İngilizce

Düzensiz fiiller tablosu

go → went → gone

01

V1, V2, V3 ne demek, nerede kullanılır?

İngilizce fiillerin üç ana biçimi vardır. V1 yalın hâldir (go), V2 geçmiş zaman biçimidir (went), V3 ise 3. hâl, yani past participle biçimidir (gone). Düzenli fiillerde V2 ve V3 aynıdır ve -ed ile biter: work → worked → worked.

Düzensiz fiillerde bu kural işlemez; biçimler tek tek öğrenilir. İyi haber şu: günlük İngilizcede sık kullanılan düzensiz fiil sayısı yüz civarındadır ve çoğu birkaç kalıba toplanır. Aşağıdaki tablolar fiilleri bu kalıplara göre ayırır; tek tek değil, kalıp kalıp ezberlemek çok daha kolaydır.

BiçimNerede kullanılır?Örnek
V1 (yalın)geniş zaman, emir, will / can / to sonrasıI go to work by bus.
V2 (geçmiş)yalnız olumlu past simpleI went to Izmir last summer.
V3 (3. hâl)have / has / had sonrası, edilgen yapı (be + V3)She has gone home. · The cup was broken.
V1 (yine)did / didn’t sonrası: soru ve olumsuzDid you go? · I didn’t go.

Soru ve olumsuzda V2 kullanılmaz: «Did you went?» yanlış, «Did you go?» doğru. Geçmişi did zaten taşır.

KısayolYardımcı fiile bak: have / has / had ya da am / is / are / was / were varsa V3; did / didn’t varsa V1; hiç yardımcı fiil yoksa ve cümle geçmişteyse V2.

I went to the market and bought some bread.

Markete gittim ve biraz ekmek aldım. (V2 + V2)

Have you ever eaten sushi?

Hiç suşi yedin mi? (have + V3)

02

Üçü aynı olanlar: cut – cut – cut

En kolay grup budur: üç biçim de aynı yazılır. Bu fiillerin çoğu kısadır ve -t ya da -d ile biter. Hangi biçimin kullanıldığını cümledeki zaman ifadesi ve yardımcı fiil söyler: I cut my finger yesterday (V2), I have cut my finger (V3).

V1V2V3Türkçesi
betbetbetbahse girmek
costcostcosttutmak, mal olmak
cutcutcutkesmek
hithithitvurmak, çarpmak
hurthurthurtacıtmak, incitmek
letletletizin vermek
putputputkoymak
quitquitquitbırakmak (işi, alışkanlığı)
readreadreadokumak (V2 ve V3 «red» okunur)
setsetsetkurmak, ayarlamak
shutshutshutkapatmak
spreadspreadspreadyaymak, sürmek

read yazılışta üçü de aynıdır ama okunuş değişir: V1 «riid», V2 ve V3 «red». I read a book yesterday cümlesinde fiil «red» okunur.

This jacket cost a lot of money.

Bu ceket çok paraya mal oldu.

Please put your bag under the chair.

Lütfen çantanı sandalyenin altına koy.

03

İkinci ve üçüncüsü aynı olanlar: buy – bought – bought

En kalabalık grup budur: V2 ve V3 aynıdır, yalnız V1 farklıdır. Bu fiillerde bir biçimi öğrenmek ikisini birden öğrenmek demektir. İçinde -ought / -aught sesi olanlar (bought, brought, caught, taught, thought, fought) ayrı bir küçük aile oluşturur; hepsi «ot» diye okunur.

V1V2V3Türkçesi
bringbroughtbroughtgetirmek
buildbuiltbuiltinşa etmek
buyboughtboughtsatın almak
catchcaughtcaughtyakalamak
digdugdugkazmak
feedfedfedbeslemek
feelfeltfelthissetmek
fightfoughtfoughtkavga etmek, savaşmak
findfoundfoundbulmak
getgotgot / gottenalmak, olmak (gotten Amerikan)
hanghunghungasmak
havehadhadsahip olmak
hearheardheardduymak
holdheldheldtutmak
keepkeptkeptsaklamak, tutmak
laylaidlaidsermek, (bir şeyi) yatırmak
leadledledyönetmek, götürmek
leaveleftleftayrılmak, bırakmak
lendlentlentödünç vermek
V1V2V3Türkçesi
loselostlostkaybetmek
makemademadeyapmak
meanmeantmeantanlamına gelmek, kastetmek
meetmetmettanışmak, buluşmak
paypaidpaidödemek
saysaidsaidsöylemek
sellsoldsoldsatmak
sendsentsentgöndermek
shootshotshotateş etmek, çekim yapmak
sitsatsatoturmak
sleepsleptsleptuyumak
spendspentspentharcamak, (zaman) geçirmek
standstoodstoodayakta durmak
stickstuckstuckyapıştırmak, takılmak
teachtaughttaughtöğretmek
telltoldtoldanlatmak, söylemek
thinkthoughtthoughtdüşünmek
understandunderstoodunderstoodanlamak
winwonwonkazanmak

