Almanca
Panom

wo? · wohin? · woher?

Wechselpräpositionen

«Ich gehe in der Park.» — yer mi yön mü karışıyor. Türkçe’de «-e/-de» ayrımı net; Almancada aynı edat iki hâl alır: Dativ veya Akkusativ.

wo?, wohin?, woher? soruları yön ve hareket bildirir: in die Küche (Akk.), in der Küche (Dat.).

Resimli ders PDF indir
01

Bunu Türkçede zaten yapıyorsun

Bunun üstüne biniyor

Akkusativ ve Dativ tablosunu biliyorsan bu sayfa ikisi arasında seçim yapan dokuz edatı anlatıyor.

Kısayolwo? → Dativ (duruyor) · wohin? → Akkusativ (gidiyor). Aynı edat, iki yüz.

Türkçede mutfağa ile mutfakta arasındaki farkı düşünerek koymuyorsun. Biri varış, öteki bulunma. Okula · okulda. Masaya · masada. Kimse sana bunu tablo hâlinde öğretmedi; ek kendisi söyledi.

Almanca senden tam olarak aynı refleksi istiyor. Tek fark şu: ek isme değil, artikele biniyor. Edatın kendisi hiç değişmiyor — değişen tek şey ondan sonra gelen artikel.

Ich gehe in die Küche.

Mutfağa gidiyorum. → varış, Akkusativ

Ich bin in der Küche.

Mutfaktayım. → bulunma, Dativ

Türkçenin sana verdiği avantaj burada bitmiyor. Dokuz edatın hepsinin Türkçede zaten iki hâlli bir karşılığı var — ve o karşılıkların ikili yapısı Almancayla birebir örtüşüyor.

Türkçe çiftiEdatwohin? · nereyewo? · nerede
içine · içindeinin die Küchein der Küche
üstüne · üstündeaufauf den Tischauf dem Tisch
altına · altındaunterunter das Bettunter dem Bett
önüne · önündevorvor die Türvor der Tür
arkasına · arkasındahinterhinter das Haushinter dem Haus
PNG indir
Türkçe çiftiEdatwohin? · nereyewo? · nerede
yanına · yanındanebenneben den Stuhlneben dem Stuhl
arasına · arasındazwischenzwischen die Bücherzwischen den Büchern
üzerine · üzerinde (havada)überüber das Sofaüber dem Sofa
(değecek şekilde) ...ya · ...daanan die Wandan der Wand

Yani sıfırdan bir mantık öğrenmiyorsun. Sahip olduğun refleksi ismin sonundan alıp artikelin üstüne taşıyorsun. Zorluk kuralda değil, bu taşımada.

PNG indir

Bu dokuz edata Almancada Wechselpräpositionen deniyor — «hâl değiştiren edatlar». Bunların dışındaki edatların hâli sabittir; orada seçim hakkın yok, düşünecek bir şey de yok.

02

Kararı veren tek soru

Cümleye tek bir soru soruyorsun: «wohin?» mi «wo?» mu? Nereye mi gidiyor, nerede mi duruyor? Cevabı buldun, hâli de buldun.

  • wohin? · nereye? → yeni bir yere varılıyor, sınır geçiliyor → Akkusativ
  • wo? · nerede? → olan yer anlatılıyor, sınır yok → Dativ

Ich stelle die Tasse auf den Tisch.

Fincanı masanın üstüne koyuyorum. → fincan masada değildi, şimdi oraya varıyor: Akkusativ

Die Tasse steht auf dem Tisch.

Fincan masanın üstünde duruyor. → hiçbir yere gitmiyor, yeri bildiriliyor: Dativ

Ich stelle die Tasse auf dem Tisch.

Yanlış — koyma eylemi var, hedefe varılıyor. auf den Tisch olacak.

Şimdi asıl iş: soruyu cevapladın, peki artikel ne olacak? Aşağıdaki dört satır bu sayfanın motoru. der maskulin, die feminin, das neutrum, çoğulda yine die.

Kelimewohin? → Akkusativwo? → Dativ
der Tisch — maskulinauf den Tischauf dem Tisch
die Wand — femininan die Wandan der Wand
das Bett — neutrumunter das Bettunter dem Bett
die Bücher — çoğulzwischen die Bücherzwischen den Büchern
ein Tisch — belirsizauf einen Tischauf einem Tisch
eine Wand — belirsizan eine Wandan einer Wand
mein Garten — iyelikin meinen Gartenin meinem Garten
meine Tasche — iyelikin meine Taschein meiner Tasche

Akkusativ’de yalnızca maskulin değişiyor: der → den. Feminin, neutrum ve çoğul aynı kalıyor. Dativ’de ise dördü de değişiyor ve çoğulda isme ayrıca –n biniyor: die Bücher → den Büchern.

