp ve ÖrnekTürkçe
Geniş zamanWe have the windows cleaned every month.Her ay camları sildiririz.
Şimdiki zamanI am having my car repaired now.Şu an arabamı tamir ettiriyorum.
Geçmiş zamanShe had her hair cut yesterday.Dün saçını kestirdi.
Present perfectI have had my phone fixed.Telefonumu tamir ettirdim.
Gelecek / KipWe will get the roof checked soon.Yakında çatıyı kontrol ettireceğiz.

causative (have / get something done) — Ettirgen yapı. Eylemi öznenin kendisinin değil, bir başkasının (genellikle bir uzmanın) yaptığını gösterir.

03

Kendim mi yaptım, başkasına mı yaptırdım? · İstenmeyen olaylar

İngilizcede I cut my hair dersen eline makası alıp saçını kendin kestiğin anlaşılır. Kuaföre gittiysen I had my hair cut demen gerekir.

Aynı have + nesne + V3 kalıbı, hiç planlamadığımız kötü ve istenmeyen olayları («çantamı çaldırdım», «camı kırdırdık») anlatırken de kullanılır: I had my bag stolen = birisi çantamı çaldı, mağdur oldum.

KısayolÜç cümlede de biçim doğru olabilir ama anlam tamamen farklıdır.

The cat doesn’t go to a pet salon; it cleans its fur itself.

Kedi pet kuaförüne gitmez; tüylerini kendisi temizler.

Ece didn’t call a handyman; she hung the picture herself.

Ece usta çağırmadı; tabloyu kendisi astı.

We didn’t paint the flat ourselves; we had it painted last week.

Daireyi kendimiz boyamadık; geçen hafta boyattık.

Zeynep had her bag stolen at the station yesterday.

Zeynep dün istasyonda çantasını çaldırdı (çantası çalındı).

Poor Emre had his bike damaged in the storm.

Zavallı Emre’nin bisikleti fırtınada hasar gördü.

CümleKim yaptı?Anlam
I painted my room.Ben (kendim)Odamı kendim boyadım.
I had my room painted.Boyacı / ustaOdamı (başkasına) boyattım.
I had my room painted before they arrived.Boyacı / ustaOnlar gelmeden odamı boyattım.
I had painted my room before they arrived.Ben (past perfect)Onlar gelmeden odamı (kendim) boyamıştım.
I had my wallet stolen.Hırsız (istenmeyen)Cüzdanımı çaldırdım / cüzdanım çalındı.

unwanted experience — Öznenin istemeden maruz kaldığı olumsuz olay (have one’s bag stolen, have one’s window broken).

İpuçları

Testten önce bunları bil

  1. Kalıp ve zamanlar: have / get + nesne + V3

    En sık hata (kelime sırası): I had repaired my car veya I had cut my hair demek! Nesneyi sona atarsan bu yapı ettirgen değil past perfect («arabamı kendim tamir etmiştim») olur. Ettirgende nesne ortadadır: I had my car repaired · I had my hair cut.

  2. Kalıp ve zamanlar: have / get + nesne + V3

    get + nesne + V3 ile have + nesne + V3 aynı anlamdadır; get günlük konuşmada biraz daha sık duyulur.

  3. Kendim mi yaptım, başkasına mı yaptırdım? · İstenmeyen olaylar

    En sık anlam hatası: Berberden çıkıp I cut my hair demek! Karşındaki kişi «Aa, kendi saçını kendin mi kesiyorsun?» diye şaşırır. Kuaförde kestirdiysen: I had my hair cut veya I got my hair cut.

04

Kendini dene

Cevaba dokun — neden öyle olduğunu birlikte görelim.

A technician is in the kitchen now. We are before dinner.

Mutfakta tamirci çalıştığına göre işi kendimiz yapmıyoruz, şu anda yaptırıyoruz → are having + nesne (the fridge) + V3 (repaired).

I didn’t cut my hair myself; I at the hairdresser’s yesterday.

Saçımı kendim kesmedim; dün kuaförde kestirdim. Kuaförde başkasına yaptırdığımız iş için had + nesne (it) + V3 (cut) sırası kullanılır. had cut it «kendim kesmiştim» demektir.

The cat looks healthy because we get it by the vet every six months.

get + nesne (it) + V3 kalıbında fiil üçüncü hâlde gelir → examined.

Where can I have my watch ? It stopped working this morning.

Saatimi nerede tamir ettirebilirim? Bu sabah durdu. have + my watch + V3 yapısında fiil üçüncü hâlde (fixed) olur.

We didn’t go to the shop; we to our door.

Mağazaya gitmeyip kutuyu kapımıza getirttiğimiz için nesne ortada durur: had + the box + delivered.

Be careful on the crowded bus, or you might .

Kalabalık otobüste dikkatli ol, yoksa cüzdanını çaldırabilirsin. İstenmeyen olumsuz bir olaya maruz kalma have + nesne (your wallet) + V3 (stolen) ile anlatılır.

Ece didn’t pay anyone; she on the wall herself.

didn’t pay anyone ve herself ifadeleri Ece’nin işi bizzat kendisinin yaptığını gösterir → etken geçmiş zaman (hung the picture).

Mert’s car broke down, so he is going to at the garage tomorrow.

Mert’in arabası bozuldu; bu yüzden yarın onu tamirhanede tamir ettirecek. Gündelik ettirgen yapıda get + nesne (it) + V3 (fixed) kullanılır; nesne V3’ten önce gelir.

Alıştırma bitti — –

Fotoğraflı anlatımla tekrar etmek istersen resimli derse geç.

0/8 · soru cevaplandı

Resimli ders
undefined