Orantılı değişim ve derece kelimeleri
A2’de temel karşılaştırmayı (bigger, more expensive) ve B1’de eşitliği (as … as) öğrenmiştik. B2’de ise «ne kadar …, o kadar …» kalıbını, «gittikçe daha …» yapısını ve aradaki farkın ne kadar büyük veya küçük olduğunu anlatan derece zarflarını öğreniyoruz.
| İngilizce | Türkçe |
|---|---|
| the more …, the more … | ne kadar çok …, o kadar çok … |
| the sooner, the better | ne kadar çabuk, o kadar iyi |
| colder and colder | gittikçe daha soğuk, soğudukça soğuk (kısa sıfat) |
| more and more … | giderek daha … (uzun sıfat: more and more difficult) |
| much · far · a lot | çok, katbekat (+ karşılaştırma: much bigger, far better) |
| a bit · a little · slightly | biraz, azıcık (+ karşılaştırma: a bit cheaper, slightly taller) |
| practice | pratik yapmak, alıştırma yapmak (Amerikan yazımı) |
| climb | tırmanmak, yukarı çıkmak |
The + karşılaştırma …, the + karşılaştırma · -er and -er / more and more
İki şeyin birbirine bağlı olarak değiştiğini («ne kadar …, o kadar …») anlatırken iki cümlenin de başına the + karşılaştırma (-er / more / less / better) gelir ve araya virgül konur: The more you practice, the better you get. İki tarafta da the zorunludur!
Bir durumun tek başına «gittikçe / giderek daha …» olduğunu anlatırken ise kısa sıfatlar -er and -er (colder and colder) diye, uzun sıfatlar more and more + sıfat (more and more expensive) diye kurulur.
KısayolUzun sıfatlarda more expensive and more expensive denmez; yalnızca more and more expensive kullanılır.
When should we send the invitation emails? — <b>The sooner, the better!</b> Friday is already very close.
How is your English course going? — Great! <b>The more</b> I read in English, <b>the easier</b> it gets.
The higher the cat climbs, the better it sees the room.
Kedi ne kadar yükseğe tırmanırsa odayı o kadar iyi görüyor.
Winter is here, and the mornings are getting colder and colder.
Kış geldi ve sabahlar gittikçe daha soğuk oluyor.
The more you practice, the more confident you will feel.
Ne kadar çok pratik yaparsan kendini o kadar özgüvenli hissedeceksin.
The earlier we leave, the sooner we will arrive.
Ne kadar erken çıkarsak o kadar çabuk varırız.
Life in big cities is becoming more and more expensive.
Büyük şehirlerde hayat giderek daha pahalı hâle geliyor.
The less sugar you eat, the healthier you will be.
Ne kadar az şeker yersen o kadar sağlıklı olursun.
| Kalıp | Kuruluşu | Doğru örnek ↔ Tipik hata |
|---|---|---|
| Ne kadar …, o kadar … | The + karşılaştırma …, the + karşılaştırma … | The more you read, the more you learn. (The more …, more you learn YANLIŞ!) |
| Gittikçe daha … (kısa sıfat) | get / become + -er and -er | It is getting darker and darker. |
| Gittikçe daha … (uzun sıfat) | get / become + more and more + sıfat | The test got more and more difficult. |
double comparative — Çift karşılaştırma (The more …, the better …). İki durumun birbirine bağlı olarak nasıl değiştiğini anlatan yapı.
Farkın derecesi: much / far / a lot («çok daha») ↔ a bit / slightly («biraz daha»)
İki şey arasındaki fark çok büyükse («çok daha …») karşılaştırma sıfatının önüne much, far veya a lot koyarız (much bigger, far more comfortable, a lot better). Fark küçükse («biraz daha …») önüne a bit, a little veya slightly gelir.