PNG indir

Kararı fiil değil hedef verir. «Fiil hareket bildiriyorsa Akkusativ» cümlesi ilk hafta işe yarar, ikinci hafta seni yanıltır — nedenini beşinci bölümde göreceksin.

03

Dokuz edat — kaydedeceğin tablo

Liste kapalı ve kısa: dokuz tane. Bunlar dışındaki hiçbir edatta bu seçim yok. Ezberlemen gereken şey «hangi edat hangi hâli alır» değil — bu dokuzun hangileri olduğu.

EdatAnlamıwohin? + Akkusativwo? + Dativ
iniçine · içindein den Parkim Park
andeğerek: dikey yüzeye, kenaraan die Wandan der Wand
aufüstüne · üstünde (yatay yüzey)auf den Tischauf dem Tisch
überüzerinde (temassız) · üzerindenüber das Sofaüber dem Sofa
unteraltına · altındaunter das Bettunter dem Bett
PNG indir
EdatAnlamıwohin? + Akkusativwo? + Dativ
vorönüne · önündevor die Türvor der Tür
hinterarkasına · arkasındahinter das Haushinter dem Haus
nebenyanına · yanındaneben den Stuhlneben dem Stuhl
zwischenarasına · arasındazwischen die Stühlezwischen den Stühlen

Sırayı akılda tutmanın en ucuz yolu: üçlü + ikili + dörtlü. in–an–auf (temas), über–unter (üst–alt), vor–hinter–neben–zwischen (çevre). Bir odada durup her birini gösterebiliyorsan liste bitti.

PNG indir

Tabloda bir satır ötekilere benzemiyor: in den Park karşısında im Park yazıyor. Çünkü bazı edat + artikel çiftleri Almancada kaynaşıyor ve ayrı yazılması kulağa yanlış geliyor.

AçılımıKaynaşmış hâliHangi hâlÖrnek
in + dasinsAkkusativIch gehe ins Kino.
in + demimDativIch bin im Kino.
an + dasansAkkusativIch gehe ans Fenster.
an + demamDativIch stehe am Fenster.
auf + dasaufsAkkusativIch freue mich aufs Wochenende.

Yazıda zorunlu olanlar bunlar. Konuşmada bir de unterm · unters · vorm · vors · hinterm · übers duyarsın — bunlar günlük konuşma; sınav kağıdına unter dem · vor das diye açık yaz.

PNG indir
Tuzak 01

ins mi, im mi — tek harf her şeyi çeviriyor

Ich gehe ins Bad.

Banyoya gidiyorum. → in das, Akkusativ, varış var

Ich bin im Bad.

Banyodayım. → in dem, Dativ, yer bildiriyor

İkisi de üç harf, ikisi de in ile başlıyor — bu yüzden konuşurken en çok karışan çift bu. Ayırt etmenin bedava yolu son harfe bakmak: -s ile biten Akkusativ (das’tan geliyor), -m ile biten Dativ (dem’den geliyor).

Kaynaşma yalnızca das ve dem ile olur. den ve die asla kaynaşmaz — bu yüzden in den Park ve in die Küche hep açık yazılır.

Tuzak 02

an mı, auf mu, über mi?

Türkçede üçü de «üstünde» diye çıkıyor, Almancada üç ayrı sahne anlatıyor. Hâl kuralını doğru bilip burada yanılmak çok sık oluyor.

Das Bild hängt an der Wand.

Resim duvarda asılı. → an = dikey yüzeye değiyor

Das Buch liegt auf dem Tisch.

Kitap masanın üstünde. → auf = yatay yüzeyin üstünde

Die Lampe hängt über dem Tisch.

Lamba masanın üzerinde. → über = havada, değmiyor

En güzel kanıt aynı masa: Wir sitzen am Tisch. masaya oturmuş, yemek yiyorsunuz demek. Die Katze sitzt auf dem Tisch. ise kedi masanın üstüne çıkmış demek. Edat değişince sahne değişiyor, hâl ikisinde de Dativ.

