Almanca
Panom

Doktorda Almanca

Beim Arzt

«Ağrım var» demek doktoru yanıltabilir. Türkçede genel ifade yeterliyken Almancada yer, süre ve tarz şart.

Doktorda kullanılan temel Almanca ifadeler şunlardır: Schmerzen, Termin, Rezept.

  • A2 · temel
  • ~13 dk okuma
  • 13 soruluk test
Resimli ders PDF indir
01

Şu an: kapıdan girip söyleyeceğin üç cümle

Bunun üstüne biniyor

Doktordaki bütün ağrı cümleleri tek bir Dativ fiiline dayanıyor: weh tun. Halleri gördüysen bu sayfa sana kolay gelecek.

KısayolAğrıyı iki yoldan söylersin: isimle — Ich habe Kopfschmerzen — ya da fiille — Mir tut der Kopf weh. Fiilli yolda kişi Dativ olur: mir, ihm, meiner Mutter.

Muayenehanede ilk konuştuğun kişi doktor değil, resepsiyondaki görevli. Ondan üç şey ister: adın, doğum tarihin ve die Versichertenkarte — sigorta kartın. Kartı daha o sormadan uzatırsan konuşmanın yarısı biter.

  • Guten Tag, ich habe einen Termin um zehn Uhr. İyi günler, saat onda randevum var. RANDEVUN VARSA · İLK CÜMLE
  • Ich habe keinen Termin, aber ich habe starke Schmerzen. Randevum yok ama şiddetli ağrım var. RANDEVUSUZ GİTTİYSEN
  • Ich bin zum ersten Mal hier. İlk kez geliyorum. YENİ HASTA · SORARLAR
Görevli ne derNe demekSen ne dersin
Ihre Versichertenkarte, bitte.Sigorta kartınız lütfen.Bitte schön. — kartı uzat
Waren Sie schon mal bei uns?Daha önce bize geldiniz mi?Nein, ich bin neu hier.
Ihr Geburtsdatum, bitte?Doğum tarihiniz?Der zwölfte Mai neunzehnhundertneunzig.
Bitte füllen Sie den Bogen aus.Şu formu doldurun.Ich verstehe das Formular nicht ganz. Können Sie mir helfen?
Nehmen Sie bitte im Wartezimmer Platz.Bekleme odasına geçin.Danke. — Sie werden aufgerufen = adın anons edilecek

İlk gidişte doldurduğun kağıdın adı der Anamnesebogen’dur: geçmiş hastalıklar, ameliyatlar, sürekli kullandığın ilaçlar, alerjiler. Bilmediğin kelimeyi boş bırakıp doktora sor — orada yanlış işaretlemek, boş bırakmaktan kötüdür.

PNG indir

Telefonla randevu alırken kalıp hep aynı: Guten Tag, mein Name ist … Ich hätte gern einen Termin. Karşıdan gelen ilk soru neredeyse her zaman Worum geht es denn? — «konu ne?» Cevabın tek cümle olsun: Ich habe seit einer Woche Rückenschmerzen.

Telefonda hızlı konuşurlar ve kesilirsin. İki cümleyi ezberle, yeter: Können Sie das bitte langsamer sagen? ve Können Sie das bitte wiederholen? Kapatmadan önce de teyit et: Also am Dienstag um neun Uhr zwanzig, richtig?

02

Bunu Türkçede zaten yapıyorsun

Türkçede «ağrıyan» sen değilsin — organın. «Başım ağrıyor» dersin, «ben ağrıyorum» demezsin. Almanca weh tun ile tam olarak aynı şeyi yapar: özne organdır, sen kenarda Dativ olarak durursun.

TürkçeÖzne kimAlmanca
Başım ağrıyor.baş — ben değilMir tut der Kopf weh.
Ayaklarım ağrıyor.ayaklar — çoğulMir tun die Füße weh.
Oğlumun karnı ağrıyor.karın — çocuk değilMeinem Sohn tut der Bauch weh.
Ben ağrıyorum.böyle demiyoruzIch tue weh. — Almancada da yok

Fiil organa göre çekilir: tek organ tut, birden fazla organ tun. Türkçede «ayaklarım ağrıyor» diyoruz ama Almanca burada çoğulu görür — bu tek harf, cümleyi anadili gibi gösteren şeydir.

