Şu an: genel konuşurken artikel yok, siparişte var
ein · eine farkını biliyorsan bu sayfanın yarısını biliyorsun. Yemek kelimelerinde yeni olan tek şey, artikelin bazen hiç gelmemesi.
KısayolGenel konuşurken artikel yok: Ich trinke Tee. Ich esse Brot. Bir porsiyon isterken belirsiz artikel gelir ve fiilin nesnesi olduğu için Akkusativ’dedir: Ich möchte einen Kaffee · eine Cola · ein Wasser. Açlık ve susuzluk haben ile söylenir: Ich habe Hunger. Ich habe Durst.
- Ich trinke Tee. çay içerim GENEL · ARTİKEL YOK
- Einen Tee, bitte. bir çay lütfen BİR PORSİYON · AKKUSATİV
- Ich habe Hunger. acıktım HUNGER BİR İSİM · FİİL HABEN
Yemek kelimelerinin çoğu sayılamayan şeyler: su, süt, et, pirinç. Bunlarla genel bir şey söylerken artikel kullanmazsın. Sayılabilen bir şey ya da bir porsiyon istediğinde artikel geri gelir — tıpkı Türkçedeki «bir» gibi.
Ich trinke Tee.
Çay içerim. → genel konuşma, artikel yok
Einen Tee, bitte.
Bir çay lütfen. → der Tee eril, sipariş Akkusativ: einen
Ich bin Hunger.
Hunger bir isim; «açlığım var» der gibi: Ich habe Hunger.
Sayfanın sırası: önce Türkçeyle ortak noktamız, sonra kaydedeceğin tablo, sonra essen · trinken · möchten, restoranda üç cümle, dört tuzak ve en sonda restoranda «su» isteyince ne olduğu.
Bunu Türkçede zaten yapıyorsun: çay içerim, bir çay lütfen
Türkçede genel konuşurken isim çıplak kalır: «Çay içerim», «Ekmek yerim». Almanca burada Türkçeyle aynı yolu izler. Sipariş verirken Türkçe araya «bir» koyar: «Bir çay lütfen». Almanca da koyar — fark şu ki Almancadaki «bir» bir artikeldir ve kelimenin cinsiyetine göre değişir.
| Türkçe | Almanca | Neden |
|---|---|---|
| Çay içerim. | Ich trinke Tee. | genel, artikel yok |
| Et yemem. | Ich esse kein Fleisch. | artikelsiz isim kein ile olumsuz |
| Bir çay lütfen. | Einen Tee, bitte. | der Tee → einen |
| Bir kola istiyorum. | Ich möchte eine Cola. | die Cola → eine |
| Bir su istiyorum. | Ich möchte ein Wasser. | das Wasser → ein, yani bir şişe ya da bardak |
Değişen yalnız eril kelime: ein → einen. Dişil ve nötr aynı kalır. Kuralın tamamı Akkusativ ve Dativ sayfasında.
Bir fark da açlıkta. Türkçede «açlığım var» demezsin, «acıktım» dersin; Almanca tam «açlığım var» der. Hunger (açlık) ve Durst (susuzluk) isimdir, fiili haben’dir. Ich bin hungrig da doğru, ama konuşmada çok daha seyrek.
Ich habe Durst.
Susadım. → «susuzluğum var» der gibi
Ich trinke jeden Morgen Tee.
Her sabah çay içerim. → genel alışkanlık, artikel yok
Ich trinke jeden Morgen einen Tee.
Her sabah bir çay içerim. → «bir fincan» demek istersen artikel gelir; ikisi de doğru
Ich bin Durst.
Durst bir isim; susuzluk da haben ile: Ich habe Durst.
Tablo: kırk kelime, artikeli ve çoğuluyla
Her satırda kelime artikeliyle, çoğuluyla ve Türkçesiyle. Çoğul sütununda «genelde çoğulsuz» yazan kelimeler sayılamayan şeyler: onları tekil kullanırsın, fiil de tekil çekilir.
Öğünler. Günün üç yemeği ve onlarla kurulan kalıp.
| Almanca | Kalıp | Türkçe |
|---|---|---|
| das Frühstück | frühstücken · zum Frühstück | kahvaltı · kahvaltı etmek · kahvaltıda |
| das Mittagessen | zu Mittag essen | öğle yemeği · öğle yemeği yemek |
| das Abendessen | zu Abend essen | akşam yemeği · akşam yemeği yemek |
Üçü de nötr, çünkü artikel son kelimeden gelir: das Essen (yemek) ve das Stück (parça). Kahvaltıda ne yediğini söylerken: Zum Frühstück esse ich Brot und Käse.
