En sık kullanılan phrasal verb kalıpları
İngilizcede kısa bir fiilin (get, turn, look, put, take, give) yanına up, off, on, for, after, out gibi küçük bir parçacık geldiğinde ortaya çoğu zaman bambaşka bir anlam çıkar. Günlük konuşmada tek kelimelik resmî fiiller yerine hep bu ikili fiiller (phrasal verbs) tercih edilir.
| İngilizce | Türkçe |
|---|---|
| wake up · get up | uyanmak · yataktan kalkmak |
| go out · come back | dışarı çıkmak · geri dönmek |
| sit down | oturmak |
| turn on · turn off | (ışığı, cihazı) açmak · kapatmak |
| put on · take off | (kıyafet, gözlük) giymek/takmak · çıkarmak |
| pick up · throw away | yerden almak · çöpe atmak |
| look for · look after | aramak · bakmak, göz kulak olmak |
| give up · find out | vazgeçmek, bırakmak · öğrenmek, keşfetmek |
Fiil + parçacık anlamı nasıl değiştirir? · nesnesiz phrasal verbs
look tek başına «bakmak» demektir; ama yanına for gelince «aramak» (look for), after gelince «göz kulak olmak, ilgilenmek» (look after) olur. Yani parçacık değişince fiilin anlamı da tamamen değişir.
get up, wake up, go out, come back, sit down, give up gibi bazı ikili fiiller nesne almadan kendi başına kullanılır ve asla bölünmez.
KısayolZaman eki (-s, -ed, -ing) parçacığa değil, her zaman fiile eklenir: gets up, looked for, turning off.
The cat wakes up early and gets up at seven.
Kedi erken uyanır ve saat yedide yataktan kalkar.
The door is open, so the cat is going out into the garden.
Kapı açık, bu yüzden kedi bahçeye çıkıyor.
Ece is sitting down on the bench next to the cat.
Ece bankta kedinin yanına oturuyor.
The big cat is looking after the little kitten.
Büyük kedi küçük yavru kediye göz kulak oluyor.
The cat is looking for food in the paper bag.
Kedi kese kâğıdının içinde yiyecek arıyor.
We went to the park and came back before dinner.
Parka gittik ve akşam yemeğinden önce geri döndük.
The puzzle was hard, but she didn’t give up.
Bulmaca zordu ama vazgeçmedi.
Did you find out when the film starts?
Filmin ne zaman başladığını öğrendin mi?
| Phrasal Verb | Gerçek anlamı | Örnek cümle |
|---|---|---|
| look for | aramak | I’m looking for my keys. |
| look after | bakmak, ilgilenmek | She looks after her little brother. |
| give up | vazgeçmek, bırakmak | Don’t give up so easily! |
| find out | öğrenmek, gerçeği bulmak | Did you find out when the train leaves? |
| come back · go out | geri dönmek · dışarı çıkmak | When did they come back home? |
phrasal verb — Bir ana fiil ile bir edat veya zarf parçacığının (up, off, on, out, for) birleşerek oluşturduğu deyimsel fiil.
Ayrılabilen ve ayrılmayan fiiller · zamir kuralı (turn it off)
turn on, turn off, put on, take off, pick up, throw away fiilleri ayrılabilir: Nesne bir isimse (the light, your coat) hem ortada hem sonda durabilir (turn the light off = turn off the light). Ama nesne bir zamirse (it, them) ZORUNLU OLARAK ORTAYA girer: turn it off!
look for ve look after ise ayrılmaz: Nesne zamir bile olsa her zaman for / after kelimesinden sonra gelir (look for it, look after them).
KısayolAyrılabilen fiillerde zamir (it, them, me) asla en sona gelmez; fiil ile parçacığın arasına girer.
Shall I turn on the light? — Yes, please <b>turn it on</b>. It’s getting dark.
Have you found your glasses? — No, I’m still <b>looking for them</b>.
The room is dark because we turned the lamp off.
Oda karanlık çünkü lambayı kapattık.
The television is too loud. Please turn it off.
Televizyonun sesi çok yüksek. Lütfen onu kapat.
It’s cold outside. Put your coat on before you go out.
Dışarıda hava soğuk. Çıkmadan önce montunu giy.
My shoes were wet, so I took them off at the door.
Ayakkabılarım ıslaktı, bu yüzden onları kapıda çıkardım.
She dropped the pen and picked it up from the floor.
Kalemi düşürdü ve onu yerden aldı.
These old boxes are empty; let’s throw them away.
Bu eski kutular boş; hadi onları çöpe atalım.
I lost my key. Can you help me look for it?
Anahtarımı kaybettim. Onu aramama yardım edebilir misin?
| Grup | İsimle (Noun) | Zamirle (it / them) — Doğru ↔ Yanlış |
|---|---|---|
| Ayrılabilen (turn on/off, put on, take off, pick up, throw away) | turn off the light turn the light off (ikisi de doğru) | turn it off · put them on (turn off it · put on them YANLIŞ!) |
| Ayrılmayan (look for, look after) | look for the cat (look the cat for YANLIŞ!) | look for it · look after her (look it for · look her after YANLIŞ!) |
separable / inseparable — Ayrılabilen (turn it off) ve ayrılmayan (look for it) ikili fiiller.
Testten önce bunları bil
- Fiil + parçacık anlamı nasıl değiştirir? · nesnesiz phrasal verbs
En sık hata: İkili fiilleri kelime kelime çevirmeye çalışmak! Örneğin give up «yukarı vermek» değil «vazgeçmek / bırakmak», look after ise «arkasından bakmak» değil «bakıp ilgilenmek» demektir.
- Fiil + parçacık anlamı nasıl değiştirir? · nesnesiz phrasal verbs
Kapı, pencere veya kutu açarken open / close kullanılır; ama elektrikli bir cihazı, lambayı veya musluğu açıp kapatırken turn on / turn off denir (open the light yanlıştır).
- Ayrılabilen ve ayrılmayan fiiller · zamir kuralı (turn it off)
En sık hata: Please turn off it veya I took off them demek! Nesne it, them gibi bir zamir olduğunda ayrılabilen fiilin tam ortasına girer: turn it off, took them off, pick it up.
- Ayrılabilen ve ayrılmayan fiiller · zamir kuralı (turn it off)
Tersi hata: look for ve look after ayrılmaz! I am looking it for denmez; zamir sonda kalır: I am looking for it.
Kendini dene
Cevaba dokun — neden öyle olduğunu birlikte görelim.
The room is dark and the lamp is off. Could you , please?
The big cat is the little kitten while we are at work.
The cat smells some fish in the paper bag and is .
Your boots are muddy. Please before you come in.
The cat usually at seven o’clock in the morning.
Learning a language takes time, so don’t !
Did you what time the concert starts?
These newspapers are from last month. You can .
Alıştırma bitti — –
Fotoğraflı anlatımla tekrar etmek istersen resimli derse geç.
0/8 · soru cevaplandı