Şu an: kelime var, cümle yok
Kalıpların çoğu bu üç konunun üstüne kurulu. Görmediysen de sorun yok: bu sayfada grameri çözmüyorsun, hazır cümleyi alıyorsun.
KısayolKalıbı boşluğuyla birlikte ezberle: Ich hätte gern … Boşluğa kahve de girer, bilet de, randevu da. Tek başına hätte aklında kalmaz; Ich hätte gern … kalır.
Kafede sıra sana geldi. Ne istediğini biliyorsun, kelimeyi de biliyorsun: Kaffee. Ama cümle gelmiyor. Kafanda önce Türkçesini kuruyorsun, sonra fiil nereye gidecek, hangi ek gelecek diye hesap yapıyorsun. Kasiyer bekliyor, hesap yetişmiyor.
Sebep çoğu zaman kelime eksikliği değil: cümleyi sıfırdan kurmaya çalışmak. Almanlar da öyle yapmıyor. Kasada, telefonda, toplantıda söyledikleri cümlelerin büyük kısmı hazır bir kalıp ve bir boşluk. Değişen tek şey boşluğa giren kelime.
Ich hätte gern einen Kaffee.
Bir kahve alabilir miyim? → kalıp sabit, boşlukta kahve.
Ich hätte gern eine Fahrkarte nach Köln.
Köln’e bir bilet alabilir miyim? → aynı kalıp, boşlukta bilet.
Ich einen Kaffee möchte.
«Ben bir kahve istiyorum» Türkçe sırayla kuruldu, fiil sona kaçtı. Sıfırdan kurarken en sık düşülen yer burası.
Bu sayfada 50 kalıp var, beş duruma bölünmüş: isteme · sorma · kurtaran · fikir · resmî. Hepsini bir günde ezberlemeye çalışma; son bölümde bir haftalık çalışma sırası var.
Bunu Türkçede zaten yapıyorsun
Türkçede de cümleyi her seferinde sıfırdan kurmuyorsun. Kafede «bir çay alabilir miyim?» derken «alabilir miyim» hazır duruyor; sen yalnız «bir çay»ı değiştiriyorsun. Postanede «… için geldim», telefonda «… için arıyorum», sokakta «… nerede?». Gövde sabit, boşluk değişiyor.
Almanca kalıp aynı mantıkla çalışıyor. Tek fark: Türkçede boşluk çoğunlukla başta durur, Almancada kalıba göre başta, ortada ya da sonda olabilir. Bu yüzden kalıbı boşluğun yeriyle birlikte öğreniyorsun.
| Türkçedeki kalıp | Almanca kalıp | Doldurulmuş örnek |
|---|---|---|
| … alabilir miyim? | Ich hätte gern … | Ich hätte gern einen Tee. — Bir çay alabilir miyim? |
| … var mı? | Haben Sie …? | Haben Sie Hafermilch? — Yulaf sütü var mı? |
| … nerede? | Wo ist …? | Wo ist die Toilette? — Tuvalet nerede? |
| … ne demek? | Was bedeutet …? | Was bedeutet «Feierabend»? — «Feierabend» ne demek? |
| … için arıyorum | Ich rufe an wegen … | Ich rufe an wegen der Rechnung. — Fatura için arıyorum. |
| bence … | Meiner Meinung nach … | Meiner Meinung nach ist das zu teuer. — Bence bu çok pahalı. |
Son satıra dikkat: Türkçede «bence» başa gelir ve cümlenin sırası değişmez. Almancada kalıp başa geçince fiil hemen arkasına gelir: … nach ist das … Bunun tuzağı fikir grubunda.
Haben Sie das auch in Größe M?
Bunun M bedeni de var mı? → «… var mı?» gövdesi, boşlukta beden.
Kısacası yeni bir beceri öğrenmiyorsun. Türkçede zaten yaptığın şeyi, yani gövdeyi hazır tutup boşluğu değiştirmeyi, Almanca gövdelerle yapıyorsun.