Kahvaltı sofrası.
| Almanca | Çoğul | Türkçe |
|---|---|---|
| das Brot | die Brote | ekmek |
| das Brötchen | die Brötchen | küçük yuvarlak ekmek |
| die Butter | genelde çoğulsuz | tereyağı |
| der Käse | genelde çoğulsuz | peynir |
| die Wurst | die Würste | sucuk, salam, sosis |
| das Ei | die Eier | yumurta |
| die Olive | die Oliven | zeytin |
| die Marmelade | die Marmeladen | reçel |
| der Honig | genelde çoğulsuz | bal |
-chen ile biten her kelime gibi das Brötchen de nötr ve çoğulda değişmez. die Wurst tek bir yiyecek değil, bütün sucuk-salam ailesinin adı.
Ana yemek.
| Almanca | Çoğul | Türkçe |
|---|---|---|
| das Fleisch | genelde çoğulsuz | et |
| das Hähnchen | die Hähnchen | tavuk (yemek olarak) |
| der Fisch | die Fische | balık |
| der Reis | genelde çoğulsuz | pirinç, pilav |
| die Nudel | die Nudeln | makarna |
| die Kartoffel | die Kartoffeln | patates |
| die Suppe | die Suppen | çorba |
| der Salat | die Salate | salata, marul |
Makarnadan söz ederken hep çoğul: Ich esse heute Nudeln. Tekil die Nudel tek bir makarna tanesi. Patateste de öyle: Ich esse gern Kartoffeln.
Meyve ve sebze.
| Almanca | Çoğul | Türkçe |
|---|---|---|
| das Obst | genelde çoğulsuz | meyve (hepsi birden) |
| das Gemüse | genelde çoğulsuz | sebze (hepsi birden) |
| der Apfel | die Äpfel | elma |
| die Banane | die Bananen | muz |
| die Orange | die Orangen | portakal |
| die Tomate | die Tomaten | domates |
| die Gurke | die Gurken | salatalık |
| die Zwiebel | die Zwiebeln | soğan |
Türkçede «meyveler taze» dersin; Almancada Obst toplu bir ad ve tekil kalır: Das Obst ist frisch. Aynısı Gemüse için. Okunuşta dikkat: Zwiebel → tsviibıl, Orange → oranjı.
İçecekler ve tatlı.
| Almanca | Çoğul | Türkçe |
|---|---|---|
| das Wasser | genelde çoğulsuz | su |
| der Kaffee | genelde çoğulsuz | kahve |
| der Tee | genelde çoğulsuz | çay |
| die Milch | genelde çoğulsuz | süt |
| der Saft | die Säfte | meyve suyu |
| die Cola | die Colas | kola |
| das Bier | die Biere | bira |
| der Wein | die Weine | şarap |
| der Kuchen | die Kuchen | kek, kuru pasta |
| die Torte | die Torten | yaş pasta |
| das Eis | genelde çoğulsuz | dondurma (ve buz) |
| die Schokolade | die Schokoladen | çikolata |
| der Zucker | genelde çoğulsuz | şeker |
Siparişte bardak sayarken kahve ve çay çoğul eki almaz: Zwei Kaffee, bitte. — İki kahve lütfen. Meyve suyu çoğu zaman bileşik kelime olur: der Apfelsaft · der Orangensaft; artikel son kelimeden gelir.
Zum Frühstück esse ich Brot, Käse und Oliven.
Kahvaltıda ekmek, peynir ve zeytin yerim. → zeytin sayılabilir, çoğul
Das Obst sind frisch.
Obst toplu bir ad ve tekil: Das Obst ist frisch.
Cümlede: essen, trinken, möchten
Yemekten söz ederken üç fiil yeter. trinken düzenli. essen düzensiz: du ve er/sie/es ile kökteki e i’ye döner. möchten «isterim» demenin kibar yolu; sipariş onunla verilir.
| Kişi | essen | trinken | möchten |
|---|---|---|---|
| ich | esse | trinke | möchte |
| du | isst | trinkst | möchtest |
| er · sie · es | isst | trinkt | möchte |
| wir | essen | trinken | möchten |
| ihr | esst | trinkt | möchtet |
| sie · Sie | essen | trinken | möchten |
du isst ile er isst aynı yazılır. möchten’in er hâlinde -t yok: Er möchte einen Tee.
Ich mag Kaffee «kahve severim», Ich möchte einen Kaffee «bir kahve istiyorum». Siparişte ikisini karıştırmamanın yolu orada.
Yemekten konuşurken en çok bu kalıplar lazım:
- Was isst du gern? — Ich esse gern Fisch. — Ne yemeyi seversin? Balık severim.