PNG indir

Aynı köprü hasta hissetmenin diğer kalıplarında da işliyor. Türkçede «üşüyorum / midem bulanıyor» derken kişiyi nasıl kenara alıyorsan, Almanca da mir ile alır:

  • Mir ist schlecht. Midem bulanıyor. MİDE BULANTISI · KUSMA HİSSİ
  • Mir ist schwindelig. Başım dönüyor. BAŞ DÖNMESİ
  • Mir ist kalt / heiß. Üşüyorum / sıcak bastı. ÜŞÜME · ATEŞ BASMASI

Dikkat: Ich bin heiß «ateşim var» demek değildir, bambaşka bir şey anlaşılır. Vücut hissi hep mir ist … ile kurulur.

03

Nerede, ne zamandan beri, nasıl

Doktor senden hikaye beklemiyor. Üç bilgi bekliyor ve bu üçünü söylersen muayene rayına oturur: wo — neresi, seit wann — ne zamandan beri, wie — nasıl bir ağrı.

Vücut bölümü«…schmerzen» hâliCümlede
der Kopf — başKopfschmerzenIch habe seit gestern Kopfschmerzen.
der Hals — boğazHalsschmerzenIch habe Halsschmerzen und kann kaum schlucken.
der Bauch — karınBauchschmerzenMir tut der Bauch weh.
der Rücken — sırt, belRückenschmerzenIch habe Schmerzen im unteren Rücken.
der Zahn — dişZahnschmerzenIch habe starke Zahnschmerzen.
PNG indir
Vücut bölümü«…schmerzen» hâliCümlede
das Ohr — kulakOhrenschmerzenMein linkes Ohr tut weh.
der Magen — mideMagenschmerzenIch habe Magenschmerzen nach dem Essen.
das Knie — dizKnieschmerzenMein Knie tut weh, wenn ich laufe.
der Fuß — ayakFußschmerzen da olur; konuşmada daha çok yandaki kalıp duyulurMir tun die Füße weh.

Kalıp basit: bölüm + -schmerzen. Ama her bölümde bu kalıp aynı doğallıkta durmuyor. Emin değilsen kaçış yolun hazır: Ich habe Schmerzen im Fuß / in der Schulter / im Arm. Bu cümle her bölümle çalışır.

PNG indir

Ne zamandan beri: seit ile ve şimdiki zamanla söylenir — ağrı hâlâ devam ettiği için Almanca burada geçmiş zaman kullanmaz.

  • seit heute Morgen — bu sabahtan beri
  • seit gestern — dünden beri
  • seit drei Tagen — üç gündür (Dativ çoğul: Tagen)
  • seit einer Woche — bir haftadır
  • seit ungefähr zwei Monaten — yaklaşık iki aydır

Nasıl bir ağrı: doktorun asıl merak ettiği kısım burası, çünkü teşhis çoğu zaman ağrının cinsinden çıkar. Beş sıfat yetiyor:

AlmancaNe demekÖrnek cümle
stechendsaplanır gibiDer Schmerz ist stechend.
dumpfkünt, ağırEs ist ein dumpfer Schmerz.
ziehendçeker gibiEs zieht bis ins Bein.
brennendyanar gibiEs brennt beim Wasserlassen.
pochendzonklar gibiDer Kopf pocht.

Şiddet sorulursa ölçek kullanılır: Wie stark sind die Schmerzen auf einer Skala von eins bis zehn? Cevabın tek kelime olabilir — Etwa sieben. Ya da hazır sıfatlar: leicht (hafif) · stark (şiddetli) · unerträglich (dayanılmaz).

PNG indir
04

Doktorun soracağı sorular — ve refleksiv fiiller

Muayenedeki sorular neredeyse sabittir. Listeyi bir kez okuduğunda odada duyduğun şey sürpriz olmaktan çıkıyor.

DoktorNe demekCevabın
Was fehlt Ihnen?birebir «neyiniz eksik» — «şikayetiniz ne»Ich habe seit drei Tagen Halsschmerzen.
Wo tut es weh?Neresi ağrıyor?Hier, im unteren Rücken.
Seit wann haben Sie die Beschwerden?Şikayetler ne zamandan beri?Seit ungefähr einer Woche.
Haben Sie Fieber?Ateşin var mı?Ja, gestern hatte ich 38,5.
Nehmen Sie Medikamente?İlaç kullanıyor musun?Nein, im Moment nicht.

die Beschwerden kelimesini not al: doktor «ağrı» yerine çoğu zaman bunu kullanır ve hep çoğuldur. «Şikayetler» demektir — ağrı, bulantı, yorgunluk, hepsi.

