Geçmiş alışkanlık ve değişim kelimeleri
Geçmişte düzenli olarak yaptığımız ama artık yapmadığımız alışkanlıkları ya da eskiden doğru olup şimdi değişmiş durumları anlatmak için used to + yalın fiil kullanılır.
| İngilizce | Türkçe |
|---|---|
| used to | eskiden …-ırdı, bir zamanlar öyleydi |
| didn’t use to | eskiden …-mazdı |
| in the past | geçmişte, eskiden |
| when I was a child | ben çocukken |
| nowadays | bugünlerde, artık |
| any more | artık (olumsuz cümlede) |
| habit | alışkanlık |
| change | değişmek, değişiklik |
Eskiden öyleydi: used to · didn’t use to · Did you use to…?
Olumlu cümlede bütün öznelerle used to + yalın fiil (V1) gelir ve «eskiden öyleydi ama artık değil» anlamı taşır: I used to live in Izmir (artık İzmir’de yaşamıyorum).
Olumsuzda ve soruda yardımcı fiil did / didn’t devreye girer; bu yüzden sondaki -d düşer: didn’t use to ve Did you use to…?
Kısayoldid ve didn’t olan yerde used değil use yazılır.
Did you use to play outside when you were a child? — Yes, we used to play in the street every afternoon.
Where did Mert use to work before he came here? — He used to work at a small bookshop.
The cat used to sleep in a basket; now it sleeps in a box.
Kedi eskiden sepette uyurdu; şimdi kutuda uyuyor.
The big cat used to be a tiny kitten too.
Büyük kedi de bir zamanlar minik bir yavruydu.
The cat used to chase the red ball, but now it ignores it.
Kedi eskiden kırmızı topun peşinden koşardı ama şimdi ona bakmıyor.
The cat didn’t use to drink milk, but now it loves it.
Kedi eskiden süt içmezdi ama şimdi çok seviyor.
I used to live in Izmir, but now I live in Ankara.
Eskiden İzmir’de yaşardım ama şimdi Ankara’da yaşıyorum.
There used to be a small cinema on this street.
Eskiden bu sokakta küçük bir sinema vardı.
Ece didn’t use to like coffee when she was younger.
Ece daha gençken kahveyi sevmezdi.
| Biçim | Kalıp | Örnek |
|---|---|---|
| olumlu | özne + used to + V1 | She used to wear glasses. (Eskiden gözlük takardı.) |
| olumsuz | özne + didn’t use to + V1 | I didn’t use to eat fish. (Eskiden balık yemezdim.) |
| soru | Did + özne + use to + V1? | Did you use to have a bike? (Eskiden bisikletin var mıydı?) |
past habit — Geçmişte düzenli yapılan ama artık bırakılmış alışkanlık (used to play, used to walk).
past state — Geçmişte uzun süre geçerli olmuş ama artık değişmiş durum (used to be, used to have, used to live).
used to ↔ Past Simple (bir kez) ↔ usually (bugün)
Geçmişte yalnız bir kez olmuş ya da tam tarihi/sayısı (yesterday, last week, three times) verilmiş olaylarda used to kullanılmaz; sade past simple (V2) kullanılır.
used to yalnız geçmişe aittir; şimdiki zaman biçimi yoktur. Bugünkü alışkanlıkları anlatırken usually + geniş zaman (I usually walk) seçilir.
KısayolZamanı ve tekrar edip etmediğini kontrol et.
The cat took the red train yesterday.
Kedi dün kırmızı trene bindi (bir kez oldu → V2).
Nowadays, the cat usually runs in the park in the morning.
Bugünlerde kedi genelde her sabah parkta koşar (bugünkü alışkanlık).
We went to Antalya last summer.
Geçen yaz Antalya’ya gittik (tek sefer: used to olmaz).
We used to go to Antalya every summer when we were children.
Çocukken her yaz Antalya’ya giderdik (geçmiş alışkanlık).
He used to walk to work, but he doesn’t walk any more.
Eskiden işe yürüyerek giderdi ama artık yürümüyor.
Nowadays, he usually takes the bus to work.
Bugünlerde işe genelde otobüsle gidiyor.
| Durum | Doğru yapı | Yanlış |
|---|---|---|
| Geçmiş alışkanlık / durum (artık bitti) | I used to play tennis. | I use to play tennis. |
| Geçmişte tek seferlik olay (yesterday, last night) | I played tennis yesterday. | I used to play tennis yesterday. |
| Bugünkü alışkanlık (nowadays, every day) | I usually play tennis on Sundays. | I use to play on Sundays. |
not … any more — «Artık …-mıyor». Eskiden yapılan bir şeyin bittiğini vurgulamak için olumsuz cümle sonunda kullanılır.
Testten önce bunları bil
- Eskiden öyleydi: used to · didn’t use to · Did you use to…?
En sık iki yazım hatası: Olumlu cümlede I use to play (d eksik), olumsuzda I didn’t used to play (d fazla) yazmak! Olumluda used to, did / didn’t varken use to olur.
- Eskiden öyleydi: used to · didn’t use to · Did you use to…?
used to arkasından asla -ing gelmez: I used to living here yanlıştır; doğrusu I used to live here.
- used to ↔ Past Simple (bir kez) ↔ usually (bugün)
En sık hata: «Genelde erken kalkarım» demek için I use to get up early demek! İngilizcede use to diye bir geniş zaman kalıbı yoktur; bugünkü alışkanlık I usually get up early ile söylenir.
Kendini dene
Cevaba dokun — neden öyle olduğunu birlikte görelim.
The cat in a basket, but now it prefers this cardboard box.
The cat milk when it was small.
Did you in Bursa before you moved here?
The cat the red train to Ankara yesterday.
Nowadays, I tea without sugar.
There a big park here, but now there are tall buildings.
The cat doesn’t play with the red ball
My brother his leg last winter.
Alıştırma bitti — –
Fotoğraflı anlatımla tekrar etmek istersen resimli derse geç.
0/8 · soru cevaplandı