- Was trinkst du? — Ich trinke Wasser. — Ne içiyorsun? Su.
- Ich esse kein Fleisch. Ich bin Vegetarier. — Et yemem, vejetaryenim. (kadın: Vegetarierin)
- Ich esse kein Schweinefleisch. — Domuz eti yemem.
- Ich trinke keinen Alkohol. — Alkol içmem.
- Das schmeckt sehr gut! — Çok güzel olmuş, tadı çok iyi.
Artikelsiz ismi kein olumsuz yapar ve kein de artikel gibi ek alır: kein Fleisch · keine Milch · keinen Alkohol.
Was isst du gern?
Ne yemeyi seversin? → du ile essen: isst
Ich trinke keinen Alkohol.
Alkol içmem. → der Alkohol eril, nesne: keinen
Restoranda ve kafede: üç cümle yeter
Garson iki şey sorar: ne içeceğini ve ne yiyeceğini. Sen de iki şey söylersin: ne istediğini ve hesabı. Menüden seçerken Almanlar çoğu zaman nehmen (almak) der: Ich nehme die Suppe.
| Kim | Almanca | Türkçe |
|---|---|---|
| garson | Was möchten Sie trinken? | Ne içmek istersiniz? |
| sen | Einen Tee, bitte. | Bir çay lütfen. |
| garson | Haben Sie schon gewählt? | Seçtiniz mi? |
| sen | Ja, ich nehme die Suppe und einen Salat. | Evet, çorbayı ve bir salata alayım. |
| sen | Die Rechnung, bitte. · Zahlen, bitte. | Hesap lütfen. |
Menünün adı die Speisekarte: Die Speisekarte, bitte. Ödeme kısmının tamamı kasa sayfasında.
Fiyatı duymak, kartla ödemek, fiş istemek — kasadaki kırk saniyelik konuşmanın tamamı kendi sayfasında.
Ich nehme die Suppe.
Çorbayı alayım. → menüden seçerken nehmen
Für mich einen Kaffee, bitte.
Bana bir kahve lütfen. → yine Akkusativ: einen
Yanlış yapılan dört yer
İkisi doğrudan Türkçeden geliyor, ikisi dilbilgisi. Dördü de kafede, sofrada ilk gün duyulur.
Çorba içilmez, yenir
Ich esse eine Suppe.
Bir çorba içiyorum. → Almancada tabaktaki çorba yenir
Ich trinke eine Suppe.
Türkçedeki «çorba içmek» kelime kelime çevrildi.
Türkçede çorba içilir; Almancada kaşıkla tabaktan alınan her şey yenir: Suppe essen. trinken bardaktan, fincandan içilen şey için.
Bir kahve: einen Kaffee
Ich möchte einen Kaffee.
Bir kahve istiyorum. → der Kaffee eril ve nesne: einen
Ich möchte ein Kaffee.
Eril kelime nesne olunca ein yetmez; einen olmalı.
İstediğin şey möchten’in nesnesidir, yani Akkusativ. Eril kelimeler einen alır: einen Kaffee · einen Tee · einen Saft · einen Salat. Dişil ve nötr değişmez: eine Cola · ein Wasser.
du esst değil, du isst
Du isst zu schnell.
Çok hızlı yiyorsun. → essen, du ile isst
Du esst zu schnell.
essen düzensiz; du ve er ile kökteki e i’ye döner.
esst de bir Almanca biçim, ama yalnız ihr ile: Ihr esst zu schnell. Aynı değişim sprechen → du sprichst ve nehmen → du nimmst’te de var.
Doydum: Ich bin satt
Danke, ich bin satt.
Teşekkürler, doydum. → doymuşluğun kelimesi satt
Danke, ich bin voll.
İngilizcedeki «I’m full» çevrildi; konuşma dilinde «sarhoşum» diye anlaşılabilir.
Sofrada ikinci tabağı geri çevirmenin kibar yolu: Nein danke, ich bin satt. Es war sehr lecker. — Hayır teşekkürler, doydum. Çok lezzetliydi.
Er isst eine Suppe und möchte einen Tee.
Çorba içiyor ve bir çay istiyor. → üç tuzak tek cümlede doğru
Az önce öğrendiklerin
Für mich ___ Salat, bitte.
Cevabı gör
einen. der Salat eril; siparişteki nesne Akkusativ’de einen alır.
Ich trinke eine Suppe. — «Bir çorba içiyorum» demenin doğal Almancası bu.
Cevabı gör
Yanlış. Almancada tabaktaki çorba yenir: Ich esse eine Suppe. trinken bardaktan içilen şey için.
Das Obst ist frisch. — «Meyveler taze» demek için bu cümle doğru.