04

Fiil de değişiyor: koymak ≠ durmak

Türkçede «kitabı masaya koydum» ve «kitap masada duruyor» cümlelerinde iki ayrı fiil kullanıyorsun. Almanca aynı şeyi yapıyor ama ikili çiftler hâlinde ve her çiftin hâli sabit: sol taraf daima Akkusativ, sağ taraf daima Dativ.

wohin? + Akkusativ (koyuyorsun)wo? + Dativ (duruyor)Türkçesi
legen — legte · hat gelegtliegen — lag · hat gelegenyatay koymak · yatıyor olmak
stellen — stellte · hat gestelltstehen — stand · hat gestandendikey koymak · duruyor olmak
setzen — setzte · hat gesetztsitzen — saß · hat gesessenoturtmak · oturuyor olmak
hängen — hängte · hat gehängthängen — hing · hat gehangenasmak · asılı olmak
stecken — steckte · hat gestecktstecken — steckte · hat gestecktsokmak · içinde durmak

Sol sütun nesne ister (bir şeyi koyuyorsun), sağ sütun istemez (bir şey duruyor). Almancada buna geçişli–geçişsiz denir; senin için pratik karşılığı şu: sol sütunda cümlede iki şey var, sağ sütunda bir şey.

PNG indir

Ich lege das Buch auf den Tisch.

Kitabı masaya koyuyorum. → koyma var: Akkusativ

Das Buch liegt auf dem Tisch.

Kitap masada duruyor. → yer bildiriyor: Dativ

Ich stelle die Flasche in den Kühlschrank.

Şişeyi buzdolabına koyuyorum. → ayakta duran bir şey: stellen

Die Flasche steht im Kühlschrank.

Şişe buzdolabında duruyor.

Ich hänge die Jacke in den Schrank.

Ceketi dolaba asıyorum.

Die Jacke hängt im Schrank.

Ceket dolapta asılı duruyor.

legen mi stellen mi diye takılırsan nesnenin duruşuna bak: yatıyorsa legen/liegen, dikiliyorsa stellen/stehen. Tabak masaya yatar (liegt), bardak masada dikilir (steht). Almanlar bu ayrımı gerçekten yapıyor.

Tuzak 03

legte mi, lag mı — geçmişte ayrışıyorlar

Şimdiki zamanda çiftler birbirine benziyor, geçmiş zamanda tanınmaz oluyor. Hareket fiilleri düzenli, duruş fiilleri kök değiştiren. Bu tabloyu bir kez ezberlersen kural kendi kendine çalışıyor.

PräsensPräteritumPerfekt
Ich lege das Buch hin.Ich legte …Ich habe … gelegt.
Das Buch liegt da.Das Buch lag da.Das Buch hat da gelegen.
Ich stelle es hin.Ich stellte …Ich habe … gestellt.
Es steht da.Es stand da.Es hat da gestanden.
Ich setze mich hin.Ich setzte mich hin.Ich habe mich gesetzt.
Ich sitze da.Ich saß da.Ich habe da gesessen.

Hepsi Perfekt’te haben alır. Güney Almanya ve Avusturya’da ist gelegen · ist gestanden · ist gesessen da duyarsın — bölgesel, yanlış değil ama sınavda haben yaz.

Tuzak 04

hängen: aynı kelime, iki çekim

Listedeki en sinsi satır bu. hängen şimdiki zamanda ikisinde de aynı yazılıyor — ich hänge · du hängst · er hängt. Ayrımı sadece hâl yapıyor. Ama geçmişe geçtiğin an ikiye ayrılıyorlar.

Ich hängte das Bild an die Wand.

Resmi duvara astım. → asma eylemi, düzenli çekim, Akkusativ

Das Bild hing an der Wand.

Resim duvarda asılıydı. → duruş, kök değişiyor, Dativ

Ich habe das Bild an die Wand gehängt. · Das Bild hat an der Wand gehangen.

Perfekt’te de ayrılıyorlar: gehängt (asmak) ↔ gehangen (asılı olmak).

Tuzak 05

setzen kendini ister

Ich setze auf den Stuhl.

Yanlış — «kimi oturtuyorsun?» sorusu cevapsız kalıyor; Alman kulağı boşluğu duyuyor.

Ich setze mich auf den Stuhl.

Sandalyeye oturuyorum. → nesne yoksa kendini koyuyorsun: dönüşlü zamir şart

Ich sitze auf dem Stuhl.

Sandalyede oturuyorum. → oturmuş hâldeysen zamir düşer

Aynı mantık öteki çiftlerde de var: Ich lege mich ins Bett. (yatağa uzanıyorum) ↔ Ich liege im Bett. (yataktayım) · Ich stelle mich an die Kasse. (kasaya geçiyorum) ↔ Ich stehe an der Kasse. (kasadayım).

Kısayol: sol sütundaki fiili nesnesiz kullanacaksan araya mich · dich · sich koy. Nesne varsa zamir yok: Ich setze das Kind auf den Stuhl.

