Şu an: karşındaki anlatıyor, sen cümle arıyorsun
Partikel sayfası cümlenin içine giren küçük kelimeleri anlatıyordu (mal · doch · ja). Bu sayfa bir adım öteye gidiyor: cümleyi silip yerine tek kelime koyuyor.
KısayolKonuşmanın dört anı var: onay · şaşırma · geçiştirme · kapanış. Her andan bir kelime al: Genau · Ach so · Kein Ding · Alles klar. Kelimeyi ezberleme, anı tanı.
Almancan doğru ama bir Almanla konuşurken hâlâ «yabancı» duyuluyorsun. Sebep genelde kelime değil. Karşındaki bir şey anlatıyor; sen ya cevap olarak tam cümle kuruyorsun ya da hiçbir şey demeden dinliyorsun. Alman ise o anda cümle kurmuyor, refleks veriyor.
Morgen soll es regnen.
Yarın yağmur yağacakmış. → karşındaki bir bilgi verdi.
Ja, das ist richtig.
Evet, bu doğru. → dilbilgisi kusursuz, ama sohbette sınav cevabı gibi duruyor.
Genau, das habe ich auch gehört.
Aynen, ben de öyle duydum. → Almanın o anda verdiği cevap.
Üçüncü cümle birincinin kısaltılmışı değil, başka bir iş yapıyor. Ja, das ist richtig bir bilgi veriyor; Genau ise bir sinyal: «seni duydum, aynı fikirdeyim, devam et». Konuşmayı canlı tutan şey bu sinyaller.
Bu sayfa bir kelime listesi değil, bir karar haritası. Önce hangi anda olduğunu bulacaksın, sonra o anın kelimesini. Kelimelerin hepsi konuşma dili; resmî yazıda geçmezler.
Bunu Türkçede zaten yapıyorsun
Türkçede karşındaki haklıysa «Evet, bu doğru» diye cümle kurmuyorsun. «Aynen» çıkıyor ağzından; düşünmüyorsun bile. Şaşırınca «haa», «cidden mi?»; önemsizse «boş ver»; biterken «tamam o zaman», «görüşürüz». Bunların hepsi refleks.
| Türkçede | Almancada | Hangi an |
|---|---|---|
| aynen | Genau. | onay |
| doğru ya | Stimmt. | onay |
| haa, öyle mi | Ach so. | şaşırma |
| cidden mi? | Echt? | şaşırma |
| boş ver, sorun değil | Kein Ding. | geçiştirme |
| eh işte | Na ja … | geçiştirme |
| tamam o zaman | Alles klar. | kapanış |
| görüşürüz | Bis dann! | kapanış |
Kelimeyi bilmiyordun ama refleksi zaten biliyorsun. Öğrenilecek şey yalnızca karşılığı.
Der Kurs fällt heute aus.
Kurs bugün yapılmıyor.
Ach so. Dann bleibe ich zu Hause.
Haa, öyle mi. O zaman evde kalırım. → Türkçedeki «haa» ile aynı an.
Bu yüzden refleks öğrenmek gramer öğrenmek gibi değil: yeni bir kural yok, zaten yaptığın şeyin Almancası var. Tek fark hızda. Türkçe refleksi düşünmeden söylüyorsun; Almancasını da o hıza getirmen gerekiyor.
Tablo: konuşmanın dört anı
Bir konuşma dört andan ibaret. Karşındaki haklı bir şey söyler (onay), yeni bir bilgi verir (şaşırma), teşekkür eder ya da özür diler (geçiştirme), ya da konuşma biter (kapanış). Her anın kendi refleksi var.
| Konuşmanın anı | Türkçede ne dersin | Almanca refleks |
|---|---|---|
| 1 · Onay | aynen · doğru ya | Genau. · Stimmt. |
| 2 · Şaşırma | haa · cidden mi? | Ach so. · Echt? |
| 3 · Geçiştirme | boş ver · eh işte | Kein Ding. · Na ja. |
| 4 · Kapanış | tamam o zaman · görüşürüz | Alles klar. · Mach's gut. |
Dört an, sekiz kelime. Konuşma bunların dışına çok az çıkıyor; gerisi zaten bildiğin cümleler. Sıra şu: önce hangi andasın, sonra hangi kelime.
Anı tanımak kelimeyi hatırlamaktan kolay. Karşındaki cümlesini bitirdiğinde kendine tek bir soru sor: bu haklı bir söz mü, yeni bir bilgi mi, bir teşekkür mü, bir veda mı? Cevap belliyse kelime kendiliğinden geliyor.
