Ettirgen yapı ve hizmet kalıpları
Türkçede «saçımı kestirdim», «arabamı tamir ettirdim» derken fiile ek getiririz. İngilizcede bir işi kendimiz yapmayıp bir uzmana veya başkasına yaptırdığımızı anlatmak için have / get + nesne + V3 kalıbı kullanılır.
| İngilizce | Türkçe |
|---|---|
| have something done | bir şeyi (başkasına) yaptırmak |
| get something done | bir şeyi yaptırmak (gündelik konuşmada) |
| have my hair cut | saçımı kestirmek (kuaförde) |
| have the car repaired | arabayı tamir ettirmek |
| get a parcel delivered | paketi teslim ettirmek, eve getirtmek |
| examine | muayene etmek, incelemek (V3: examined) |
| bandage | sargı bezle sarmak, pansuman yapmak (V3: bandaged) |
| steal | çalmak (V2: stole · V3: stolen) |
Kalıp ve zamanlar: have / get + nesne + V3
Bu yapıda kelime sırası her şeyi belirler: önce have (veya gündelik dilde get), hemen arkasına işin yapıldığı nesne (the fridge, my hair, the cat), en sona da fiilin üçüncü hâli (V3) gelir.
Cümlenin zamanı değiştiğinde sondaki V3 (repaired, cut, fixed) hiç değişmez; yalnızca baştaki have / get fiili zamana göre çekimlenir (had, am having, have had, will have).
KısayolKısa biçimler: I am having = I’m having · I have had = I’ve had · we will get = we’ll get
Did you have your car repaired yesterday? — Yes, I <b>had it fixed</b> at the local garage.
How often do you get your hair cut? — I usually <b>get it cut</b> every six weeks.
We are having the fridge repaired right now.
Şu anda buzdolabını tamir ettiriyoruz (tamirci yapıyor).
We had the cat examined by the vet yesterday.
Dün kediyi veterinere muayene ettirdik.
The cat has had its paw bandaged at the clinic.
Kedi klinikte patisini sardırdı.
We got the parcel delivered to our house this morning.
Bu sabah paketi evimize teslim ettirdik (gündelik: got).
I had my hair cut at a new salon on Saturday.
Cumartesi günü yeni bir kuaförde saçımı kestirdim.
Mert has had his phone fixed twice this year.
Mert bu yıl telefonunu iki kez tamir ettirdi.
You should get your eyes tested every two years.
İki yılda bir gözlerini muayene ettirmelisin.
| Zaman | Kalıp ve Örnek | Türkçe |
|---|---|---|
| Geniş zaman | We have the windows cleaned every month. | Her ay camları sildiririz. |
| Şimdiki zaman | I am having my car repaired now. | Şu an arabamı tamir ettiriyorum. |
| Geçmiş zaman | She had her hair cut yesterday. | Dün saçını kestirdi. |
| Present perfect | I have had my phone fixed. | Telefonumu tamir ettirdim. |
| Gelecek / Kip | We will get the roof checked soon. | Yakında çatıyı kontrol ettireceğiz. |
causative (have / get something done) — Ettirgen yapı. Eylemi öznenin kendisinin değil, bir başkasının (genellikle bir uzmanın) yaptığını gösterir.
Kendim mi yaptım, başkasına mı yaptırdım? · İstenmeyen olaylar
İngilizcede I cut my hair dersen eline makası alıp saçını kendin kestiğin anlaşılır. Kuaföre gittiysen I had my hair cut demen gerekir.
Aynı have + nesne + V3 kalıbı, hiç planlamadığımız kötü ve istenmeyen olayları («çantamı çaldırdım», «camı kırdırdık») anlatırken de kullanılır: I had my bag stolen = birisi çantamı çaldı, mağdur oldum.
KısayolÜç cümlede de biçim doğru olabilir ama anlam tamamen farklıdır.
The cat doesn’t go to a pet salon; it cleans its fur itself.
Kedi pet kuaförüne gitmez; tüylerini kendisi temizler.
Ece didn’t call a handyman; she hung the picture herself.
Ece usta çağırmadı; tabloyu kendisi astı.
We didn’t paint the flat ourselves; we had it painted last week.
Daireyi kendimiz boyamadık; geçen hafta boyattık.
Zeynep had her bag stolen at the station yesterday.
Zeynep dün istasyonda çantasını çaldırdı (çantası çalındı).
Poor Emre had his bike damaged in the storm.
Zavallı Emre’nin bisikleti fırtınada hasar gördü.
| Cümle | Kim yaptı? | Anlam |
|---|---|---|
| I painted my room. | Ben (kendim) | Odamı kendim boyadım. |
| I had my room painted. | Boyacı / usta | Odamı (başkasına) boyattım. |
| I had my room painted before they arrived. | Boyacı / usta | Onlar gelmeden odamı boyattım. |
| I had painted my room before they arrived. | Ben (past perfect) | Onlar gelmeden odamı (kendim) boyamıştım. |
| I had my wallet stolen. | Hırsız (istenmeyen) | Cüzdanımı çaldırdım / cüzdanım çalındı. |
unwanted experience — Öznenin istemeden maruz kaldığı olumsuz olay (have one’s bag stolen, have one’s window broken).
Testten önce bunları bil
- Kalıp ve zamanlar: have / get + nesne + V3
En sık hata (kelime sırası): I had repaired my car veya I had cut my hair demek! Nesneyi sona atarsan bu yapı ettirgen değil past perfect («arabamı kendim tamir etmiştim») olur. Ettirgende nesne ortadadır: I had my car repaired · I had my hair cut.
- Kalıp ve zamanlar: have / get + nesne + V3
get + nesne + V3 ile have + nesne + V3 aynı anlamdadır; get günlük konuşmada biraz daha sık duyulur.
- Kendim mi yaptım, başkasına mı yaptırdım? · İstenmeyen olaylar
En sık anlam hatası: Berberden çıkıp I cut my hair demek! Karşındaki kişi «Aa, kendi saçını kendin mi kesiyorsun?» diye şaşırır. Kuaförde kestirdiysen: I had my hair cut veya I got my hair cut.
Kendini dene
Cevaba dokun — neden öyle olduğunu birlikte görelim.
A technician is in the kitchen now. We are before dinner.
I didn’t cut my hair myself; I at the hairdresser’s yesterday.
The cat looks healthy because we get it by the vet every six months.
Where can I have my watch ? It stopped working this morning.
We didn’t go to the shop; we to our door.
Be careful on the crowded bus, or you might .
Ece didn’t pay anyone; she on the wall herself.
Mert’s car broke down, so he is going to at the garage tomorrow.
Alıştırma bitti — –
Fotoğraflı anlatımla tekrar etmek istersen resimli derse geç.
0/8 · soru cevaplandı