Almanca
Panom
Konu testi · A2

Präteritum testi

22soru
13dakika
%60geçme sınırı

Sorular tek tek gelir, süre işler. Cevaplar sınav gibi kapalı: doğrusunu ve açıklamasını test bitince hepsi birden görürsün. %60 alırsan konu biter.

Konu testi

22 soru, kolaydan zora

Şıkkı seç, «Sonraki» ile ilerle. Geri dönüp değiştirebilirsin. Boş bıraktığın soru yanlış sayılır.

Gestern ich in Berlin.

Dün Berlin’deydim.

war. sein konuşmada da çoğunlukla Präteritum’la kullanılır. bin gewesen doğru bir Perfekt’tir (güneyde sık duyulur) ama bu boşluğa sığmaz: öyle derken cümle Gestern bin ich in Berlin gewesen olur. habe gewesen ise düpedüz yanlış.

Ich gestern arbeiten.

Dün çalışmak zorundaydım.

musste. Modal fiiller geçmişte Präteritum’la söylenir. Perfekt’i (habe arbeiten müssen) doğru ama ağırdır.

Ich seit 2020 in Köln.

2020’den beri Köln’de oturuyorum.

wohne — şimdiki zaman. Hâlâ orada oturuyorsan Almanca Präsens kullanır. Türkçe de aynısını yapıyor: «2020’den beri oturuyorum».

Er das Buch. (geben · Präteritum)

Kitabı verdi.

gab. geben düzensizdir: kök ünlüsü değişir ve -te almaz. gegeben ise Partizip II, Perfekt’te kullanılır.

Hangisi doğal bir konuşma cümlesi?

Hastaydım, o yüzden çalışmadım.

Birincisi. Her fiil kendi kuralına bakar: sein → Präteritum (war), arbeiten → Perfekt. İki zaman aynı cümlede yan yana durur ve bu tamamen normaldir. Dördüncüsü yanlış değil ama kitaptan okunmuş gibi durur.

Als Kind ich einen Hund. (haben)

Çocukken bir köpeğim vardı.

hatte. haben altı ezber fiilden biri — geçmişte kendisi yardımcı fiil olmaz, doğrudan Präteritum’a geçer. hätte ise Konjunktiv: «olsaydı».

Wir zwei Stunden. (warten · Präteritum)

İki saat bekledik.

warteten. Kök -t ile bitiyor, o yüzden araya bir e giriyor: wartete, çoğulda warteten. Aynısı arbeiten · antworten · öffnen.

Sie nach Hause. (gehen · Präteritum)

Eve gitti.

ging. Düzensiz fiilde kök tamamen değişebiliyor ve -te hiç gelmiyor. Kişi eki de yok: ich ging · er ging.

Ich dich nicht. (sehen · Präteritum)

Seni görmedim.

sah. sehen → sah → gesehen. Üç biçimi birlikte ezberle: mastar, Präteritum, Partizip. Sözlükler bu üçlüyü zaten yan yana yazar.

Früher ich in Izmir. (wohnen · Präteritum)

Eskiden İzmir’de otururdum.

wohnte. Düzenli fiil: wohn + te. früher «artık öyle değil» demek, o yüzden burada Präsens olmaz — seit cümlesinin tam tersi.

Er kein Wort. (sagen · Präteritum)

Tek kelime söylemedi.

sagte. er için ek yok — ich sagte ile aynı. Präteritum’da tekil birinci ve üçüncü şahıs her fiilde aynıdır, düzenli düzensiz fark etmez.

Ich nicht kommen, weil ich krank war.

Gelemedim çünkü hastaydım.

konnte. Cümlede iki ezber fiil birden var: modal können ve sein. İkisi de Präteritum, ikisi de umlautsuz — könnte ve wäre Konjunktiv olurdu.

Hangisi Präteritum DEĞİL?

Hangisi geçmiş zaman değil?

gefahren — o Partizip II, yani Perfekt’in parçası (bin gefahren). Diğer üçü Präteritum: fahren → fuhr · kommen → kam · lesen → las. ge- ile başlıyorsa Präteritum değildir.

Gestern lange.

Dün uzun süre çalıştım.

habe ich lange gearbeitet. İki şey birden: arbeiten ezber listede olmadığı için konuşmada Perfekt, ve gestern başa geçtiği için özne fiilin arkasına düşüyor. İkinci ve üçüncü şıklar özneyi başta bırakıyor.

