İngilizce

Söylem belirleyiciler (mind you, as it happens)

Actually, the cat is watching us with one eye.

01

Konuşmaya yön veren kalıplar (Discourse markers)

Doğal İngilizce konuşmada cümleleri yalnız dilbilgisi kuralları değil, konuşmacının tavrını gösteren küçük geçiş kalıpları birbirine bağlar. Bu kalıplara söylem belirleyiciler (discourse markers) denir.

İngilizceTürkçe
mind yougerçi, ama şunu da unutma ki (söyleneni dengeleme)
as it happenstesadüfe bak ki, işin doğrusu (beklenmedik örtüşme)
having said thatbununla birlikte, gerçi öyle dedim ama
actuallyaslında, doğrusu (kibarca düzeltme ya da şaşırtıcı gerçek)
by the waybu arada, yeri gelmişken (yeni konuya geçiş)
anywayneyse, her neyse (asıl konuya dönme ya da kapatma)
to be honestdürüst olmak gerekirse, açıkçası
I meanyani, demek istediğim (kendi sözünü açma / düzeltme)
you seebiliyorsun ya, anlayacağın (neden açıklarken)
at the end of the daysonuçta, günün sonunda (en önemli noktayı özetleme)
02

Düzeltme, şerh ve tesadüf: actually · mind you · having said that · as it happens

Karşı tarafın yanlış bildiği bir şeyi kibarca düzeltirken actually («aslında»); konuşulan konuyla ilgili hoş bir tesadüfü paylaşırken as it happens («tesadüfe bak ki / işin doğrusu») kullanılır.

Az önce söylediğimiz olumlu ya da olumsuz bir yargıyı dengelemek, «gerçi şu tarafı da var» diye şerh düşmek istediğimizde ise cümleye Mind you, ya da Having said that, ile başlarız.

KısayolSöylem belirleyiciler sözlü iletişimde çok doğaldır; ancak makale ve resmî raporlarda yerlerini yazılı bağlaçlara bırakırlar.

The cat looks fast asleep on the sofa; actually, it is peeking at us with one eye.

Kedi kanepede derin uykuda görünüyor; aslında tek gözüyle bize bakıyor.

The cat has no office experience; mind you, it listens very attentively.

Kedinin hiç ofis deneyimi yok; gerçi çok dikkatli dinliyor.

The grey sofa is very wide; having said that, the wicker basket is much warmer.

Gri kanepe çok geniş; bununla birlikte hasır sepet çok daha sıcak.

You need a ticket for Friday’s concert? As it happens, I have a spare one right here.

Cuma günkü konser için bilete mi ihtiyacın var? Tesadüfe bak ki bende fazladan bir tane var.

The hotel was a bit noisy at night. Mind you, it was very cheap and central.

Otel gece biraz gürültülüydü. Gerçi çok ucuzdu ve merkezdeydi.

Most people think Selin is from Istanbul, but actually she grew up in Trabzon.

Çoğu insan Selin’i İstanbullu sanıyor ama aslında Trabzon’da büyüdü.

İşlevKonuşma dili (Söylem belirleyici)Resmî yazı karşılığı
Karşıt not / şerhIt’s cheap. Mind you, the quality is low.It is inexpensive; nevertheless, the quality is low.
Yargıyı dengelemeHe’s strict; having said that, he’s fair.He is strict; on the other hand, he is fair.
Yanılgıyı düzeltmeActually, the figures are higher.In fact, the figures are considerably higher.

discourse marker — Konuşmanın akışını, konuşmacının tutumunu ve cümleler arası geçişi yöneten sohbet kalıbı.

03

Konu geçişi, açıklama ve özet: by the way · anyway · to be honest · I mean · you see

Sohbet sürerken akla gelen yan bir konuyu açmak için by the way («bu arada»); dağılan sohbeti asıl konuya döndürmek ya da konuşmayı kapatmak için anyway («neyse, her neyse») kullanılır.

Kişisel ve dobra bir fikri yumuşatırken to be honest («açıkçası»); kendi sözümüzü açarken I mean («yani»); karşı tarafa bilmediği bir sebebi açıklarken you see («anlayacağın»); son sözü özetlerken at the end of the day («sonuçta») seçilir.

KısayolAşağıdaki kalıplar konuşma diline aittir; resmî yazıda sağ sütundaki karşılıklar tercih edilir.

Did you enjoy the exhibition yesterday? — <b>To be honest</b>, I found it rather disappointing.

Do you happen to know Deniz’s new phone number? — <b>As it happens</b>, she called me ten minutes ago!

To be honest, the cat does not like this brand of food at all.

Dürüst olmak gerekirse kedi bu mama markasını hiç sevmiyor.

By the way, have you given the cat its evening meal yet?

Bu arada, kediye akşam mamasını verdin mi?