Tablo 1 · isteme: kasada, kafede, tezgâhta
İlk grubun işi bir şey istemek. İlk iki kalıp aynı işi görür: Ich hätte gern … en yumuşağı, Ich möchte … nötr ve kibar. Restoranda sipariş verirken Ich nehme … de tamamen normaldir, «şunu alayım» demek.
| Kalıp | Türkçesi | Doldurulmuş örnek |
|---|---|---|
| Ich hätte gern … | … istiyorum (kibar) | Ich hätte gern einen Cappuccino. — Bir cappuccino alabilir miyim? |
| Ich möchte … | … istiyorum | Ich möchte zwei Brötchen, bitte. — İki küçük ekmek istiyorum lütfen. |
| Kann ich bitte …? | … alabilir miyim? | Kann ich bitte die Rechnung haben? — Hesabı alabilir miyim? |
| Könnten Sie …? | … eder misiniz? | Könnten Sie mir das bitte einpacken? — Bunu benim için paketler misiniz? |
| Darf ich …? | … yapabilir miyim? | Darf ich das anprobieren? — Bunu deneyebilir miyim? |
| Ich brauche … | … lazım | Ich brauche eine Tüte. — Bir poşet lazım. |
| Ich suche … | … arıyorum | Ich suche ein Geschenk für meine Mutter. — Annem için bir hediye arıyorum. |
| Haben Sie …? | … var mı? | Haben Sie das auch in Blau? — Bunun mavisi de var mı? |
| Was kostet …? | … ne kadar? | Was kostet ein Kilo Tomaten? — Bir kilo domates ne kadar? |
| Ich nehme … | … alayım | Ich nehme einen Tee. — Bir çay alayım. |
Ich will … deme. Doğru ama kaba duyulur; kasada, ofiste, doktorda daima Ich hätte gern … veya Ich möchte …
Ich nehme die Suppe und ein Wasser.
Çorbayı ve bir su alayım. → restoranda sipariş: Ich nehme …
«Ich will …» dilbilgisi doğru, ton yanlış
Ich will einen Kaffee.
«Bir kahve istiyorum, ver.» → cümle doğru, ama tezgâhta emir gibi duyulur.
Ich hätte gern einen Kaffee, bitte.
Bir kahve alabilir miyim lütfen? → aynı istek, kibar ton.
wollen niyeti ve kararı anlatır: Ich will Deutsch lernen. — Almanca öğrenmek istiyorum. Burada sorun yok. Sorun, karşındakinden bir şey isterken çıkıyor: o anda will «istiyorum, ver» diye duyuluyor. Türkçedeki «isterim» ile «alabilir miyim» arasındaki fark gibi.
Tablo 2 · sorma: yolu, saati, bilmediğini
İkinci grup sormak için. Çoğu kalıp bir soru kelimesiyle başlar (wo · wie · wann · was) ve fiil hemen arkasından gelir. Boşluğa yer, saat ya da bilmediğin kelime girer.
| Kalıp | Türkçesi | Doldurulmuş örnek |
|---|---|---|
| Wo ist …? | … nerede? | Wo ist die Toilette? — Tuvalet nerede? |
| Wie komme ich zu …? | …’e nasıl giderim? | Wie komme ich zum Bahnhof? — Tren istasyonuna nasıl giderim? |
| Wann beginnt …? | … ne zaman başlar? | Wann beginnt der Kurs? — Kurs ne zaman başlıyor? |
| Wie lange dauert …? | … ne kadar sürer? | Wie lange dauert die Fahrt? — Yolculuk ne kadar sürüyor? |
| Können Sie helfen? | yardım eder misiniz? | Entschuldigung, können Sie mir helfen? — Pardon, bana yardım edebilir misiniz? |
| Wissen Sie, ob …? | … acaba, biliyor musunuz? | Wissen Sie, ob der Bus noch kommt? — Otobüs daha gelecek mi, biliyor musunuz? |
| Was bedeutet …? | … ne demek? | Was bedeutet «Kündigung»? — «Kündigung» ne demek? |
| Gibt es hier …? | burada … var mı? | Gibt es hier in der Nähe eine Apotheke? — Buralarda eczane var mı? |
| Ist das …? | bu … mı? | Ist das der Zug nach Berlin? — Bu Berlin treni mi? |
| Wo finde ich …? | …’i nerede bulurum? | Wo finde ich den Zucker? — Şekeri nerede bulurum? |
Wissen Sie, ob … yan cümle açar: fiil sona gider. Wissen Sie, ob der Bus noch kommt?