We have lost our keys again.

Anahtarlarımızı yine kaybettik.

My grandfather taught me to swim.

Bana yüzmeyi dedem öğretti.

04

Üçü farklı olanlar: go – went – gone

Bu grupta üç biçim de farklıdır ve en çok hata burada yapılır, çünkü V2 ile V3 karıştırılır. Çoğu V3 -n / -en ile biter (taken, given, written, seen); bu iz V3’ü V2’den ayırmanın en hızlı yoludur. Bir küçük aile de ünlü değiştirir: i → a → u (sing → sang → sung).

V1V2V3Türkçesi
bewas / werebeenolmak
beginbeganbegunbaşlamak
bitebitbittenısırmak
blowblewblownesmek, üflemek
breakbrokebrokenkırmak
choosechosechosenseçmek
dodiddoneyapmak
drawdrewdrawnçizmek
drinkdrankdrunkiçmek
drivedrovedrivenaraba sürmek
eatateeatenyemek
fallfellfallendüşmek
flyflewflownuçmak
forgetforgotforgottenunutmak
forgiveforgaveforgivenaffetmek
freezefrozefrozendonmak
givegavegivenvermek
gowentgonegitmek
growgrewgrownbüyümek, yetiştirmek
V1V2V3Türkçesi
hidehidhiddensaklamak, saklanmak
knowknewknownbilmek, tanımak
rideroderidden(at, bisiklet) binmek
ringrangrung(zil, telefon) çalmak
riseroserisenyükselmek, (güneş) doğmak
seesawseengörmek
shakeshookshakensallamak
showshowedshowngöstermek
singsangsungşarkı söylemek
sinksanksunkbatmak
speakspokespokenkonuşmak
stealstolestolençalmak (hırsızlık)
swimswamswumyüzmek
taketooktakenalmak, götürmek
teartoretornyırtmak
throwthrewthrownfırlatmak, atmak
wakewokewokenuyanmak, uyandırmak
wearworeworngiymek, takmak
writewrotewrittenyazmak

KısayolV3 çoğu zaman -n ile biter (eaten, given, known, seen). Cümlede have ya da was görüp de elinde -n’siz bir biçim varsa (ate, gave, knew, saw) büyük ihtimalle V2’yi yazmışsındır.

I have never seen snow.

Hiç kar görmedim.

The letter was written in English.

Mektup İngilizce yazılmıştı.

Örnek. Boşluğu doldurun: She has ___ (speak) to the manager.

  • Yardımcı fiile bakın: has var, demek ki V3 gerekiyor.
  • Fiilin üç biçimi: speak → spoke → spoken.
  • spoke V2’dir ve has ile kullanılmaz.

CevapShe has spoken to the manager.

05

Birinci ve üçüncüsü aynı olanlar: come – came – come

Küçük ama çok sık kullanılan bir grup: V3, V1’in kendisidir. come, become, run fiillerinde ortadaki V2 farklıdır, ama have ile tekrar yalın biçime dönülür: She has come, He has become a doctor, I have run five kilometers. beat ise tersidir: V1 ve V2 aynı, V3 farklı.

V1V2V3Türkçesi
becomebecamebecomeolmak (hâline gelmek)
comecamecomegelmek
runranrunkoşmak
beatbeatbeatenyenmek, dövmek

Örnek. Hangisi doğru: Mert has ___ home. (came / come)

  • has var, V3 gerekiyor.
  • come → came → come: V3, V1 ile aynı.
  • came V2’dir; Mert came home derken kullanılır.

CevapMert has come home.

The bus came late, so we ran to school.

