Türkçede olmayan ünsüzler: th, w ve v
İngilizce ünsüzlerin çoğu Türkçedekine çok yakın çıkar: b, d, k, m, n, s için yeni bir şey öğrenmek gerekmez. Asıl zorluk üç seste toplanır: iki ayrı th sesi ve w. Üçü de Türkçede ayrı bir ses olarak bulunmaz ve en yakın Türkçe sesle değiştirildiklerinde çoğu zaman başka bir kelime duyulur.
th iki türlüdür. /θ/ ötümsüzdür (think, three, bath): ses telleri titreşmez, yalnız hava sürtünür. /ð/ ötümlüdür (this, they, mother): ağız aynı konumdadır ama ses telleri titreşir. İkisinde de dil ucu üst ön dişlerin ucuna hafifçe değer ya da dişlerin arasından biraz dışarı çıkar; hava dil ile dişlerin arasından sızar.
w, Türkçe v değildir. v sesinde üst dişler alt dudağa değer; bu Türkçe v ile aynıdır. w sesinde dişler dudağa hiç değmez: dudaklar kısa bir «u» için yuvarlanır ve hemen ardından gelen ünlüye açılır. we yaklaşık «uii», wine yaklaşık «uayn» gibi duyulur.
| Ses | Örnek | Nasıl çıkar? | Karışırsa |
|---|---|---|---|
| /θ/ | think, three, month | Türkçede yok. Dil ucu dişlerde, hava «s»deki gibi sürtünür; ses telleri titreşmez. | think → sink (batmak) · three → tree (ağaç) |
| /ð/ | this, they, mother | Türkçede yok. /θ/ ile aynı konum, ama ses telleri titreşir; «z»ye benzer bir vızıltı duyulur. | they → day (gün) · then → den (hayvan ini) |
| /w/ | we, wine, west | Türkçede ayrı bir ses olarak yok. Kısa bir «u» ile başlar, dişler dudağa değmez. | wine → vine (asma) · west → vest (yelek) |
| /v/ | very, five, love | Türkçe v ile aynı: üst dişler alt dudağa değer. | vet → wet (ıslak): w’yi düzeltirken v’yi de w yapmak |
Kelime başındaki th, the, this, that, they, there, then gibi dil bilgisi kelimelerinde çoğunlukla /ð/, think, thank, thing, three gibi anlam taşıyan kelimelerde çoğunlukla /θ/ okunur.
KısayolKelimede th görünce dil ucunu dişlere götürün. /t/, /s/, /d/ ya da /z/ ile karşılamak çoğu zaman başka bir kelime söyletir: think ≠ sink, they ≠ day.
I think three of them are over there.
Sanırım üçü orada. (think, three: /θ/ · them, there: /ð/)
We have very warm weather in July.
Temmuzda hava çok sıcak olur. (we, warm, weather: /w/ · have, very: /v/)
Birkaç özel isimde th düz /t/ okunur: Thomas, Thailand. Bunlar istisnadır; kural olarak öğrenilmez, tek tek bilinir.
Türkçede olmayan ünlüler: cat, about, ship ↔ sheep
Türkçede sekiz ünlü vardır ve her biri yazıldığı gibi okunur. İngilizcede ünlü sesi sayısı bundan fazladır ve aynı harf birden çok sesle okunabilir: a harfi cat kelimesinde /æ/, car kelimesinde /ɑː/, about kelimesinde /ə/ okunur. Türk öğrenciyi en çok zorlayan dört nokta aşağıdadır.
/æ/ (cat, bad, man). Türkçede ayrı bir ünlü olarak yoktur; Türkçe «e» ile «a» arasında duyulur. Ağız «a» der gibi geniş açılır, dil ise «e»deki gibi önde kalır. Türkçe «e» ile söylenince man (adam) men (adamlar), bad (kötü) bed (yatak) olur.
