İngilizce

Kelime türetme (un-, -ness, -ity, -ize)

Sitting between them, the cat looks undecided.

01

Önek ve soneklerle türetilmiş C1 kelimeleri

C1 düzeyinde kelime hazinesini büyütmenin en hızlı yolu bir kökten önek (prefix) ve sonek (suffix) yardımıyla bütün kelime ailesini (word family) çıkarmaktır.

İngilizceTürkçe
unbelievableinanılmaz (un- + believe + -able)
impossibleimkânsız (im- + possible)
illegalyasadışı (il- + legal)
irregulardüzensiz, kuralsız (ir- + regular)
misunderstandingyanlış anlaşılma (mis- + understand + -ing)
overestimategözünde fazla büyütmek, fazla tahmin etmek (over-)
underpaidemeğinin karşılığını alamayan, az ücret alan (under-)
happinessmutluluk (happy + -ness, y → i)
possibilityolasılık, imkân (possible + -ity)
improvementgelişme, ilerleme (improve + -ment)
decisivekararlı; belirleyici (decide → -ive)
modernizeçağdaşlaştırmak, yenilemek (modern + -ize)
02

Önekler (Prefixes): un-, in-/im-/il-/ir-, dis-, mis-, re-, over-, under-

Önekler (prefixes) kelimenin başına eklenir; sözcük türünü (sıfat, fiil) değiştirmez ama anlamını değiştirir. Olumsuzluk için un- ve dis- yanında Latince kökenli sıfatlarda in- ailesi kullanılır: p / m önünde im- (impossible, impatient), l önünde il- (illegal), r önünde ir- (irregular).

Diğer yaygın önekler yön ve derece katar: mis- (yanlış: misunderstand), re- (yeniden: rewrite), over- (aşırı/fazla: overwork), under- (az/yetersiz: underestimate).

KısayolOlumsuzluk öneki seçerken kelimenin ilk harfine (p/m → im-, l → il-, r → ir-) dikkat et.

Sitting between the sofa and the basket, the cat looks undecided.

Kanepeyle sepetin arasında oturan kedi kararsız görünüyor.

Without help, it is impossible for the cat to open the metal tin.

Yardım olmadan kedinin metal konserveyi açması imkânsızdır.

The cat tilts its head on the suitcase after a misunderstanding.

Kedi bir yanlış anlaşılmadan sonra bavulun üstünde başını yana eğiyor.

Parking on the sidewalk is illegal, and blocking the exit is irresponsible.

Kaldırıma park etmek yasadışı, çıkışı kapatmak ise sorumsuzcadır.

Many people underestimate the cost while overestimating their time.

Pek çok insan zamanını gözünde büyütürken maliyeti küçümser.

The editor asked me to rewrite the chapter because he disagreed with my conclusion.

Editör sonucuma katılmadığı için bölümü yeniden yazmamı istedi.

Önek grubuAnlam / KuralÖrnekler
un- / dis-Genel olumsuz / karşıtunbelievable · unfair · disagree · dishonest
in- / im- / il- / ir-p/m → im- · l → il- · r → ir-inaccurate · impossible · illogical · irregular
mis- / re-Yanlış olarak / Yenidenmisunderstand · misspell · rebuild · reconsider
over- / under-Aşırı, fazla / Yetersiz, azovercrowded · overreact · underpaid · underestimate

prefix — Kelimenin başına gelerek anlamını olumsuzlaştıran ya da yönünü değiştiren yapım eki (un-, im-, mis-, re-).

03

Sonekler (Suffixes) ve Kelime Aileleri (Word Formation)

Sonek (suffix) kelimenin sonuna eklenir ve sözcük türünü değiştirir. İsim yapmak için -ness, -ity, -ment, -tion / -sion, -ance / -ence, -er / -or; sıfat yapmak için -ful, -less, -able / -ible, -ous, -ive kullanılır.

Sıfattan ya da isimden fiil türetmek için -ize (modernize, organize — Amerikan yazımı) ve -en (widen, strengthen); sıfata «nasıl?» anlamı katan zarf türetmek için ise -ly (decisively, happily) eklenir.

KısayolGündelik dilde fiille kurulan cümleler (We decided quickly), resmî dilde isim ve sıfatla (We made a quick decision) kurulur.

How do I solve a word formation question in an exam? — First check whether the blank needs a <b>noun, verb, adjective, or adverb</b>; then check if the meaning is positive or negative.

Lying in the warm sunlight fills the cat with happiness.

Sıcak güneş ışığında uzanmak kediyi mutlulukla dolduruyor.

