Randevu almak testi
Sorular tek tek gelir, süre işler. Cevaplar sınav gibi kapalı: doğrusunu ve açıklamasını test bitince hepsi birden görürsün. %60 alırsan konu biter.
Test bitti
Kural kırılımı
Her soru bir kurala bağlı. Nerede kaybettiğin burada görünüyor.
Cevaplar ve açıklamalar
Her sorunun doğrusu ve nedeni. Yanlışların tekrar kuyruğuna düştü.
13 soru, kolaydan zora
Şıkkı seç, «Sonraki» ile ilerle. Geri dönüp değiştirebilirsin. Boş bıraktığın soru yanlış sayılır.
Telefonda en güvenli açılış: Ich gern einen Termin.
Bir randevu almak istiyorum.
Karşıdaki «halb zehn» dedi. Saat kaç?
Randevuyu iptal etmeden başka bir güne almak istiyorsun:
«Waren Sie schon einmal bei uns?» — doğru cevap:
Resmî mektupta: Ich kann den Termin leider nicht .
Randevuya maalesef gelemeyeceğim.
Online formda Anliegen ne demek?
«Viertel vor acht» saat kaç?
Randevuyu iptal etmen gerekiyor. En doğal cümle hangisi?
Randevuyu maalesef iptal etmem gerekiyor.
«Passt es Ihnen am Montag um 10 Uhr?» — kabul eden cevap hangisi?
Pazartesi saat 10 size uyar mı? — Evet, bana uyar.
Muayenehane «Bringen Sie bitte Ihre Unterlagen mit» dedi. Ne getireceksin?
Randevu almak için Ich will einen Termin demek en nazik ve yaygın açılıştır.
Randevuyu ertelemek istediğinizde: Könnten wir den Termin ?
Cümleyi kur: Bu hafta boş yeriniz var mı?
Parçalara dokunarak cümleyi kur
Doğrusu
Üç satırda kural
Konunun tamamı ayrı sayfada. Burada sadece testte lazım olan çekirdek var.
-
Açılış: Ich hätte gern einen Termin
Konjunktiv'li kalıp her kapıda çalışır: doktor, kuaför, daire. Arkasına sebep eklenir: … zur Kontrolle · wegen Rückenschmerzen.
Ich hätte gern einen Termin.
-
halb İLERİYE bakar
halb zehn = dokuz buçuk — Türkçenin tersi. Viertel vor/nach ise bildiğin çeyrek: Viertel vor acht 7:45.
halb zehn = 9:30
-
absagen iptal, verschieben erteleme
İkisi de leider ile yumuşatılır. Yenisini isterken: Könnten wir den Termin verschieben?
Ich muss den Termin leider absagen.
-
Uygunluk Dativ kalıbıyla döner
Passt es Ihnen am Montag? — Das passt mir gut / Das passt mir leider nicht. Resmî yazıda «katılamayacağım» wahrnehmen fiiliyle söylenir.
Ich kann den Termin leider nicht wahrnehmen.
Sık karıştırılanlar
Türkçeden doğrudan çevirirken düşülen yerler. Testteki zor sorular buradan geliyor.
-
halb zehn = 10:30
halb zehn = 9:30
halb gelecek saatin yarısıdır — Türkçe «on buçuk» refleksi ters düşürür.
-
Ich will einen Termin!
Ich hätte gern einen Termin.
will telefonda emir gibi durur; Konjunktiv kalıbı nazik açılıştır.
-
Der Termin ist kaputt.
Ich muss den Termin leider absagen.
kaputt eşyalar içindir; randevu iptali absagen ile söylenir.
-
Ja, ich passe. (randevu uyuyor anlamında)
Ja, das passt mir gut.
Uyan şey randevudur, sen değilsin: özne das/es, kişi Dativ'de.