Bunu Türkçede zaten yapıyorsun
Akkusativ ve Dativ tablosunu biliyorsan bu sayfa ikisi arasında seçim yapan dokuz edatı anlatıyor.
Kısayolwo? → Dativ (duruyor) · wohin? → Akkusativ (gidiyor). Aynı edat, iki yüz.
Türkçede mutfağa ile mutfakta arasındaki farkı düşünerek koymuyorsun. Biri varış, öteki bulunma. Okula · okulda. Masaya · masada. Kimse sana bunu tablo hâlinde öğretmedi; ek kendisi söyledi.
Almanca senden tam olarak aynı refleksi istiyor. Tek fark şu: ek isme değil, artikele biniyor. Edatın kendisi hiç değişmiyor — değişen tek şey ondan sonra gelen artikel.
Ich gehe in die Küche.
Mutfağa gidiyorum. → varış, Akkusativ
Ich bin in der Küche.
Mutfaktayım. → bulunma, Dativ
Türkçenin sana verdiği avantaj burada bitmiyor. Dokuz edatın hepsinin Türkçede zaten iki hâlli bir karşılığı var — ve o karşılıkların ikili yapısı Almancayla birebir örtüşüyor.
| Türkçe çifti | Edat | wohin? · nereye | wo? · nerede |
|---|---|---|---|
| içine · içinde | in | in die Küche | in der Küche |
| üstüne · üstünde | auf | auf den Tisch | auf dem Tisch |
| altına · altında | unter | unter das Bett | unter dem Bett |
| önüne · önünde | vor | vor die Tür | vor der Tür |
| arkasına · arkasında | hinter | hinter das Haus | hinter dem Haus |
| Türkçe çifti | Edat | wohin? · nereye | wo? · nerede |
|---|---|---|---|
| yanına · yanında | neben | neben den Stuhl | neben dem Stuhl |
| arasına · arasında | zwischen | zwischen die Bücher | zwischen den Büchern |
| üzerine · üzerinde (havada) | über | über das Sofa | über dem Sofa |
| (değecek şekilde) ...ya · ...da | an | an die Wand | an der Wand |
Yani sıfırdan bir mantık öğrenmiyorsun. Sahip olduğun refleksi ismin sonundan alıp artikelin üstüne taşıyorsun. Zorluk kuralda değil, bu taşımada.
PNG indirBu dokuz edata Almancada Wechselpräpositionen deniyor — «hâl değiştiren edatlar». Bunların dışındaki edatların hâli sabittir; orada seçim hakkın yok, düşünecek bir şey de yok.
Kararı veren tek soru
Cümleye tek bir soru soruyorsun: «wohin?» mi «wo?» mu? Nereye mi gidiyor, nerede mi duruyor? Cevabı buldun, hâli de buldun.
- wohin? · nereye? → yeni bir yere varılıyor, sınır geçiliyor → Akkusativ
- wo? · nerede? → olan yer anlatılıyor, sınır yok → Dativ
Ich stelle die Tasse auf den Tisch.
Fincanı masanın üstüne koyuyorum. → fincan masada değildi, şimdi oraya varıyor: Akkusativ
Die Tasse steht auf dem Tisch.
Fincan masanın üstünde duruyor. → hiçbir yere gitmiyor, yeri bildiriliyor: Dativ
Ich stelle die Tasse auf dem Tisch.
Yanlış — koyma eylemi var, hedefe varılıyor. auf den Tisch olacak.
Şimdi asıl iş: soruyu cevapladın, peki artikel ne olacak? Aşağıdaki dört satır bu sayfanın motoru. der maskulin, die feminin, das neutrum, çoğulda yine die.
| Kelime | wohin? → Akkusativ | wo? → Dativ |
|---|---|---|
| der Tisch — maskulin | auf den Tisch | auf dem Tisch |
| die Wand — feminin | an die Wand | an der Wand |
| das Bett — neutrum | unter das Bett | unter dem Bett |
| die Bücher — çoğul | zwischen die Bücher | zwischen den Büchern |
| ein Tisch — belirsiz | auf einen Tisch | auf einem Tisch |
| eine Wand — belirsiz | an eine Wand | an einer Wand |
| mein Garten — iyelik | in meinen Garten | in meinem Garten |
| meine Tasche — iyelik | in meine Tasche | in meiner Tasche |
Akkusativ’de yalnızca maskulin değişiyor: der → den. Feminin, neutrum ve çoğul aynı kalıyor. Dativ’de ise dördü de değişiyor ve çoğulda isme ayrıca –n biniyor: die Bücher → den Büchern.
