Şu an: telefonu açtın, tek cümle yeter
KısayolTelefonda tek bir cümle kur — Guten Tag, mein Name ist … Ich hätte gern einen Termin. — gerisini karşıdaki sorar. Senin işin cümle kurmak değil, sorulara kısa cevap vermek.
Almanca konuşurken donmanın en büyük sebebi, bütün konuşmayı önceden kurmaya çalışmak. Randevu telefonunda buna gerek yok: karşıdaki insan bu konuşmayı günde otuz kez yapıyor, sırayı o yönetiyor. Sen sadece açılış cümlesini ve dört kısa cevabı hazır tut.
- Ich hätte gern einen Termin. Randevu almak istiyorum. Açılış — doktor, banka, kuaför, her yerde geçer
- Haben Sie diese Woche noch etwas frei? Bu hafta boş yeriniz var mı? Boşluk sorma
- Das passt mir leider nicht. Maalesef bana uymuyor. Teklifi reddetmenin kibar hâli
- Ich muss meinen Termin leider absagen. Randevumu maalesef iptal etmem gerekiyor. İptal cümlesi
Randevu konuşmasının yarısı rakamdır: tarih, saat, doğum tarihi, telefon numarası. Sayılarda takılıyorsan önce oradan geç.
Bunu Türkçede zaten yapıyorsun: kibarlık geçmiş zamanla yapılır
Türkçede kibar olmak istediğinde farkında olmadan fiili geçmişe atarsın: «istiyorum» yerine «isterdim», «bakabilir misiniz» yerine «bakabilir miydiniz». Ortada geçmiş yok — sadece cümleyi yumuşatıyorsun.
Almanca tam olarak aynı hareketi yapıyor. habe → hätte, kann → könnte, ist → wäre. Bunların hepsi geçmiş zaman kökünden gelir ama geçmişi anlatmaz; kibarlığı anlatır. Adı Konjunktiv II — ama şu an ismi seni ilgilendirmiyor, üç kelime yeter.
| Türkçe düz | Türkçe kibar | Almanca kibar |
|---|---|---|
| Randevu istiyorum. | Randevu isterdim. | Ich hätte gern einen Termin. |
| Verebilir misiniz? | Verebilir miydiniz? | Könnten Sie mir einen Termin geben? |
| Mümkün mü? | Mümkün olur muydu? | Wäre es möglich? |
| Cuma olur mu? | Cuma olur muydu? | Ginge es auch am Freitag? |
Bu üç kelimeyi ezberle, cümlenin gerisini bildiğin gibi kur: hätte · könnte · wäre. Almanya’da telefonda «kaba» diye algılanmanın önündeki tek engel çoğu zaman budur.
PNG indirgern kelimesini eklemeyi unutma. Ich hätte einen Termin tuhaf durur; Ich hätte gern einen Termin tam oturur. Aynı şekilde Ich möchte gern … de doğru ve çok kullanılır.
Telefonda gerçek sıra
Aşağıdaki sıra neredeyse hiç değişmez. Soldaki sütunu tanıdığın anda panik biter — çünkü hangi sorunun geldiğini önceden bilirsin.
| Karşıdaki söyler | Ne demek | Sen ne dersin |
|---|---|---|
| Praxis Dr. Weber, guten Tag. | Açtılar, kurum adını söylediler | Guten Tag, mein Name ist Yıldız. Ich hätte gern einen Termin. |
| Waren Sie schon einmal bei uns? | Daha önce geldiniz mi? | Nein, ich bin neu. · Ja, ich war schon einmal da. |
| Worum geht es denn? | Konu ne? | Ich habe seit drei Tagen Halsschmerzen. |
| Sind Sie gesetzlich versichert? | Devlet sigortalı mısınız? | Ja, ich bin gesetzlich versichert. |
| Wie ist Ihr Geburtsdatum? | Doğum tarihiniz? | Ich bin am 4. März 1990 geboren. |
| Passt Ihnen Dienstag um 9:30 Uhr? | Salı 9:30 uyar mı? | Ja, das passt. · Das passt mir leider nicht. |
| Bringen Sie bitte Ihre Versichertenkarte mit. | Sigorta kartınızı getirin | Alles klar, danke. Auf Wiederhören. |
Konuşmayı bitiren kelime telefonda Auf Wiederhören’dir, Auf Wiedersehen değil. Küçük ama kulağa hemen «buralı» gelir.
