Kelimeler1 / 5
1. bölüm · Kelimeler
Tahminin kelimeleri
Bu derste modal fiiller zorunluluk ya da istek değil, tahmin anlatıyor. Önce aynı işi gören kelimeleri öğren; ikinci bölümde her birinin modal karşılığını göreceksin.
Satıra dokun, Almanca okunur.
2. bölüm · Gramer
Ne kadar eminsin?
Modal fiilin arkasında bir eylem değil bir durum varsa (müde sein, Hunger haben) modal çoğu zaman tahmin anlatır: Sie muss müde sein. = Kesin yorgundur.
Modal değişince eminlik değişir: muss kesin, dürfte herhalde, könnte olabilir, kann nicht olamaz. Örneklere bak:
- Wo ist die Katze? – Sie muss hinter dem Sofa sein.
- Warum miaut sie so laut? – Sie dürfte Hunger haben.
- Ist das die Katze von nebenan? – Nein, das kann nicht sein.
Kanıttan tahmine
Fotoğraftaki ipucuna bak, sonra modalın ne kadar emin olduğuna.
muss · kesinIch sehe zwei Ohren. Die Katze muss hinter dem Sofa sein.
İki kulak görüyorum. Kedi kesin kanepenin arkasındadır.
muss · kesinIm Zimmer ist es dunkel. Es muss schon spät sein.
Oda karanlık. Kesin geç olmuştur.
dürfte · herhaldeDer Napf ist leer. Die Katze dürfte Hunger haben.
Mama kabı boş. Kedi herhalde açtır.
könnte · belkiDer Himmel ist grau. Es könnte gleich regnen.
Gökyüzü gri. Birazdan yağmur yağabilir.
Die Katze kann nicht draußen sein. Alle Fenster sind zu.
Kedi dışarıda olamaz. Bütün pencereler kapalı.
Kestirme: arkada eylem mi var, durum mu? Er muss arbeiten. = çalışmak zorunda. Er muss krank sein. = kesin hastadır.
dürfte burada izin değil, dürfen’in Konjunktiv II biçimi: «herhalde». Düz darf tahmin anlatmaz.
Kelimeyle ya da modalla
İki sütun aynı şeyi söylüyor. Kelimeli sütun birinci bölümden.
| Kelimeyle | Modalla | |
|---|---|---|
| %95 · kesin | Sie ist sicher müde. | Sie muss müde sein. |
| %75 · herhalde | Sie ist wahrscheinlich müde. | Sie dürfte müde sein. |
| %50 · olabilir | Sie ist vielleicht müde. | Sie könnte müde sein. |
| %0 · olamaz | Das ist unmöglich. | Das kann nicht sein. |
3. bölüm · Gramer
soll ve will: bilgi kimden geliyor?
soll, bilginin başkalarından duyulduğunu gösterir: Türkçedeki -mış. will ise öznenin kendi iddiası; konuşan buna pek inanmaz: «güya».
İkisi de konuşanın kendi tahmini değil, bilginin kaynağını söyler. Örneklere bak:
- Kennst du das Café am Markt? – Nein, aber es soll sehr gut sein.
- Ist der neue Film gut? – Er soll ziemlich langweilig sein.
- Spricht dein Kollege Türkisch? – Er will drei Jahre in Izmir gelebt haben.
Duydum mu, kendisi mi söylüyor?
soll · -mışDas Café soll sehr gute Croissants haben.
Kafenin kruvasanları çok iyiymiş.
Morgen soll es den ganzen Tag regnen.
Yarın bütün gün yağmur yağacakmış.
Unser neuer Nachbar soll Arzt sein.
Yeni komşumuz doktormuş.
Sie will erst 25 sein.
Güya daha 25 yaşındaymış.
Er will ein Profi sein, aber er spielt schlecht.
Güya profesyonelmiş ama kötü oynuyor.
Tuzak: soll’u hep «-meli» okumak. Du sollst mehr schlafen. = daha çok uyumalısın (tavsiye). Er soll krank sein. = hastaymış (duyum).
Sie will Ärztin sein. = doktor olduğunu iddia ediyor. Sie will Ärztin werden. = doktor olmak istiyor. Tek kelime, zıt anlam.
