Şu an: sıfatı zıddıyla birlikte al
Bu sayfadaki cümlelerin çoğu tek kalıpla kuruluyor: … ist groß. sein çekimini biliyorsan elli sıfatın hepsini bugün kullanabilirsin.
KısayolSıfatı tek tek değil, zıddıyla birlikte ezberle: groß’u alırken klein bedava gelir. Cümlede fiilden sonra ek almaz, ismin önünde alır.
Zıddıyla öğrenilen kelime daha iyi yapışır: biri aklına gelince öbürü de gelir. Bir şeyi anlatırken zaten karşıtlıkla konuşursun — ev büyük ama mutfak küçük, otel pahalı ama temiz.
Die Wohnung ist groß, aber die Küche ist klein.
Daire büyük ama mutfak küçük.
Die Wohnung ist große.
Fiilden sonra gelen sıfata ek eklenmez.
Bu sayfada en sık 50 sıfat 25 zıt çift hâlinde duruyor, üç grupta: günlük temel, insan ve karakter, eşya ve durum. Tek bir kelime iki çiftte birden var — alt — ve sebebi aşağıda.
Sayfanın sırası: önce 25 çiftin tablosu, sonra üç kural (yüklem, isim önü, karşılaştırma), sonra listenin kimsenin söylemediği tarafı ve dört tuzak. En sonda çalışma planı.
Tablo: 25 çift, üç grup
Her satırda bir çift, Türkçesi ve bir örnek cümle. Cümlelerin çoğu çiftin iki ucunu birlikte kullanıyor — ezberlerken ikisini aynı anda duyasın diye.
Grup 1 · Günlük temel. Her cümlede karşına çıkan on çift.
| Çift | Türkçe | Örnek cümle |
|---|---|---|
| 01 · groß ↔ klein | büyük ↔ küçük | Das Haus ist groß, der Garten ist klein. — Ev büyük, bahçe küçük. |
| 02 · gut ↔ schlecht | iyi ↔ kötü | Die Idee ist gut, der Plan ist schlecht. — Fikir iyi, plan kötü. |
| 03 · neu ↔ alt | yeni ↔ eski | Mein Handy ist alt, ich brauche ein neues. — Telefonum eski, yenisi lazım. |
| 04 · jung ↔ alt | genç ↔ yaşlı | Mein Opa ist alt, aber er fühlt sich jung. — Dedem yaşlı ama kendini genç hissediyor. |
| 05 · lang ↔ kurz | uzun ↔ kısa | Der Film ist lang, die Pause ist kurz. — Film uzun, ara kısa. |
| 06 · schnell ↔ langsam | hızlı ↔ yavaş | Der Zug ist schnell, der Bus ist langsam. — Tren hızlı, otobüs yavaş. |
| 07 · richtig ↔ falsch | doğru ↔ yanlış | Ist das richtig oder falsch? — Bu doğru mu, yanlış mı? |
| 08 · einfach ↔ schwierig | kolay ↔ zor | Die Frage ist einfach, die Antwort ist schwierig. — Soru kolay, cevap zor. |
| 09 · früh ↔ spät | erken ↔ geç | Ich stehe früh auf und gehe spät ins Bett. — Erken kalkıp geç yatıyorum. |
| 10 · viel ↔ wenig | çok ↔ az | Ich habe viel Arbeit und wenig Zeit. — İşim çok, vaktim az. |
alt iki çiftte birden: eşya için «eski», insan için «yaşlı». Ama eşyanın zıddı neu, insanın zıddı jung — karıştırma.
Grup 2 · İnsan ve karakter. Birini anlatırken yedi çift.
| Çift | Türkçe | Örnek cümle |
|---|---|---|
| 11 · freundlich ↔ unfreundlich | güler yüzlü ↔ soğuk | Die Nachbarin ist sehr freundlich. — Komşu kadın çok güler yüzlü. |
| 12 · fleißig ↔ faul | çalışkan ↔ tembel | Meine Schwester ist fleißig, ich bin faul. — Kız kardeşim çalışkan, ben tembelim. |
| 13 · ruhig ↔ laut | sakin ↔ gürültücü | Mein Sohn ist ruhig, meine Tochter ist laut. — Oğlum sakin, kızım gürültücü. |
| 14 · lustig ↔ langweilig | komik ↔ sıkıcı | Der Lehrer ist lustig, der Kurs ist langweilig. — Öğretmen komik, kurs sıkıcı. |
| 15 · klug ↔ dumm | akıllı ↔ aptal | Das war eine kluge Entscheidung. — Akıllıca bir karardı. |
| 16 · stark ↔ schwach | güçlü ↔ zayıf | Er ist stark, aber heute fühlt er sich schwach. — Güçlüdür ama bugün kendini halsiz hissediyor. |
| 17 · glücklich ↔ traurig | mutlu ↔ üzgün | Heute bin ich glücklich, gestern war ich traurig. — Bugün mutluyum, dün üzgündüm. |
dumm bir insana söylendiğinde ağır bir kelime — yüze karşı söylenmez. Yumuşak hâli: Das habe ich nicht verstanden. Sıfatı insana değil işe yapıştır.
