İngilizce

İleri karşılaştırma (by far, nowhere near, twice as)

The cat is just as tall as the green backpack.

01

İleri karşılaştırma ve derece kalıpları

B1’de as … as eşitliğini, B2’de ise much / a bit + -er yapısını öğrenmiştik. C1 düzeyinde farkın kaç kat olduğunu, iki şeyin birbirinin yanına bile yaklaşamadığını ve akademik dilde farkın önemli mi yoksa çok küçük mü olduğunu anlatan kalıplara geçiyoruz.

İngilizceTürkçe
by far the …açık ara en … (+ en üstünlük: by far the best)
nowhere near as … as… kadar olmaktan çok uzak, yanına bile yaklaşamaz (vurgulu)
not nearly as … ashiç de … kadar değil, … olmaktan çok uzak (resmî/nötr)
just as … astam olarak / tıpatıp … kadar
twice as … as… -in iki katı kadar (two times bigger YERİNE)
three times as … as… -in üç katı kadar
considerably · significantlyönemli ölçüde, belirgin biçimde (+ karşılaştırma: -er / more)
marginallyçok az bir farkla, ucu ucuna (+ karşılaştırma: -er / more)
no better than… -den hiç daha iyi değil, … -den farksız
02

Tam eşitlik, katlar ve uçurum: just as … as · twice as … as · nowhere near / not nearly as … as

İki şeyin tam olarak aynı ölçüde olduğunu vurgulamak için as … as kalıbının başına just eklenir (just as tall as). Bir şeyin ötekinin iki veya üç katı olduğunu anlatırken ise standart yazı dilinde -er than değil, twice / three times as + yalın sıfat + as kalıbı kullanılır (twice as big as).

İki şey arasında devasa bir fark olduğunu olumsuz taraftan söylemek için konuşma dilinde nowhere near as … as, resmî dilde ise not nearly as … as («… kadar olmaktan çok uzak») seçilir.

Kısayoltwice / three times kalıplarında iki as arasındaki sıfat her zaman yalın hâldedir (big, expensive).

Was the return train ticket expensive? — No, it was <b>nowhere near as expensive as</b> the plane ticket.

Is the new library larger than the old one? — Yes! The new building is <b>twice as large as</b> the old one.

Sitting upright, the cat is just as tall as the green backpack.

Dik oturan kedi yeşil sırt çantasıyla tam olarak aynı boyda.

The brown dog is at least twice as big as the frightened cat.

Kahverengi köpek korkmuş kedinin en az iki katı büyüklüğünde.

The tiny kitten is nowhere near as big as the adult cat.

Minik yavru kedi yetişkin kedi kadar büyük olmaktan çok uzak.

Renting a flat in the center is three times as expensive as living in a small town.

Merkezde daire kiralamak küçük bir kasabada yaşamaktan üç kat daha pahalıdır.

The movie was good, but it was not nearly as exciting as the original book.

Film güzeldi ama orijinal kitap kadar heyecan verici olmaktan çok uzaktı.

Today’s lecture is just as important as yesterday’s seminar.

Bugünkü ders de dünkü seminer kadar önemlidir.

AnlamGündelik / Konuşma ÜslubuResmî / Yazı Üslubu (C1) ve Hata Uyarısı
Tam eşitlikjust as good asevery bit as effective as · just as effective as
Büyük fark (olumsuz)nowhere near as fast asnot nearly as fast as
(not nearly faster than YANLIŞ!)
İki katıtwice as big astwice as large as
(yazıda two times bigger YANLIŞ!)
Üç / dört katıthree times as long asthree times as costly as

proportional comparison — Oransal/katlı karşılaştırma (twice as … as, three times as … as).

03

by far the + en üstünlük · considerably / marginally + -er · no + karşılaştırma

Bir seçeneğin diğerlerinden «açık ara en …» olduğunu vurgulamak için en üstünlük (superlative: the -est / the most) yapısının önüne by far getirilir: by far the best, by far the most useful. Yalın karşılaştırma önünde by far better KULLANILMAZ.

Resmî ve akademik yazıda B2’deki gündelik much / a lot yerine considerably veya significantly («önemli ölçüde daha …»); gündelik a bit yerine ise marginally («çok az bir farkla daha …») seçilir. no + karşılaştırma (no better than, no easier than) ise «hiç daha iyi/kolay değil» anlamına gelir.

KısayolKarşılaştırma sıfatlarının önünde very asla kullanılmaz (very better YANLIŞ).

Which of the three hotels should we book for the conference? — The Grand Hotel is <b>by far the best</b> option, and it is <b>no more expensive than</b> the others.

Did the new software make a big difference in speed? — Unfortunately, no. It is only <b>marginally faster than</b> the old version.

This sunny spot on the floor is by far the warmest place in the room.

Zemindeki bu güneşli nokta odadaki açık ara en sıcak yer.

The cat needs a box that is considerably larger than this tiny one.

Kedinin bu minik kutudan önemli ölçüde daha büyük bir kutuya ihtiyacı var.

