İngilizce

İleri miktar ifadeleri (the vast majority, hardly any)

There is hardly any food in the fridge.

01

C1 miktar ve oran kalıpları

Alt seviyelerde her şey için a lot of, many, much, a few, a little kullanmak yeterliydi. C1 düzeyinde ise hem üslubu resmîleştirmek hem de miktarın oranını («ezici çoğunluğu, ana kısmı, yalnızca bir avuç, çok küçük bir kesri») hassas biçimde vermek için özel miktar kalıpları seçilir.

İngilizceTürkçe
the vast majority of… -in ezici / büyük çoğunluğu (+ çoğul isim + çoğul fiil)
a great deal ofbüyük miktarda, çok (+ sayılamayan isim)
a large number ofçok sayıda (+ sayılabilen çoğul isim)
the bulk of… -in ana kısmı, büyük ağırlığı
plenty ofbolca, fazlasıyla yeterli (+ çoğul / sayılamayan)
hardly anyneredeyse hiç (+ olumlu fiil)
hardly anyoneneredeyse hiç kimse (+ olumlu tekil fiil)
a handful ofbir avuç, yalnızca birkaç (+ çoğul isim)
a fraction of… -in çok küçük bir kısmı / kesri
patiencesabır (sayılamaz)
02

Büyük miktarlar ve fiil uyumu: the vast majority of · a great deal of ↔ a large number of · the bulk of

Resmî yazıda a lot of yerine ismin sayılabilirliğine göre iki ayrı kalıp kullanılır: sayılamayan isimlerle (time, money, research, effort) a great deal of + tekil fiil; sayılabilen çoğul isimlerle (people, forms, students) a large number of + çoğul fiil gelir. Gündelik konuşmada ise her iki tür isimle de plenty of («bolca») rahattır.

Bir grubun neredeyse tamamını anlatan the (vast) majority of arkasından çoğul isim geldiğinde fiil ÇOĞUL olur: The vast majority of people are… Bir şeyin en ağır/büyük bölümünü anlatan the bulk of kalıbında ise fiil of’tan sonraki isme uyar (The bulk of the work is done).

Kısayola great deal of asla people, books, cars gibi sayılabilen çoğul isimlerle kullanılmaz.

Do we need to hurry to catch the ferry? — No, don’t worry. We still have <b>plenty of time</b>.

How did the residents react to the new park plan? — <b>The vast majority of residents are</b> strongly in favor of it.

The vast majority of the moving boxes are already closed.

Taşınma kutularının büyük çoğunluğu şimdiden kapatılmış.

The cat is sleeping on top of a large number of blank forms.

Kedi çok sayıda boş formun üstünde uyuyor.

The cat is excited to see plenty of food on the fridge shelves.

Kedi buzdolabı raflarında bolca yiyecek görünce heyecanlanıyor.

Restoring the old library required a great deal of time and money.

Eski kütüphaneyi yenilemek büyük miktarda zaman ve para gerektirdi.

The vast majority of commuters prefer taking the train in the morning.

İşe gidip gelenlerin ezici çoğunluğu sabahları trene binmeyi tercih ediyor.

We have completed the bulk of the report; only the conclusion remains.

Raporun ana (en büyük) kısmını tamamladık; geriye yalnızca sonuç bölümü kaldı.

Gündelik ÜslupResmî / Vurgulu Üslup (C1)İsim / Fiil Uyumu ve Tipik Hata
most peoplethe vast majority of peopleÇoğul isim + çoğul fiil (are)
(The majority of people is YANLIŞ!)
a lot of time / efforta great deal of time / effortSayılamayan isim + tekil fiil
(a great deal of people YANLIŞ!)
a lot of studentsa large number of studentsSayılabilen çoğul isim + çoğul fiil
most of the workthe bulk of the workFiil of sonrasındaki isme uyar
enough and moreplenty of water / chairs (gündelik/nötr)Başında a YOK (a plenty of YANLIŞ!)

quantifier agreement — Miktar kalıbıyla fiilin tekillik-çoğulluk uyumu (a great deal of + is ↔ a large number of + are).

03

Çok az miktarlar: hardly any · hardly anyone · a handful of · a fraction of

«Neredeyse hiç» demek için hardly any + isim; «neredeyse hiç kimse» demek için hardly anyone / hardly anybody kullanılır. Altın kural: hardly kelimesi cümleyi zaten olumsuz yaptığı için fiil OLUMLU olmak zorundadır ve no / none ile birleşmez (hardly no YASAKTIR)!

Sayılabilen çoğul isimlerle «yalnızca bir avuç / birkaç tane» anlamında a handful of (only a handful of visitors); bir bütünün veya fiyatın «çok küçük bir kısmı / kesri» anlamında ise a (small / tiny) fraction of kullanılır.

Kısayolhardly içeren bir cümlede not / no / never kullanmak çift olumsuz hatası doğurur.

Were there many people at the outdoor cinema in the rain? — No, <b>hardly anyone came</b>. Only <b>a handful of people</b> sat until the end.

Was the online course expensive? — Not at all! It cost a <b>fraction of</b> the price of a private course.

The cat looks disappointed because there is hardly any food left in the fridge.