Grup 3 · Eşya ve durum. Bir şeyi tarif ederken sekiz çift.
| Çift | Türkçe | Örnek cümle |
|---|---|---|
| 18 · teuer ↔ billig | pahalı ↔ ucuz | Das Hotel ist teuer, das Hostel ist billig. — Otel pahalı, hostel ucuz. |
| 19 · sauber ↔ schmutzig | temiz ↔ kirli | Die Küche ist sauber, das Bad ist schmutzig. — Mutfak temiz, banyo kirli. |
| 20 · voll ↔ leer | dolu ↔ boş | Der Bus ist voll, der nächste ist leer. — Otobüs dolu, bir sonraki boş. |
| 21 · offen ↔ geschlossen | açık ↔ kapalı | Das Fenster ist offen, die Tür ist geschlossen. — Pencere açık, kapı kapalı. |
| 22 · warm ↔ kalt | sıcak ↔ soğuk | Der Tee ist warm, das Wasser ist kalt. — Çay sıcak, su soğuk. |
| 23 · hell ↔ dunkel | aydınlık ↔ karanlık | Das Zimmer ist hell, der Flur ist dunkel. — Oda aydınlık, koridor karanlık. |
| 24 · schwer ↔ leicht | ağır ↔ hafif | Der Koffer ist schwer, die Tasche ist leicht. — Bavul ağır, çanta hafif. |
| 25 · nah ↔ weit | yakın ↔ uzak | Der Bahnhof ist ganz nah, der Flughafen ist weit weg. — Gar çok yakın, havalimanı uzak. |
schwer hem «ağır» hem «zor»: Die Tasche ist schwer · Die Prüfung ist schwer. Zıddı da ikiye ayrılıyor — ağırın zıddı leicht, zorun zıddı einfach.
Ist es weit? — Nein, es ist ganz nah.
Uzak mı? — Hayır, çok yakın.
Bunu Türkçede zaten yapıyorsun: yüklemdeki sıfat ek almaz
Türkçede sıfat hiç değişmez: «ev büyük», «büyük ev». Almanca bunun yarısını seninle paylaşıyor. Sıfat fiilden sonra, yüklemde duruyorsa Türkçedeki gibi çıplak kalır. İsmin önüne geçince ek alır — Türkçede olmayan kısım yalnız bu.
| Yüklemde: ek yok | İsmin önünde: ek var | Türkçe |
|---|---|---|
| Das Auto ist neu. | ein neues Auto | yeni bir araba |
| Die Wohnung ist groß. | eine große Wohnung | büyük bir daire |
| Der Kaffee ist kalt. | ein kalter Kaffee | soğuk bir kahve |
| Die Schuhe sind teuer. | teure Schuhe | pahalı ayakkabılar |
Ek, ismin cinsiyetine, hâline ve önündeki artikele göre değişir. Buradaki tek kural: ek yalnız ismin önünde gelir. teuer ek alınca ortadaki e’yi düşürür: teure Schuhe.
Ich habe ein neues Auto.
Yeni bir arabam var. → isim önünde, ek var
Ich habe ein neu Auto.
Türkçe alışkanlığı: isim önündeki sıfat da çıplak kaldı.
Üçüncü bir yer daha var ve orada da ek yok: sıfat fiili nitelediğinde. Türkçede «hızlı gidiyor» dediğin gibi Almanca da sıfatı olduğu gibi kullanır: Der Zug fährt schnell. · Sprich bitte langsam.
viel ve wenig sayılamayan şeyin önünde çoğu zaman ek almaz: viel Zeit · wenig Geld. Sayılabilen çoğulda ek gelir: viele Leute · wenige Tage.
der, ein ya da artikel yokken hangi ekin geldiği — der neue · ein neuer · neuer — sıfat çekimi sayfasında tablo tablo duruyor. A1’de bu sayfadaki kural yeter.
Karşılaştırma: -er eki, als ve wie
Türkçede «daha» ayrı bir kelime. Almancada karşılaştırma sıfata yapışan bir ek: -er. Neyle kıyasladığını als söyler, yani «-den». Eşitlikte ek yok: so + sıfat + wie = «… kadar».
Meine Schwester ist älter als ich.