Türkçe ek, Almanca modal
Çevirirken kendine sor: «-dır» mı diyorum, «-mış» mı, «güya» mı?
| Türkçe | Modal | Almanca |
|---|---|---|
| Hastadır. (kesin, ben çıkarıyorum) | muss | Er muss krank sein. |
| Hastaymış. (başkaları söylüyor) | soll | Er soll krank sein. |
| Güya hastaymış. (kendisi söylüyor) | will | Er will krank sein. |
4. bölüm · Gramer
Geçmişe tahmin: gewesen sein
Tahmin geçmişe dönükse modal yine çekilir; arkasına Partizip II + haben / sein gelir, ikisi de en sonda.
Yardımcı fiil çekilmez, mastar kalır: gewesen sein, gemacht haben. Örneklere bak:
- Wer hat die Tasse kaputt gemacht? – Das muss die Katze gewesen sein.
- Warum war Tom nicht im Kurs? – Er soll krank gewesen sein.
Olmuş bitmiş, ama emin değilim
muss + gemacht habenDie Katze muss die Tasse kaputt gemacht haben.
Fincanı kesin kedi kırmıştır.
dürfte + gespielt habenSie schläft tief. Sie dürfte viel gespielt haben.
Derin uyuyor. Herhalde çok oynamıştır.
Ich finde meinen Schlüssel nicht. Ich könnte ihn im Büro vergessen haben.
Anahtarımı bulamıyorum. Ofiste unutmuş olabilirim.
Das Haus soll früher eine Schule gewesen sein.
Bu ev eskiden okulmuş.
Mein Bruder will nichts gesehen haben.
Kardeşim güya hiçbir şey görmemiş.
Das kann nicht die Katze gewesen sein. Sie war draußen.
O kedi olamaz. Dışarıdaydı.
En sık hata: Er muss krank gewesen ist. Modalın arkası hep mastar: gewesen sein.
haben mı, sein mi? Perfekt’te hangisini alıyorsa o: ist gegangen → gegangen sein, hat gesehen → gesehen haben.
Şimdi ve geçmiş
Modal hiç değişmiyor; değişen yalnız sondaki parça.
| şimdi | geçmiş | |
|---|---|---|
| muss | Sie muss krank sein. | Sie muss krank gewesen sein. |
| könnte | Er könnte im Büro sein. | Er könnte im Büro gewesen sein. |
| soll | Er soll in Berlin wohnen. | Er soll in Berlin gewohnt haben. |
| will | Sie will Ärztin sein. | Sie will Ärztin gewesen sein. |
5. bölüm · Alıştırma
Kesin mi, belki mi, duyum mu?
Boşluğa doğru parçayı seç. Önce Türkçe cümleye bak: «kesin», «herhalde», «belki», «-mış» mı, «güya» mı?
-
1Die Katze hinter dem Sofa sein.
Kedi kesin kanepenin arkasındadır.
«Kesin …dır» konuşanın güçlü tahmini → muss; soll duyum olurdu.
-
2Die Katze müde sein.
Kedi herhalde yorgundur.
«Herhalde» = dürfte (Konjunktiv II); düz darf izin demek.
-
3Das Café sehr gut sein.
Kafe çok iyiymiş, öyle diyorlar.
Bilgi başkalarından geliyor, «-mış» → soll.
-
4
Er Arzt sein, aber ich glaube ihm nicht.
Kendisi doktor olduğunu söylüyor ama ona inanmıyorum.
İddia öznenin kendisinden geliyor ve konuşan inanmıyor → will.
-
5Das muss die Katze .
Bunu kesin kedi yapmıştır.
Modalın arkası mastar: gewesen sein; yardımcı fiil çekilmez.
-
6Nimm einen Schirm mit. Es gleich regnen.
Belki birazdan yağmur yağar.
«Belki» = olasılık → könnte; muss «kesin» olurdu.
-
7
Sie ist nicht da. Sie dürfte schon nach Hause .
Burada değil. Herhalde eve gitmiştir.
gehen Perfekt’te sein alır: ist gegangen → gegangen sein.
-
8
Das nicht stimmen. Ich war doch dabei!
Bu doğru olamaz. Ben de oradaydım!
«Olamaz» = imkânsız → kann nicht; muss nicht yalnız «şart değil» demek.