Kelimeler1 / 4
1. bölüm · Kelimeler
Söz aktaran fiiller
Haberde bir sözü aktarmadan önce hep bu fiillerden biri gelir. Hangisini seçtiğin, sözü nasıl gördüğünü de söyler: behaupten = iddia, yani kuşku var.
Satıra dokun, Almanca okunur.
2. bölüm · Gramer
Konjunktiv I: sei, habe, komme
Başkasının sözünü aktarırken haberde ve resmî yazıda Konjunktiv I kullanılır. Anlamı: «bunu ben söylemiyorum, o söylüyor».
Kural kolay: mastar gövdesi + -e: er komme, sie habe, es könne. Tek istisna sein → er sei. Örneklere bak:
- Was sagt der Tierarzt? – Er sagt, die Katze sei gesund.
- Was meldet die Bahn? – Sie meldet, der Zug habe Verspätung.
Doğrudan söz, dolaylı söz
Her çiftte solda kişinin kendi sözü, sağda aynı söz haber dilinde aktarılmış. Değişen fiil ve gerekiyorsa zamir.
direkte RedeDer Tierarzt sagt: „Die Katze ist gesund.“
Veteriner «Kedi sağlıklı.» diyor.
indirekte RedeDer Tierarzt sagt, die Katze sei gesund.
Veteriner kedinin sağlıklı olduğunu söylüyor.
direkte RedeDie Bahn meldet: „Der Zug hat zehn Minuten Verspätung.“
Demiryolu duyuruyor: «Tren on dakika rötarlı.»
indirekte RedeDie Bahn meldet, der Zug habe zehn Minuten Verspätung.
Demiryolu trenin on dakika rötarlı olduğunu duyuruyor.
direkte RedeDer Bäcker erzählt: „Die Katze kommt jeden Morgen in meine Bäckerei.“
Fırıncı anlatıyor: «Kedi her sabah fırınıma geliyor.»
indirekte RedeDer Bäcker erzählt, die Katze komme jeden Morgen in seine Bäckerei.
Fırıncı kedinin her sabah fırınına geldiğini anlatıyor.
direkte RedeDie Tierärztin sagt: „Die Katze darf heute nichts fressen.“
Veteriner «Kedi bugün hiçbir şey yememeli.» diyor.
indirekte RedeDie Tierärztin sagt, die Katze dürfe heute nichts fressen.
Veteriner kedinin bugün hiçbir şey yememesi gerektiğini söylüyor.
Zamir konuşana göre kayar, Türkçede de öyle: «fırınıma» → «fırınına». Almancada „in meine Bäckerei“ → in seine Bäckerei.
dass ile de kurulur; o zaman fiil sona gider: Er sagt, dass die Katze gesund sei. dass yoksa ana cümle sırası: Er sagt, die Katze sei gesund.
Günlük konuşmada çoğu kişi Indikativ kullanır ve bu yanlış değil: Er sagt, die Katze ist gesund. Konjunktiv I haberde, gazetede ve resmî yazıda duyulur.
Konjunktiv I · er / sie / es
Gövde mastardan gelir, Präsens’teki ünlü değişimi yok: er darf → er dürfe, er weiß → er wisse. Ek hep -e; tek istisna sein.
| Mastar | Indikativ | Konjunktiv I |
|---|---|---|
| sein | er ist | er sei |
| haben | er hat | er habe |
| werden | er wird | er werde |
| können | er kann | er könne |
| dürfen | er darf | er dürfe |
| müssen | er muss | er müsse |
| kommen | er kommt | er komme |
| wissen | er weiß | er wisse |
Zamir konuşana göre kayar:
- ich → er / sie
- mein → sein / ihr
- wir → sie
- unser → ihr
3. bölüm · Gramer
Geçmiş ve çakışma
Geçmişte olanı aktarırken tek kalıp var: habe / sei + Partizip II. Doğrudan sözde Präteritum ya da Perfekt olması fark etmez.
Konjunktiv I biçimi Indikativ’le aynıysa (çoğunlukla ich, wir, sie) aktarım belli olmaz; o zaman Konjunktiv II’ye geçilir: sie haben → sie hätten. Örneklere bak:
- Was hat der Tierarzt gestern gesagt? – Er hat gesagt, die Katze habe Fieber gehabt.
- Was haben die Nachbarn erzählt? – Sie haben erzählt, sie hätten die Katze gesehen.
Olay geçmişte, aktarım şimdi
Etikette hangi biçimin neden seçildiği yazıyor. Fotoğraf aktarılan olayı gösteriyor.
habe + Partizip IIMein Sohn behauptet, die Katze habe die Tasse kaputt gemacht.
