3 zaman × 4 görünüş = 12 zaman
Türkçe zamanı fiilin sonuna eklenen ekle kurar: geliyorum, geldim, gelecekim. İngilizce ise zamanı çoğunlukla yardımcı fiille kurar (am, was, will, have, had) ve fiilin kendisi yalnız birkaç biçim alır: yalın (V1), geçmiş (V2), 3. hâl (V3) ve -ing.
Bütün sistem iki soruya dayanır. Birincisi ne zaman?: şimdi (present), geçmiş (past) ya da gelecek (future). İkincisi nasıl bakıyoruz?: olayı bütün olarak mı (simple), sürerken mi (continuous), bir ana kadar tamamlanmış olarak mı (perfect), yoksa bir ana kadar sürmüş olarak mı (perfect continuous). 3 × 4 = 12 zaman.
| Simple | Continuous | Perfect | Perfect continuous | |
|---|---|---|---|---|
| Present | I work | I am working | I have worked | I have been working |
| Past | I worked | I was working | I had worked | I had been working |
| Future | I will work | I will be working | I will have worked | I will have been working |
Satır zamanı (ne zaman?), sütun görünüşü (nasıl?) verir. Aynı sütundaki zamanlar aynı mantıkla kurulur: continuous hep «be + -ing», perfect hep «have + V3».
KısayolContinuous = be + -ing · Perfect = have + V3 · Perfect continuous = have been + -ing. Zamanı değiştiren yalnız yardımcı fiilin kendisidir: am → was → will be, have → had → will have.
I work in a bank. Right now I’m working from home.
Bankada çalışıyorum. Şu an evden çalışıyorum. (simple ↔ continuous)
Present: genel durum, şu an ve bugüne uzanan
Şimdiki zaman ailesi dört biçimdir. Present simple alışkanlığı ve genel gerçeği, present continuous konuşma anında süreni, present perfect geçmişte olup etkisi bugüne uzananı, present perfect continuous geçmişte başlayıp hâlâ süreni anlatır.
| Zaman | Yapı | Ne zaman? | Örnek · Türkçesi |
|---|---|---|---|
| Present simple | V1 (he/she/it + -s) | alışkanlık, genel gerçek, tarife | She drinks tea every morning. — Her sabah çay içer. |
| Present continuous | am / is / are + -ing | şu an süren, geçici durum, ayarlanmış randevu | She is drinking tea now. — Şu an çay içiyor. |
| Present perfect | have / has + V3 | deneyim, sonucu bugün görünen, zaman söylenmeyen geçmiş | I have lost my key. — Anahtarımı kaybettim (hâlâ yok). |
| Present perfect continuous | have / has been + -ing | geçmişte başlayıp hâlâ süren (süre vurgulu) | I have been waiting for an hour. — Bir saattir bekliyorum. |
Have you ever been to London?
Hiç Londra’da bulundun mu? (present perfect: deneyim)
The cat has been sleeping all afternoon.
Kedi bütün öğleden sonra uyuyor. (hâlâ uyuyor)
know, like, want, need, have (sahip olmak) gibi durum fiilleri continuous biçim almaz: I know her (I am knowing değil), I have known her for years (have been knowing değil).
Past: bitmiş geçmiş, süren geçmiş, geçmişin geçmişi
Geçmiş zaman ailesinde de dört biçim vardır. Past simple bitmiş olayı söyler ve zamanı belli olabilir (yesterday, in 2020). Past continuous geçmişte bir anda süren olayı, past perfect geçmişteki bir andan daha önce olanı, past perfect continuous o ana kadar bir süre devam etmiş olanı anlatır.
| Zaman | Yapı | Ne zaman? | Örnek · Türkçesi |
|---|---|---|---|
| Past simple | V2 · soruda did + V1 | bitmiş olay, zamanı belli geçmiş | We moved to Ankara in 2020. — 2020’de Ankara’ya taşındık. |
| Past continuous | was / were + -ing | geçmişte bir anda süren; kısa olayın arka planı | I was sleeping when the phone rang. — Telefon çaldığında uyuyordum. |
| Past perfect | had + V3 | geçmişteki bir andan önce olmuş | The train had left when we arrived. — Vardığımızda tren gitmişti. |
| Past perfect continuous | had been + -ing | geçmişteki bir ana kadar süren (süre vurgulu) | She was tired because she had been running. — Koştuğu için yorgundu. |
While I was cooking, the cat jumped onto the table.
Ben yemek yaparken kedi masaya atladı. (süren + kısa olay)
Örnek. Hangisi doğru: When I got to the station, the train ___ . (left / had left) — Anlam: tren ben varmadan kalkmıştı.
- İki geçmiş olay var: benim varmam ve trenin kalkması.
- Tren DAHA ÖNCE kalkmış; geçmişteki bir andan öncesi → past perfect.
- left derseniz olaylar sırayla olur: ben vardım, sonra tren kalktı.
CevapWhen I got to the station, the train had left.