Kız kardeşim benden büyük.
Er ist so groß wie ich.
O benim kadar uzun.
| Desen | Listeden örnek | Not |
|---|---|---|
| düz -er | klein → kleiner · schnell → schneller · früh → früher · leicht → leichter | Çoğu sıfat böyle. |
| tek hece, a · o · u noktalanır | alt → älter · jung → jünger · groß → größer · lang → länger · kurz → kürzer · warm → wärmer · kalt → kälter · stark → stärker · schwach → schwächer · klug → klüger · dumm → dümmer · nah → näher | Hepsi değil: voll → voller · laut → lauter. |
| -el ve -er ile biten | dunkel → dunkler · teuer → teurer | Sondaki e düşer. |
| düzensiz | gut → besser · viel → mehr | Ezber. |
Tek heceli sıfatların çoğu noktalanır ama kural değil, eğilim. Emin değilsen tablodaki on ikiyi ezberle — listedekilerin hepsi orada.
Düzensizler dört tane ve ezberlenir. İkisi bu listede, ikisi karşılaştırmada sık karşına çıktığı için burada:
| Sıfat | Karşılaştırma | En üst derece |
|---|---|---|
| gut | besser | am besten |
| viel | mehr | am meisten |
| gern | lieber | am liebsten |
| hoch | höher | am höchsten |
nah’ın en üst derecesi de düzensiz: am nächsten.
En üst derecenin iki biçimi (am schnellsten · der schnellste) ve ne zaman -esten geldiği derecelendirme sayfasında.
Kimsenin söylemediği kısım: çiftin iki ucu eşit değil
Liste çiftleri tertemiz eşleştiriyor, ama gerçek dilde bazı uçlar birden fazla kelimeye açılıyor. Bu elli sıfatın içinde dördü böyle:
- alt — eşya için «eski», insan için «yaşlı». Eşyanın zıddı neu, insanın zıddı jung.
- schwer — hem «ağır» hem «zor». Ağırın zıddı yalnız leicht. Zorun zıddı einfach, ama leicht da «kolay» demek: Die Prüfung war leicht.
- laut — insan için «gürültücü», zıddı ruhig. Sesin kendisinden söz ediyorsan zıddı leise: Sprich bitte leise, das Baby schläft.
- billig — «ucuz», ama bazen «ucuz ve kalitesiz» diye duyulur. Fiyatı övmek istiyorsan günstig daha güvenli: Das Hotel ist günstig.
Das Auto ist alt, aber der Motor ist neu.
Araba eski ama motor yeni.
Das Auto ist jung.
Eşya genç olmaz: eskinin zıddı burada neu.
Die Prüfung war leicht.
Sınav kolaydı. → leicht burada «kolay»
Die Tasche ist einfach.
«Çanta sade, basit» anlamına kayar. Hafif çanta leicht.
Kısaca: leicht iki kapıyı da açar (hafif ve kolay), einfach yalnız birini (kolay, basit). Emin değilsen zorun zıddı için einfach, ağırın zıddı için leicht de — ikisi de hiç yanlış olmaz.
Dört tuzak
Bu dördü sıfatları bilen öğrencide bile en sık duyulanlar. İkisi dilbilgisi, ikisi anlam.
«mehr + sıfat» yok, -er eki var
Mein Auto ist schneller.
Arabam daha hızlı.
Mein Auto ist mehr schnell.
Türkçedeki «daha» kelime olarak çevrildi.
Türkçedeki «daha» Almancada ayrı bir kelime değil, ek. mehr yalnız «daha çok» demek: Ich habe mehr Zeit.
als mı, wie mi
Er ist größer als ich.
O benden uzun.
Er ist größer wie ich.
Almanlar da konuşurken karıştırıyor ama sınavda yanlış sayılır.
Tek soru yeter: sıfat ek aldı mı? größer gibi ekliyse als («-den»). Eksizse, yani so groß ise, wie («kadar»).
Ich bin langweilig = sıkıcı biriyim
Mir ist langweilig.
Canım sıkılıyor.
Ich bin langweilig.
«Ben sıkıcı biriyim.» Canın sıkılıyorsa kalıp değişir.
Aynısı kalt için de geçerli: Ich bin kalt «soğuk bir insanım» demek, üşüdüysen Mir ist kalt. Kalıbın tamamı duygu ve durum bildirme sayfasında.
dumm insana değil işe söylenir
Du bist dumm.
Dilbilgisi doğru, konuşma orada biter.
Das war keine gute Idee.
İyi bir fikir değildi. → işi eleştirir, kişiyi değil.