Kedi hayal kırıklığına uğramış görünüyor çünkü buzdolabında neredeyse hiç yiyecek kalmamış.

The last train has left, and hardly anyone is on the platform now.

Son tren gitti ve şu anda peronda neredeyse hiç kimse yok.

The cat ate the croissant; only a handful of crumbs remain on the plate.

Kedi kruvasanı yedi; tabakta yalnızca bir avuç (birkaç tane) kırıntı kaldı.

There was hardly any traffic at six o’clock in the morning.

Sabah saat altıda neredeyse hiç trafik yoktu.

Only a handful of tickets are still available for Saturday’s concert.

Cumartesi günkü konser için yalnızca bir avuç (birkaç) bilet kaldı.

Electric cars use only a fraction of the energy wasted by old engines.

Elektrikli arabalar eski motorların boşa harcadığı enerjinin yalnızca çok küçük bir kısmını kullanır.

Gündelik / SadeVurgulu / C1 KalıbıDoğru Kuruluş ↔ Tipik Hata
almost no (water / books)hardly any (water / books)There is hardly any milk.
(isn’t hardly any · hardly no YANLIŞ!)
almost nobodyhardly anyone / anybodyHardly anyone knows this. (tekil olumlu fiil)
only a few (people)(only) a handful of (people)Yalnızca sayılabilen çoğul isimle
a very small part ofa (small / tiny) fraction ofat a fraction of the cost (maliyetin çok azına)

negative quantifier — Biçimce not içermese de cümleye olumsuz/azlık anlamı katan miktar ifadesi (hardly any, little, few).

İpuçları

Testten önce bunları bil

  1. Büyük miktarlar ve fiil uyumu: the vast majority of · a great deal of ↔ a large number of · the bulk of

    En sık iki hata: Sayılabilen çoğul isimle a great deal of people demek ve The majority of the students is… diye tekil fiil kullanmak! people / students sayılabilir çoğuldur → a large number of people ve The vast majority of the students are… denir.

  2. Büyük miktarlar ve fiil uyumu: the vast majority of · a great deal of ↔ a large number of · the bulk of

    plenty of kalıbının başına asla a gelmez (plenty of time, a plenty of time değil).

  3. Çok az miktarlar: hardly any · hardly anyone · a handful of · a fraction of

    En sık hata: Türkçedeki «neredeyse hiç … yok» yapısına aldanıp There isn’t hardly any food ya da There is hardly no food demek! hardly zaten olumsuzdur; doğrusu her zaman There is hardly any food olur.

  4. Çok az miktarlar: hardly any · hardly anyone · a handful of · a fraction of

    hardly anyone tıpkı everyone / nobody gibi dilbilgisel olarak tekildir: Hardly anyone was there (were değil).

04

Kendini dene

Cevaba dokun — neden öyle olduğunu birlikte görelim.

The fridge shelves are almost empty; there is food inside.

Buzdolabının rafları neredeyse boş; içeride neredeyse hiç yiyecek yok. food sayılamayan bir isimdir ve fiil olumludur (is) → hardly any. hardly no çift olumsuz hatasıdır; a large number of ise çoğul isim ister.

The research project required a great of time and patience from the whole team.

Araştırma projesi bütün ekipten büyük miktarda zaman ve sabır gerektirdi. time and patience sayılamayan kavramlardır ve a great … of kalıbı deal ile tamamlanır (a great deal of).

The vast majority of the employees in our company in favor of flexible working hours.

Şirketimizdeki çalışanların ezici çoğunluğu esnek çalışma saatlerinden yana. The vast majority of arkasından çoğul isim (employees) geldiğinde fiil çoğul (are) olur; tekil is / has been kullanılmaz.

The cat is sleeping on a number of blank forms on the office desk.

Kedi ofis masasındaki çok sayıda boş formun üstünde uyuyor. a … number of + çoğul isim kalıbı large sıfatıyla kurulur: a large number of.

Because the last train had already left, hardly anyone waiting on the platform.

Son tren çoktan gittiği için peronda neredeyse hiç kimse beklemiyordu. hardly anyone tek başına olumsuz anlam taşır ve tekildir; bu nedenle olumlu tekil fiil (was) alır.

A large of passengers were waiting at the gate for the delayed flight.

Geciken uçuş için kapıda çok sayıda yolcu bekliyordu. passengers sayılabilen çoğul bir isimdir ve çoğul fiil (were) almıştır → a large number of.

You can buy a second-hand textbook for a small of the original price.

İkinci el bir ders kitabını orijinal fiyatının çok küçük bir kısmına satın alabilirsin. Bir fiyatın veya miktarın «çok küçük bir kesri/kısmı» a small fraction of kalıbıyla anlatılır.

The croissant is gone, and only a of crumbs are left on the white plate.

Kruvasan bitmiş ve beyaz tabakta yalnızca bir avuç (birkaç tane) kırıntı kalmış. Sayılabilen çoğul isimlerle (crumbs) «yalnızca bir avuç / birkaç tane» anlamında only a handful of kullanılır; plenty önüne a almaz.

Alıştırma bitti — –

Fotoğraflı anlatımla tekrar etmek istersen resimli derse geç.

0/8 · soru cevaplandı

Resimli ders
undefined