Heute ist ja Feiertag.
Bugün resmî tatil ya.
Stimmt, das habe ich vergessen.
Doğru ya, unutmuşum. → an 1: haklı buldun, farkına yeni vardın.
An 1 · onay: beşi de «evet» değil
Ja bir soruya cevaptır; bu beşi bir söze cevaptır. Fark burada. Karşındaki bir şey söyledi, sen de ona katıldığını gösteriyorsun. Beşi de «evet» gibi duruyor ama her birinin ayrı bir işi var.
| Refleks | Tam anlamı | Hangi an |
|---|---|---|
| Genau. | «aynen, tam öyle» | karşındaki senin düşündüğünü söyledi |
| Stimmt. | «doğru ya» | farkına yeni vardın, haklı buldun |
| Eben. | «işte tam da bu» | sen zaten onu söylüyordun |
| Passt. | «uyar, tamam» | saat, plan, rakam onayı |
| Alles klar. | «anlaşıldı» | talimatı aldın, konu kapandı |
Almanya’da en çok duyacağın kelime Genau. Almanlar bununla kendi kendileriyle dalga geçer; bu hesabın adı da oradan geliyor.
Du kommst also am Montag?
Yani pazartesi geliyorsun?
Genau.
Aynen. → karşındaki senin düşündüğünü söyledi.
Um acht am Bahnhof?
Sekizde istasyonda?
Passt.
Uyar. → saat ve yer onayı.
Die Wohnung ist viel zu teuer.
Daire çok pahalı.
Eben! Das habe ich doch gesagt.
İşte! Söylemiştim ya. → sen zaten bunu söylüyordun.
Bir enflasyon uyarısı: yeni öğrenen herkes Genau’yu her cümlenin sonuna yapıştırıyor. Bir konuşmada iki üç kez yeter; gerisinde Stimmt, Eben, Passt arasında dolaş.
An 2 · şaşırma: yeni bilgi geldi, sessiz kalma
Karşındaki yeni bir şey anlattı. Bu anın refleksi bilgi vermiyor, «seni dinliyorum» diyor. Almanya’da sessizce dinlemek ilgi değil ilgisizlik olarak okunur; refleks gelmezse karşındaki anlatmayı keser.
| Refleks | Tam anlamı | Hangi an |
|---|---|---|
| Ach so. | «haa, öyle miymiş» | sebebi yeni anladın |
| Echt? | «cidden mi?» | şaşırdın, devamını istiyorsun |
| Wirklich? | «gerçekten mi?» | aynı iş, bir tık daha kibar |
| Krass. | «vay be» | genç dili, büyük olay |
| Ach was! | «hadi canım» | inanmadın; yalnız samimi ortamda |
Krass ve Ach was! samimi kelimeler. İş yerinde ya da resmî bir görüşmede Wirklich? veya Ach so. yeter.
Ich ziehe nächsten Monat nach Hamburg.
Gelecek ay Hamburg’a taşınıyorum.
Echt? Warum denn?
Cidden mi? Neden peki? → şaşırdın, devamını istiyorsun.
Ich komme später, mein Zug hat Verspätung.
Geç geleceğim, trenim rötarlı.
Ach so, kein Problem.
Haa, anladım, sorun değil. → sebebi yeni öğrendin.
Şaşırma refleksinden sonra çoğu zaman kısa bir soru gelir: Warum denn? · Seit wann? · Und dann? Refleks kapıyı açar, soru konuşmayı sürdürür. İkisini birlikte kullanan kişi «iyi dinleyen» biri olarak hatırlanır.
An 3 · geçiştirme: teşekküre ve özre ne denir
Biri teşekkür etti ya da küçük bir özür diledi. Türkçede «ne demek», «boş ver», «önemli değil» dersin. Almancada da bu anın hazır kelimeleri var; hangisini seçeceğin ne kadar samimi olduğuna bağlı.
| Refleks | Tam anlamı | Hangi an |
|---|---|---|
| Kein Ding. | «sorun değil» | teşekküre samimi cevap |
| Kein Problem. | «problem yok» | her yerde geçer, nötr |
| Passt schon. | «boş ver, tamam» | küçük hatayı affediyorsun |
| Macht nichts. | «önemli değil» | özre kibar cevap |
| Na ja … | «eh işte» | dikkat: olumlu değil, aşağıdaki tuzağa bak |
Resmî bir teşekküre (Vielen Dank!) en güvenli cevap yine Gern geschehen. ya da Bitte. Bu tablodakiler günlük konuşmanın cevapları.
