İngilizce

the more … the better; far, much, a bit

The higher the cat climbs, the better it sees the room.

01

Orantılı değişim ve derece kelimeleri

A2’de temel karşılaştırmayı (bigger, more expensive) ve B1’de eşitliği (as … as) öğrenmiştik. B2’de ise «ne kadar …, o kadar …» kalıbını, «gittikçe daha …» yapısını ve aradaki farkın ne kadar büyük veya küçük olduğunu anlatan derece zarflarını öğreniyoruz.

İngilizceTürkçe
the more …, the more …ne kadar çok …, o kadar çok …
the sooner, the betterne kadar çabuk, o kadar iyi
colder and coldergittikçe daha soğuk, soğudukça soğuk (kısa sıfat)
more and more …giderek daha … (uzun sıfat: more and more difficult)
much · far · a lotçok, katbekat (+ karşılaştırma: much bigger, far better)
a bit · a little · slightlybiraz, azıcık (+ karşılaştırma: a bit cheaper, slightly taller)
practicepratik yapmak, alıştırma yapmak (Amerikan yazımı)
climbtırmanmak, yukarı çıkmak
02

The + karşılaştırma …, the + karşılaştırma · -er and -er / more and more

İki şeyin birbirine bağlı olarak değiştiğini («ne kadar …, o kadar …») anlatırken iki cümlenin de başına the + karşılaştırma (-er / more / less / better) gelir ve araya virgül konur: The more you practice, the better you get. İki tarafta da the zorunludur!

Bir durumun tek başına «gittikçe / giderek daha …» olduğunu anlatırken ise kısa sıfatlar -er and -er (colder and colder) diye, uzun sıfatlar more and more + sıfat (more and more expensive) diye kurulur.

KısayolUzun sıfatlarda more expensive and more expensive denmez; yalnızca more and more expensive kullanılır.

When should we send the invitation emails? — <b>The sooner, the better!</b> Friday is already very close.

How is your English course going? — Great! <b>The more</b> I read in English, <b>the easier</b> it gets.

The higher the cat climbs, the better it sees the room.

Kedi ne kadar yükseğe tırmanırsa odayı o kadar iyi görüyor.

Winter is here, and the mornings are getting colder and colder.

Kış geldi ve sabahlar gittikçe daha soğuk oluyor.

The more you practice, the more confident you will feel.

Ne kadar çok pratik yaparsan kendini o kadar özgüvenli hissedeceksin.

The earlier we leave, the sooner we will arrive.

Ne kadar erken çıkarsak o kadar çabuk varırız.

Life in big cities is becoming more and more expensive.

Büyük şehirlerde hayat giderek daha pahalı hâle geliyor.

The less sugar you eat, the healthier you will be.

Ne kadar az şeker yersen o kadar sağlıklı olursun.

KalıpKuruluşuDoğru örnek ↔ Tipik hata
Ne kadar …, o kadar …The + karşılaştırma …, the + karşılaştırma …The more you read, the more you learn.
(The more …, more you learn YANLIŞ!)
Gittikçe daha … (kısa sıfat)get / become + -er and -erIt is getting darker and darker.
Gittikçe daha … (uzun sıfat)get / become + more and more + sıfatThe test got more and more difficult.

double comparative — Çift karşılaştırma (The more …, the better …). İki durumun birbirine bağlı olarak nasıl değiştiğini anlatan yapı.

03

Farkın derecesi: much / far / a lot («çok daha») ↔ a bit / slightly («biraz daha»)

İki şey arasındaki fark çok büyükse («çok daha …») karşılaştırma sıfatının önüne much, far veya a lot koyarız (much bigger, far more comfortable, a lot better). Fark küçükse («biraz daha …») önüne a bit, a little veya slightly gelir.

Altın kural: Yalın sıfatlarla kullandığımız very kelimesi karşılaştırma sıfatlarının (-er / more / better / worse) önüne ASLA GELMEZ (very bigger YANLIŞ → much bigger DOĞRU)!

Kısayolvery yalnızca yalın sıfatlarla (very big, very good) kullanılır; karşılaştırmada much / far / a lot seçilir.

How do you feel today? Are you still ill? — I feel <b>much better</b> today, thank you!

Is your new office far from your house? — It’s <b>slightly farther</b> than my old office, maybe five minutes more by bus.

The brown dog is much bigger than the cat.

Kahverengi köpek kediden çok daha büyüktür.

This cardboard box is far too small; the cat needs a much larger one.

Bu karton kutu çok fazla küçük; kedinin çok daha büyük bir kutuya ihtiyacı var.

The grey sofa is far more comfortable than the hard floor.

Gri kanepe sert zeminden katbekat daha rahattır.

The kitten isn’t as big as the cat; it is a lot smaller.