PNG indirİki cümle daha kurtarıcıdır. Karşıdaki hızlı konuşuyorsa: Entschuldigung, könnten Sie das bitte langsamer wiederholen? Adını yazamıyorsa: Ich buchstabiere: Y – I – L – D – I – Z. Almanlar harf söylerken kelimeyle destekler (Y wie Ypsilon), sen de aynısını yapabilirsin.
Türkçe harfler sistemde yok. Yıldız kayda Yildiz, Şeyma Seyma diye girer. Randevuya gidince adının nasıl yazıldığını bil — kapıda çağırdıklarında kendi adını kaçırma.
Randevu «almak» — Almancada alınmıyor
Türkçede randevu alınır. Almanca bu fiili kullanmaz; randevu kararlaştırılır (vereinbaren), yapılır (machen) ya da istenir (hätte gern).
Ich nehme einen Termin.
«Randevu almak» birebir çevrilmiyor — Almanca kulakta yanlış duruyor.
Ich hätte gern einen Termin.
Randevu almak istiyorum. — En güvenli açılış.
Ich möchte einen Termin vereinbaren.
Resmî yerlerde (daire, banka, avukat) tercih edilen kalıp.
Ich will einen Termin.
Gramer doğru, ton yanlış. will «istiyorum, hemen» gibi düşer.
Kabul edilen diğer biçimler: Kann ich einen Termin bekommen? · Können wir einen Termin ausmachen? (günlük) · Ich brauche einen Termin. (nötr, kaba değil ama kuru).
Tarih ve saat: cümlenin rakam kısmı
Randevu telefonunda hata yapılan yer gramer değil, rakamlar. Almanca tarihte sıra sayısı kullanır ve am’den sonra sonuna -en ekler.
| Yazılışı | Söylenişi | Nerede |
|---|---|---|
| am 5. Mai | am fünften Mai | konuşmada |
| am 1. März | am ersten März | 1 = erste, 3 = dritte, 7 = siebte |
| am Montag, dem 12. Mai | am Montag, dem zwölften Mai | resmî yazışma biçimi |
| um 14:00 Uhr | um vierzehn Uhr | resmî — 24 saatlik |
| um 14:30 Uhr | um halb drei | günlük konuşma |
| ab 8 Uhr | ab acht Uhr | saat 8’den itibaren |
Gün ismiyle: am Montag, am Dienstagvormittag. Haftayla: diese Woche, nächste Woche — bunların başına in koyma.
PNG indirhalb zehn saat 10:30 değil
Türkçede «on buçuk» = 10:30. Almanca ise gelecek saate bakar: halb zehn = «onuncu saatin yarısı» = 9:30. Bu yüzden bir saat erken ya da geç gidilir — ve randevu yanar.
Termin: halb zehn — ich komme um 10:30 Uhr.
Bir saat geç kaldın, randevu düştü.
halb zehn = 9:30 · halb elf = 10:30
Söylenen saatten yarım saat GERİYE git.
| Saat | Almanca | Not |
|---|---|---|
| 9:30 | halb zehn | bir sonraki saatin yarısı |
| 10:15 | Viertel nach zehn | geçiyor = nach |
| 10:45 | Viertel vor elf | var = vor |
| 10:30 | halb elf | Türkçe düşünme, sonraki saati say |
Güney ve doğu Almanya’da Viertel elf (10:15) ve dreiviertel elf (10:45) de duyarsın. Duyduğunda çevirmeye çalışma, teyit et.
Kurtarıcı refleks: her randevuyu rakamla teyit et. Also am Dienstag, dem 12., um neun Uhr dreißig — richtig? Karşıdaki bunu tuhaf bulmaz; herkes yapar.