Danke dir!
Sağ ol!
Kein Ding.
Sorun değil. → samimi teşekküre samimi cevap.
Entschuldigung, dass ich zu spät komme.
Geç kaldığım için özür dilerim.
Macht nichts. Wir haben gerade erst angefangen.
Önemli değil. Daha yeni başladık.
«Na ja» iltifat değil
Wie war der Film?
Film nasıldı?
Na ja …
(«eh işte, iyiydi» demek isterken) → karşındaki «beğenmedim» anlar.
Ganz gut!
Fena değildi, iyiydi. → beğendiysen.
Richtig gut!
Çok iyiydi! → gerçekten beğendiysen.
Türk öğrenci Na ja’yı «eh işte, fena değil» sanıp kullanıyor; Alman kulağında içinde gizli bir «pek değil» var. Beğendiysen bu kelimeyi kullanma. Ganz gut ılımlı bir «iyiydi», Richtig gut ise gerçekten beğendiğini söyler.
İki tuzak: yanlış ana yanlış refleks
Refleksi doğru seçip yanlış ana koyunca cümlenin anlamı ters dönüyor. En sık iki yer burası: olumsuz bir soruya cevap vermek ve bir ricaya cevap vermek.
Olumsuz soruya «ja» denmez: doch
Hast du keine Zeit?
Vaktin yok mu?
Ja, ich habe Zeit.
→ Ja «evet, vaktim yok» diye anlaşılır; arkasından gelen cümleyle çelişir.
Doch! Ich habe Zeit.
Var tabii! Vaktim var.
Soru olumsuzsa ve sen tersini söyleyeceksen cevap ja değil doch. Türkçede bu ayrım yok: «Vaktin yok mu?» sorusuna «var» diyoruz. Almanca bunun için ayrı bir kelime tutuyor. Olumsuz soruya katılıyorsan Nein, leider nicht. dersin: hayır, maalesef yok. Ayrıntısı soru cümleleri sayfasında.
«Genau» her yere gitmez
Kannst du mir helfen?
Bana yardım edebilir misin?
Genau.
→ ricaya cevap olmaz; anlamsız durur.
Na klar!
Tabii ki!
Klar, mach ich.
Tabii, yaparım.
Genau söylenmiş bir şeyi onaylar: «aynen, öyle». Karşındaki bir bilgiyi teyit ettiriyorsa (Du kommst also am Montag?) yerindedir. Ama bir ricaya cevap olmaz; üstelik en sık yakalanan yabancı işareti budur. Ricanın refleksi ayrı: Na klar · Klar · Klar doch · Gerne.
Na klar, ich helfe dir gern.
Tabii ki, sana seve seve yardım ederim. → ricanın refleksi, arkasına kısa bir cümle.
An 4 · kapanış: konuşmayı bitirmek ayrı bir beceri
Almanca konuşma bir anda bitmez; önce biri kapanışı başlatır, sonra veda gelir. Tek başına Tschüss biraz ani duruyor. Almanlar önüne bir kapanış refleksi koyuyor.
| Refleks | Tam anlamı | Hangi an |
|---|---|---|
| Alles klar, dann … | «tamam o zaman» | kapanışı başlatır |
| Also gut. | «eee, peki» | kalkma sinyali |
| Wir hören uns. | «konuşuruz» | telefon ve mesaj kapanışı |
| Mach's gut! | «kendine iyi bak» | samimi veda |
| Bis dann! | «sonra görüşürüz» | nötr, herkese |
| Schönen Tag noch! | «iyi günler» | kasiyer, komşu, tanımadığın herkes |
Kapanışın sırası: önce sinyal (Alles klar · Also gut), sonra veda (Bis dann · Tschüss). Aradaki fark kabalık ile doğallık kadar.
Alles klar, dann bis später. Tschüss!
Tamam o zaman, sonra görüşürüz. Hoşça kal!
Tschüss.
Hoşça kal. → yanlış değil ama tek başına ani duruyor; önüne bir kapanış sinyali koy.
Danke, schönen Tag noch!
Teşekkürler, iyi günler! → kasada, tanımadığın birine.
Mach's gut! samimi bir veda, du dünyasına ait. Kasiyere, komşuya, tanımadığın herkese Schönen Tag noch! daha uygun; akşam saatinde Schönen Abend noch! Vedalaşmanın tamamı selamlaşma ve vedalaşma sayfasında.
