İddiayı ve eleştiriyi yumuşatan (hedging) kelime ve kalıplar
Akademik makalelerde, raporlarda ve iş yazışmalarında yüzde yüz kesin genellemelerden (This proves…, Everyone knows…, You are wrong) kaçınılır. İddiayı kanıtların sınırları içinde tutmak veya karşı tarafı kırmadan uyarmak için yumuşatma dili (hedging / cautious language) kullanılır.
| İngilizce | Türkçe |
|---|---|
| seem to / appear to + V1 | … gibi görünmek, … izlenimi vermek |
| would seem / appear to + V1 | … gibi görünmektedir (daha temkinli ve resmî) |
| tend to + V1 | … eğiliminde olmak, genelde … yapmak |
| may / might / could + V1 | … olabilir (kesin yargı yerine olasılık) |
| It could be argued that… | … ileri sürülebilir ki … (akademik tartışma) |
| It is possible / likely that… | … olması mümkündür / muhtemeldir ki … |
| arguably / possibly / perhaps | savunulabilir ki / muhtemelen / belki |
| somewhat / relatively / slightly | bir dereceye kadar, biraz / nispeten / hafifçe |
| suggest / indicate | (kesin kanıtlamak yerine) işaret etmek, düşündürmek |
Fiiller ve kiplerle yumuşatma: seem / appear to, tend to, would seem to, may / might / could
Kesin bir genelleme yapmak yerine tend to + V1 («… eğilimindedir»); doğrudan is / are demek yerine seem to / appear to + V1 ya da daha da temkinli olan would seem / appear to + V1 seçilir.
Benzer biçimde, «kanıtlıyor» (proves) yerine «işaret ediyor olabilir» demek için may / might / could + suggest / indicate kullanılır. İş e-postalarında bir hatayı bildirirken de There is a mistake yerine There might be a small mistake demek çok daha yapıcıdır.
KısayolYumuşatma dili yazarın zayıflığını değil, veriye ve muhataba duyduğu özeni gösterir.
The cat would appear to be slightly tired during the check-up.
Kedi muayene sırasında biraz yorgun gibi görünüyor.
Our cat tends to sit on top of the fridge when the kitchen is busy.
Kedimiz mutfak kalabalık olduğunda buzdolabının üstünde oturma eğilimindedir.
The cat seems to be undecided between the sofa and the basket.
Kedi kanepe ile sepet arasında kararsız kalmış görünüyor.
There might be a small calculation error on this screen.
Bu ekranda küçük bir hesaplama hatası olabilir.
These early findings would seem to suggest a link between sleep and memory.
Bu ilk bulgular uyku ile hafıza arasında bir bağlantıya işaret ediyor görünüyor.
Working from home could reduce commuting stress for many employees.
Evden çalışmak pek çok çalışan için yol stresini azaltabilir.
| Yumuşatma Aracı | Kesin / Sert (Doğrudan) | Yumuşatılmış / Resmî (Hedging) |
|---|---|---|
| tend to + V1 | Cats sleep in warm places. | Cats tend to sleep in warm places. |
| appear / seem to + V1 | The client is dissatisfied. | The client appears to be dissatisfied. |
| would seem to + V1 | The data proves a clear drop. | The data would seem to indicate a drop. |
| may / might / could | You made an error in row four. | There might be a slight error in row four. |
hedging (cautious language) — Akademik ve resmî dilde iddiaları mutlak kesinlikten kurtarıp ölçülü, savunulabilir ve kibar biçimde sunma tekniği.
Kişisiz kalıplar (It could be argued that…) ve derecelendirme zarfları (somewhat, arguably, relatively)
Akademik yazıda I think… yerine kişisiz giriş kalıpları tercih edilir: It could be argued that… («… ileri sürülebilir ki»), It is possible / likely that… («… muhtemeldir ki») ve There appears / seems to be… («… var gibi görünmektedir»).
Sıfatların sertliğini kırmak için önlerine somewhat («biraz, bir dereceye kadar»), relatively («nispeten») veya slightly («hafifçe») getirilir. En üstünlük derecesini (the best, the most important) yumuşatmak için ise sıfat öbeğinin önüne arguably («savunulabilir ki») konur.
Kısayolsomewhat genellikle olumsuz veya eleştirel sıfatları (somewhat disappointing, somewhat expensive) kibarlaştırmak için kullanılır.
The train schedule is somewhat confusing for first-time visitors.
Tren tarifesi ilk kez gelen ziyaretçiler için biraz kafa karıştırıcı.
There appears to be very little food left in the fridge.
Buzdolabında çok az yiyecek kalmış gibi görünüyor.
It could be argued that public transport needs more investment.
Toplu taşımanın daha fazla yatırıma ihtiyaç duyduğu ileri sürülebilir.
It is likely that the committee will announce its decision on Friday.
Komitenin kararını cuma günü açıklaması muhtemeldir.
This novel is arguably the finest work of her entire career.
Bu roman, savunulabilir ki onun bütün kariyerinin en seçkin eseridir.
Sales remained relatively stable during the winter months.
Satışlar kış ayları boyunca nispeten dengeli kaldı.
| İşlev | Gündelik / Kesin İfade | Akademik / Yumuşatılmış (C1) |
|---|---|---|
| Görüş sunma | I think this policy is wrong. | It could be argued that this policy is flawed. |
| Olasılık | Prices will probably rise. | It is likely that prices will rise. |
| Eleştiri yumuşatma | The results were bad. | The results were somewhat disappointing. |
| En üstünlük (superlative) | This is the most important factor. | This is arguably the most important factor. |
qualifying adverbs — Sıfatların ve yargıların kesinlik derecesini ayarlayan zarflar (somewhat, relatively, slightly, arguably).
Testten önce bunları bil
- Fiiller ve kiplerle yumuşatma: seem / appear to, tend to, would seem to, may / might / could
En sık hata: seem, appear, tend fiillerinden sonra -ing getirmek (She appears being tired ya da People tend buying). Bu üç fiil her zaman to + V1 alır: appears to be · tend to buy.
- Fiiller ve kiplerle yumuşatma: seem / appear to, tend to, would seem to, may / might / could
«Görünmek» anlamındaki seem ve appear durum fiilleridir; şimdiki zamanda -ing almazlar (It is seeming değil, It seems).
- Kişisiz kalıplar (It could be argued that…) ve derecelendirme zarfları (somewhat, arguably, relatively)
En sık hata: Gündelik belirsizlik kelimelerini aynı cümlede üst üste yığmak (I think maybe perhaps it seems that…). İyi bir C1 cümlesinde tek bir resmî kalıp (It could be argued that… veya would seem to suggest) yeterlidir.
- Kişisiz kalıplar (It could be argued that…) ve derecelendirme zarfları (somewhat, arguably, relatively)
İkinci sık hata: It could argue that… ya da It is possibly that… demek! Boş It öznesinden sonra edilgen çatı (It could be argued that) ya da sıfat (It is possible / likely that) gelir.
Kendini dene
Cevaba dokun — neden öyle olduğunu birlikte görelim.
The cat a little tired after the examination.
Young children learn new melodies very quickly.
that online courses offer greater flexibility for working adults.
There almost nothing left on the fridge shelves.
The early findings would that the new method is more efficient.
The new timetable is complicated, so several passengers asked for help.
It is that the meeting will be postponed until next Wednesday.
The customer received the wrong confirmation email yesterday.
Alıştırma bitti — –
Fotoğraflı anlatımla tekrar etmek istersen resimli derse geç.
0/8 · soru cevaplandı