Schwa /ə/ (about, banana, the). İngilizcede en sık duyulan ünlüdür ve yalnız vurgusuz hecede bulunur. Kısa, gevşek, ağız yarı açık bir sestir. Türkçede en yakını «ı»dır ama aynı değildir: schwa daha kısa ve daha belirsizdir. Yazılışta her ünlü harf schwa okunabilir: about (a), taken (e), pencil (i), lemon (o), support (u).
Uzun–kısa çiftler. ship /ʃɪp/ ↔ sheep /ʃiːp/ ve full /fʊl/ ↔ fool /fuːl/ çiftlerinde fark yalnız uzunluk değildir, sesin kendisi de değişir. /iː/ Türkçe «i»ye yakındır ama daha uzun ve gergindir, dudaklar gülümser gibi yayılır. /ɪ/ kısa ve gevşektir; Türkçe «i» ile «e» arasında duyulur. Aynı ilişki /uː/ ile /ʊ/ arasında da vardır: /uː/ uzundur ve dudaklar iyice yuvarlanır, /ʊ/ kısadır ve dudaklar gevşek kalır.
| Ses | Örnek | Türkçe benzeri | Karışırsa |
|---|---|---|---|
| /æ/ | cat /kæt/, bad, man | yok; «e» ile «a» arası, ağız geniş açık | man → men · bad → bed |
| /ə/ (schwa) | about /əˈbaʊt/, sofa, the | yakın ama aynı değil: kısa, belirsiz bir «ı» | tam «a» okununca (about → «abaut») kelime yabancı duyulur |
| /ɪ/ | ship /ʃɪp/, sit, live | yakın ama aynı değil: kısa, gevşek; «i» ile «e» arası | ship → sheep · live → leave |
| /iː/ | sheep /ʃiːp/, seat, leave | «i»ye yakın, ama daha uzun ve gergin | seat → sit · leave → live |
| /ʊ/ | full /fʊl/, book, good | yakın ama aynı değil: kısa, gevşek bir «u» | full → fool · pull → pool |
| /uː/ | fool /fuːl/, food, pool | «u»ya yakın, ama daha uzun | fool → full · pool → pull |
Bu sayfada uzun ünlüler ː işaretiyle gösterildi (/iː/, /uː/). Bazı Amerikan sözlükleri bu işareti yazmaz ve çifti /i/ ile /ɪ/ diye gösterir; ses aynıdır, yalnız gösterim farklıdır.
The man in the black hat has a bad back.
Siyah şapkalı adamın sırt sorunu var. (man, black, hat, has, bad, back: hepsi /æ/)
Please sit in this seat.
Lütfen bu koltuğa oturun. (sit, this: /ɪ/ · please, seat: /iː/)
He took a good look at the food.
Yemeğe iyice baktı. (took, good, look: /ʊ/ · food: /uː/)
Amerikan İngilizcesinde bath, ask, dance, can’t kelimelerinde de /æ/ vardır. İngiliz İngilizcesinin standart söylenişinde bu kelimeler uzun /ɑː/ ile okunur: /bɑːθ/.
Yazılış başka, okunuş başka: okunmayan harfler
Türkçede kelime yazıldığı gibi okunur. İngilizcede ise birçok kelimede harf yazılır ama okunmaz. Bu harflerin bir kısmı eski söyleyişten kalmıştır: know kelimesindeki k yüzyıllar önce okunurdu. Bir kısmı ise yazıya sonradan eklenmiştir: island kelimesindeki s hiç okunmadı. Okunmayan harflerin çoğu birkaç harf grubunda toplanır; grubu tanıyan kelimeyi doğru okur.
