İleri ortaç (Perfect Participle) kalıpları
B2 düzeyinde Feeling tired, I went to bed gibi aynı anda olan veya sebep bildiren -ing kısaltmalarını öğrenmiştik. Birinci eylem ana eylemden açıkça daha önce tamamlanmışsa C1 düzeyinde Having + V3 (perfect participle) devreye girer.
| İngilizce | Türkçe |
|---|---|
| Having + V3, … | … yaptıktan sonra / … yapmış olduğu için |
| Not having + V3, … | … yapmamış olduğu için (önceki olumsuz eylem) |
| Not + fiil-ing, … | … yapmadığı / bilmediği için (eşzamanlı olumsuz) |
| Having been + V3, … | … edildikten sonra / … edilmiş olduğu için (edilgen) |
| contentedly | memnuniyetle, halinden hoşnut biçimde |
| lock | kilitlemek |
| reply | yanıt, cevap; yanıtlamak |
| warn | uyarmak (V3: warned) |
Önce tamamlanan eylem: Having + V3 ve B2 -ing ortacıyla farkı
İki eylemden birincisi tamamen bittikten sonra ikincisi başlamışsa veya geçmişte bitmiş bir eylem bugünkü durumun sebebiyse cümleye Having + V3 ile başlanır: Having finished her report, she left the office (= After she had finished her report…).
B2 -ing ↔ C1 Having + V3 farkı: Sade -ing (Walking down the street, I saw Ali) iki eylemin aynı anda olduğunu anlatır. Having + V3 ise birinci eylemin daha önce tamamlandığını vurgular ve yazılı/edebî üslupta çok daha sık görülür.
KısayolHaving arkasından her zaman fiilin üçüncü hali (V3) gelir.
Having drunk all the milk, the cat sat by the empty bowl and licked its mouth.
Bütün sütü içtikten sonra kedi boş kabın yanına oturup ağzını yaladı.
Having eaten the whole croissant, the cat looked very pleased with itself.
Kruvasanın tamamını yedikten sonra kedi halinden çok memnun göründü.
Having worked on the laptop all morning, the cat fell asleep on the keyboard.
Bütün sabah dizüstü bilgisayarda çalıştıktan sonra kedi klavyenin üstünde uyuyakaldı.
Having lived in Tokyo for five years, Mert speaks Japanese fluently.
Beş yıl Tokyo’da yaşamış olduğu için Mert akıcı biçimde Japonca konuşuyor.
Having lost his house keys, he had to wait outside until his wife came home.
Ev anahtarlarını kaybetmiş olduğu için eşi eve gelene kadar dışarıda beklemek zorunda kaldı.
Having read the contract carefully, she signed the last page.
Sözleşmeyi dikkatle okuduktan sonra son sayfayı imzaladı.
| Zaman İlişkisi | Gündelik / Bağlaçlı Cümle | C1 Ortaçlı Üslup |
|---|---|---|
| Aynı anda (B2) | While I was waiting, I read the news. | Waiting in the hall, I read the news. |
| Önce bitti → sonra (C1) | After she had finished work, she left. | Having finished work, she left. |
| Önce oldu → sebep (C1) | Because I had seen the film, I stayed home. | Having seen the film, I stayed home. |
perfect participle (Having + V3) — Ana cümledeki eylemden daha önce tamamlanmış bir eylemi kısaltan C1 ortaç yapısı.
Olumsuz (Not knowing / Not having + V3), Edilgen (Having been + V3) ve Ortak Özne
Ortaç yapısını olumsuz yapmak için don’t / didn’t kullanılmaz; en başa doğrudan Not konur: o anki durum için Not knowing («bilmediği için»), daha önce gerçekleşmemiş eylem için Not having + V3 (Not having received a reply — «daha önce yanıt alamadığı için»).
