Çıkarım (tahmin) kalıpları
Elimizdeki bir ipucuna bakıp «Kesin öyledir / … olmalı» ya da «Olamaz!» dediğimiz duruma dilbilgisinde çıkarım (deduction) denir. İngilizcede bu iş must, can’t ve might / could ile yapılır.
| İngilizce | Türkçe |
|---|---|
| must be | kesin öyledir, … olmalı (güçlü olumlu çıkarım) |
| can’t be | olamaz, mümkün değil (güçlü olumsuz çıkarım) |
| might be | olabilir, belki öyledir (%50 ihtimal) |
| could be | olabilir (might be ve may be ile eş anlamlı) |
| must work | çalışıyor olmalı (must + yalın fiil ile çıkarım) |
| be joking | şaka yapıyor olmak (You must be joking!) |
| be right | doğru / haklı olmak (That can’t be right = Bu doğru olamaz) |
| be at home | evde olmak (She must be at home = Evde olmalı) |
Eminim öyledir (must be) · Olamaz (can’t be) · Belki (might / could be)
Gördüğün bir kanıttan yola çıkarak «Eminim öyledir, … olmalı» diyorsan must be kullanırsın. Tam tersine «Olamaz, imkânsız!» diyorsan can’t be seçersin.
Emin değilsen ve yalnız «Olabilir» diyorsan önceki derste gördüğün may be / might be yanına could be de eklenir. Üçü de aynı kapıya çıkar.
KısayolOlumlu kesinlikte must be, olumsuz kesinlikte can’t be kullanılır; mustn’t be çıkarım yapmaz!
The cat is yawning on the chair. It must be very tired.
Kedi sandalyede esniyor. Çok yorgun olmalı.
The bowl is empty and the cat looks full. It can’t be hungry.
Kap boş ve kedi tok görünüyor. Aç olamaz.
Its eyes are wide open. The cat can’t be asleep.
Gözleri fal taşı gibi açık. Kedi uyuyor olamaz.
The cat is looking at the closed door. Someone might be behind the door.
Kedi kapalı kapıya bakıyor. Kapının arkasında biri olabilir.
All the lights are off. They can’t be at home.
Bütün ışıklar kapalı. Evde olamazlar.
Whose bag is this? — It could be Ece’s bag.
Kimin çantası bu? — Ece’nin çantası olabilir.
Ten lira for a new jacket? You must be joking!
Yeni bir cekete on lira mı? Şaka yapıyor olmalısın!
| Kanıt ve eminlik | İngilizce | Türkçe karşılığı |
|---|---|---|
| %95 emin (olumlu) | She must be tired. | Yorgun olmalı / kesin yorgundur. |
| %50 ihtimal (belki) | She might / may / could be tired. | Yorgun olabilir. |
| %95 emin (olumsuz) | She can’t be tired. | Yorgun olamaz! |
deduction — Çıkarım. Eldeki ipuçlarına bakarak bir durumun doğru ya da imkânsız olduğuna karar verme (must be, can’t be).
must + yalın fiil · Zorunluluk must ↔ çıkarım must farkı
Çıkarım yalnız be ile yapılmaz; must ve can’t arkasından başka yalın fiiller de gelebilir: He must work a lot = Çok çalışıyor olmalı. She must know the answer = Cevabı biliyor olmalı.
A2’de öğrendiğimiz zorunluluk must («yapmalısın — kural») ile bu dersteki çıkarım must («yapıyor olmalı — tahmin») görünüşte aynıdır ama olumsuzda tamamen ayrılır: yasak = mustn’t, imkânsız tahmin = can’t.
KısayolTürkçede ikisi de «-malı» ile çevrilebilir; farkı bağlam ve olumsuz biçimi (mustn’t ↔ can’t) gösterir.
Whose coat is this? Is it Ali’s? — No, it <b>can’t be</b> Ali’s. It’s too small for him.
Why isn’t Ece answering her phone? — She <b>might be</b> on the train, or she <b>could be</b> in a meeting.
The cat is sitting on the wet pavement. It must feel cold.
Kedi ıslak kaldırımda oturuyor. Üşüyor olmalı.
The cat is eating fish again. It must love fish.
Kedi yine balık yiyor. Balığa bayılıyor olmalı.
Mert has three jobs. He must work very hard.
Mert’in üç işi var. Çok sıkı çalışıyor olmalı.
Zeynep lived in Paris for five years, so she must speak French.
Zeynep beş yıl Paris’te yaşadı; Fransızca konuşuyor olmalı.
You worked for ten hours today. You must be exhausted.
Bugün on saat çalıştın. Çok bitkin olmalısın.
You must wear a seatbelt in the car.
Arabada emniyet kemeri takmalısın.
| Anlam | Olumlu | Olumsuz |
|---|---|---|
| Zorunluluk (kural / görev) | You must stop at a red light. (Durmalısın — kural) | You mustn’t park here. (Park etmemelisin — yasak) |
| Çıkarım (kanıtlardan tahmin) | He must be at home. (Evde olmalı — ışıklar açık) | He can’t be at home. (Evde olamaz — arabası yok) |
obligation vs deduction — Zorunluluk (obligation: kural koyma) ile çıkarım (deduction: kanıta bakıp tahmin yürütme) ayrımı.
Testten önce bunları bil
- Eminim öyledir (must be) · Olamaz (can’t be) · Belki (might / could be)
En sık hata: «Evde olamaz / evde olmamalı» anlamında He mustn’t be at home demek! Çıkarım yaparken must be kalıbının olumsuzu her zaman can’t be olur: He can’t be at home.
- Eminim öyledir (must be) · Olamaz (can’t be) · Belki (might / could be)
Şu anki tek bir durum için «Doğru olabilir» derken It can be true denmez; tahmin cümlesinde It could / might / may be true kullanılır. (It can be cold in winter gibi genel doğrularda can olur.)
- must + yalın fiil · Zorunluluk must ↔ çıkarım must farkı
Dikkat: It must to be cold veya He must knows yanlıştır! must, can’t, could, might sonrasında fiil her zaman to’suz ve eksiz (yalın) gelir: It must be · He must know.
Kendini dene
Cevaba dokun — neden öyle olduğunu birlikte görelim.
Look at the cat! It hasn’t slept all day. It very tired.
The cat has just eaten a whole bowl of food. It hungry now!
There is someone at the door. — It Emre; he is in Berlin this week.
What is that noise behind the door? — I don’t know. It the wind, or it might be a dog.
Zeynep has five cats at home. She animals very much!
It is raining and the cat is wet outside. It cold.
This restaurant is full every evening. The food really good.
Look at the cat’s wide-open eyes! It asleep.
Alıştırma bitti — –
Fotoğraflı anlatımla tekrar etmek istersen resimli derse geç.
0/8 · soru cevaplandı