PNG indirKararı fiil değil hedef verir. «Fiil hareket bildiriyorsa Akkusativ» cümlesi ilk hafta işe yarar, ikinci hafta seni yanıltır — nedenini beşinci bölümde göreceksin.
Dokuz edat — kaydedeceğin tablo
Liste kapalı ve kısa: dokuz tane. Bunlar dışındaki hiçbir edatta bu seçim yok. Ezberlemen gereken şey «hangi edat hangi hâli alır» değil — bu dokuzun hangileri olduğu.
| Edat | Anlamı | wohin? + Akkusativ | wo? + Dativ |
|---|---|---|---|
| in | içine · içinde | in den Park | im Park |
| an | değerek: dikey yüzeye, kenara | an die Wand | an der Wand |
| auf | üstüne · üstünde (yatay yüzey) | auf den Tisch | auf dem Tisch |
| über | üzerinde (temassız) · üzerinden | über das Sofa | über dem Sofa |
| unter | altına · altında | unter das Bett | unter dem Bett |
| Edat | Anlamı | wohin? + Akkusativ | wo? + Dativ |
|---|---|---|---|
| vor | önüne · önünde | vor die Tür | vor der Tür |
| hinter | arkasına · arkasında | hinter das Haus | hinter dem Haus |
| neben | yanına · yanında | neben den Stuhl | neben dem Stuhl |
| zwischen | arasına · arasında | zwischen die Stühle | zwischen den Stühlen |
Sırayı akılda tutmanın en ucuz yolu: üçlü + ikili + dörtlü. in–an–auf (temas), über–unter (üst–alt), vor–hinter–neben–zwischen (çevre). Bir odada durup her birini gösterebiliyorsan liste bitti.
PNG indirTabloda bir satır ötekilere benzemiyor: in den Park karşısında im Park yazıyor. Çünkü bazı edat + artikel çiftleri Almancada kaynaşıyor ve ayrı yazılması kulağa yanlış geliyor.
| Açılımı | Kaynaşmış hâli | Hangi hâl | Örnek |
|---|---|---|---|
| in + das | ins | Akkusativ | Ich gehe ins Kino. |
| in + dem | im | Dativ | Ich bin im Kino. |
| an + das | ans | Akkusativ | Ich gehe ans Fenster. |
| an + dem | am | Dativ | Ich stehe am Fenster. |
| auf + das | aufs | Akkusativ | Ich freue mich aufs Wochenende. |
Yazıda zorunlu olanlar bunlar. Konuşmada bir de unterm · unters · vorm · vors · hinterm · übers duyarsın — bunlar günlük konuşma; sınav kağıdına unter dem · vor das diye açık yaz.
PNG indirins mi, im mi — tek harf her şeyi çeviriyor
Ich gehe ins Bad.
Banyoya gidiyorum. → in das, Akkusativ, varış var
Ich bin im Bad.
Banyodayım. → in dem, Dativ, yer bildiriyor
İkisi de üç harf, ikisi de in ile başlıyor — bu yüzden konuşurken en çok karışan çift bu. Ayırt etmenin bedava yolu son harfe bakmak: -s ile biten Akkusativ (das’tan geliyor), -m ile biten Dativ (dem’den geliyor).
Kaynaşma yalnızca das ve dem ile olur. den ve die asla kaynaşmaz — bu yüzden in den Park ve in die Küche hep açık yazılır.
an mı, auf mu, über mi?
Türkçede üçü de «üstünde» diye çıkıyor, Almancada üç ayrı sahne anlatıyor. Hâl kuralını doğru bilip burada yanılmak çok sık oluyor.