PNG indir
DoktorNe demekCevabın
Sind Sie gegen etwas allergisch?Alerjin var mı?Ja, gegen Penicillin.
Tut das weh, wenn ich hier drücke?Buraya bastırınca acıyor mu?Ja, genau da. / Nein, das geht.
Machen Sie bitte den Oberkörper frei.Üstünüzü çıkarın.cevap yok — yaparsın
Atmen Sie tief ein … und aus.Derin nefes alın… verin.cevap yok — yaparsın
PNG indir

Bu odadaki fiillerin çoğu refleksiv: Türkçede eki fiilin içine gömdüğümüz şeyi (yaralan-dım, üşüt-tüm) Almanca ayrı bir kelimeyle söyler — mich, sich.

FiilCümledeTürkçesi
sich fühlenWie fühlen Sie sich? — Ich fühle mich schwach.Nasıl hissediyorsun? — Halsiz hissediyorum.
sich verletzenIch habe mich am Knie verletzt.Dizimi yaraladım.
sich erkältenIch habe mich erkältet.Üşüttüm.
sich übergebenIch habe mich zweimal übergeben.İki kez kustum.
sich ausruhenSie müssen sich ausruhen.Dinlenmeniz gerek.
sich hinlegenLegen Sie sich bitte hin.Uzanın lütfen.
sich krankmeldenIch muss mich krankmelden.İşe hasta bildirimi yapmalıyım.

Zamir kişiye göre değişir: ich → mich · du → dich · er/sie → sich · wir → uns · Sie → sich. Doktor sana Sie diye hitap ettiği için odada en çok duyacağın biçim sich’tir.

PNG indir

Wie fühlen Sie sich heute?

Bugün kendinizi nasıl hissediyorsunuz?

Ich fühle mich seit gestern besser, aber ich bin noch schwach.

Dünden beri daha iyiyim ama hâlâ halsizim.

05

Yanlış yapılan iki yer

Tuzak 1

weh tun’da kendini özne yapmak

En sık hata bu ve doktorun kafasını gerçekten karıştırıyor. weh tun ile ağrıyan şey öznedir, sen Dativ zamirisin.

Ich tue Kopf weh.

Türkçeden birebir çeviri — Almancada böyle bir cümle yok.

Mich tut der Kopf weh.

Doğru fiil, yanlış hâl. Akkusativ değil Dativ olmalı.

Mir tut der Kopf weh.

Başım ağrıyor.

Ich habe Kopfschmerzen.

Aynı anlam, isimli yol. Emin olamadığın anda bunu kullan.

İki yolu birbirine karıştırma: Ich habe Kopfschmerzen weh diye bir şey yok. Ya haben + …schmerzen, ya Dativ + tut … weh.

Tuzak 2

seit ile geçmiş zamana kaçmak

Türkçede «üç gündür ağrıyordu» demek mümkün. Almanca, ağrı hâlâ sürüyorsa şimdiki zamanda kalır. Bir de seit Dativ ister: çoğul isimler sonuna -n alır.

Ich hatte seit drei Tagen Fieber.

Bu «artık geçti» demektir — doktor tedaviyi ona göre kurar.

Ich habe seit drei Tage Fieber.

Zaman doğru, hâl yanlış: seit + Dativ.

Ich habe seit drei Tagen Fieber.

Üç gündür ateşim var — ve hâlâ sürüyor.

Yalın hâlseit ileNot
drei Tageseit drei Tagençoğul Dativ -n
zwei Wochenseit zwei Wochenzaten -n ile bitiyor
eine Wocheseit einer Wochedie → der/einer
ein Monatseit einem Monatder → dem/einem

Küçük bir ayrım daha: Ich bin krank ile Ich habe mich krankgemeldet aynı şey değil. Birincisi bir durum, ikincisi işverene resmî bildirim. Patronuna sadece «hastayım» demek yetmez, bildirimi yapman gerekir.

06

Kimsenin söylemediği kısım: önce Hausarzt, sonra Facharzt

Türkiye’den gelen refleks şudur: dizin ağrıyorsa ortopediye, miden ağrıyorsa dahiliyeye gidersin. Almanya’da sistem tek kapıdan işler ve o kapının adı der Hausarzt — aile hekimin.