Otobüs geç geldi, biz de okula koştuk. (V2 + V2)

06

Sık karışan çiftler ve Amerikan–İngiliz farkı

Bazı fiiller birbirine çok benzediği için biçimleri karışır. En tehlikelisi lie fiilidir: «uzanmak» anlamında düzensizdir (lie → lay → lain), «yalan söylemek» anlamında düzenlidir (lie → lied → lied). Üstelik «uzanmak»ın V2’si olan lay, «bir şeyi yatırmak, sermek» anlamındaki başka bir fiilin V1’idir.

ÇiftBiçimlerFark
uzanmak · yalan söylemeklie – lay – lain · lie – lied – liedaynı yazılış, iki ayrı fiil
yatırmak, sermeklay – laid – laidnesne alır: lay the table
hissetmek · düşmekfeel – felt – felt · fall – fell – fallenfelt ↔ fell karışır
ayrılmak · yaşamakleave – left – left · live – lived – livedleft ↔ lived
yükselmek · kaldırmakrise – rose – risen · raise – raised – raisedraise düzenli ve nesne alır
öğretmek · düşünmekteach – taught · think – thoughtyazılışı yakın, anlamı başka

Bazı fiillerin Amerikan ve İngiliz İngilizcesinde farklı biçimleri vardır. Amerikan İngilizcesinde get fiilinin V3’ü çoğu zaman gottendir (It has gotten cold); İngiliz İngilizcesinde got kullanılır. learn, dream, burn Amerikan İngilizcesinde düzenlidir (learned, dreamed, burned); İngiliz İngilizcesinde learnt, dreamt, burnt da yaygındır. İkisi de doğrudur; bir metinde tek birini seçin.

find «bulmak»tır (found). Ama found kendi başına «kurmak» anlamında düzenli bir fiildir: found → founded → founded. The company was founded in 1990 = şirket kuruldu.

I felt tired, so I lay on the sofa.

Yorgun hissettim, kanepeye uzandım.

İpuçları

Testten önce bunları bil

  1. have / has / had arkasına V2 gelmez

    I have went, She has saw en sık hatadır. Bu yardımcı fiiller her zaman V3 ister: I have gone, She has seen.

  2. Edilgen yapı da V3 ister

    The window was broke değil, The window was broken. am / is / are / was / were + V3.

  3. did / didn’t arkasında V1

    Geçmişi did taşıdığı için fiil yalın kalır: Did you see it? (Did you saw değil).

  4. Düzensize -ed ekleme

    goed, buyed, teached, catched diye biçim yoktur. Fiili tanımıyorsan bu tablodan bak: went, bought, taught, caught.

  5. taught ↔ thought

    taught «öğretti», thought «düşündü». Yazılışları yakın olduğu için sınavda çeldirici olarak çok çıkar.

07

Kendini dene

Cevaba dokun — neden öyle olduğunu birlikte görelim.

Dün sinemaya gittim: I to the cinema yesterday.

Olumlu geçmiş zaman, yardımcı fiil yok → V2: went. gone V3’tür, have ister.

She has her keys again.

has → V3. lose → lost → lost. loose «gevşek» demek, başka bir kelime.

The window was by the wind.

Edilgen yapı (was + V3): break → broke → broken.

Have you ever a horse?

have → V3: ride → rode → ridden.

Hangi fiilin üç biçimi de aynıdır?

cut – cut – cut. Ötekiler: buy – bought – bought, go – went – gone, see – saw – seen.

speak fiilinin V3 biçimi hangisidir?

speak → spoke → spoken. spoke V2’dir.

They their old car last month.

last month → olumlu geçmiş, V2: sell → sold. sale isimdir («satış»).

I had never such a big fish before.

had → V3: see → saw → seen.

«Uzanmak» anlamındaki lie fiilinin V2 biçimi hangisidir?

lie → lay → lain. lied «yalan söyledi», laid «yatırdı, serdi» fiilinin biçimidir.

2020’de Ece Bursa’da bir okulda İngilizce öğretti: In 2020, Ece English at a school in Bursa.

Geçmişte bitmiş olay → V2: teach → taught. thought «düşündü» demektir.

Alıştırma bitti — –

Sıradaki konu: Zamanlar tablosu.

0/10 · soru cevaplandı

Kendini dene