Online formda ne yazıyor
Daire randevuları (Bürgeramt, Ausländerbehörde) ve giderek daha çok muayenehane artık online. Form dili konuşma dilinden farklıdır — daha kısa, daha resmî, daha soğuk. Tanıman gereken kelimeler bunlar:
| Formda yazan | Türkçesi | Ne yapman gerekiyor |
|---|---|---|
| Anliegen | Konu / işlem | Listeden doğru işlemi seç — yanlış işlem seçilirse randevu gişede iptal olabilir |
| Dienstleistung auswählen | Hizmet seçin | İlk adım budur, tarih sonra çıkar |
| Standort / Dienststelle | Şube / daire | Başka şubede daha erken yer olabilir — hepsine bak |
| Wunschtermin | Tercih ettiğin tarih | Sistem yakın tarihleri gösterir |
| Zurzeit sind keine Termine frei. | Şu an boş randevu yok | Vazgeçme: iptaller sisteme geri düşer, gün içinde birkaç kez bak |
| Pflichtfeld | Zorunlu alan | Boş bırakırsan form ilerlemez |
| Termin bestätigen | Randevuyu onayla | Bu düğmeye basmadan randevu yok |
| Termin stornieren | Randevuyu iptal et | Onay e-postasındaki linkten yapılır |
Onay e-postası çoğu zaman Terminbestätigung başlığıyla gelir ve içinde bir numara olur. O e-postayı silme — iptal ve erteleme linki oradadır.
PNG indirBazı sistemler e-postadaki linke belli bir süre içinde tıklamanı ister; tıklamazsan randevu düşer. E-posta gelmediyse önce spam klasörüne bak.
Ertelemek, iptal etmek, gelememek
Bu üç fiili karıştırmak, Almanya’da en çok başa iş açan konulardan biri. Farkı bir kere netleştir:
| Fiil | Ne demek | Örnek |
|---|---|---|
| verschieben | ertelemek / başka güne almak | Kann ich den Termin auf nächste Woche verschieben? |
| absagen | iptal etmek (ayrılabilen fiil: sage … ab) | Ich muss den Termin leider absagen. |
| wahrnehmen | randevuya gitmek — resmî dilde bu kullanılır | Ich kann den Termin leider nicht wahrnehmen. |
| stornieren | sistemden iptal etmek | Sie können den Termin online stornieren. |
Pratik taktik: mümkünse absagen deme, verschieben de. İptal ettiğinde kaydın silinir ve yeni randevu için en baştan sıraya girersin; erteleme istediğinde çoğu yer sana doğrudan yeni bir tarih verir.
PNG indirRandevuyu kündigen etmek
kündigen = sözleşme feshetmek (iş, kira, telefon aboneliği). Randevuda kullanılmaz. Türkçede ikisine de «iptal» dediğimiz için sık karışıyor.
Ich möchte den Termin kündigen.
Bu «randevumu feshediyorum» gibi bir şey — kimse böyle demez.
Ich möchte den Termin absagen.
Randevumu iptal etmek istiyorum.
Ich kann morgen leider nicht kommen. Könnten wir den Termin verschieben?
Yarın gelemiyorum. Randevuyu erteleyebilir miyiz? — En kârlı cümle bu.
Telefonda tam sıra şudur: Guten Tag, mein Name ist … Ich habe morgen um 10 Uhr einen Termin. Ich kann leider nicht kommen und möchte ihn verschieben. Hätten Sie nächste Woche etwas frei?
Yazılı iptal gerekiyorsa (daire, avukat, bazı muayeneler) kalıp hazır. Tarihi ve saati değiştir, gerisi aynı kalsın:
Betreff: Absage meines Termins am 5. Mai
Sehr geehrte Damen und Herren,
leider kann ich meinen Termin am Dienstag, dem 5. Mai, um 10:00 Uhr nicht wahrnehmen.
Ich möchte den Termin daher absagen und würde gern einen neuen Termin vereinbaren.
Vielen Dank im Voraus.
Mit freundlichen Grüßen
Ayşe Yıldız
- Sehr geehrte Damen und Herren — muhatabın adını bilmiyorsan bu.
- Mit freundlichen Grüßen — resmî kapanış, virgül yok.
- Betreff = konu satırı; içine tarih yaz ki dosyanı bulsunlar.