| Harf grubu | Okunmayan | Örnekler | Okunuşu |
|---|---|---|---|
| kn- (başta) | k | know, knife, knee | /noʊ/ · /naɪf/ · /niː/ |
| wr- (başta) | w | write, wrap, wrist | /raɪt/ · /ræp/ · /rɪst/ |
| -mb (sonda) | b | climb, comb, thumb | /klaɪm/ · /koʊm/ · /θʌm/ |
| -sten, -stle | t | listen, castle, whistle | /ˈlɪsən/ · /ˈkæsəl/ · /ˈwɪsəl/ |
| -igh | gh | night, high, light | /naɪt/ · /haɪ/ · /laɪt/ |
| h- (bazı kelimelerde) | h | hour, honest, honor | /ˈaʊər/ · /ˈɑːnɪst/ · /ˈɑːnər/ |
| l (bazı kelimelerde) | l | half, could, should | /hæf/ · /kʊd/ · /ʃʊd/ |
| -e (sonda) | e | make, time, home | /meɪk/ · /taɪm/ · /hoʊm/ |
| tek tek bilinenler | s · w · ilk d | island · answer · Wednesday | /ˈaɪlənd/ · /ˈænsər/ · /ˈwenzdeɪ/ |
Sondaki e okunmaz ama önündeki ünlünün okunuşunu değiştirir: hat /hæt/ (şapka) ↔ hate /heɪt/ (nefret etmek), not ↔ note.
KısayolBaşta kn- ve wr-, sonda -mb görünce ilk ya da son harfi atlayın: know /noʊ/, write /raɪt/, climb /klaɪm/.
Aynı harfler başka kelimede okunabilir, bu yüzden kural harf grubuna bağlıdır: gh night kelimesinde okunmaz, laugh ve enough kelimelerinde /f/ okunur. h hour kelimesinde okunmaz, house kelimesinde okunur. Okunmayan h ünlüyle başlayan kelime gibi davranır; bu yüzden a hour değil an hour denir.
I know the answer, so I’ll write it down.
Cevabı biliyorum, o yüzden yazacağım. (know: k · answer, write: w okunmaz)
We’re flying to the island on Wednesday.
Çarşamba günü adaya uçuyoruz. (island: s · Wednesday: ilk d okunmaz)
Listen, I’ll be there in half an hour.
Dinle, yarım saate oradayım. (listen: t · half: l · hour: h okunmaz; h okunmadığı için «an hour»)
Amerikan İngilizcesinde herb (ot, baharat bitkisi) kelimesinin h’si de okunmaz; İngiliz İngilizcesinde okunur.
-ed ve -s ekleri: üçer okunuş
Düzenli fiillerin geçmiş eki -ed ile çoğul ve üçüncü tekil şahıs eki -s yazılışta tek biçimdir ama üçer türlü okunur. Hangisinin okunacağını harf değil, kelimenin son sesi belirler. Bunun için tek bir ayrım gerekir: son ses ötümsüz mü, ötümlü mü?
Ötümsüz (sert) ünsüzde ses telleri titreşmez. Türkçede bunlar «fıstıkçı şahap» sözündeki ünsüzlerdir: f, s, t, k, ç, ş, h, p. İngilizcede de aynı sesler ötümsüzdür; bunlara th /θ/ eklenir. Parmaklarınızı boğazınıza koyup «sss» ve «zzz» deyin: ikincisinde titreşimi hissedersiniz. Ünlülerin hepsi ötümlüdür.
| Fiilin son sesi | -ed okunuşu | Örnekler | Hece |
|---|---|---|---|
| /t/ ya da /d/ | /ɪd/ | wanted, needed, started, decided | bir hece eklenir: want (1) → wanted (2) |
| öteki ötümsüzler: /p/ /k/ /f/ /s/ /ʃ/ /tʃ/ /θ/ | /t/ | stopped, worked, laughed, missed, washed, watched | hece eklenmez: worked /wɜːrkt/ tek hece |
| ötümlü ünsüzler ve bütün ünlüler | /d/ | played, cleaned, lived, called, changed | hece eklenmez: played /pleɪd/ tek hece |
Örnek. Okunuşu bulun: fixed, laughed, ended.
- fixed: yazılışta son harf x, ama x iki sestir: /ks/. Son ses /s/, ötümsüz → -ed /t/ okunur: /fɪkst/.
