Almanca
Panom
Konu testi · A2

Randevu almak testi

13soru
8dakika
%60geçme sınırı

Sorular tek tek gelir, süre işler. Cevaplar sınav gibi kapalı: doğrusunu ve açıklamasını test bitince hepsi birden görürsün. %60 alırsan konu biter.

Konu testi

13 soru, kolaydan zora

Şıkkı seç, «Sonraki» ile ilerle. Geri dönüp değiştirebilirsin. Boş bıraktığın soru yanlış sayılır.

Telefonda en güvenli açılış: Ich gern einen Termin.

Bir randevu almak istiyorum.

hätte. Türkçedeki «isterdim» gibi — geçmiş biçim, ama anlamı kibarlık. Ich will gramer olarak doğru, tonu sert.

Karşıdaki «halb zehn» dedi. Saat kaç?

9:30. Almanca gelecek saate bakar: halb zehn = onuncu saatin yarısı. Emin değilsen teyit et: Also um neun Uhr dreißig?

Randevuyu iptal etmeden başka bir güne almak istiyorsun:

verschieben. absagen tamamen iptaldir ve sırayı kaybettirir; kündigen sözleşme feshidir, randevuda kullanılmaz.

«Waren Sie schon einmal bei uns?» — doğru cevap:

Nein, ich bin neu. Soru «daha önce bize geldiniz mi?» demek. Daha önce geldiysen: Ja, ich war schon einmal da.

Resmî mektupta: Ich kann den Termin leider nicht .

Randevuya maalesef gelemeyeceğim.

wahrnehmen. Resmî dilde «randevuya gitmek» budur. Ich kann nicht kommen da doğrudur ama yazıda wahrnehmen daha yerinde durur.

Online formda Anliegen ne demek?

Konu / işlem. Formun ilk adımı budur: yanlış Anliegen seçersen doğru randevuya gitmiş sayılmazsın.

«Viertel vor acht» saat kaç?

Viertel vor acht = sekize çeyrek var → 7:45. Viertel nach acht = 8:15. halb ise Türkçenin tersine gelecek saate bakar.

Randevuyu iptal etmen gerekiyor. En doğal cümle hangisi?

Randevuyu maalesef iptal etmem gerekiyor.

İptal fiili absagen'dir; leider cümleyi yumuşatır. Ertelemek istersen verschieben.

«Passt es Ihnen am Montag um 10 Uhr?» — kabul eden cevap hangisi?

Pazartesi saat 10 size uyar mı? — Evet, bana uyar.

Kalıp Dativ'le döner: Das passt mir. Uymuyorsa Das passt mir leider nicht — geht es auch am Dienstag?

Muayenehane «Bringen Sie bitte Ihre Unterlagen mit» dedi. Ne getireceksin?

die Unterlagen = belgeler (hep çoğul). Randevuya giderken kart + sevk + varsa eski raporlar demektir.

Randevu almak için Ich will einen Termin demek en nazik ve yaygın açılıştır.

will telefonda emir gibi durur. En iyi açılış Ich hätte gern einen Termin kalıbıdır.

Randevuyu ertelemek istediğinizde: Könnten wir den Termin ?

Ertelemek verschieben, tamamen iptal etmek absagen fiiliyle ifade edilir.

Cümleyi kur: Bu hafta boş yeriniz var mı?

Parçalara dokunarak cümleyi kur

Boş yer olup olmadığını sorarken kullanılan çok yaygın bir kalıptır.
Hızlı kural

Üç satırda kural

Konunun tamamı ayrı sayfada. Burada sadece testte lazım olan çekirdek var.

  1. Açılış: Ich hätte gern einen Termin

    Konjunktiv'li kalıp her kapıda çalışır: doktor, kuaför, daire. Arkasına sebep eklenir: … zur Kontrolle · wegen Rückenschmerzen.

    Ich hätte gern einen Termin.

  2. halb İLERİYE bakar

    halb zehn = dokuz buçuk — Türkçenin tersi. Viertel vor/nach ise bildiğin çeyrek: Viertel vor acht 7:45.

    halb zehn = 9:30

  3. absagen iptal, verschieben erteleme

    İkisi de leider ile yumuşatılır. Yenisini isterken: Könnten wir den Termin verschieben?

    Ich muss den Termin leider absagen.

  4. Uygunluk Dativ kalıbıyla döner

    Passt es Ihnen am Montag? — Das passt mir gut / Das passt mir leider nicht. Resmî yazıda «katılamayacağım» wahrnehmen fiiliyle söylenir.

    Ich kann den Termin leider nicht wahrnehmen.

Tuzaklar

Sık karıştırılanlar

Türkçeden doğrudan çevirirken düşülen yerler. Testteki zor sorular buradan geliyor.

  • halb zehn = 10:30

    halb zehn = 9:30

    halb gelecek saatin yarısıdır — Türkçe «on buçuk» refleksi ters düşürür.

  • Ich will einen Termin!

    Ich hätte gern einen Termin.

    will telefonda emir gibi durur; Konjunktiv kalıbı nazik açılıştır.

  • Der Termin ist kaputt.

    Ich muss den Termin leider absagen.

    kaputt eşyalar içindir; randevu iptali absagen ile söylenir.

  • Ja, ich passe. (randevu uyuyor anlamında)

    Ja, das passt mir gut.

    Uyan şey randevudur, sen değilsin: özne das/es, kişi Dativ'de.