Kimsenin söylemediği kısım: refleksin işi bilgi vermek değil
Buraya kadar kelimeleri anlara yerleştirdik. Şimdi asıl fikir: refleksin işi bilgi vermek değil, sinyal vermek. Genau yeni bir şey söylemiyor; «buradayım, dinliyorum, devam et» diyor.
Türkçede karşındakini dinlerken «hı hı · yaa · öyle mi» diye ses verirsin. Almancada da aynısı beklenir: her iki üç cümlede bir refleks. Vermezsen «beni dinlemiyor, sıkıldı, kızgın» sanılıyor; Almancan yüzünden değil, sessizliğin yüzünden.
| Söyleyiş | Ne anlaşılır |
|---|---|
| Ach so. — düz ve kısa | «anladım» |
| Aaach sooo … — uzatılmış | «demek öyleymiş», içinde sitem var |
| Na ja. — kısa | «eh işte» |
| Na ja … — uzatılmış | «hiç iyi değil» |
Ton kelimeyi değiştirir. Kelimeyi doğru seçip tonu kaçırmak, kelimeyi kaçırmaktan daha kötü.
Ach so.
Düz ve kısa → «anladım».
Aaach sooo …
Uzatılmış → «demek öyleymiş». Aynı kelime, sitemli.
Genau. Genau. Genau.
→ üst üste basınca hem robot hem ilgisiz duruyorsun. Refleksleri dört ana dağıt.
Dürüst not: bunların hepsi konuşma dili. Resmî yazıda, e-postada ve sınavın yazma bölümünde geçmezler; orada tam cümle kurulur. Refleks sokakta, form kâğıtta.
Üç sahne: gerçek konuşma böyle duyuluyor
Üç kısa sahne, sekiz refleks. Aradaki cümlelerin hepsi A1. Konuşmayı Almanca yapan şey cümleler değil, aralarına koyduğun kelimeler.
1 · Komşu, merdivende — şaşırma + onay
— Der Aufzug ist wieder kaputt.
— Asansör yine bozuk.
— Ach so, deswegen hab ich niemanden gehört.
— Haa, o yüzden kimseyi duymadım.
— Genau. Seit gestern.
— Aynen. Dünden beri.
2 · İş yerinde, özür diliyorsun — geçiştirme + kapanış
— Sorry, ich hab die Mail vergessen.
— Kusura bakma, e-postayı unuttum.
— Kein Ding. Kann passieren.
— Sorun değil. Olur öyle.
— Alles klar, ich schick sie gleich.
— Tamam, hemen gönderiyorum.
3 · Ayrılırken — kapanış
— Also gut, ich muss los.
— Eee, peki, benim gitmem lazım.
— Mach's gut!
— Kendine iyi bak!
— Bis dann! Schönen Tag noch.
— Görüşürüz! İyi günler.
Sahnelerdeki hab ve schick konuşma dilinin kısaltması; yazıda habe ve schicke olur. Sorry da gündelik Almancaya yerleşmiş bir kelime; resmî ortamda yerine Entschuldigung.
Az önce öğrendiklerin
Entschuldigung, dass ich zu spät komme. — ___ nichts.
Cevabı gör
Macht, macht — Macht. Macht nichts. = «önemli değil»; özre verilen kibar cevap.
Hast du keine Zeit? sorusuna «var tabii» demek için Ja, ich habe Zeit. dersin.
Cevabı gör
Yanlış. Olumsuz soruya itiraz ediyorsan doch: Doch! Ich habe Zeit. Ja «evet, vaktim yok» diye anlaşılır.
Arkadaşın gelecek ay Hamburg’a taşınacağını söyledi. Şaşırdın, devamını duymak istiyorsun. Hangisi?
Cevabı gör
Echt? = «cidden mi?» Arkasından kısa bir soru iyi gider: Echt? Warum denn?
Bu hafta ne yapacaksın
Listeyi ezberleme. Her andan bir kelime al, dördünü otomatiğe bağla. Konuşmanın büyük kısmı bu dördüyle dönüyor; gerisi süs.
- Adım 1 · anı tanı. Kelime aramadan önce hangi anda olduğunu bul: onay · şaşırma · geçiştirme · kapanış. Beşincisi yok.
- Adım 2 · dört kelime yeter. Genau · Ach so · Kein Ding · Alles klar. Diğerleri bu dördü oturduktan sonra.