Wie komme ich zu …? kalıbında boşluğa isim girince zu artikelle birleşir: zu dem → zum, zu der → zur. Şehir ya da ülke adında ise nach gelir: Wie komme ich nach Köln?
Wie komme ich zur Post?
Postaneye nasıl giderim? → die Post dişil: zu der → zur.
Wie komme ich nach Bahnhof?
→ nach yalnız şehir ve ülke adıyla çalışır. Bina ve yer için zu: zum Bahnhof.
«Wissen Sie, ob …» fiili sona iter
Wissen Sie, ob kommt der Bus noch?
→ soru sırası yan cümleye taşındı. ob’dan sonra çekimli fiil en sona gider.
Wissen Sie, ob der Bus noch kommt?
Otobüs daha gelecek mi, biliyor musunuz?
Aynı kural Können Sie mir sagen, … kalıbında da işler: Können Sie mir sagen, wo ich das Formular finde? Soru kelimesinden sonra fiil sona düşer. Ayrıntısı dolaylı sorular sayfasında.
Neden bu dolambaç? Çünkü Wissen Sie, ob … kibarlık katıyor. Doğrudan Kommt der Bus noch? diye sormak yanlış değil, sadece daha dolaysız. Tanımadığın birine sorarken ilki daha yumuşak.
Tablo 3 · kurtaran: anlamadığın anda kaçma
Üçüncü grup konuşma koptuğunda seni geri bağlar. Anlamadığın an susmak ya da konuşmayı bırakmak yerine bu on kalıptan birini söylersin; karşındaki ne yapacağını bilir. Tam set ve ton merdiveni anlamadım kalıpları sayfasında.
| Kalıp | Türkçesi | Doldurulmuş örnek |
|---|---|---|
| Wie bitte? | efendim? | Wie bitte? Ich habe Sie nicht verstanden. — Efendim? Sizi anlamadım. |
| Noch einmal, bitte. | bir daha lütfen | Die Nummer noch einmal, bitte. — Numarayı bir daha lütfen. |
| Etwas langsamer, bitte. | biraz yavaş | Etwas langsamer, bitte. Ich lerne noch Deutsch. — Biraz yavaş lütfen, daha Almanca öğreniyorum. |
| Ich verstehe nicht. | anlamıyorum | Ich verstehe das Wort nicht. — Bu kelimeyi anlamıyorum. |
| Wie schreibt man das? | nasıl yazılıyor? | Wie schreibt man Ihren Namen? — Adınız nasıl yazılıyor? |
| Ich bin nicht sicher. | emin değilim | Ich bin nicht sicher, ob das stimmt. — Doğru mu, emin değilim. |
| Moment, bitte. | bir saniye | Moment, bitte. Ich suche meinen Ausweis. — Bir saniye, kimliğimi arıyorum. |
| Ich lerne noch Deutsch. | daha öğreniyorum | Ich lerne noch Deutsch. Bitte sprechen Sie langsam. — Daha öğreniyorum, lütfen yavaş konuşun. |
| Sprechen Sie Englisch? | İngilizce var mı? | Entschuldigung, sprechen Sie Englisch? — Pardon, İngilizce konuşuyor musunuz? |
| Meinen Sie …? | … mi demek istiyorsunuz? | Meinen Sie den Termin am Montag? — Pazartesi günkü randevuyu mu kastediyorsunuz? |
Tek başına Was? deme, kaba. Almanın anlamadığında söylediği şey Wie bitte?, ikinci seçenek Entschuldigung?
Tek başına «Was?» kaba duyulur
Was?
«Ne?» → Türkçede arkadaşa söylenir; Almancada yabancıya sert düşer.
Wie bitte? Ich habe das nicht verstanden.
Efendim? Bunu anlamadım.
Kurtaran kalıplar ikişer ikişer daha iyi çalışır: önce durum, sonra talep. Ich lerne noch Deutsch. Etwas langsamer, bitte. Karşındaki hem sebebi hem ne yapması gerektiğini duymuş olur.