Oğlum fincanı kedinin kırdığını iddia ediyor.
habe + Partizip IIMein Mann sagt, er habe die Katze schon gefüttert.
Kocam kediyi çoktan beslediğini söylüyor.
sei + Partizip IIDie Nachbarin erzählt, die Katze sei vor einem Hund weggelaufen.
Komşu, kedinin bir köpekten kaçtığını anlatıyor.
sei + Partizip IIDie Bahn meldet, der Zug sei pünktlich abgefahren.
Demiryolu trenin zamanında kalktığını bildiriyor.
haben → hättenDie Nachbarn sagen, sie hätten die Katze im Blumenbeet gesehen.
Komşular kediyi çiçek tarhında gördüklerini söylüyor.
wird → werdeDer Tierarzt meint, die Katze werde bald wieder gesund.
Veteriner kedinin yakında iyileşeceğini düşünüyor.
Meine Eltern sagen, sie kämen morgen zum Essen.
Annemler yarın yemeğe geleceklerini söylüyor.
Die Kollegen sagen, sie würden heute länger arbeiten.
İş arkadaşları bugün daha uzun çalışacaklarını söylüyor.
Tuzak: Präteritum’u olduğu gibi bırakmak. Er sagt, er fütterte die Katze. yanlış; Er sagt, er habe die Katze gefüttert. doğru.
Yardımcı fiili Perfekt’teki gibi seç: hat gefüttert → habe gefüttert, ist weggelaufen → sei weggelaufen.
sei hiçbir kişide Indikativ’le çakışmaz (wir seien, sie seien). Bu yüzden geçmişte sein alan fiiller hep Konjunktiv I’de kalır.
Hangi biçim?
Önce Konjunktiv I’i dene. Indikativ’le aynı çıkarsa Konjunktiv II’ye, o da Präteritum’la aynıysa würde + mastara geç.
| Doğrudan söz | Dolaylı söz | Neden |
|---|---|---|
| „Ich habe sie gefüttert.“ | er habe sie gefüttert | geçmiş: habe + Partizip II |
| „Sie ist weggelaufen.“ | sie sei weggelaufen | geçmiş: sei + Partizip II |
| „Wir haben sie gesehen.“ | sie hätten sie gesehen | sie haben Indikativ’le aynı → Konjunktiv II |
| „Wir kommen morgen.“ | sie kämen morgen | sie kommen Indikativ’le aynı → Konjunktiv II |
| „Wir arbeiten länger.“ | sie würden länger arbeiten | arbeiteten Präteritum’la aynı → würde |
4. bölüm · Alıştırma
sei mi, habe mi, hätten mi?
Bütün cümleler haber ya da rapor dilinde. Boşluğa doğru parçayı seç; önce sor: özne kim, olay şimdi mi geçmişte mi, Konjunktiv I Indikativ’le çakışıyor mu?
-
1Der Tierarzt sagt, die Katze gesund.
Özne tekil (die Katze): sein fiilinin tekil Konjunktiv I biçimi sei, seien çoğul.
-
2Der Bäcker erzählt, die Katze komme jeden Morgen in Bäckerei.
Fırıncı, kedinin her sabah kendi fırınına geldiğini anlatıyor.
Doğrudan sözdeki meine aktarırken konuşana göre kayar: fırıncı erkek, o yüzden seine.
-
3Mein Sohn behauptet, die Katze die Tasse kaputt gemacht.
machen Perfekt’te haben alır: hat gemacht → habe gemacht.
-
4Die Nachbarin erzählt, die Katze vor einem Hund weggelaufen.
weglaufen hareket fiili, Perfekt’te sein alır: ist weggelaufen → sei weggelaufen.
-
5Mein Mann sagt, er .
Kocam kediyi çoktan beslediğini söylüyor.
Geçmişi aktarmanın tek kalıbı habe / sei + Partizip II: habe … gefüttert.
-
6Die Nachbarn sagen, sie die Katze im Blumenbeet gesehen.
Özne çoğul ve sie haben Indikativ’le aynı; bu yüzden Konjunktiv II: hätten.
-
7Die Bahn meldet, dass .
dass yan cümle kurar: çekimli fiil sei en sona gider.
-
8
Meine Eltern sagen, sie morgen zum Essen.
Annemler yarın yemeğe geleceklerini söylüyor.
sie kommen Indikativ’le aynı, o yüzden Konjunktiv II kämen; kamen geçmiş zaman, komme tekil.