05

Kimsenin öğretmediği kısım: hareket ≠ sınır

«Hareket varsa Akkusativ» ezberi tam burada çöküyor. Aşağıdaki iki cümlede de koşuyorsun — yani hareket sonuna kadar var — ama hâller farklı.

Ich laufe im Park.

Parkın içinde koşuyorum. → baştan sona parktasın, sınır geçilmiyor: Dativ

Ich laufe in den Park.

Parka koşuyorum. → dışarıdaydın, şimdi giriyorsun: Akkusativ

Kuralın gerçek adı hareket değil, sınır. Doğru soru şu: edatın çizdiği alana giriliyor mu? Girilmiyorsa hareket ne kadar hızlı olursa olsun Dativ; girilirse hiç hareket görünmese bile Akkusativ.

CümleTürkçesiNeden
Ich schwimme im See.Gölde yüzüyorum.göldesin, gölün sınırını geçmiyorsun → Dativ
Ich springe in den See.Göle atlıyorum.dışarıdan içeri giriyorsun → Akkusativ
Wir tanzen in der Küche.Mutfakta dans ediyoruz.dans hareket ama mutfaktan çıkmıyorsun → Dativ
Wir gehen in die Küche.Mutfağa gidiyoruz.odayı değiştiriyorsun → Akkusativ
Das Kind rennt auf dem Spielplatz.Çocuk oyun alanında koşuyor.oyun alanının içinde → Dativ
Das Kind rennt auf den Spielplatz.Çocuk oyun alanına koşuyor.alana giriyor → Akkusativ
Die Katze läuft unter dem Tisch.Kedi masanın altında dolaşıyor.zaten altında → Dativ
Die Katze läuft unter den Tisch.Kedi masanın altına kaçıyor.altına giriyor → Akkusativ

Aynı fiil, aynı edat, aynı isim — cevabı değiştiren tek şey sınırın geçilip geçilmediği. Türkçe zaten bunu ayırıyor: «parkta koşuyorum» ile «parka koşuyorum».

PNG indir

Madalyonun öteki yüzü de var: dışarıdan bakınca hiç hareket yokmuş gibi görünen cümleler Akkusativ alabiliyor. Çünkü orada bir şey hedefe varıyor.

Ich hänge das Bild an die Wand.

Resmi duvara asıyorum. → resim duvarda değildi, oraya varıyor: Akkusativ

Der Lehrer schreibt das Wort an die Tafel.

Öğretmen kelimeyi tahtaya yazıyor. → kelime tahtaya «varıyor»: Akkusativ

Das Wort steht an der Tafel.

Kelime tahtada duruyor. → artık orada: Dativ

Bonus: über ile iki hâl arasındaki fark anlamı tamamen çeviriyor. Wir fahren über die Brücke. = köprüden geçiyoruz (Akkusativ, karşıya varıyoruz). Die Wolken sind über der Brücke. = bulutlar köprünün üzerinde (Dativ, duruyorlar).

06

Kuralın hiç çalışmadığı üç yer

Buraya kadar öğrendiğin mantık yer bildiren cümleler için. Üç yerde bu mantık devreye hiç girmiyor — bilerek gir, yoksa doğru bildiğin kural seni yanıltır.

Yer 01

Fiil hâli sabitlemişse mantık yok

Bazı fiiller belli bir edatla kalıplaşmış ve hâli o kalıp belirliyor. Ortada ne yer var ne hareket; kuralı uygulamaya kalkarsan yanılırsın. Bunlar ayrı bir konu: fiil + edat ezberi.

KalıpÖrnekTürkçesi
denken an + AkkIch denke an dich.seni düşünüyorum
warten auf + AkkIch warte auf den Bus.otobüsü bekliyorum
sich freuen auf + AkkIch freue mich auf das Wochenende.hafta sonunu iple çekiyorum
sich erinnern an + AkkIch erinnere mich an den Tag.o günü hatırlıyorum
sich vorbereiten auf + AkkIch bereite mich auf die Prüfung vor.sınava hazırlanıyorum

Dikkat çeken desen: an · auf · über kalıplarda çoğunlukla Akkusativ, unter · vor ve teilnehmen an · arbeiten an Dativ. Ama bu bir kural değil, gözlem — fiili öğrenirken edatını ve hâlini tek parça olarak yaz.