Das Bild hängt an der Wand.
Resim duvarda asılı. → an = dikey yüzeye değiyor
Das Buch liegt auf dem Tisch.
Kitap masanın üstünde. → auf = yatay yüzeyin üstünde
Die Lampe hängt über dem Tisch.
Lamba masanın üzerinde. → über = havada, değmiyor
En güzel kanıt aynı masa: Wir sitzen am Tisch. masaya oturmuş, yemek yiyorsunuz demek. Die Katze sitzt auf dem Tisch. ise kedi masanın üstüne çıkmış demek. Edat değişince sahne değişiyor, hâl ikisinde de Dativ.
Fiil de değişiyor: koymak ≠ durmak
Türkçede «kitabı masaya koydum» ve «kitap masada duruyor» cümlelerinde iki ayrı fiil kullanıyorsun. Almanca aynı şeyi yapıyor ama ikili çiftler hâlinde ve her çiftin hâli sabit: sol taraf daima Akkusativ, sağ taraf daima Dativ.
| wohin? + Akkusativ (koyuyorsun) | wo? + Dativ (duruyor) | Türkçesi |
|---|---|---|
| legen — legte · hat gelegt | liegen — lag · hat gelegen | yatay koymak · yatıyor olmak |
| stellen — stellte · hat gestellt | stehen — stand · hat gestanden | dikey koymak · duruyor olmak |
| setzen — setzte · hat gesetzt | sitzen — saß · hat gesessen | oturtmak · oturuyor olmak |
| hängen — hängte · hat gehängt | hängen — hing · hat gehangen | asmak · asılı olmak |
| stecken — steckte · hat gesteckt | stecken — steckte · hat gesteckt | sokmak · içinde durmak |
Sol sütun nesne ister (bir şeyi koyuyorsun), sağ sütun istemez (bir şey duruyor). Almancada buna geçişli–geçişsiz denir; senin için pratik karşılığı şu: sol sütunda cümlede iki şey var, sağ sütunda bir şey.
PNG indirIch lege das Buch auf den Tisch.
Kitabı masaya koyuyorum. → koyma var: Akkusativ
Das Buch liegt auf dem Tisch.
Kitap masada duruyor. → yer bildiriyor: Dativ
Ich stelle die Flasche in den Kühlschrank.
Şişeyi buzdolabına koyuyorum. → ayakta duran bir şey: stellen
Die Flasche steht im Kühlschrank.
Şişe buzdolabında duruyor.
Ich hänge die Jacke in den Schrank.
Ceketi dolaba asıyorum.
Die Jacke hängt im Schrank.
Ceket dolapta asılı duruyor.
legen mi stellen mi diye takılırsan nesnenin duruşuna bak: yatıyorsa legen/liegen, dikiliyorsa stellen/stehen. Tabak masaya yatar (liegt), bardak masada dikilir (steht). Almanlar bu ayrımı gerçekten yapıyor.
legte mi, lag mı — geçmişte ayrışıyorlar
Şimdiki zamanda çiftler birbirine benziyor, geçmiş zamanda tanınmaz oluyor. Hareket fiilleri düzenli, duruş fiilleri kök değiştiren. Bu tabloyu bir kez ezberlersen kural kendi kendine çalışıyor.
| Präsens | Präteritum | Perfekt |
|---|---|---|
| Ich lege das Buch hin. | Ich legte … | Ich habe … gelegt. |
| Das Buch liegt da. | Das Buch lag da. | Das Buch hat da gelegen. |
| Ich stelle es hin. | Ich stellte … | Ich habe … gestellt. |
| Es steht da. | Es stand da. | Es hat da gestanden. |
| Ich setze mich hin. | Ich setzte mich hin. | Ich habe mich gesetzt. |
| Ich sitze da. | Ich saß da. | Ich habe da gesessen. |
Hepsi Perfekt’te haben alır. Güney Almanya ve Avusturya’da ist gelegen · ist gestanden · ist gesessen da duyarsın — bölgesel, yanlış değil ama sınavda haben yaz.
hängen: aynı kelime, iki çekim
Listedeki en sinsi satır bu. hängen şimdiki zamanda ikisinde de aynı yazılıyor — ich hänge · du hängst · er hängt. Ayrımı sadece hâl yapıyor. Ama geçmişe geçtiğin an ikiye ayrılıyorlar.