Meinen Sie den Termin am Montag?
Pazartesi günkü randevuyu mu kastediyorsunuz? → anladığını kontrol ettiriyorsun.
Tablo 4 · fikir: sınavda ve tartışmada
Dördüncü grup fikir söylemek için: sözlü sınavda, toplantıda, arkadaş sohbetinde. Bu kalıplar cümlenin başını tutar; en çok hata da tam orada, fiilin yerinde yapılır.
| Kalıp | Türkçesi | Doldurulmuş örnek |
|---|---|---|
| Meiner Meinung nach … | bence … | Meiner Meinung nach ist das zu teuer. — Bence bu çok pahalı. |
| Ich finde, dass … | bence … (yan cümle) | Ich finde, dass Deutsch schwer ist. — Bence Almanca zor. |
| Ich glaube, … | sanırım … | Ich glaube, er kommt heute nicht. — Sanırım bugün gelmiyor. |
| Das stimmt, aber … | doğru, ama … | Das stimmt, aber die Miete ist hoch. — Doğru, ama kira yüksek. |
| Einerseits … | bir yandan … | Einerseits ist die Stadt schön, … — Bir yandan şehir güzel, … |
| Andererseits … | öte yandan … | … andererseits ist sie sehr teuer. — … öte yandan çok pahalı. |
| Ich bin dafür. | yanayım | Ich bin dafür, dass wir früher anfangen. — Daha erken başlamamızdan yanayım. |
| Ich bin dagegen. | karşıyım | Ich bin dagegen, weil es zu teuer ist. — Karşıyım, çünkü çok pahalı. |
| Es kommt darauf an. | duruma bağlı | Es kommt darauf an, wie viel Zeit wir haben. — Ne kadar vaktimiz olduğuna bağlı. |
| Zusammenfassend … | özetle … | Zusammenfassend kann man sagen, dass beide Seiten recht haben. — Özetle, iki taraf da haklı denebilir. |
Ich finde, dass … dedin mi fiil sona düşer: Ich finde, dass Deutsch schwer ist. Sözlü sınavda üç kalıp yeter: meiner Meinung nach · zum Beispiel · zusammenfassend.
Einerseits ist die Stadt schön, andererseits ist sie sehr teuer.
Bir yandan şehir güzel, öte yandan çok pahalı. → iki kalıp, iki kez fiil ikinci sırada.
«dass» fiili sona iter
Ich finde, dass Deutsch ist schwer.
→ dass yan cümle açar; çekimli fiil en sonda durmalı.
Ich finde, dass Deutsch schwer ist.
Bence Almanca zor.
Kestirme yol: dass’ı hiç kullanma. Ich finde, Deutsch ist schwer. da doğru, konuşmada daha da sık. Ich glaube, … kalıbı zaten böyle çalışıyor: Ich glaube, er kommt heute nicht. Kural tek satır: dass yoksa sıra normal, dass varsa fiil sonda.
«Meiner Meinung nach» birinci yeri doldurur
Meiner Meinung nach das ist zu teuer.
→ Türkçe sırası: «bence» + düz cümle. Almancada kalıp birinci yeri tuttu, fiil hemen arkasından gelmeli.
Meiner Meinung nach ist das zu teuer.
Bence bu çok pahalı.
In meiner Meinung ist das zu teuer.
→ İngilizcedeki in my opinion kopyası. Almancada böyle bir kalıp yok.
Aynı kural Einerseits …, Andererseits … ve Zusammenfassend … için de geçerli: kalıp birinci yerdeyse fiil ikinci yerde. Einerseits ist die Stadt schön, andererseits ist sie sehr teuer. Kuralın tamamı cümle sırası sayfasında.