Es gestern den ganzen Tag. (regnen)

Dün bütün gün yağmur yağdı.

regnete. Kök regn, iki sessizin arasına e giriyor. Hava durumu ve masal anlatımı Präteritum’un yazı dilinde en sık göründüğü iki yer.

Sie mir einen Brief. (schreiben · Präteritum)

Bana bir mektup yazdı.

schrieb. schreiben → schrieb → geschrieben. Bu desendeki hepsi aynı davranıyor: bleiben → blieb · steigen → stieg.

Ich ihn seit fünf Jahren.

Onu beş yıldır tanıyorum.

kenne. seit var, yani tanışıklık hâlâ sürüyor → Präsens. kannte deseydin «tanırdım, artık tanımıyorum» olurdu. Türkçede de «beş yıldır tanıyorum» dersin, «tanıyordum» demezsin.

Konuşurken Ich habe gearbeitet mi Ich arbeitete mı?

Çalıştım.

Perfekt. Präteritum yazı dilidir: kitap, haber, masal. Konuşmada yalnız o altı fiilde duyulur. Ich arbeitete yanlış değil ama sohbette kitap okuyor gibi durur — güney Almanya ve Avusturya’da daha da nadirdir.

musste ile müsste arasındaki fark ne?

zorundaydım / gerekirdi

Umlaut zamanı değil kipi değiştiriyor. Ich musste arbeiten = çalıştım, mecburdum. Ich müsste arbeiten = çalışmam gerekirdi (ama çalışmıyorum). Aynı çift: konnte/könnte · wollte/wollte — wollen’de umlaut olmadığı için ikisi aynı görünür.

Es einmal ein König. (sein · masal)

Bir varmış bir yokmuş, bir kral varmış.

war. Es war einmal… Almanca masalların açılış kalıbı — ve Präteritum’un asıl evi burası: anlatı. Sohbette Perfekt, anlatıda Präteritum.

Präteritum zamanı genellikle konuşma dilinde (sokakta, günlük hayatta) tercih edilir.

Yanlış. Präteritum daha çok yazılı dilde (gazete, kitap, haber) kullanılır. Konuşma dilinde ise Perfekt (di'li geçmiş zaman) tercih edilir.

Cümleyi kur: Çocukken çok kitap okurdum.

Parçalara dokunarak cümleyi kur

lesen fiilinin Präteritum hali las şeklindedir. Zaman/durum zarfı başa gelince fiil ikinci sıraya geçer.
Hızlı kural

Üç satırda kural

Konunun tamamı ayrı sayfada. Burada sadece testte lazım olan çekirdek var.

  1. Altı fiil konuşurken de Präteritum

    sein · haben ve dört modal, geçmişte Perfekt’le değil Präteritum’la söylenir. Günlük konuşmada bile.

    war · hatte · konnte · musste · wollte · durfte

  2. Düzenli fiil: kök + -te

    Mastarın -en’ini at, -te ekle, sonra kişi ekini. ich ve er yine aynı, ikisi de çıplak.

    machen → machte · wohnen → wohnte

  3. Hâlâ sürüyorsa geçmiş değil

    seit ile başlayan ve devam eden bir durum Almancada Präsens’tir. Türkçe de aynısını yapıyor: «2020’den beri oturuyorum».

    Ich wohne seit 2020 in Köln.

Tuzaklar

Sık karıştırılanlar

Türkçeden doğrudan çevirirken düşülen yerler. Testteki zor sorular buradan geliyor.

  • Ich habe gestern in Berlin gewesen.

    Ich war gestern in Berlin.

    sein hem haben almaz hem de konuşmada Präteritum ister. İki hata tek cümlede.

  • Ich wohne seit 2020 in Köln gewohnt.

    Ich wohne seit 2020 in Köln.

    Hâlâ orada oturuyorsan geçmiş zaman değil şimdiki zaman. seit gördüğün an Präsens.

  • Er gebte mir das Buch.

    Er gab mir das Buch.

    Düzensiz fiil -te almaz; kök ünlüsü değişir. geben → gab.

  • Gestern ich arbeitete lange.

    Gestern arbeitete ich lange.

    Zaman bilgisi başa geçtiyse fiil ikinci sırada kalmak zorunda — özne arkaya iter. Zaman değişti, sıra kuralı değişmedi.