İngilizce

should have, could have, needn’t have

The cat shouldn’t have sat in the rain.

01

Pişmanlık, kaçan fırsat ve gereksiz eylem kalıpları

Geçmişte yapılmamış bir şey için pişmanlık veya sitem («yapmalıydın ama yapmadın»), kullanılmamış bir imkân («yapabilirdin ama yapmadın») ya da boşuna yapılmış bir iş («gerek yoktu ama yaptın») anlatılırken yine kip fiili + have + V3 yapısı kullanılır.

İngilizceTürkçe
should have + V3… yapmalıydı (ama yapmadı — pişmanlık / eleştiri)
shouldn’t have + V3… yapmamalıydı (ama yaptı — pişmanlık / sitem)
ought to have + V3… yapmalıydı (should have + V3 ile eş anlamlı)
could have + V3… yapabilirdi (imkânı / fırsatı vardı ama yapmadı)
couldn’t have + V3istese de … yapamazdı (imkânı yoktu)
needn’t have + V3… yapmasına gerek yoktu (ama boşuna yaptı)
didn’t need to + V1… yapmasına gerek yoktu (ve bu yüzden yapmadı)
soaking wetsırılsıklam
02

Pişmanlık ve eleştiri: should have + V3 · shouldn’t have + V3

should have + V3 geçmişte doğru veya iyi olan bir şeyin yapılmadığını söyler: You should have told me («Bana söylemeliydin — ama söylemedin»). Kendimiz için kullandığımızda pişmanlık, başkası için kullandığımızda eleştiri / sitem bildirir.

shouldn’t have + V3 ise tam tersidir: geçmişte hata olan bir şeyin yapıldığını anlatır (I shouldn’t have said that = «Onu söylememeliydim — ama ağzımdan çıktı»). ought to have + V3 de aynı anlamın biraz daha resmî biçimidir.

KısayolKısa biçimler: should have = should’ve · should not have = shouldn’t have · could have = could’ve · need not have = needn’t have

I failed the driving test this morning. — You <b>should have practiced</b> more before the exam.

Why is Mert upset with you? — I <b>shouldn’t have laughed</b> at his mistake yesterday.

The cat’s fur is soaking wet. It shouldn’t have sat outside in the rain.

Kedinin tüyleri sırılsıklam. Dışarıda yağmurun altında oturmamalıydı.

The train is leaving now. The cat should have arrived at the station earlier.

Tren şimdi kalkıyor. Kedi istasyona daha erken varmalıydı (ama geç kaldı).

The suitcase is too full to close. I shouldn’t have packed so many clothes.

Bavul kapanmayacak kadar dolu. Bu kadar çok kıyafet koymamalıydım.

You should have told me that you needed help.

Yardıma ihtiyacın olduğunu bana söylemeliydin (ama söylemedin).

I should have set two alarms last night; I overslept this morning.

Dün gece iki alarm kurmalıydım; bu sabah uyuyakaldım.

We ought to have booked a table in advance; the restaurant is full.

Önceden masa ayırtmalıydık; restoran tamamen dolu.

KalıpÖrnek cümleGerçekte olan
should have + V3You should have called me. (Aramalıydın.)Aramadın (You didn’t call me).
shouldn’t have + V3I shouldn’t have bought this jacket. (Almamalıydım.)Aldım ve pişmanım (I bought it).
ought to have + V3She ought to have waited for us. (Beklemeliydi.)Beklemedi (She didn’t wait).

past regret & criticism — Geçmişte yapılan ya da yapılmayan bir eylem için duyulan pişmanlık ve eleştiri (should / shouldn’t have + V3).

03

Kaçan fırsat (could have + V3) ve needn’t have + V3 ↔ didn’t need to + V1 farkı

could have + V3 bu derste tahmin değil, geçmişte elimizde olan ama kullanmadığımız bir fırsatı / imkânı anlatır: You could have stayed with us («Bizde kalabilirdin — imkân vardı ama otele gittin»). should have «görev/doğru olanı», could have ise «seçenek/fırsatı» vurgular.

Büyük nüans: Türkçede ikisi de «gerek yoktu» diye çevrilse de İngilizcede needn’t have + V3 ile didn’t need to + V1 birbirinden farklıdır: needn’t have + V3 «gerek yoktu ama boşuna yaptın»; didn’t need to + V1 ise «gerek yoktu, o yüzden yapmadın» demektir.

KısayolSoruda eylemin gerçekte yapılıp yapılmadığına bak: boşuna yapıldıysa needn’t have + V3, hiç yapılmadıysa didn’t need to + V1.

Both baskets were empty, so the cat could have chosen either of them.

İki sepet de boştu; kedi ikisinden birini seçebilirdi.

The cat isn’t hungry at all. I needn’t have filled its bowl right now.

Kedi hiç aç değilmiş. Kabını şimdi doldurmama gerek yokmuş (ama doldurdum).

The bakery was already closed, so we needn’t have walked all the way here.

Fırın zaten kapalıymış; buraya kadar yürümemize gerek yokmuş (boşuna yürüdük).