Tablo 5 · resmî: telefonda, mailde, Amt’ta
Beşinci grup Sie dünyası: telefon, e-posta, Amt (resmî daire). Kalıplar burada daha uzun, çünkü resmî Almanca kısaltmayı sevmez. İyi haber: bu cümleler hep aynı sırayla gelir.
| Kalıp | Türkçesi | Doldurulmuş örnek |
|---|---|---|
| Hier spricht … | ben … (telefonda) | Guten Tag, hier spricht Ayşe Yılmaz. — İyi günler, ben Ayşe Yılmaz. |
| Ich rufe an wegen … | … için arıyorum | Ich rufe an wegen der Rechnung. — Fatura için arıyorum. |
| Ich brauche einen Termin. | randevu lazım | Ich brauche einen Termin für die Anmeldung. — Adres kaydı için randevu lazım. |
| Können Sie mir sagen …? | söyleyebilir misiniz? | Können Sie mir sagen, wo ich das Formular finde? — Formu nerede bulacağımı söyleyebilir misiniz? |
| Ich melde mich später. | sonra dönerim | Ich melde mich morgen noch einmal. — Yarın tekrar ararım. |
| Vielen Dank im Voraus. | şimdiden teşekkürler | Vielen Dank im Voraus für Ihre Hilfe. — Yardımınız için şimdiden teşekkürler. |
| Anbei finden Sie … | ekte … bulacaksınız | Anbei finden Sie meinen Lebenslauf. — Ekte özgeçmişimi bulacaksınız. |
| Ich schicke Ihnen … | size … yolluyorum | Ich schicke Ihnen die Unterlagen per E-Mail. — Belgeleri size e-postayla yolluyorum. |
| Ich warte auf … | … bekliyorum | Ich warte auf Ihre Antwort. — Cevabınızı bekliyorum. |
| Mit freundlichen Grüßen | saygılarımla | Mit freundlichen Grüßen — virgül yok, adın bir alt satırda |
Bu grup Sie dünyası. Resmî yazının imzası Mit freundlichen Grüßen; arkadaşa yazarken Liebe Grüße (kısaca LG).
Ich rufe an wegen … konuşmada böyle söylenir; yazıda ve dikkatli konuşmada an en sona gider: Ich rufe wegen der Rechnung an. İkisi de doğru. anrufen ayrılan bir fiil; konuşurken Almanlar wegen … kısmını sık sık parçanın arkasına bırakır.
Guten Tag, hier spricht Ayşe Yılmaz.
İyi günler, ben Ayşe Yılmaz. → telefonda ilk cümle: önce adın.
«… için arıyorum»: için burada wegen, für değil
Ich rufe für die Rechnung an.
→ Türkçedeki «için» iki ayrı iş görür; Almanca bu ikisini ayırır.
Ich rufe wegen der Rechnung an.
Fatura için arıyorum. → konu: wegen.
Ich rufe für meine Mutter an.
Annem adına arıyorum. → kişi adına: für.
Türkçede «fatura için arıyorum» ile «annem için arıyorum» aynı kelimeyi taşır. Almancada biri konu (wegen), öteki birinin adına (für). Konuyu söylemenin ikinci kolay yolu da var: Es geht um die Rechnung. — Konu fatura.
Selam satırından sonra virgül yok
Mit freundlichen Grüßen,
→ Türkçe ve İngilizce e-posta alışkanlığı. Almancada selam satırının sonuna virgül konmaz.
Mit freundlichen Grüßen
Saygılarımla → virgülsüz; adın bir alt satırda.
E-postanın kapanışında bir incelik daha: Ich warte auf Ihre Antwort. doğru ama biraz sabırsız duyulabilir. Resmî yazıda daha sıcak olanı Ich freue mich auf Ihre Antwort. Kelimesi kelimesine «cevabınızı sevinçle bekliyorum»; Türkçeye yine «cevabınızı bekliyorum» diye çevrilir.
Buradaki kalıpların telefonda hangi sırayla söylendiği, randevu alırken nasıl birbirine bağlandığı o iki sayfada.
Kimsenin söylemediği kısım: kalıp, bilmediğin grameri de taşır
Listeye bir daha bak. hätte ve könnten Konjunktiv II; sitede B1 konusu. Wissen Sie, ob … ile Ich finde, dass … yan cümle kuruyor. Meiner Meinung nach içinde Dativ var. Kâğıt üstünde bu listenin yarısı senin seviyenin üstünde.