Önce tamamlanan eylem edilgen (pasif) ise yapı Having been + V3 olur (Having been examined by the vet, the cat went home). B2’de olduğu gibi burada da özne birliği şarttır: virgülden önceki ortacın öznesi, virgülden hemen sonraki ana özneyle aynı olmalıdır!
KısayolOlumsuzluk eki Not her zaman Having veya -ing kelimesinin önünde durur.
Why did Ece call the customer service desk directly? — <b>Not having received</b> any answer to her three emails, she wanted to speak to a manager.
Not knowing which train to take, the cat sat on the blue suitcase and waited.
Hangi trene bineceğini bilmeyen kedi mavi bavulun üstüne oturup bekledi.
Having been examined by the vet, the healthy cat was ready to go home.
Veteriner tarafından muayene edildikten sonra sağlıklı kedi eve gitmeye hazırdı.
Not having slept well the night before, Bora felt exhausted during the exam.
Bir önceki gece iyi uyumamış olduğu için Bora sınav sırasında kendini bitkin hissetti.
Not wanting to wake the baby, we talked in a very low voice.
Bebeği uyandırmak istemediğimiz için çok kısık sesle konuştuk.
Having been warned about the icy roads, she drove very slowly.
Buzlu yollar konusunda daha önce uyarılmış olduğu için çok yavaş sürdü.
Having been built in the sixteenth century, the bridge is closed to heavy trucks.
On altıncı yüzyılda inşa edilmiş olduğu için köprü ağır kamyonlara kapalıdır.
| Biçim | Gündelik Bağlaçlı Cümle | C1 Ortaçlı Karşılığı |
|---|---|---|
| Olumsuz (eşzamanlı) | Because I didn’t know the way, I asked. | Not knowing the way, I asked. |
| Olumsuz (önceki) | Because she hadn’t eaten, she was hungry. | Not having eaten, she was hungry. |
| Edilgen (önceki) | After he had been told the news, he smiled. | Having been told the news, he smiled. |
| Sarkan Ortaç Hatası | Having finished work, the bus came. (YANLIŞ!) | Doğrusu: Having finished work, she caught the bus. |
dangling participle — Sarkan ortaç hatası. Cümle başındaki ortacın mantıksal öznesi ile virgülden sonraki ana cümlenin öznesinin birbirini tutmaması.
Testten önce bunları bil
- Önce tamamlanan eylem: Having + V3 ve B2 -ing ortacıyla farkı
En sık hata: Having kelimesinden sonra yalın fiil veya V2 kullanmak (Having finish the work · Having went home)! have yardımcı fiilinden sonra her zaman V3 gelir: Having finished · Having gone · Having drunk.
- Olumsuz (Not knowing / Not having + V3), Edilgen (Having been + V3) ve Ortak Özne
En sık hata (sarkan ortaç / dangling participle): Having finished the report, the computer crashed demek! Virgülden sonra the computer geldiği için bu cümle «Bilgisayar raporu bitirdikten sonra çöktü» anlamına gelir. Raporu bitiren kişiyi virgülden hemen sonraya koymalısın: Having finished the report, I turned off the computer.
- Olumsuz (Not knowing / Not having + V3), Edilgen (Having been + V3) ve Ortak Özne
İkinci sık hata: Olumsuzlukta Having not seen yerine Not having seen tercih edilir; Don’t knowing ise kesinlikle yanlıştır.
Kendini dene
Cevaba dokun — neden öyle olduğunu birlikte görelim.
Having all the milk in the bowl, the cat licked its mouth contentedly.
which platform the train was leaving from, the cat looked around in confusion.
Having finished all the work at the office, .
Having by the vet, the cat was allowed to go back to its basket.
an answer to her first email, Zeynep decided to call the company directly.
the whole croissant on the plate, the cat sat on the café table and rested.
Having in London for six years as a student, Emre speaks English very fluently now.
Having been repaired twice this month, .
Alıştırma bitti — –
Fotoğraflı anlatımla tekrar etmek istersen resimli derse geç.
0/8 · soru cevaplandı