Ich hängte das Bild an die Wand.
Resmi duvara astım. → asma eylemi, düzenli çekim, Akkusativ
Das Bild hing an der Wand.
Resim duvarda asılıydı. → duruş, kök değişiyor, Dativ
Ich habe das Bild an die Wand gehängt. · Das Bild hat an der Wand gehangen.
Perfekt’te de ayrılıyorlar: gehängt (asmak) ↔ gehangen (asılı olmak).
setzen kendini ister
Ich setze auf den Stuhl.
Yanlış — «kimi oturtuyorsun?» sorusu cevapsız kalıyor; Alman kulağı boşluğu duyuyor.
Ich setze mich auf den Stuhl.
Sandalyeye oturuyorum. → nesne yoksa kendini koyuyorsun: dönüşlü zamir şart
Ich sitze auf dem Stuhl.
Sandalyede oturuyorum. → oturmuş hâldeysen zamir düşer
Aynı mantık öteki çiftlerde de var: Ich lege mich ins Bett. (yatağa uzanıyorum) ↔ Ich liege im Bett. (yataktayım) · Ich stelle mich an die Kasse. (kasaya geçiyorum) ↔ Ich stehe an der Kasse. (kasadayım).
Kısayol: sol sütundaki fiili nesnesiz kullanacaksan araya mich · dich · sich koy. Nesne varsa zamir yok: Ich setze das Kind auf den Stuhl.
Kimsenin öğretmediği kısım: hareket ≠ sınır
«Hareket varsa Akkusativ» ezberi tam burada çöküyor. Aşağıdaki iki cümlede de koşuyorsun — yani hareket sonuna kadar var — ama hâller farklı.
Ich laufe im Park.
Parkın içinde koşuyorum. → baştan sona parktasın, sınır geçilmiyor: Dativ
Ich laufe in den Park.
Parka koşuyorum. → dışarıdaydın, şimdi giriyorsun: Akkusativ
Kuralın gerçek adı hareket değil, sınır. Doğru soru şu: edatın çizdiği alana giriliyor mu? Girilmiyorsa hareket ne kadar hızlı olursa olsun Dativ; girilirse hiç hareket görünmese bile Akkusativ.
| Cümle | Türkçesi | Neden |
|---|---|---|
| Ich schwimme im See. | Gölde yüzüyorum. | göldesin, gölün sınırını geçmiyorsun → Dativ |
| Ich springe in den See. | Göle atlıyorum. | dışarıdan içeri giriyorsun → Akkusativ |
| Wir tanzen in der Küche. | Mutfakta dans ediyoruz. | dans hareket ama mutfaktan çıkmıyorsun → Dativ |
| Wir gehen in die Küche. | Mutfağa gidiyoruz. | odayı değiştiriyorsun → Akkusativ |
| Das Kind rennt auf dem Spielplatz. | Çocuk oyun alanında koşuyor. | oyun alanının içinde → Dativ |
| Das Kind rennt auf den Spielplatz. | Çocuk oyun alanına koşuyor. | alana giriyor → Akkusativ |
| Die Katze läuft unter dem Tisch. | Kedi masanın altında dolaşıyor. | zaten altında → Dativ |
| Die Katze läuft unter den Tisch. | Kedi masanın altına kaçıyor. | altına giriyor → Akkusativ |
Aynı fiil, aynı edat, aynı isim — cevabı değiştiren tek şey sınırın geçilip geçilmediği. Türkçe zaten bunu ayırıyor: «parkta koşuyorum» ile «parka koşuyorum».
PNG indirMadalyonun öteki yüzü de var: dışarıdan bakınca hiç hareket yokmuş gibi görünen cümleler Akkusativ alabiliyor. Çünkü orada bir şey hedefe varıyor.
Ich hänge das Bild an die Wand.