Future: geleceği anlatan biçimler
İngilizcede gelecek tek biçimle anlatılmaz. Tablodaki dört will zamanına ek olarak günlük dilde üç biçim daha çok sık kullanılır: plan ve kanıt için be going to, ayarlanmış randevu için present continuous, tarife için present simple. Seçimi «karar ne zaman verildi, ne kadar kesin?» sorusu belirler.
| Biçim | Yapı | Ne zaman? | Örnek · Türkçesi |
|---|---|---|---|
| will | will + V1 | anlık karar, söz, tahmin | I’ll help you. — Sana yardım ederim. |
| be going to | am / is / are going to + V1 | önceden verilmiş karar, görünen kanıt | It’s going to rain. — Yağmur yağacak (bulutlar var). |
| Present continuous | am / is / are + -ing | saati yeri belli randevu | I’m meeting Ali at six. — Altıda Ali’yle buluşuyorum. |
| Present simple | V1 / -s | tarife, program | The train leaves at 8. — Tren sekizde kalkıyor. |
| Future continuous | will be + -ing | gelecekte bir anda süren | This time tomorrow I’ll be flying. — Yarın bu saatte uçuyor olacağım. |
| Future perfect | will have + V3 | gelecekteki bir ana kadar bitmiş | By Friday I’ll have finished. — Cumaya kadar bitirmiş olacağım. |
Future perfect continuous (will have been working) da vardır ama günlük dilde nadirdir: «O zamana kadar on yıldır çalışıyor olacağım».
Kısayolif, when, before, after, as soon as ile kurulan zaman ve şart yan cümlelerinde gelecek için will kullanılmaz: When I arrive, I’ll call you (When I will arrive değil).
The phone is ringing. — I’ll get it!
Telefon çalıyor. — Ben bakarım! (anlık karar)
Hangi zaman? Sinyal kelimeleri
Cümledeki zaman ifadesi çoğu zaman doğru zamanı kendisi söyler. Sınavlarda boşluklu sorunun anahtarı neredeyse her zaman bu kelimelerdir: önce onları bulun, sonra yapıyı kurun.
| Sinyal kelimeleri | Genelde hangi zaman? | Örnek |
|---|---|---|
| always, usually, often, every day, never | Present simple | I usually walk to work. |
| now, right now, at the moment, Look! | Present continuous | Look! It’s snowing. |
| ever, never, just, already, yet, so far | Present perfect | I’ve just finished. |
| for, since, how long, all day | Present perfect (continuous) | I’ve lived here since 2019. |
| yesterday, last week, ago, in 2015 | Past simple | I saw her two days ago. |
| while, at 8 last night | Past continuous | At 8 last night I was cooking. |
| by the time, before (geçmişte) | Past perfect | By the time we came, he had left. |
| tomorrow, next week, soon, I think | will / be going to | I think it will be sunny tomorrow. |
| this time tomorrow | Future continuous | This time tomorrow I’ll be sleeping. |
| by + gelecek zaman | Future perfect | By 2030 I’ll have graduated. |
Sinyal kelimesi bir eğilimdir, kesin kural değildir. never hem geniş zamanla (I never drink coffee) hem present perfect ile (I’ve never been to Paris) gelir; karar yine anlamdadır.
Örnek. Boşluğu doldurun: I ___ (see) that film last week.
- Sinyal: last week → bitmiş, zamanı belli geçmiş.
- Zamanı belli geçmişte present perfect kullanılmaz (I have seen … last week yanlış).
- see → saw → seen: V2 gerekir.
CevapI saw that film last week.
Türkçe ek → İngilizce zaman: sık karışanlar
Türk öğrencinin zaman hatalarının çoğu Türkçedeki tek ekin İngilizcede birden çok zamana dağılmasından gelir. Aşağıdaki tablo en sık karışan dört eki gösterir; her satırda Türkçe aynı, İngilizce farklıdır.
| Türkçe | Anlam | İngilizce |
|---|---|---|
| Çay içiyorum. | şu an | I am drinking tea. |
| İki saattir bekliyorum. | geçmişten bugüne süren | I have been waiting for two hours. |
| Burada on yıldır oturuyorum. | durum, bugüne uzanan | I have lived here for ten years. |
| Dün anahtarımı kaybettim. | zamanı belli geçmiş | I lost my key yesterday. |
| Anahtarımı kaybettim (bulamıyorum). | sonucu bugün | I have lost my key. |
| Çocukken parkta oynardım. | geçmiş alışkanlık | I used to play in the park. |
| Yarın Ali’yle buluşacağım. | ayarlanmış randevu | I’m meeting Ali tomorrow. |
I’ve lost my phone. I can’t find it anywhere.
Telefonumu kaybettim. Hiçbir yerde bulamıyorum.
I lost my phone last year, but I found it later.
Geçen yıl telefonumu kaybettim ama sonra buldum.
Testten önce bunları bil
- «-iyor» her zaman continuous değil
Türkçede süre varsa (iki saattir, on yıldır) İngilizce present perfect (continuous) ister: I have been waiting for two hours.
- Zamanı belli geçmişte have yok
yesterday, last year, ago, in 2015 varsa past simple: I saw him yesterday (I have seen him yesterday değil).
- if / when cümlesinde will yok
Gelecek anlatılsa da yan cümle geniş zamanda kalır: If it rains, we’ll stay at home.
- Durum fiilleri -ing almaz
know, like, want, need, believe: I know, I have known — I am knowing ya da have been knowing yok.
- Soru ve olumsuzda yardımcı fiil zamanı taşır
Did you go? (Did you went? değil), She doesn’t work (She doesn’t works değil).
Kendini dene
Cevaba dokun — neden öyle olduğunu birlikte görelim.
Şu an yağmur yağıyor: Look! It .
I here since 2019. (hâlâ burada oturuyorum)
We to Izmir two years ago.
I TV when the lights went out.
She usually the bus to work.
When we arrived, the film . (biz varmadan başlamıştı)
Telefon çalıyor; şimdi karar veriyorsun: The phone is ringing. — I it!
By next June, I university.
If it tomorrow, we’ll stay at home.
How long for the bus? (hâlâ bekliyorsun)
Alıştırma bitti — –
Bütün konular İngilizce müfredatında.
0/10 · soru cevaplandı