Using both paws is no easier than using one paw; the lid stays shut.

İki patiyi kullanmak tek pati kullanmaktan hiç daha kolay değil; kapak kapalı kalıyor.

Taking the high-speed train is by far the most convenient way to travel to Ankara.

Yüksek hızlı trene binmek Ankara’ya seyahat etmenin açık ara en rahat yoludur.

Air quality in the city is significantly better than it was ten years ago.

Şehirdeki hava kalitesi on yıl öncesine göre belirgin biçimde daha iyi.

This month’s electricity bill is only marginally higher than last month’s bill.

Bu ayın elektrik faturası geçen ayın faturasından yalnızca çok az bir farkla daha yüksek.

Gündelik Üslup (B2)Resmî / Akademik Üslup (C1)Tipik Öğrenci Hatası (YANLIŞ)
much / a lot biggerconsiderably / significantly largervery bigger · very better (YANLIŞ!)
a bit / a little fastermarginally / slightly fastermarginally fast (karşılaştırma şart)
easily the bestby far the best / the most …by far better · by far best (the şart!)
not any better thanno better than · no easier thannone better than (YANLIŞ!)

superlative modifier — En üstünlük derecesini (the -est / the most) güçlendiren ifade (by far, easily).

İpuçları

Testten önce bunları bil

  1. Tam eşitlik, katlar ve uçurum: just as … as · twice as … as · nowhere near / not nearly as … as

    En sık hata: Türkçedeki «iki kat daha büyük» ifadesini birebir çevirip sınav ve yazı dilinde two times bigger than yazmak! İngilizcede «iki kez / iki kat» two times değil twice ile söylenir ve as … as kalıbına girer: twice as big as.

  2. Tam eşitlik, katlar ve uçurum: just as … as · twice as … as · nowhere near / not nearly as … as

    not nearly ve nowhere near kalıpları -er than ile değil, her zaman as … as ile kullanılır (nowhere near as cold as).

  3. by far the + en üstünlük · considerably / marginally + -er · no + karşılaştırma

    En sık iki hata: the ve en üstünlük eki olmadan by far better demek ve karşılaştırma sıfatının önüne very koymak (very better)! Doğrusu en üstünlükle by far the best, karşılaştırmayla ise far better / significantly better biçimindedir.

  4. by far the + en üstünlük · considerably / marginally + -er · no + karşılaştırma

    no better than kalıbı not any better than ile aynı anlamdadır ama daha vurgulu ve resmîdir: His new excuse was no better than his old one.

04

Kendini dene

Cevaba dokun — neden öyle olduğunu birlikte görelim.

This sunny patch on the wooden floor is by far spot in the whole house.

Ahşap zemindeki bu güneşli kısım bütün evdeki açık ara en sıcak nokta. by far + tekil yer (spot in the whole house) en üstünlük derecesi ve the ister → by far the warmest.

The brown dog in the park is at least heavy as the ginger cat.

Parktaki kahverengi köpek sarı kedinin en az iki katı ağırlığında. Boşluktan sonra yalın sıfat + as (heavy as) gelmiştir; kat karşılaştırması twice as … as ile kurulur.

The tiny kitten in the basket is as fast as the adult cat.

Sepetteki minik yavru kedi yetişkin kedi kadar hızlı olmaktan çok uzak. as fast as eşitlik yapısının önüne yalnızca not nearly (veya nowhere near) gelebilir; considerably karşılaştırma (faster), by far ise en üstünlük ister.

According to the annual report, online sales were higher this year than last year.

Yıllık rapora göre çevrim içi satışlar bu yıl geçen yıla kıyasla önemli ölçüde daha yüksekti. Karşılaştırma sıfatının (higher) önünde resmî olarak büyük fark belirtmek için significantly kullanılır; very higher yanlıştır.

The second proposal was better than the first one; both had the same budget problems.

İkinci teklif birincisinden hiç daha iyi değildi; ikisinde de aynı bütçe sorunları vardı. Karşılaştırma sıfatının (better than) önünde «hiç daha … değil» anlamını no verir (no better than).

Sitting upright on the platform, the cat is tall as the green backpack.

Peronda dik oturan kedi yeşil sırt çantasıyla tam olarak aynı boyda. Yalın sıfat + as (tall as) önünde tam eşitliği vurgulamak için just as kullanılır.

Renting an office downtown is expensive as renting one in the suburbs.

Şehir merkezinde ofis kiralamak banliyöde kiralamanın üç katı kadar pahalıdır. Devamında expensive as geldiği için kalıp three times as … as biçimindedir (three times more … as denmez).

The new battery lasts only longer than the old one — just five extra minutes.

Yeni pil eskisinden yalnızca çok az bir farkla daha uzun dayanıyor — sadece beş dakika fazla. Beş dakikalık çok küçük bir farkı karşılaştırma sıfatı (longer) önünde anlatmak için marginally seçilir.

Alıştırma bitti — –

Fotoğraflı anlatımla tekrar etmek istersen resimli derse geç.

0/8 · soru cevaplandı

Resimli ders
undefined