Kimsenin söylemediği kısım: randevusuz gidersen ne olur
Ders kitabı burada durur. Ama Almanya’da asıl soru şu: randevu bulamadın, yine de gitsen ne olur? Cevap kuruma göre değişiyor ve doğru kelimeyi bilmek kapıyı açıyor.
| Nereye | Randevusuz gidince | Doğru hamle |
|---|---|---|
| Aile hekimi (Hausarzt) | Çoğu yerde geri çevrilirsin, ama birçok muayenehanenin offene Sprechstunde saati vardır | Haben Sie heute eine offene Sprechstunde? |
| Uzman hekim (Facharzt) | Wir sind bis Oktober ausgebucht. duyarsın | Setzen Sie mich bitte auf die Warteliste. Ich kann auch kurzfristig kommen. |
| Bürgeramt / daire | Kapıda Nur mit Termin yazar, içeri alınmazsın | İptaller sisteme geri düşer — sabah erken ve akşam tekrar bak |
| Banka / Sparkasse | Gişe işlemi olur, danışmanlık olmaz | Ich brauche eine Beratung. Wann hätten Sie einen Termin frei? |
kurzfristig = «kısa vadede, son dakika». Bu tek kelime seni bekleme listesinde öne alan kelimedir: biri iptal edince ilk sana bakarlar.
PNG indirİkinci söylenmeyen şey: dringend ile Notfall aynı şey değil.
- dringend = acele. Es ist dringend. demek meşrudur ama her seferinde dersen ciddiye alınmaz.
- Notfall = gerçek acil vaka. Değilse bu kelimeyi kullanma — yanlış kullanım hem kapıyı kapatır hem güveni bitirir.
- «dringend» demek yerine belirtiyi söyle: Ich habe seit gestern starke Schmerzen. Somut belirti, sıfattan çok daha hızlı randevu açar.
- Hastane acili Notaufnahme’dir; akşam ve hafta sonu doktor yönlendirmesi için 116 117 aranır; hayati tehlike varsa 112.
Üçüncüsü de bürokratik ton. Resmî yazıda ve levhalarda günlük kelimeler kullanılmaz; şu karşılıkları tanı, cümleyi anında çözersin:
| Resmî kelime | Günlük karşılığı | Nerede görürsün |
|---|---|---|
| wahrnehmen | kommen / gitmek | Sollten Sie den Termin nicht wahrnehmen können … |
| erscheinen | kommen / hazır bulunmak | Bitte erscheinen Sie zehn Minuten vor dem Termin. |
| Anliegen | mesele, konu | Bitte wählen Sie Ihr Anliegen. |
| rechtzeitig | zamanında, geç kalmadan | Bitte sagen Sie rechtzeitig ab. |
| Terminvergabe | randevu verme işlemi | Telefon menüsünde: «randevu için 1» |
| Ausfallhonorar | gelmeyene kesilen ücret | Bazı muayenehanelerde duvarda asılıdır |
Sollten Sie den Termin nicht wahrnehmen können, sagen Sie bitte rechtzeitig ab. — Bu cümleyi mektupta gördüğünde çeviri şu: «Gelemiyorsan haber ver.» Haber vermemek, bazı yerlerde ücret yazılmasına ya da bir daha randevu verilmemesine yol açar.
PNG indirAz önce öğrendiklerin
Randevuyu ertelemek istediğinizde: Könnten wir den Termin ___ ?
Cevabı gör
Ertelemek verschieben, tamamen iptal etmek absagen fiiliyle ifade edilir.
Randevu almak için Ich will einen Termin demek en nazik ve yaygın açılıştır.
Cevabı gör
Yanlış — will telefonda emir gibi durur. En iyi açılış Ich hätte gern einen Termin kalıbıdır.
Karşıdaki «halb zehn» dedi. Saat kaç?
Cevabı gör
9:30. Almanca gelecek saate bakar: halb zehn = onuncu saatin yarısı. Emin değilsen teyit et: Also um neun Uhr dreißig?
Bu hafta ne yapacaksın
Bu konu ezberle değil, bir kere gerçekten telefon açarak oturuyor. Beş adım:
- Telefonu açmadan önce üç şeyi kâğıda yaz: adın · konu · Ich hätte gern einen Termin. Kâğıda bakarak konuş, kimse görmüyor.