Cevabı gör
Doğru. das Obst toplu bir ad: bütün meyveleri birden anlatır ve tekil kalır, fiil de tekil: ist. Aynısı das Gemüse için.
Kimsenin söylemediği kısım: su isteyince gazlı mı diye sorarlar
Restoranda Ein Wasser, bitte dediğinde garson çoğu zaman şişe su getirir ve ücretini hesaba yazar. Getirmeden önce de sorar: Mit oder ohne Kohlensäure? — Gazlı mı, gazsız mı? Almanya’da sade su dendiğinde akla önce gazlı maden suyu gelir.
| Ne istiyorsun | Almanca |
|---|---|
| gazlı su | Wasser mit Kohlensäure · bazı bölgelerde Sprudel |
| gazsız su | Wasser ohne Kohlensäure · stilles Wasser |
| musluk suyu | Leitungswasser |
Musluk suyu istiyorsan açıkça söyle: Ein Glas Leitungswasser, bitte. Almanya’da musluk suyu içilir, ama her restoran onu servis etmeyebilir.
Mit oder ohne Kohlensäure? — Ohne, bitte.
Gazlı mı gazsız mı? — Gazsız lütfen.
İkinci şey akşam sofrası. Birçok Alman ailesinde, özellikle kuzeyde ve doğuda, akşam yemeği sıcak yemek değil, ekmek, peynir ve salamdır; bu yüzden ona das Abendbrot (akşam ekmeği) de denir. Sıcak yemek çoğu zaman öğlen yenir.
Heute Abend gibt es nur Brot und Käse.
Bu akşam yalnız ekmek ve peynir var.
Sofradaki üç kalıbın yeri ayrı sayfada: Guten Appetit yemekten önce, iş yerindeki Mahlzeit öğlen selamı, Prost kadeh kaldırırken. Hepsi nezaket kalıpları sayfasında.
Testten önce bunları bil
Konunun çekirdeği üç satırda, altında Türkçeden çevirirken en sık düşülen yerler.
- Genel konuşurken artikel yok
Alışkanlıktan, zevkten söz ederken yiyecek ve içecek çıplak kalır, Türkçedeki gibi.
Ich trinke Tee. Ich esse gern Fisch.
- Bir porsiyon: belirsiz artikel, Akkusativ
İstenen şey fiilin nesnesi; eril kelime einen alır, dişil ve nötr değişmez.
Ich möchte einen Kaffee · eine Cola · ein Wasser.
- essen: du isst, er isst
Kökteki e du ve er/sie/es ile i olur. trinken düzenli.
Was isst du gern?
- Hunger haben, satt sein, Suppe essen
Açlık ve susuzluk haben ile; doymak satt; çorba yenir.
Ich habe Hunger. · Ich bin satt. · Ich esse eine Suppe.
Ich möchte ein Kaffee.
Ich möchte einen Kaffee.
der Kaffee eril ve nesne: einen.
Ich trinke eine Suppe.
Ich esse eine Suppe.
Almancada çorba yenir: Suppe essen.
Du esst zu schnell.
Du isst zu schnell.
essen düzensiz: du isst.
Danke, ich bin voll.
Danke, ich bin satt.
Doydum = satt; voll konuşmada «sarhoş» diye anlaşılabilir.
Cümleyi kendin diz
Kelimelere dokun, doğru sırayla yerleştir. Almancanın en zor kısmı burası — ve seçenek şıkkı yok, cümleyi sen kuruyorsun.
-
kelimelere dokun
-
kelimelere dokun
-
kelimelere dokun
Kendini dene
Cevaba dokun — neden öyle olduğunu birlikte görelim.
der Apfel kelimesinin çoğulu hangisi?
«Ekmek» Almancada hangi artikelle?
Ich möchte Kaffee.
Bir kahve istiyorum.
Für mich Salat, bitte.
Bana bir salata lütfen.
Du gern Fisch. (essen)
Balık yemeyi seversin.
Ich trinke eine Suppe. — «Bir çorba içiyorum» demenin doğal Almancası bu.
Alıştırma bitti — –
Konuyu bitirmek için tam testi çöz: %60 alırsan günlük defterine «konu bitti» diye yazılır ve seviye yolunda işaretlenir.
0/6 · soru cevaplandı
Bu konuya notun
Aklında kalsın istediğin kuralı, örneği ya da soruyu yaz. Kendiliğinden kaydedilir ve Panom'da toplanır.
Yiyecek ve içecekler cep kartı
Bu sayfanın tamamı — tablolar, tuzaklar, örnekler — tek PDF. İndir, yazdır, sınavdan önce üstünden geç.