Why did you walk in the rain? You could have taken my umbrella!

Neden yağmurda yürüdün? Şemsiyemi alabilirdin (fırsatın vardı ama almadın)!

I needn’t have cooked so much food; nobody was very hungry.

Bu kadar çok yemek pişirmeme gerek yokmuş; kimse pek aç değildi (ama pişirdim).

It was Sunday, so I didn’t need to get up early and slept until ten.

Pazar günüydü; erken kalkmama gerek yoktu, ben de ona kadar uyudum (kalkmadım).

KalıpAnlam ve nüansÖrnek
needn’t have + V3Gerek yoktu ama boşuna yapıldıI needn’t have brought my coat; it was warm. (Getirdim ama boşuna.)
didn’t need to + V1Gerek yoktu ve yapılmadıI knew it was warm, so I didn’t need to bring a coat. (Getirmedim.)
could have + V3İmkân / fırsat vardı ama kullanılmadıWe could have gone by train. (Gidebilirdik — seçenek vardı.)
should have + V3Doğru olan buydu ama yapılmadıWe should have gone by train. (Gitmeliydik — hata ettik.)

unnecessary action — Gereksiz eylem. Yapıldıktan sonra gereksiz olduğu anlaşılan işler için needn’t have + V3 kullanılır.

İpuçları

Testten önce bunları bil

  1. Pişmanlık ve eleştiri: should have + V3 · shouldn’t have + V3

    En sık hata: You should told me ya da You should have tell me demek! should + V1 şimdiki/gelecek zaman tavsiyesidir; geçmişteki pişmanlık için araya mutlaka have + V3 girer: You should have told me.

  2. Pişmanlık ve eleştiri: should have + V3 · shouldn’t have + V3

    Konuşma dilinde should’ve ve could’ve çok yaygındır; yazarken bunları should of / could of diye yazmamaya dikkat et.

  3. Kaçan fırsat (could have + V3) ve needn’t have + V3 ↔ didn’t need to + V1 farkı

    En sık hata: needn’t have + V3 ile didn’t need to + V1 kalıplarını aynı sanmak! Cümlenin devamında «ama yaptım / boşuna uğraştım» anlamı varsa needn’t have + V3; «bu yüzden yapmadım» anlamı varsa didn’t need to + V1 seçilir.

  4. Kaçan fırsat (could have + V3) ve needn’t have + V3 ↔ didn’t need to + V1 farkı

    Dikkat: needn’t bir kip fiili gibi çalışır, arkasından to almaz (needn’t to have YANLIŞTIR → needn’t have + V3).

04

Kendini dene

Cevaba dokun — neden öyle olduğunu birlikte görelim.

You knew I was worried about you. You me as soon as you landed.

Seni merak ettiğimi biliyordun. İner inmez beni aramalıydın. Geçmişte yapılması gereken ama yapılmayan bir işi eleştirirken should have + V3 (should have called) kullanılır.

The cat is yawning at the desk. It up so late last night.

Kedi şu an çok uykulu; dün gece geç saate kadar «kalmamalıydı» → shouldn’t have stayed.

Why did you pay for a taxi? I have a car — I you to the airport for free!

Neden taksiye para verdin? Arabam var; seni havalimanına ücretsiz bırakabilirdim! Geçmişte var olan ama kullanılmayan bir imkânı / teklifi anlatırken could have + V3 (could have driven) kullanılır.

I watered the garden for an hour, and ten minutes later it started pouring. I it at all!

Bir saat bahçeyi suladım, on dakika sonra sağanak başladı. Hiç sulamama gerek yokmuş! Bahçe zaten sulanmış (I watered), ardından yağmur yağdığı için iş boşuna yapılmıştır → needn’t have watered.

The museum was free on Sunday, so we for tickets; we just walked right in.

Pazar günü müze ücretsizdi; bu yüzden bilet için para ödememize gerek kalmadı, doğrudan içeri girdik. we just walked right in para ödenmediğini gösterir; gerek olmadığı için yapılmayan eylemde didn’t need to pay seçilir.

The cat’s chest and paws are covered in mud. It into the wet flower bed.

Kedinin her yeri çamur olmuş; ıslak çiçek tarhına girmemeliydi → shouldn’t have + V3 (run).

I have a terrible stomachache now. I really that third slice of cake.

Şu an feci şekilde karnım ağrıyor. O üçüncü dilim pastayı gerçekten yememeliydim. Pastayı geçmişte yediği için duyulan pişmanlık shouldn’t have eaten ile anlatılır.

Zeynep already knew about the change of plan, so Emre her a long email, even though he did.

Zeynep plan değişikliğini zaten biliyordu; bu yüzden Emre’nin ona uzun bir e-posta yazmasına gerek yoktu (ama yine de yazdı). even though he did («yazmış olsa da») eylemin boşuna yapıldığını açıkça söyler → needn’t have written.

Alıştırma bitti — –

Fotoğraflı anlatımla tekrar etmek istersen resimli derse geç.

0/8 · soru cevaplandı

Resimli ders
undefined