- Beş saat söyle, sesli: halb zehn · Viertel nach acht · Viertel vor sechs · um 14 Uhr · halb elf — her birinin rakam karşılığını yanına yaz.
- Bir randevuyu Almanca teyit etme cümlesini ezberle: Also am Dienstag, dem 12., um neun Uhr dreißig — richtig?
- İptal e-postası şablonunu kendi adınla yaz, taslak olarak kaydet. Gerçekten lazım olduğu gün sadece tarihi değiştireceksin.
- Bir sonraki telefonda şu iki cümleyi mutlaka söyle: Setzen Sie mich bitte auf die Warteliste. · Ich kann auch kurzfristig kommen.
Sırada Konjunktiv II var: bu sayfada üç kelimesini kullandın (hätte · könnte · wäre), orada geri kalanını topluyorsun.
Testten önce bunları bil
Konunun çekirdeği üç satırda, altında Türkçeden çevirirken en sık düşülen yerler.
- Açılış: Ich hätte gern einen Termin
Konjunktiv'li kalıp her kapıda çalışır: doktor, kuaför, daire. Arkasına sebep eklenir: … zur Kontrolle · wegen Rückenschmerzen.
Ich hätte gern einen Termin.
- halb İLERİYE bakar
halb zehn = dokuz buçuk — Türkçenin tersi. Viertel vor/nach ise bildiğin çeyrek: Viertel vor acht 7:45.
halb zehn = 9:30
- absagen iptal, verschieben erteleme
İkisi de leider ile yumuşatılır. Yenisini isterken: Könnten wir den Termin verschieben?
Ich muss den Termin leider absagen.
- Uygunluk Dativ kalıbıyla döner
Passt es Ihnen am Montag? — Das passt mir gut / Das passt mir leider nicht. Resmî yazıda «katılamayacağım» wahrnehmen fiiliyle söylenir.
Ich kann den Termin leider nicht wahrnehmen.
halb zehn = 10:30
halb zehn = 9:30
halb gelecek saatin yarısıdır — Türkçe «on buçuk» refleksi ters düşürür.
Ich will einen Termin!
Ich hätte gern einen Termin.
will telefonda emir gibi durur; Konjunktiv kalıbı nazik açılıştır.
Der Termin ist kaputt.
Ich muss den Termin leider absagen.
kaputt eşyalar içindir; randevu iptali absagen ile söylenir.
Ja, ich passe. (randevu uyuyor anlamında)
Ja, das passt mir gut.
Uyan şey randevudur, sen değilsin: özne das/es, kişi Dativ'de.
Cümleyi kendin diz
Kelimelere dokun, doğru sırayla yerleştir. Almancanın en zor kısmı burası — ve seçenek şıkkı yok, cümleyi sen kuruyorsun.
-
kelimelere dokun
-
kelimelere dokun
-
kelimelere dokun
Kendini dene
Cevaba dokun — neden öyle olduğunu birlikte görelim.
Telefonda en güvenli açılış: Ich gern einen Termin.
Bir randevu almak istiyorum.
Karşıdaki «halb zehn» dedi. Saat kaç?
Randevuyu iptal etmeden başka bir güne almak istiyorsun:
«Waren Sie schon einmal bei uns?» — doğru cevap:
Resmî mektupta: Ich kann den Termin leider nicht .
Randevuya maalesef gelemeyeceğim.
Online formda Anliegen ne demek?
Alıştırma bitti — –
Konuyu bitirmek için tam testi çöz: %60 alırsan günlük defterine «konu bitti» diye yazılır ve seviye yolunda işaretlenir.
0/6 · soru cevaplandı
Bu konuya notun
Aklında kalsın istediğin kuralı, örneği ya da soruyu yaz. Kendiliğinden kaydedilir ve Panom'da toplanır.
Randevu almak çalışma kağıdı
Bu sayfanın tamamı — tablolar, tuzaklar, örnekler — tek PDF. İndir, yazdır, sınavdan önce üstünden geç.