  • Hausarzt = ilk durak. Dosyan orada tutulur, sevkleri o yazar, raporu o verir.
  • Facharzt = uzman: Orthopäde · Hautarzt · HNO (kulak-burun-boğaz) · Neurologe · Kardiologe.
  • Yasal olarak bir uzmana doğrudan gidebilirsin — ama muayenehane telefonda ilk soruyu sorar: Haben Sie eine Überweisung?
  • Überweisung ile randevu kuyruğu farklı işler; Hausarzt’ın notu «bu vaka bekleyemez» diyorsa daha erken sıra bulabilirsin.
  • Genelde doğrudan gidilenler: Zahnarzt · Augenarzt · Frauenarzt · Kinderarzt.

Bunun bir de sana yarayan tarafı var: Hausarzt senin dosyanı bilen tek kişi. Almancan yetmediğinde en çok işine yarayacak insan da odur, çünkü seni tanır ve acele etmez. Bu yüzden Almanya’ya taşındıktan sonraki ilk işlerden biri şudur: bir Hausarzt bul ve kaydını yaptır — hasta olmadan önce.

  • Ich suche einen Hausarzt. Nehmen Sie neue Patienten auf? Aile hekimi arıyorum. Yeni hasta alıyor musunuz? KAYIT OLURKEN İLK CÜMLE
  • Ich brauche eine Überweisung zum Orthopäden. Ortopediye sevk lazım. ZUM + UZMAN ADI · DATIV
  • Können Sie mir einen Facharzt empfehlen? Bir uzman önerebilir misiniz? HANGİSİNE GİDECEĞİNİ BİLMİYORSAN

İkinci söylenmeyen şey: kime, ne zaman gidilir. Almanya’da acil servis gerçekten acil içindir; akşam veya hafta sonu doktor lazımsa ayrı bir hat vardır.

DurumNereyeAlmanca adı
Hayati tehlike112der Notruf
Akşam / hafta sonu, ama acil servislik değil116117der ärztliche Bereitschaftsdienst
Randevu bulamıyorsun116117die Terminservicestelle
Randevusuz, aynı günmuayenehanenin açık saatidie offene Sprechstunde

Kapıdaki tabelaya bak: Sprechzeiten = muayene saatleri, Telefonzeiten = telefonun açıldığı saatler. İkisi çoğu yerde farklıdır ve telefon saati dışında kimse açmaz.

PNG indir

Küçük bir ayrıntı ama insanları şaşırtıyor: resepsiyondaki kişi hemşire değildir, mesleğin adı MFA — Medizinische Fachangestellte’dir. Ona Schwester diye seslenmek eskimiş bir alışkanlıktır; Entschuldigung … ya da soyadıyla Frau … demek her yerde doğru.

07

Çıkarken hangi kağıt: Überweisung · Rezept · Krankschreibung

Muayene bitti, doktor bir şey uzatıyor ya da uzatmıyor. Burada doğru kelimeyi istemek senin işin — istemezsen bazı kağıtlar kendiliğinden gelmez.

  • die Überweisung sevk kağıdı — Hausarzt’tan uzmana İSTE: BRAUCHE EINE ÜBERWEISUNG ZUM …
  • das Rezept reçete — ilaç için, eczaneye gider BUGÜN ÇOĞU YERDE E-REZEPT · KARTA YÜKLENİR
  • die Krankschreibung (AU) istirahat raporu — işveren için İSTE: BRAUCHE EINE KRANKSCHREIBUNG
Tuzak 3

Patrona reçete götürmek

Üç kağıdın üçü de «doktorun verdiği kağıt» olduğu için karışıyor. Ama üçü üç ayrı yere gider: sevk uzmana, reçete eczaneye, rapor işverene.

Ich brauche ein Rezept für meinen Chef.

Reçete ilaç içindir — patronun eline hiçbir işe yaramayan bir kağıt geçer.

Ich brauche eine Krankschreibung für meinen Arbeitgeber.

İşverenim için istirahat raporuna ihtiyacım var.

Wie lange bin ich krankgeschrieben?

Kaç gün raporluyum?

Raporun resmî adı die Arbeitsunfähigkeitsbescheinigung’dur, herkes kısaca AU der. Bugün rapor sigortana elektronik gider (eAU), sana da bir nüsha verilir — o nüshayı işverene ulaştırmak senin sorumluluğun. Eski nesil hâlâ der gelbe Schein (sarı kağıt) diyor; artık kağıt sarı olmasa da adı kaldı.