Ama hepsini bugün rahatça kullanabilirsin, çünkü grameri çözmen gerekmiyor: kalıp çözümü hazır getiriyor. Ich hätte gern … derken Konjunktiv II çekmiyorsun; ezberlediğin bir gövdeye kelime koyuyorsun. Ders kitapları önce grameri anlatır, kalıbı sonra verir. Konuşma tersini ister: önce kalıp, gramer sonra.
| Kalıp | İçinde saklı gramer | Sitede nerede |
|---|---|---|
| Ich hätte gern … | Konjunktiv II (hätte) | Konjunktiv II · B1 |
| Könnten Sie …? | Konjunktiv II (könnten) | Konjunktiv II · B1 |
| Wissen Sie, ob …? | yan cümle, fiil sonda | Dolaylı sorular · B1 |
| Ich finde, dass … | yan cümle, fiil sonda | weil · dass · wenn · A2 |
| Meiner Meinung nach … | Dativ + fiil ikinci sırada | Cümle sırası · A2 |
| Wie komme ich zum …? | zu + Dativ, zum = zu dem | zu edatı · A1 |
| Ich rufe an wegen … | ayrılan fiil (anrufen) | Ayrılabilen fiiller · A1 |
Bu tabloyu ezberleme; yalnızca şunu gör: her kalıp bir gramer konusunun ilk örneği. O konuya geldiğinde «bunu zaten söylüyordum» diyeceksin.
Könnten Sie mir das bitte zeigen?
Bana bunu gösterebilir misiniz? → Konjunktiv II’yi bilmeden Konjunktiv II kullanıyorsun.
İkinci gizli kazanç: kalıp tonu da taşır. Ich hätte gern ile Ich will arasındaki kibarlık farkını gramer kitabı sana söylemez; kalıp söyler. Kalıbı doğru ezberleyen, tonu da doğru ezberlemiş olur.
Az önce öğrendiklerin
Meiner Meinung nach ___ das zu teuer.
Cevabı gör
ist. Kalıp birinci yeri tutuyor, çekimli fiil hemen arkasından gelir: Meiner Meinung nach ist das zu teuer.
Fırında sıra sana geldi, bir ekmek istiyorsun. En kibar cümle hangisi?
Cevabı gör
Ich hätte gern ein Brot. Ich will dilbilgisi olarak doğru ama tezgâhta «istiyorum, ver» gibi duyulur. Gib mir düpedüz emir, üstelik du ile.
Tren istasyonunun yolunu soruyorsun. Hangisi doğru?
Cevabı gör
Wie komme ich zum Bahnhof? — zu Dativ ister: zu dem Bahnhof → zum Bahnhof. der Bahnhof eril olduğu için zu der olmaz. nach yalnız şehir ve ülke adıyla: nach Köln.
Bu hafta ne yapacaksın
Elli kalıbı bir oturuşta ezberleme. Kalıp kelime gibi değil, sahne gibi öğrenilir: nerede söyleyeceğini bildiğin kalıp kalır, listede duran kalıp gider. Her gün bir grup, her gruptan iki kalıp.
- 1. gün · isteme: Ich hätte gern … ve Kann ich bitte …? Boşluğa beş ayrı kelime koy, sesli söyle.
- 2. gün · sorma: Wo ist …? ve Wie komme ich zu …? Evinin çevresindeki beş yeri sor.
- 3. gün · kurtaran: Wie bitte? ve Etwas langsamer, bitte. Telefonuna not al, dışarı çıkmadan bir kez oku.
- 4. gün · fikir: Meiner Meinung nach … ve Ich finde, dass … Üç konuda kendi fikrini söyle; fiilin yerine dikkat et.
- 5. gün · resmî: Ich rufe an wegen … ve Mit freundlichen Grüßen. Gerçek bir telefon ya da e-posta için taslak yaz.
- 6. ve 7. gün: on kalıbı karışık sırayla gerçek bir durumda dene: kasada, durakta, telefonda.