Altın kural: Yalın sıfatlarla kullandığımız very kelimesi karşılaştırma sıfatlarının (-er / more / better / worse) önüne ASLA GELMEZ (very bigger YANLIŞ → much bigger DOĞRU)!
Kısayolvery yalnızca yalın sıfatlarla (very big, very good) kullanılır; karşılaştırmada much / far / a lot seçilir.
How do you feel today? Are you still ill? — I feel <b>much better</b> today, thank you!
Is your new office far from your house? — It’s <b>slightly farther</b> than my old office, maybe five minutes more by bus.
The brown dog is much bigger than the cat.
Kahverengi köpek kediden çok daha büyüktür.
This cardboard box is far too small; the cat needs a much larger one.
Bu karton kutu çok fazla küçük; kedinin çok daha büyük bir kutuya ihtiyacı var.
The grey sofa is far more comfortable than the hard floor.
Gri kanepe sert zeminden katbekat daha rahattır.
The kitten isn’t as big as the cat; it is a lot smaller.
Yavru kedi büyük kedi kadar iri değil; çok daha küçük.
Today is a bit warmer than yesterday, so we can sit outside.
Bugün dünden biraz daha sıcak; bu yüzden dışarıda oturabiliriz.
The second train ticket is slightly more expensive than the first one.
İkinci tren bileti birincisinden birazcık daha pahalı.
| Farkın boyutu | Eklenen kelimeler | Kısa sıfat / Düzensiz | Uzun sıfat (more …) |
|---|---|---|---|
| Büyük fark («çok daha») | much / far / a lot | much bigger · far better | much more expensive |
| Küçük fark («biraz daha») | a bit / a little / slightly | a bit colder · a little worse | slightly more comfortable |
| YASAK (Hata) | very / more + -er | very bigger · more better (YANLIŞ!) | very more expensive (YANLIŞ!) |
comparative modifier — Karşılaştırma derecesini belirten zarf (much, far, a lot, a bit, slightly). Karşılaştırma sıfatının hemen önüne gelir.
Testten önce bunları bil
- The + karşılaştırma …, the + karşılaştırma · -er and -er / more and more
En sık iki hata: İkinci yarıdaki the kelimesini unutmak ve better önüne more eklemek (The more you practice, more better you get)! better zaten «daha iyi» demektir; doğrusu her zaman The more you practice, the better you get olur.
- The + karşılaştırma …, the + karşılaştırma · -er and -er / more and more
Birinci yarıda gelecekten bahsedilse bile (tıpkı if gibi) will kullanılmaz; geniş zaman gelir: The sooner you start, the sooner you will finish.
- Farkın derecesi: much / far / a lot («çok daha») ↔ a bit / slightly («biraz daha»)
En sık hata: «Çok daha büyük / çok daha iyi» demek isterken Türkçedeki «çok» kelimesini birebir çevirip very bigger veya very better demek! Karşılaştırma sıfatlarının önünde «çok» anlamını very değil, much / far / a lot verir: much bigger, far better, a lot easier.
- Farkın derecesi: much / far / a lot («çok daha») ↔ a bit / slightly («biraz daha»)
B1 bağlantısı: Coffee is much stronger than tea cümlesi, B1’de öğrendiğimiz Tea isn’t nearly as strong as coffee («Çay kahve kadar sert olmaktan çok uzak») cümlesiyle aynı gerçeği anlatır.
Kendini dene
Cevaba dokun — neden öyle olduğunu birlikte görelim.
The higher the cat climbs, it can see the whole room.
The brown dog is than the cat.
Put on your warm coat! The weather is getting every day.
The more books you read, words you will learn.
Sleeping on the grey sofa is than sleeping on the wooden chair.
Renting a flat in the city center is getting difficult every year.
My new bag is almost the same price as yours; it was only more expensive.
The sooner you finish your homework, the you can go out to play.
Alıştırma bitti — –
Fotoğraflı anlatımla tekrar etmek istersen resimli derse geç.
0/8 · soru cevaplandı