Yavru kedi büyük kedi kadar iri değil; çok daha küçük.

Today is a bit warmer than yesterday, so we can sit outside.

Bugün dünden biraz daha sıcak; bu yüzden dışarıda oturabiliriz.

The second train ticket is slightly more expensive than the first one.

İkinci tren bileti birincisinden birazcık daha pahalı.

Farkın boyutuEklenen kelimelerKısa sıfat / DüzensizUzun sıfat (more …)
Büyük fark («çok daha»)much / far / a lotmuch bigger · far bettermuch more expensive
Küçük fark («biraz daha»)a bit / a little / slightlya bit colder · a little worseslightly more comfortable
YASAK (Hata)very / more + -ervery bigger · more better (YANLIŞ!)very more expensive (YANLIŞ!)

comparative modifier — Karşılaştırma derecesini belirten zarf (much, far, a lot, a bit, slightly). Karşılaştırma sıfatının hemen önüne gelir.

İpuçları

Testten önce bunları bil

  1. The + karşılaştırma …, the + karşılaştırma · -er and -er / more and more

    En sık iki hata: İkinci yarıdaki the kelimesini unutmak ve better önüne more eklemek (The more you practice, more better you get)! better zaten «daha iyi» demektir; doğrusu her zaman The more you practice, the better you get olur.

  2. The + karşılaştırma …, the + karşılaştırma · -er and -er / more and more

    Birinci yarıda gelecekten bahsedilse bile (tıpkı if gibi) will kullanılmaz; geniş zaman gelir: The sooner you start, the sooner you will finish.

  3. Farkın derecesi: much / far / a lot («çok daha») ↔ a bit / slightly («biraz daha»)

    En sık hata: «Çok daha büyük / çok daha iyi» demek isterken Türkçedeki «çok» kelimesini birebir çevirip very bigger veya very better demek! Karşılaştırma sıfatlarının önünde «çok» anlamını very değil, much / far / a lot verir: much bigger, far better, a lot easier.

  4. Farkın derecesi: much / far / a lot («çok daha») ↔ a bit / slightly («biraz daha»)

    B1 bağlantısı: Coffee is much stronger than tea cümlesi, B1’de öğrendiğimiz Tea isn’t nearly as strong as coffee («Çay kahve kadar sert olmaktan çok uzak») cümlesiyle aynı gerçeği anlatır.

04

Kendini dene

Cevaba dokun — neden öyle olduğunu birlikte görelim.

The higher the cat climbs, it can see the whole room.

Kedi ne kadar yükseğe tırmanırsa bütün odayı o kadar iyi görebiliyor. «Ne kadar …, o kadar …» kalıbında her iki parçanın da başında the bulunur ve good sıfatının karşılaştırması the better olur.

The brown dog is than the cat.

Kahverengi köpek kediden çok daha büyüktür. Karşılaştırma sıfatının (bigger) önünde «çok daha» demek için much kullanılır; very bigger ve more bigger yanlıştır.

Put on your warm coat! The weather is getting every day.

Kalın montunu giy! Hava her gün gittikçe daha soğuk oluyor. Tek heceli kısa sıfatlarla (cold) «gittikçe daha …» anlamı -er and -er tekrarıyla kurulur: colder and colder.

The more books you read, words you will learn.

Ne kadar çok kitap okursan o kadar çok kelime öğrenirsin. İlk yarı The more… ile başladığı için ikinci yarı da the + karşılaştırma (the more) ile başlar.

Sleeping on the grey sofa is than sleeping on the wooden chair.

Gri kanepede uyumak tahta sandalyede uyumaktan katbekat daha rahattır. Uzun sıfatların karşılaştırma biçimi (more comfortable) önünde güçlü fark belirtmek için far kullanılır; very gelmez.

Renting a flat in the city center is getting difficult every year.

Şehir merkezinde daire kiralamak her yıl giderek daha zor hâle geliyor. Uzun sıfatların (difficult) önünde «giderek daha …» anlamını more and more verir.

My new bag is almost the same price as yours; it was only more expensive.

Benim yeni çantam seninkiyle neredeyse aynı fiyatta; yalnızca birazcık daha pahalıydı. İlk cümlede «neredeyse aynı fiyatta» (almost the same price) ve «yalnızca» (only) dendiği için fark çok küçüktür → slightly (birazcık).

The sooner you finish your homework, the you can go out to play.

Ödevini ne kadar çabuk bitirirsen dışarı oynamaya o kadar erken çıkabilirsin. The sooner …, the … yapısında ikinci the’dan sonra da karşılaştırma derecesi (earlier) gelir; en üstünlük (earliest) kullanılmaz.

Alıştırma bitti — –

Fotoğraflı anlatımla tekrar etmek istersen resimli derse geç.

0/8 · soru cevaplandı

Resimli ders
undefined