Resmi duvara asıyorum. → resim duvarda değildi, oraya varıyor: Akkusativ
Der Lehrer schreibt das Wort an die Tafel.
Öğretmen kelimeyi tahtaya yazıyor. → kelime tahtaya «varıyor»: Akkusativ
Das Wort steht an der Tafel.
Kelime tahtada duruyor. → artık orada: Dativ
Bonus: über ile iki hâl arasındaki fark anlamı tamamen çeviriyor. Wir fahren über die Brücke. = köprüden geçiyoruz (Akkusativ, karşıya varıyoruz). Die Wolken sind über der Brücke. = bulutlar köprünün üzerinde (Dativ, duruyorlar).
Kuralın hiç çalışmadığı üç yer
Buraya kadar öğrendiğin mantık yer bildiren cümleler için. Üç yerde bu mantık devreye hiç girmiyor — bilerek gir, yoksa doğru bildiğin kural seni yanıltır.
Fiil hâli sabitlemişse mantık yok
Bazı fiiller belli bir edatla kalıplaşmış ve hâli o kalıp belirliyor. Ortada ne yer var ne hareket; kuralı uygulamaya kalkarsan yanılırsın. Bunlar ayrı bir konu: fiil + edat ezberi.
| Kalıp | Örnek | Türkçesi |
|---|---|---|
| denken an + Akk | Ich denke an dich. | seni düşünüyorum |
| warten auf + Akk | Ich warte auf den Bus. | otobüsü bekliyorum |
| sich freuen auf + Akk | Ich freue mich auf das Wochenende. | hafta sonunu iple çekiyorum |
| sich erinnern an + Akk | Ich erinnere mich an den Tag. | o günü hatırlıyorum |
| sich vorbereiten auf + Akk | Ich bereite mich auf die Prüfung vor. | sınava hazırlanıyorum |
Dikkat çeken desen: an · auf · über kalıplarda çoğunlukla Akkusativ, unter · vor ve teilnehmen an · arbeiten an Dativ. Ama bu bir kural değil, gözlem — fiili öğrenirken edatını ve hâlini tek parça olarak yaz.
| Kalıp | Örnek | Türkçesi |
|---|---|---|
| sich ärgern über + Akk | Ich ärgere mich über den Lärm. | gürültüye sinirleniyorum |
| teilnehmen an + Dat | Ich nehme am Kurs teil. | kursa katılıyorum |
| arbeiten an + Dat | Ich arbeite an einem Projekt. | bir proje üzerinde çalışıyorum |
| leiden unter + Dat | Sie leidet unter dem Stress. | stresten muzdarip |
| Angst haben vor + Dat | Ich habe Angst vor dem Hund. | köpekten korkuyorum |
Dikkat çeken desen: an · auf · über kalıplarda çoğunlukla Akkusativ, unter · vor ve teilnehmen an · arbeiten an Dativ. Ama bu bir kural değil, gözlem — fiili öğrenirken edatını ve hâlini tek parça olarak yaz.
Küçük ama sık sorulan bir ayrım: sich freuen auf gelecek bir şey içindir (Ich freue mich auf den Urlaub. — tatili iple çekiyorum), sich freuen über olmuş bir şey içindir (Ich freue mich über dein Geschenk. — hediyene sevindim). İkisi de Akkusativ; değişen tek şey zaman.
Zaman bildirirken daima Dativ
an · in · vor zaman anlatırken hiç seçim sunmaz: her zaman Dativ. «Zamana doğru gidiliyor mu» diye sorma, öyle bir soru yok.
am Montag · am Wochenende · am Abend
pazartesi · hafta sonu · akşam → an dem, Dativ
im Sommer · im Januar · in der Nacht
yazın · ocakta · geceleyin → in dem / in der, Dativ
vor drei Jahren · vor dem Essen
üç yıl önce · yemekten önce → Dativ
Çoğul –n kuralı burada da işliyor: drei Jahre → vor drei Jahren. Yazarken en çok unutulan harf bu.