The traffic on the bridge was terrible! Anyway, let’s begin the meeting.

Köprüdeki trafik berbattı! Neyse, hadi toplantıya başlayalım.

We cannot rent that shop — I mean, look at the monthly rent!

O dükkânı kiralayamayız — yani şu aylık kiraya bak!

I couldn’t call you last night; you see, my phone battery died on the train.

Dün gece seni arayamadım; anlayacağın trende telefonumun şarjı bitti.

At the end of the day, your health is much more important than any job.

Sonuçta (günün sonunda) sağlığın her işten çok daha önemlidir.

Konuşma işleviSohbet dili (Konuşma)Resmî rapor / Makale
Yan konuya geçmeBy the way, did you call Mert?Resmî yazıda kullanılmaz
Asıl konuya dönmeAnyway, as I was saying…To return to the main point…
Sonucu özetlemeAt the end of the day, safety comes first.Ultimately, safety is the priority.
Sözünü netleştirmeIt’s late — I mean, it’s past midnight.In other words / Specifically…

register — Dil düzlemi; bir ifadenin samimi sohbete mi yoksa resmî yazıya mı uygun olduğu bilgisi.

İpuçları

Testten önce bunları bil

  1. Düzeltme, şerh ve tesadüf: actually · mind you · having said that · as it happens

    En sık hata: actually kelimesini «şu anda, hâlihazırda» sanmak! actually «aslında» demektir; «şu anda» demek için currently ya da at the moment kullanılır: She is currently working in Ankara.

  2. Konu geçişi, açıklama ve özet: by the way · anyway · to be honest · I mean · you see

    En sık hata: Bir konuşmaya ya da e-postaya ilk cümle olarak By the way,… ile başlamak! by the way yalnız zaten sürmekte olan bir sohbetin ortasında yeni bir parantez açarken kullanılır.

  3. Konu geçişi, açıklama ve özet: by the way · anyway · to be honest · I mean · you see

    mind you, by the way, I mean, you see, at the end of the day samimi konuşma kalıplarıdır; akademik makalelerde ve resmî iş mektuplarında kullanılmaz.

04

Kendini dene

Cevaba dokun — neden öyle olduğunu birlikte görelim.

Everyone thinks the cat is sleeping on the sofa, but it is watching us with one eye open.

Genel bir yanılgıyı düzeltip gerçeği («aslında») söylerken actually kullanılır. currently «şu anda» demektir.

We were just talking about moving to Izmir, and, , my company offered me a transfer there this morning!

Tam İzmir’e taşınmaktan konuşuyorduk ki tesadüfe bak, şirketim bu sabah bana oraya tayin teklif etti! Konuşulan konuyla ilgili beklenmedik bir tesadüfü anlatırken as it happens kullanılır.

The new laptop is very fast and light. , the battery only lasts about three hours.

Yeni dizüstü bilgisayar çok hızlı ve hafif. Bununla birlikte, şarjı yalnızca üç saat kadar gidiyor. Önceki olumlu cümleyi olumsuz bir özellikle dengelerken Having said that («bununla birlikte / gerçi öyle dedim ama») kullanılır.

, I don’t think the cat likes this new food at all; it hasn’t touched its bowl.

Doğrudan eldeki konuyla ilgili açık ve dürüst bir kanaat bildirirken To be honest («açıkçası, dürüst olmak gerekirse») seçilir.

Sorry, I’ve been talking about my holiday for twenty minutes! , how did your job interview go?

Kusura bakma, yirmi dakikadır tatilimden bahsediyorum! Neyse, senin iş görüşmen nasıl geçti? Uzayan bir konuyu kapatıp asıl meseleye dönerken Anyway («neyse») kullanılır.

We should book the train tickets tonight. Oh, , have you seen my reading glasses anywhere?

Tren biletlerini bu akşam ayırtmalıyız. Aa, bu arada, okuma gözlüğümü bir yerde gördün mü? Sohbet sırasında aniden akla gelen bambaşka bir konuya geçerken by the way («bu arada») kullanılır.

Defne graduated from university in June and is working as an architect in Bursa.

Defne haziranda üniversiteden mezun oldu ve şu anda Bursa’da mimar olarak çalışıyor. Cümlede zıtlık ya da şerh yok; «şu anda, hâlihazırda» anlamında zaman zarfı olan currently gerekir.

We can’t afford to rent that apartment — , the rent alone takes up half of my salary!

O daireyi kiralamaya gücümüz yetmez — yani tek başına kirası bile maaşımın yarısını götürüyor! Az önce söylenen cümleyi açmak ve gerekçelendirmek için («yani, demek istediğim») I mean kullanılır.

Alıştırma bitti — –

Fotoğraflı anlatımla tekrar etmek istersen resimli derse geç.

0/8 · soru cevaplandı

Resimli ders
undefined