- laughed: gh burada /f/ okunur. Son ses /f/, ötümsüz → -ed /t/ okunur: /læft/.
- ended: son ses /d/ → -ed /ɪd/ okunur ve kelime iki hece olur: /ˈendɪd/.
Cevap/fɪkst/ · /læft/ · /ˈendɪd/ — yazılışa değil, son sese bakılır.
| Kelimenin son sesi | -s okunuşu | Örnekler |
|---|---|---|
| ıslıklı sesler: /s/ /z/ /ʃ/ (ş) /ʒ/ (j) /tʃ/ (ç) /dʒ/ (c) | /ɪz/ (bir hece eklenir) | buses, roses, washes, watches, pages, boxes |
| öteki ötümsüzler: /p/ /t/ /k/ /f/ /θ/ | /s/ | stops, cats, books, laughs |
| ötümlü ünsüzler ve bütün ünlüler | /z/ | dogs, calls, cars, plays, sees, goes |
Aynı kural iyelik ekinde ve kısaltmada da geçer: Jack’s /s/, Tom’s /z/, George’s /ɪz/; it’s /s/, he’s /z/. Bazı Amerikan sözlükleri /ɪd/ ve /ɪz/ okunuşlarını /əd/ ve /əz/ diye yazar.
Kısayol-ed: son ses /t/ ya da /d/ → /ɪd/ · ötümsüz → /t/ · ötümlü → /d/. -s: son ses ıslıklı (s, z, ş, ç, c, j) → /ɪz/ · ötümsüz → /s/ · ötümlü → /z/. Yeni hece yalnız /ɪd/ ve /ɪz/ okunuşlarında eklenir.
Örnek. Bu cümledeki üç -s nasıl okunur? She watches TV, plays tennis and walks to work.
- watches: son ses /tʃ/ (Türkçe ç), ıslıklı → /ɪz/; kelime iki hece olur.
- plays: son ses ünlü (/eɪ/), ötümlü → /z/: /pleɪz/.
- walks: l okunmaz, son ses /k/, ötümsüz → /s/.
Cevapwatches /ɪz/ · plays /z/ · walks /s/
She walked home, cleaned the kitchen and started cooking.
Eve yürüdü, mutfağı temizledi ve yemek yapmaya başladı. (walked /t/ · cleaned /d/ · started /ɪd/)
My brother fixes cars and plays the drums.
Ağabeyim araba tamir eder ve davul çalar. (fixes /ɪz/ · cars, plays, drums /z/)
Vurgu: kelimede hangi hece, cümlede hangi kelime?
İngilizcede birden çok heceli her kelimenin bir vurgulu hecesi vardır: bu hece daha uzun, daha yüksek ve daha net söylenir. Vurgusuz hecelerdeki ünlüler çoğu zaman schwa’ya (/ə/) iner. Sözlükte vurgulu hecenin önüne ˈ işareti konur: /ˈfoʊtəɡræf/. Türkçede vurgu çoğu kelimede son hecededir (kitap, kalem); bu alışkanlık İngilizceye taşınınca kelime zor tanınır.
İsim–fiil çiftleri. Aynı yazılan bazı kelimelerde vurgunun yeri kelimenin türünü belirler: isimde vurgu ilk hecede, fiilde ikinci hecededir. a record /ˈrekərd/ bir kayıt ya da plaktır; to record /rɪˈkɔːrd/ kaydetmektir. Vurgu yer değiştirince ünlüler de değişir.
| Kelime | İsim: vurgu ilk hecede | Fiil: vurgu ikinci hecede |
|---|---|---|
| record | record /ˈrekərd/ — kayıt, plak | record /rɪˈkɔːrd/ — kaydetmek |
| present | present /ˈprezənt/ — hediye | present /prɪˈzent/ — sunmak |
| object | object /ˈɑːbdʒekt/ — nesne | object /əbˈdʒekt/ — itiraz etmek |
| increase | increase /ˈɪnkriːs/ — artış | increase /ɪnˈkriːs/ — artırmak, artmak |
| permit | permit /ˈpɜːrmɪt/ — izin belgesi | permit /pərˈmɪt/ — izin vermek |
Her isim–fiil çifti böyle değildir: answer, visit, promise iki görevde de ilk heceden, report, control, respect iki görevde de ikinci heceden vurgulanır.