With its bandaged front paw, the cat looks helpless on the couch.

Sargılı ön patisiyle kedi sedyede çaresiz görünüyor.

In a crisis, a good manager must act decisively and without hesitation.

Bir kriz anında iyi bir yönetici kararlılıkla ve tereddütsüz hareket etmelidir.

The city plans to modernize the old hospital and widen the narrow roads.

Belediye eski hastaneyi çağdaşlaştırmayı ve dar yolları genişletmeyi planlıyor.

Regular sleep is of great importance for both concentration and memory.

Düzenli uyku hem odaklanma hem de hafıza için büyük önem taşır.

Thanks to the translator’s creativity and patience, the book was a great achievement.

Çevirmenin yaratıcılığı ve sabrı sayesinde kitap büyük bir başarı oldu.

Fiil (Verb)İsim (Noun)Sıfat (Adjective)Zarf (Adverb)
decide (karar vermek)(in)decision(in)decisivedecisively
create (yaratmak)creativity · creation(un)creativecreatively
rely (güvenmek)reliability(un)reliablereliably
modernize (yenilemek)modernization · modernitymodern—
differ (farklı olmak)difference(in)differentdifferently

suffix — Kelimenin sonuna eklenerek sözcük türünü (fiil, isim, sıfat, zarf) değiştiren yapım eki.

word family — Aynı kökten önek ve soneklerle türetilen kelimeler ailesi (decide, decision, decisive, decisively).

İpuçları

Testten önce bunları bil

  1. Önekler (Prefixes): un-, in-/im-/il-/ir-, dis-, mis-, re-, over-, under-

    En sık hata: unpossible ya da inpossible yazmak! possible, patient, polite gibi p harfiyle başlayan sıfatlar in- grubundadır ve ses uyumu nedeniyle im- alır: impossible, impatient, impolite.

  2. Sonekler (Suffixes) ve Kelime Aileleri (Word Formation)

    En sık yazım hatası: Sonu ünsüz + y ile biten kelimeler sonek alırken y → i olur: happy → happiness, happily; rely → reliable, reliability (happyness yanlıştır!).

  3. Sonekler (Suffixes) ve Kelime Aileleri (Word Formation)

    Fiil yapan -ize soneki (modernize, organize, realize, criticize) Amerikan İngilizcesinin standart yazımıdır.

04

Kendini dene

Cevaba dokun — neden öyle olduğunu birlikte görelim.

The metal lid is too tight; it is completely for the cat to open the tin alone.

possible sıfatı p harfiyle başladığı için im- olumsuzluk önekini alır → impossible. unpossible ve inpossible yanlıştır.

Money can buy comfort, but it cannot guarantee true .

true sıfatından sonra bir isim gerekir ve happy kelimesine -ness eklenirken y → i olur → happiness.

To stay competitive, the factory must its outdated machinery this year.

Rekabetçi kalabilmek için fabrika bu yıl eski makinelerini yenilemelidir. must kip fiilinden sonra yalın bir fiil gerekir; modern sıfatından -ize ile fiil türetilir → modernize.

The rescue team acted and saved all the passengers before the storm hit.

Kurtarma ekibi kararlılıkla hareket etti ve fırtına vurmadan önce bütün yolcuları kurtardı. acted fiilini niteleyen kelime zarf (-ly) olmalıdır → decisively.

Driving a vehicle without a valid license is in every country.

Geçerli bir ehliyet olmadan araç kullanmak her ülkede yasadışıdır. l harfiyle başlayan legal sıfatı ses uyumuyla il- önekini alır → illegal.

We had to cancel the picnic because mountain weather in spring is completely .

Pikniği iptal etmek zorunda kaldık çünkü ilkbaharda dağ havası tamamen öngörülemezdir. is completely arkasından sıfat ister; pikniğin iptal edilmesi ise olumsuz anlamı kilitler → unpredictable.

Don’t worry about that little garden spider; it is completely .

O küçük bahçe örümceği için endişelenme; tamamen zararsızdır. Don’t worry («endişelenme») bağlamı «zararsız» anlamındaki -less sıfatını seçtirir → harmless.

There has been a significant in air quality since the factory closed.

Fabrika kapandığından beri hava kalitesinde önemli bir iyileşme oldu. a significant … in kalıbı tekil bir isim ister; improve fiilinden -ment ile isim türetilir → improvement.

Alıştırma bitti — –

Fotoğraflı anlatımla tekrar etmek istersen resimli derse geç.

0/8 · soru cevaplandı

Resimli ders
undefined