- Adım 3 · sessiz kalma. Her iki üç cümlede bir sinyal ver. Doğru kelimeyi geç kullanmak, hiç kullanmamaktan iyidir.
- Genau. Aynen. onay · en sık
- Stimmt. Doğru ya. onay · yeni fark ettin
- Ach so. Haa, öyle mi. şaşırma · sebebi anladın
- Echt? Cidden mi? şaşırma · devamını iste
- Kein Ding. Sorun değil. geçiştirme · teşekküre
- Macht nichts. Önemli değil. geçiştirme · özre
- Alles klar. Tamam o zaman. kapanış · sinyal
- Mach's gut! Kendine iyi bak! kapanış · samimi veda
- Doch! Var tabii! olumsuz soruya itiraz
- Na ja … Eh işte. dikkat · olumlu değil
Alles klar, dann bis morgen!
Tamam o zaman, yarın görüşürüz!
Defterine yaz: dört an, dört kelime. Yarın yalnızca birini dene: Genau. Bir hafta sonra dördünü de düşünmeden veriyor olacaksın; asıl fark o gün duyulur.
Refleksten sonra cümlenin içine giren küçük kelimeler geliyor: mal · doch · ja · halt. Konuşma koptuğunda ne diyeceğin ise anlamadım kalıpları sayfasında.
Testten önce bunları bil
Konunun çekirdeği üç satırda, altında Türkçeden çevirirken en sık düşülen yerler.
- Önce anı tanı, sonra kelimeyi seç
Dört an var: onay, şaşırma, geçiştirme, kapanış. An belliyse kelime kendiliğinden gelir.
Genau · Ach so · Kein Ding · Alles klar
- Onay kelimeleri söze cevaptır, ricaya değil
Genau ve Stimmt söylenmiş bir şeyi onaylar. Bir ricaya Na klar ya da Gerne.
Kannst du mir helfen? — Na klar!
- Olumsuz soruya itiraz: doch
Soru olumsuzsa ve sen tersini söyleyeceksen ja değil doch.
Hast du keine Zeit? — Doch!
- Na ja olumlu değil
«Eh işte» der ama içinde «pek değil» taşır. Beğendiysen Ganz gut! ya da Richtig gut!
Wie war der Film? — Na ja …
Kannst du mir helfen? — Genau.
Kannst du mir helfen? — Na klar!
Genau söylenmiş bir şeyi onaylar; ricaya cevap olmaz.
Hast du keine Zeit? — Ja, ich habe Zeit.
Hast du keine Zeit? — Doch, ich habe Zeit.
Olumsuz soruya itiraz ederken doch.
Wie war der Film? — Na ja. (beğendim demek isterken)
Wie war der Film? — Ganz gut!
Na ja beğenmediğini söyler.
Genau. Genau. Genau.
Genau. … Stimmt. … Ach so.
Aynı refleksi üst üste basma; anlara dağıt.
Cümleyi kendin diz
Kelimelere dokun, doğru sırayla yerleştir. Almancanın en zor kısmı burası — ve seçenek şıkkı yok, cümleyi sen kuruyorsun.
-
kelimelere dokun
-
kelimelere dokun
-
kelimelere dokun
Kendini dene
Cevaba dokun — neden öyle olduğunu birlikte görelim.
Arkadaşın Morgen soll es regnen. dedi; sen de aynısını duymuştun. En doğal cevap hangisi?
Kannst du mir helfen? — hangi cevap doğru?
Hast du keine Zeit? sorusuna «var tabii» demek için Ja, ich habe Zeit. dersin.
Arkadaşın gelecek ay Hamburg’a taşınacağını söyledi. Şaşırdın, devamını duymak istiyorsun. Hangisi?
Arkadaşın neden geç kaldığını anlattı, sebebi yeni anladın: «haa, öyle mi». Hangisi?
Arkadaşın sana Danke dir! dedi. Samimi cevap hangisi?
Alıştırma bitti — –
Konuyu bitirmek için tam testi çöz: %60 alırsan günlük defterine «konu bitti» diye yazılır ve seviye yolunda işaretlenir.
0/6 · soru cevaplandı
Bu konuya notun
Aklında kalsın istediğin kuralı, örneği ya da soruyu yaz. Kendiliğinden kaydedilir ve Panom'da toplanır.
Dört an cep kartı
Bu sayfanın tamamı — tablolar, tuzaklar, örnekler — tek PDF. İndir, yazdır, sınavdan önce üstünden geç.