Raporun ne zaman gerektiği iş sözleşmesine göre değişir: bazı işverenler ilk günden ister. Sözleşmene bir kez bak, hasta olduğun sabah bakmak zorunda kalma. Ve hasta olduğunda önce haber ver: Ich bin krank und kann heute nicht kommen. Ich gehe zum Arzt und schicke Ihnen die Krankmeldung.

Eczanede konuşma kısa: Ich möchte dieses Rezept einlösen. — «bu reçeteyi kullanmak istiyorum». Reçete kartına yüklendiyse cümle daha da kısalıyor: Ich habe ein E-Rezept. ve kartı uzatırsın.

Kutunun / prospektüsün üstündeNe demekPratikte
Einnahme · einnehmenalım · ilacı almakilaçlar nehmen değil einnehmen ile alınır
Dosierung: 1–0–1doz: sabah 1, öğlen 0, akşam 1üç kutu = sabah, öğlen, akşam
vor / nach dem Essenyemekten önce / sonrazu den Mahlzeiten = yemekle birlikte
auf nüchternen Magenaç karnınagenelde sabah, kahvaltıdan önce
mit ausreichend Flüssigkeitbol sıvıylaunzerkaut = çiğnemeden
Nebenwirkungenyan etkilerGegenanzeigen = kullanılmaması gereken durumlar
rezeptpflichtig · rezeptfreireçeteli · reçetesizIst das rezeptfrei? diye sorabilirsin

Almanya’da her ilaç reklamının sonunda duyduğun o hızlı cümle de buradan gelir: Bei Risiken und Nebenwirkungen lesen Sie die Packungsbeilage und fragen Sie Ihren Arzt oder Apotheker. Bir kere anladığında bir daha kaçırmıyorsun.

PNG indir

Eczanede işine yarayacak iki soru daha: Haben Sie etwas gegen Husten? — «öksürüğe bir şey var mı?» ve Wie oft muss ich das nehmen? — «bunu ne sıklıkla almalıyım?» Cevap büyük ihtimalle şu kalıpla gelir: Dreimal täglich eine Tablette, nach dem Essen.

Şimdi pratik

Az önce öğrendiklerin

  • Doktordan işverenine vermek üzere aldığın istirahat raporuna kısaca ___ denir.

    Cevabı gör

    AU, die AU, Arbeitsunfähigkeitsbescheinigung, die Arbeitsunfähigkeitsbescheinigung — AU (Arbeitsunfähigkeitsbescheinigung) işverene verilen rapordur.

  • Ich tue den Kopf weh. diyerek başının ağrıdığını söyleyebilirsin.

    Cevabı gör

    Yanlış. Almancada ağrıyan organ öznedir, sen Dativ olursun: Mir tut der Kopf weh.

  • Ich habe seit drei ___ Fieber.

    Cevabı gör

    Tagen. seit Dativ ister; çoğul isimler Dativ’de sonuna -n alır. Ayrıca ağrı sürüyorsa fiil şimdiki zamanda kalır: ich habe, ich hatte değil.

08

Bu hafta ne yapacaksın

Doktor cümlesi sınavda değil, kapıda lazım oluyor — o yüzden ezber değil, refleks kurulacak. Günde beş dakika:

  • Kendi «üç dakikanı» yaz: Ich habe seit … Schmerzen im/in der … Der Schmerz ist … Üç boşluğu kendi durumunla doldur, sesli oku.
  • Aynı şikayeti iki yoldan kur: bir kez Ich habe …schmerzen, bir kez Mir tut … weh. Dativ zamirini doğru koyduğunu kontrol et.
  • Beş vücut bölümü seç, her biri için tek cümle yaz — çoğul olanlarda fiili tun yaptığını gör: Mir tun die Augen weh.
  • Telefon provası: Guten Tag, mein Name ist … Ich hätte gern einen Termin. — Worum geht es? — Ich habe seit … Bu diyaloğu üç kez yüksek sesle söyle.
  • Evdeki bir ilaç kutusunu eline al ve üstündeki cümleyi çevir. Bilmediğin üç kelimeyi yaz — bir sonraki kutuda aynı kelimeler çıkacak.

Bir sonraki adım Dativ fiiller: weh tun yalnız değil — helfen · gefallen · passen · schmecken de aynı mantıkla çalışıyor. Konuşurken tıkandığın anlar için ise «anlamadım» demenin doğru yolları var.

İpuçları

Testten önce bunları bil

Konunun çekirdeği üç satırda, altında Türkçeden çevirirken en sık düşülen yerler.