- Ich hätte gern … … alabilir miyim? isteme · her tezgâhta
- Kann ich bitte …? … alabilir miyim? isteme
- Wie komme ich zu …? …’e nasıl giderim? sorma · zum / zur
- Wissen Sie, ob …? … acaba, biliyor musunuz? sorma · fiil sonda
- Wie bitte? Efendim? kurtaran · Was? değil
- Etwas langsamer, bitte. Biraz yavaş lütfen. kurtaran
- Meiner Meinung nach … Bence … fikir · fiil hemen arkada
- Ich finde, dass … Bence … (yan cümle) fikir · fiil sonda
- Ich rufe an wegen … … için arıyorum resmî · telefonda
- Mit freundlichen Grüßen Saygılarımla resmî · virgülsüz
Ich hätte gern einen Termin bei Frau Dr. Weber.
Dr. Weber’den randevu almak istiyorum. → aynı kalıp, doktor sahnesinde.
Bu liste serinin ilk halkası. Sıradaki kalıplar tek bir sahneye dökülüyor: muayenehane, iş görüşmesi, telefon.
Son kural postun son cümlesi: kalıbı boşluğuyla birlikte ezberle. Tek başına hätte aklında kalmaz, Ich hätte gern … kalır.
Testten önce bunları bil
Konunun çekirdeği üç satırda, altında Türkçeden çevirirken en sık düşülen yerler.
- Kalıbı boşluğuyla ezberle
Bir kalıp onlarca cümle demek. Gövde sabit kalır, boşluğa ne istersen koyarsın.
Ich hätte gern … → Ich hätte gern einen Termin.
- İsterken wollen değil
Ich will … doğru ama rica cümlesinde kaba duyulur. Kasada, ofiste, doktorda Ich hätte gern … ya da Ich möchte …
Ich möchte zwei Brötchen, bitte.
- dass ve ob fiili sona iter
Yan cümle açan kalıptan sonra çekimli fiil en sonda durur.
Wissen Sie, ob der Bus noch kommt?
- Kalıp birinci yerdeyse fiil ikinci yerde
Meiner Meinung nach, Einerseits, Zusammenfassend birinci yeri doldurur; fiil hemen arkadan gelir.
Meiner Meinung nach ist das zu teuer.
Ich will einen Kaffee.
Ich hätte gern einen Kaffee.
Dilbilgisi doğru, ton yanlış: rica cümlesinde will kaba duyulur.
Was?
Wie bitte?
Tek başına Was? yabancıya sert düşer.
Ich finde, dass Deutsch ist schwer.
Ich finde, dass Deutsch schwer ist.
dass çekimli fiili sona iter.
Ich rufe an für die Rechnung.
Ich rufe an wegen der Rechnung.
Konu için «için» = wegen; für «birinin adına» demek.
Cümleyi kendin diz
Kelimelere dokun, doğru sırayla yerleştir. Almancanın en zor kısmı burası — ve seçenek şıkkı yok, cümleyi sen kuruyorsun.
-
kelimelere dokun
-
kelimelere dokun
-
kelimelere dokun
Kendini dene
Cevaba dokun — neden öyle olduğunu birlikte görelim.
Fırında sıra sana geldi, bir ekmek istiyorsun. En kibar cümle hangisi?
Restoranda garsona sipariş veriyorsun: «Çorbayı alayım.» Hangisi?
Tren istasyonunun yolunu soruyorsun. Hangisi doğru?
Karşındaki çok hızlı konuştu, anlamadın. Hangisi kaba duyulur?
Cümleyi kur: Otobüs daha gelecek mi, biliyor musunuz?
Parçalara dokunarak cümleyi kur
Doğrusu
Ich finde, dass Deutsch ist schwer. — bu cümle doğru kurulmuştur.
Alıştırma bitti — –
Konuyu bitirmek için tam testi çöz: %60 alırsan günlük defterine «konu bitti» diye yazılır ve seviye yolunda işaretlenir.
0/6 · soru cevaplandı
Bu konuya notun
Aklında kalsın istediğin kuralı, örneği ya da soruyu yaz. Kendiliğinden kaydedilir ve Panom'da toplanır.
Almanca kalıplar cep kartı
Bu sayfanın tamamı — tablolar, tuzaklar, örnekler — tek PDF. İndir, yazdır, sınavdan önce üstünden geç.