Öteki edatların hâli zaten sabit
En pahalı yanlış genelleme şu: «yön bildiriyorsa Akkusativ». Hayır — kural yalnızca o dokuz edat için var. Başka bir edat gördüğün an hâl zaten belli.
| Hep Dativ | Örnek | Hep Akkusativ | Örnek |
|---|---|---|---|
| nach | Ich fahre nach Berlin. | durch | Wir gehen durch den Park. |
| zu | Ich gehe zum Arzt. | um | Wir gehen um den See. |
| aus | Ich komme aus der Türkei. | gegen | Das Auto fährt gegen den Baum. |
| von | Ich komme von der Arbeit. | für | Das ist für meinen Bruder. |
| bei | Ich bin bei meiner Schwester. | ohne | Ich komme ohne meinen Mantel. |
nach Berlin ve zum Arzt dünyanın en açık yön bildiren cümleleri — yine de Dativ. Çünkü nach ve zu bu dokuzun içinde değil.
Aynı kapana giren iki kalıbı ayrıca not al: Ich bin zu Hause. (evdeyim) ve Ich gehe nach Hause. (eve gidiyorum). Burada ne in dem Haus ne in das Haus var — ikisi de donmuş kalıp.
Dokuzunun her biri ayrı sayfada
Buraya kadarki kısım kuralı anlatıyor: wo? sorusuna Dativ, wohin? sorusuna Akkusativ. Ama her edatın bir de kendi hikâyesi var — an günleri de gösterir (am Montag), über «hakkında» anlamında kural dışı kalıp hep Akkusativ ister, vor zamanda «önce» demektir ve orada hâl hiç değişmez. Aşağıdaki sayfaların her biri tek bir edatı sonuna kadar açıyor.
Hâli sabit olan edatlar (für · mit · aus · bei…) bu gruba girmez; onların listesi ve tek tek sayfaları edatlar sayfasında.
Az önce öğrendiklerin
Wir sind ___ Kino. (sinemadayız)
Cevabı gör
im — Yer bildirdiği için Dativ kullanılır (in dem = im).
Ich laufe jeden Morgen ___ Park.
Cevabı gör
im. Koşuyorsun, hareket sonuna kadar var — ama her sabah parkın içinde koşuyorsun, parkın sınırını geçmiyorsun. Yer bildiriyor: Dativ, in dem → im. in den Park deseydin «her sabah parka koşarak giriyorum» olurdu.
Stell die Flasche bitte ___ Kühlschrank.
Cevabı gör
in den. stellen koyma fiilidir, şişe buzdolabına varıyor → Akkusativ. der Kühlschrank maskulin, Akkusativ’de den olur. Sonucu anlatırken hâl değişir: Die Flasche steht im Kühlschrank.
Defterini değiştir
Bu konu «çalışılarak» değil, kayıt şeklin değiştirilerek çözülür. Fiili tek başına yazdığın sürece her cümlede hâli yeniden tahmin edersin.
- ❌ legen = koymak
- ✅ legen (+ Akk) ↔ liegen (+ Dat) = koymak ↔ duruyor olmak
Fiili çift olarak yaz, yanına hâlini de yaz. Çünkü Almancada tek başına «koymak» diye bir kutu yok; koyan fiil ile duran fiil iki ayrı kelime ve iki ayrı hâl.
- Adım 1 — Cümlede önce fiile değil hedefe bak. Bir şey yeni bir yere varıyor mu?
- Adım 2 — Cümleye wohin? sorusunu sor. Cevap alıyorsan Akkusativ; soru saçma geliyorsa wo? sor, cevap Dativ.
- Adım 3 — Artikeli bul: maskulinse den / dem, femininse die / der, neutrumsa das / dem, çoğulsa die / den + –n.
- Adım 4 — Odandaki beş nesne için günde bir kez ikili cümle kur: Ich stelle die Tasse auf den Tisch. — Die Tasse steht auf dem Tisch. İki hafta sonra kararı düşünmeden veriyorsun.
Kimsenin söylemediği kontrol: –m ile biten her artikel Dativ’dir. dem · einem · meinem · ihrem — istisnası yok. Tersi doğru değil (feminin Dativ der’dir), ama cümleni okurken -m gördüğün an «burası yer bildiriyor» diye doğrulayabilirsin.