Ek gelince vurgu kayar. photograph /ˈfoʊtəɡræf/ kelimesinde vurgu ilk hecededir. photographer /fəˈtɑːɡrəfər/ ve photography kelimelerinde ikinci heceye, photographic /ˌfoʊtəˈɡræfɪk/ kelimesinde üçüncü heceye geçer. Vurgusunu kaybeden ilk hece de schwa’ya iner: /fə/.
Kısayol-tion ile biten kelimede vurgu hemen önceki hecededir: information, education, question. -ic de çoğu zaman aynı işi yapar: economic, photographic.
Cümle vurgusu ve zayıf biçimler. Cümlede anlam taşıyan kelimeler (isim, asıl fiil, sıfat, zarf, olumsuzluk) vurgulanır. Dil bilgisi kelimeleri (a, the, to, of, and, can, was) vurgusuz kalır ve zayıf biçimle söylenir: ünlüleri schwa’ya iner. I want to go to the store cümlesinde yalnız want, go, store belirgin duyulur; to the hızlıca /tə ðə/ diye geçilir.
| Kelime | Zayıf biçim | Örnek | Ne zaman güçlü okunur? |
|---|---|---|---|
| can | /kən/ | I can swim. /aɪ kən ˈswɪm/ | cümle sonunda: Yes, I can. /kæn/ |
| to | /tə/ (ünlüden önce /tu/) | I want to go. | cümle sonunda: I want to. |
| of | /əv/ | a cup of tea | cümle sonunda: What is it made of? |
| and | /ənd/, /ən/ | salt and pepper | yalnız üstüne basılırsa |
| a · the | /ə/ · /ðə/ (ünlüden önce /ði/) | a book · the end /ði end/ | üstüne basılırsa: /eɪ/ · /ðiː/ |
| was · were | /wəz/ · /wər/ | It was late. | cümle sonunda: Yes, it was. |
| for · from | /fər/ · /frəm/ | a gift for you · a letter from Ali | cümle sonunda: Where are you from? |
Amerikan İngilizcesinde can ile can’t arasındaki fark çoğu zaman sondaki t’den değil, ünlüden duyulur: I can go /aɪ kən ˈɡoʊ/ (kısa schwa, vurgusuz), I can’t go /aɪ ˈkænt ˈɡoʊ/ (açık /æ/, vurgulu); t ise çoğu zaman belli belirsizdir. İngiliz İngilizcesinde can’t /kɑːnt/ okunur.
The band is going to record a new record this year.
Grup bu yıl yeni bir plak kaydedecek. (fiil: record · isim: record)
My uncle is a photographer, and he took this photograph.
Amcam fotoğrafçı; bu fotoğrafı o çekti. (photographer · photograph)
I can swim, but I can’t dive.
Yüzebilirim ama dalamam. (can /kən/ · can’t /kænt/)
A cup of tea and a piece of cake, please.
Bir fincan çay ve bir dilim kek, lütfen. (a /ə/ · of /əv/ · and /ən/)
Amerikan İngilizcesinde r ve t
Yazılan r her yerde okunur. Amerikan İngilizcesinde r, ünlüden sonra ve kelime sonunda da duyulur: car /kɑːr/, hard /hɑːrd/, teacher /ˈtiːtʃər/. İngiliz İngilizcesinin standart söylenişinde ise ünsüzden önceki ve kelime sonundaki r okunmaz: car /kɑː/.
r’nin çıkışı Türkçeden farklıdır. Türkçe r’de dil ucu, üst dişlerin arkasındaki tümseğe bir ya da birkaç kez vurur. Amerikan r’sinde dil hiçbir yere değmez: dil ucu hafifçe geriye kıvrılır ya da dilin gövdesi geriye toplanır, dudaklar biraz yuvarlanır. Türkçe r ile söylenen very anlaşılır ama yabancı duyulur; iki ses yakın ama aynı değil.