  1. Ağrı Dativ'le anlatılır

    Mir tut der Kopf weh — ağrıyan şey özne, acıyı çeken kişi Dativ. Ağrıyan birden çoksa fiil çoğul olur: Mir tun die Füße weh.

    Mir tut der Kopf weh.

  2. Durum kalıpları öznesizdir

    Mir ist schlecht/kalt/schwindelig — hisseden Dativ'de durur. Ich bin schlecht demek «kötü biriyim» demektir; kalıbı bozma.

    Mir ist schlecht.

  3. Süre: seit + Dativ

    Şikâyetin ne zamandır sürdüğü seit ile sorulur ve söylenir; arkası Dativ çoğul olur: seit drei Tagen.

    Ich habe seit drei Tagen Fieber.

  4. Sevk ve rapor ayrı kağıtlardır

    Uzmana gitmek için die Überweisung (sevk), işverene vermek için die Krankschreibung / AU (rapor) alınır. İkisini karıştırma.

    eine Überweisung zum Orthopäden

  • Ich bin schlecht.

    Mir ist schlecht.

    Durum kalıbı Dativ ister; özneli hâli kişiliğini kötüler.

  • Mir tut die Füße weh.

    Mir tun die Füße weh.

    Ağrıyan şey öznedir; çoğulsa fiil de çoğul çekilir: tun.

  • Ich habe seit drei Tage Fieber.

    Ich habe seit drei Tagen Fieber.

    seit Dativ ister; çoğul Dativ -n alır: Tagen.

  • İşverene Überweisung götürdüm.

    İşverene Krankschreibung (AU) götürülür.

    Überweisung doktorlar arası sevktir; işveren raporu AU'dur.

09Diz

Cümleyi kendin diz

Kelimelere dokun, doğru sırayla yerleştir. Almancanın en zor kısmı burası — ve seçenek şıkkı yok, cümleyi sen kuruyorsun.

  1. kelimelere dokun

  2. kelimelere dokun

  3. kelimelere dokun

0908:20

Kendini dene

Cevaba dokun — neden öyle olduğunu birlikte görelim.

tut der Kopf weh.

Başım ağrıyor.

Mir. weh tun kişiyi Dativ yapar, özne ağrıyan organdır: der Kopf. Türkçedeki «başım ağrıyor» ile aynı mantık — özne sen değilsin.

Ich habe seit drei Fieber.

Üç gündür ateşim var.

Tagen. seit Dativ ister; çoğul isimler Dativ’de sonuna -n alır. Ayrıca ağrı sürüyorsa fiil şimdiki zamanda kalır: ich habe, ich hatte değil.

Ağrıyan iki ayağın var. Hangisi doğru?

Mir tun die Füße weh. Fiil organa göre çekilir: iki ayak çoğuldur, o yüzden tun. Kişi ise her hâlükârda Dativ kalır — mir.

Wie Sie sich heute?

Bugün kendinizi nasıl hissediyorsunuz?

fühlen. sich fühlen refleksiv bir fiildir ve Sie ile çekimi Sie fühlen sich’tir. Cevabın: Ich fühle mich besser.

Hausarzt seni ortopediye yolluyor. Ne istersin?

eine Überweisung — sevk kağıdı: Ich brauche eine Überweisung zum Orthopäden. Rezept eczaneye, Krankschreibung işverene gider.

İş yerine vermen gereken kağıt hangisi?

die Krankschreibung — resmî adı Arbeitsunfähigkeitsbescheinigung, kısaca AU. Sigortana elektronik gider, işverene ulaştırmak sana kalır. Anamnesebogen ise ilk gidişte muayenehanede doldurduğun formdur.
+7 Konuyu bitir: tam testi çöz 13 soru · süreli · sınav gibi · %60 ile konu biter

Alıştırma bitti — –

Konuyu bitirmek için tam testi çöz: %60 alırsan günlük defterine «konu bitti» diye yazılır ve seviye yolunda işaretlenir.

0/6 · soru cevaplandı

Notların
Çalışma kağıdı

Doktorda Almanca cep kartı

Bu sayfanın tamamı — tablolar, tuzaklar, örnekler — tek PDF. İndir, yazdır, sınavdan önce üstünden geç.

PDF indir

Birebir Almanca dersi

Almancanı hocayla hızlandır

Sıfırdan B1’e, 4,5 ayda. Haftada 1 ile 5 ders arası. Ne kadar sık gelirsen ders başı ücret o kadar düşüyor.

İlk dersi ücretsiz al
Birebir ders