Son bir kapı: Almanlar günlük konuşmada wohin ve woher kelimelerini ikiye bölüyor. Kitapta görmediğin ama sokakta ilk gün duyacağın hâl bu.
Wohin gehst du? = Wo gehst du hin?
Nereye gidiyorsun? → ikisi de doğru, ikincisi çok daha sık duyulur
Woher kommst du? = Wo kommst du her?
Nerelisin / nereden geliyorsun?
Aynı hin parçacığı fiillere de yapışır ve sana bedava bir sinyal verir: hinlegen · hinstellen · hinsetzen içinde hin varsa cümle bir hedefe gidiyor demektir — yani Akkusativ. Setz dich hin! · Leg dich hin!
Testten önce bunları bil
Konunun çekirdeği üç satırda, altında Türkçeden çevirirken en sık düşülen yerler.
- wohin? → Akkusativ · wo? → Dativ
Hareketin yönü soruluyorsa Akkusativ, bulunulan yer soruluyorsa Dativ gelir. Aynı edat iki hâlle de kurulabilir; hâli soru belirler.
Ich gehe ins Kino. · Ich bin im Kino.
- Koyan fiil / duran fiil çiftleri
legen · stellen · hängen · setzen bir şeyi bir yere koyar → Akkusativ. liegen · stehen · hängen · sitzen orada durur → Dativ.
Ich lege das Buch auf den Tisch. → Es liegt auf dem Tisch.
- Kısaltmalar: am · im · ins · ans
an dem = am, in dem = im, in das = ins, an das = ans. Kısaltma hâli gizler — açılımını bilmeden hâl seçilemez.
im Park (Dativ) · ins Kino (Akkusativ)
- Duran fiillerin Perfekt'i düzensizdir
liegen → gelegen, hängen → gehangen (durma anlamında), stehen → gestanden. Koyma anlamındaki hängen ise düzenlidir: gehängt.
Das Bild hat an der Wand gehangen.
Ich gehe im Kino.
Ich gehe ins Kino.
Gitmek yöndür: wohin? → Akkusativ → ins.
Stell die Flasche in dem Kühlschrank.
Stell die Flasche in den Kühlschrank.
stellen koyma fiilidir; yön bildirir, Akkusativ ister.
Das Buch legt auf dem Tisch.
Das Buch liegt auf dem Tisch.
Duran şey liegen ile anlatılır; legen birinin koymasıdır.
Das Bild hat an der Wand gehängt.
Das Bild hat an der Wand gehangen.
Durma anlamındaki hängen düzensizdir: gehangen.
Cümleyi kendin diz
Kelimelere dokun, doğru sırayla yerleştir. Almancanın en zor kısmı burası — ve seçenek şıkkı yok, cümleyi sen kuruyorsun.
-
kelimelere dokun
-
kelimelere dokun
-
kelimelere dokun
Kendini dene
Cevaba dokun — neden öyle olduğunu birlikte görelim.
Ich hänge das Bild Wand.
Resmi duvara asıyorum.
Ich laufe jeden Morgen Park.
Her sabah parkta koşuyorum.
Stell die Flasche bitte Kühlschrank.
Şişeyi buzdolabına koy lütfen.
Das Buch schon zwei Wochen auf meinem Tisch.
Kitap iki haftadır masamda duruyor.
Ich nehme Deutschkurs teil.
Almanca kursuna katılıyorum.
Das Bild hat jahrelang an der Wand .
Resim yıllarca duvarda asılı kaldı.
Alıştırma bitti — –
Konuyu bitirmek için tam testi çöz: %60 alırsan günlük defterine «konu bitti» diye yazılır ve seviye yolunda işaretlenir.
0/6 · soru cevaplandı
Bu konuya notun
Aklında kalsın istediğin kuralı, örneği ya da soruyu yaz. Kendiliğinden kaydedilir ve Panom'da toplanır.
Wechselpräpositionen cep kartı
Konunun tamamı tek sayfada. Telefonuna indir, sınavdan önce bir bakışta geçir.