İki ünlü arasındaki t yumuşar. Amerikan İngilizcesinde t, iki ünlünün (ya da r ile ünlünün) arasında kalıp ardından vurgusuz hece geliyorsa dilin tek ve hızlı bir dokunuşuyla çıkar. IPA’da [ɾ] diye gösterilir. Kulağa hızlı bir d gibi gelir; dilin hareketi Türkçede iki ünlü arasındaki r’nin (ara, kara) tek dokunuşuna benzer. water [ˈwɔːɾər], better, city, party böyle okunur; metal ile medal çoğu Amerikalının ağzında neredeyse aynı duyulur.
KısayolAmerikan İngilizcesinin iki kuralı: yazılan r her zaman okunur (car, hard, teacher); iki ünlü arasındaki vurgusuz t hızlı bir d’ye döner (water, better, city).
Vurgulu hecenin başındaki t yumuşamaz: hotel ve attack net t ile okunur. Yumuşama kelimeler arasında da olur: get it, a lot of. water kelimesinin ilk ünlüsü bölgeye göre /ɔː/ ya da /ɑː/ duyulur. İngiliz İngilizcesinin standart söylenişinde t yumuşamaz, net okunur.
Can I get a bottle of water, please?
Bir şişe su alabilir miyim? (get a, bottle, water: t yumuşar, d’ye yakın duyulur)
My sister parked her car near the river.
Kız kardeşim arabasını nehrin yanına park etti. (sister, parked, her, car, near, river: r’lerin hepsi okunur)
Testten önce bunları bil
- th’yi t, d, s ya da z yapmayın
thank /θæŋk/ «tenk» değil, this /ðɪs/ «dis» değil. Dil ucu dişlere değmeden th sesi çıkmaz.
- -ed’e kendiliğinden hece eklemeyin
worked /wɜːrkt/ tek hecedir, «vor-ked» değil. Yeni hece yalnız t ya da d ile biten fiillerde gelir: wanted, needed.
- Yazıldığı gibi okumayın
know /noʊ/, listen /ˈlɪsən/, Wednesday /ˈwenzdeɪ/: know kelimesinde k, listen kelimesinde t, Wednesday kelimesinde ilk d okunmaz.
- Küçük kelimelere tam ses vermeyin
to, of, and, can cümle içinde /tə/, /əv/, /ən/, /kən/ olur. Her kelimeyi tam okuyan hem yavaş konuşur hem de dinlerken bu kısa biçimleri tanımakta zorlanır.
- İsimle fiili aynı vurgulamayın
a present hediye, to present sunmak. Bu çiftlerde isim ilk heceden, fiil ikinci heceden vurgulanır.
Kendini dene
Cevaba dokun — neden öyle olduğunu birlikte görelim.
think kelimesinin ilk sesi hangisidir?
Hangi kelimenin ilk sesinde üst dişler alt dudağa değmez, dudaklar yuvarlanır?
ship (gemi) ile sheep (koyun) arasındaki okunuş farkı nedir?
worked kelimesindeki -ed nasıl okunur?
Hangi fiilde -ed /ɪd/ okunur ve kelimeye bir hece ekler?
Hangi kelimede -s ya da -es /ɪz/ okunur?
Hangi kelimede okunmayan harf yoktur?
photographer kelimesinde vurgu hangi hecededir?
I can swim. cümlesinde vurgusuz can günlük konuşmada nasıl okunur?
Amerikan İngilizcesinde water kelimesindeki t nasıl duyulur?
Alıştırma bitti — –
Bütün konular İngilizce müfredatında.
0/10 · soru cevaplandı