Bir durum için kullanmak ise olağan, hatta kendin için: Das war dumm von mir. — «Aptallık ettim.» Sıfat kişiye değil olaya yapışınca kırıcılığı gider.
Az önce öğrendiklerin
Mein Bruder ist jünger ___ ich.
Cevabı gör
als. Sıfat ek almış (jünger), yani «-den»: als. wie yalnız eşitlikte, so jung wie.
Die Wohnung ist große. — bu cümlede sıfat doğru kullanılmış.
Cevabı gör
Yanlış. Yüklemdeki sıfat ek almaz: Die Wohnung ist groß. Ek yalnız ismin önünde gelir: eine große Wohnung.
jung sıfatının zıddı hangisi?
Cevabı gör
alt. İnsan için jung ↔ alt (genç ↔ yaşlı). neu eşyanın ucu: neu ↔ alt (yeni ↔ eski).
Nasıl çalışılır: günde bir çift
Günde bir çift yeterli bir tempo: 25 günde liste biter. İki haftada bitirmek istersen günde iki çift al. Her çift için dört adım — dördü de aynı çiftle, böylece üç kuralı her gün bir kez kullanmış olursun:
| Adım | Ne yapıyorsun | Örnek çift: schwer ↔ leicht |
|---|---|---|
| 1 | Çifti sesli söyle | schwer ↔ leicht |
| 2 | İki ucu tek cümleye koy | Der Koffer ist schwer, die Tasche ist leicht. |
| 3 | Karşılaştır | Der Koffer ist schwerer als die Tasche. |
| 4 | İsmin önüne koy | ein schwerer Koffer · eine leichte Tasche |
Ertesi gün yeni çifte geçmeden önce dünküyle tek bir cümle kur. Tekrar, ilk ezberden daha çok iş görüyor.
Der Koffer ist schwerer als die Tasche.
Bavul çantadan ağır.
Fiil listesiyle yan yana çalış: en sık 50 fiil cümleyi kuruyor, bu 50 sıfat dolduruyor. İkisi birlikte günlük konuşmanın iskeletini çıkarıyor.
Testten önce bunları bil
Konunun çekirdeği üç satırda, altında Türkçeden çevirirken en sık düşülen yerler.
- Yüklemde ek yok
Fiilden sonra gelen sıfat hiç değişmez, Türkçedeki gibi.
Das Auto ist neu.
- İsmin önünde ek var
Sıfat isme yapışınca çekilir. Ezberlenecek kısım yalnız bu.
ein neues Auto · eine große Wohnung
- -den = als, kadar = so … wie
Karşılaştırmada sıfat -er alır ve arkasından als gelir. Eşitlikte ek yok.
Er ist größer als ich. · Er ist so groß wie ich.
- Zıddı bağlama göre seç
alt: eşyada neu, insanda jung. schwer: ağırlıkta leicht, zorlukta einfach.
Der Koffer ist schwer, die Tasche ist leicht.
Mein Auto ist mehr schnell.
Mein Auto ist schneller.
Almancada «daha» kelime değil, -er eki.
Er ist größer wie ich.
Er ist größer als ich.
Ekli sıfatın arkasından als gelir.
Ich bin langweilig. (sıkıldım demek isterken)
Mir ist langweilig.
Özneli hâl «sıkıcı biriyim» demektir.
Die Tasche ist einfach. (hafif demek isterken)
Die Tasche ist leicht.
Ağırın zıddı yalnız leicht.
Cümleyi kendin diz
Kelimelere dokun, doğru sırayla yerleştir. Almancanın en zor kısmı burası — ve seçenek şıkkı yok, cümleyi sen kuruyorsun.
-
kelimelere dokun
-
kelimelere dokun
-
kelimelere dokun
Kendini dene
Cevaba dokun — neden öyle olduğunu birlikte görelim.
jung sıfatının zıddı hangisi?
«Çanta çok hafif.» Hangisi?
«Ağır» ve «zor» anlamını birlikte taşıyan sıfat hangisi?
Canın sıkılıyor. Hangisi?
«Yeni bir arabam var.» Hangisi?
Die Wohnung ist große. — bu cümlede sıfat doğru kullanılmış.
Alıştırma bitti — –
Konuyu bitirmek için tam testi çöz: %60 alırsan günlük defterine «konu bitti» diye yazılır ve seviye yolunda işaretlenir.
0/6 · soru cevaplandı
Bu konuya notun
Aklında kalsın istediğin kuralı, örneği ya da soruyu yaz. Kendiliğinden kaydedilir ve Panom'da toplanır.
25 zıt çift cep kartı
Bu sayfanın tamamı — tablolar, tuzaklar, örnekler — tek PDF. İndir, yazdır, sınavdan önce üstünden geç.