KalıpÖrnekTürkçesi
sich ärgern über + AkkIch ärgere mich über den Lärm.gürültüye sinirleniyorum
teilnehmen an + DatIch nehme am Kurs teil.kursa katılıyorum
arbeiten an + DatIch arbeite an einem Projekt.bir proje üzerinde çalışıyorum
leiden unter + DatSie leidet unter dem Stress.stresten muzdarip
Angst haben vor + DatIch habe Angst vor dem Hund.köpekten korkuyorum

Dikkat çeken desen: an · auf · über kalıplarda çoğunlukla Akkusativ, unter · vor ve teilnehmen an · arbeiten an Dativ. Ama bu bir kural değil, gözlem — fiili öğrenirken edatını ve hâlini tek parça olarak yaz.

Küçük ama sık sorulan bir ayrım: sich freuen auf gelecek bir şey içindir (Ich freue mich auf den Urlaub. — tatili iple çekiyorum), sich freuen über olmuş bir şey içindir (Ich freue mich über dein Geschenk. — hediyene sevindim). İkisi de Akkusativ; değişen tek şey zaman.

Yer 02

Zaman bildirirken daima Dativ

an · in · vor zaman anlatırken hiç seçim sunmaz: her zaman Dativ. «Zamana doğru gidiliyor mu» diye sorma, öyle bir soru yok.

am Montag · am Wochenende · am Abend

pazartesi · hafta sonu · akşam → an dem, Dativ

im Sommer · im Januar · in der Nacht

yazın · ocakta · geceleyin → in dem / in der, Dativ

vor drei Jahren · vor dem Essen

üç yıl önce · yemekten önce → Dativ

Çoğul –n kuralı burada da işliyor: drei Jahre → vor drei Jahren. Yazarken en çok unutulan harf bu.

Yer 03

Öteki edatların hâli zaten sabit

En pahalı yanlış genelleme şu: «yön bildiriyorsa Akkusativ». Hayır — kural yalnızca o dokuz edat için var. Başka bir edat gördüğün an hâl zaten belli.

Hep DativÖrnekHep AkkusativÖrnek
nachIch fahre nach Berlin.durchWir gehen durch den Park.
zuIch gehe zum Arzt.umWir gehen um den See.
ausIch komme aus der Türkei.gegenDas Auto fährt gegen den Baum.
vonIch komme von der Arbeit.fürDas ist für meinen Bruder.
beiIch bin bei meiner Schwester.ohneIch komme ohne meinen Mantel.

nach Berlin ve zum Arzt dünyanın en açık yön bildiren cümleleri — yine de Dativ. Çünkü nach ve zu bu dokuzun içinde değil.

Aynı kapana giren iki kalıbı ayrıca not al: Ich bin zu Hause. (evdeyim) ve Ich gehe nach Hause. (eve gidiyorum). Burada ne in dem Haus ne in das Haus var — ikisi de donmuş kalıp.

07

Dokuzunun her biri ayrı sayfada

Buraya kadarki kısım kuralı anlatıyor: wo? sorusuna Dativ, wohin? sorusuna Akkusativ. Ama her edatın bir de kendi hikâyesi var — an günleri de gösterir (am Montag), über «hakkında» anlamında kural dışı kalıp hep Akkusativ ister, vor zamanda «önce» demektir ve orada hâl hiç değişmez. Aşağıdaki sayfaların her biri tek bir edatı sonuna kadar açıyor.

Hâli sabit olan edatlar (für · mit · aus · bei…) bu gruba girmez; onların listesi ve tek tek sayfaları edatlar sayfasında.

Şimdi pratik

Az önce öğrendiklerin

  • Wir sind ___ Kino. (sinemadayız)

    Cevabı gör

    im — Yer bildirdiği için Dativ kullanılır (in dem = im).

  • Ich laufe jeden Morgen ___ Park.

    Cevabı gör

    im. Koşuyorsun, hareket sonuna kadar var — ama her sabah parkın içinde koşuyorsun, parkın sınırını geçmiyorsun. Yer bildiriyor: Dativ, in dem → im. in den Park deseydin «her sabah parka koşarak giriyorum» olurdu.

  • Stell die Flasche bitte ___ Kühlschrank.

    Cevabı gör

    in den. stellen koyma fiilidir, şişe buzdolabına varıyor → Akkusativ. der Kühlschrank maskulin, Akkusativ’de den olur. Sonucu anlatırken hâl değişir: Die Flasche steht im Kühlschrank.

08

Defterini değiştir

Bu konu «çalışılarak» değil, kayıt şeklin değiştirilerek çözülür. Fiili tek başına yazdığın sürece her cümlede hâli yeniden tahmin edersin.

  • ❌ legen = koymak
  • ✅ legen (+ Akk) ↔ liegen (+ Dat) = koymak ↔ duruyor olmak

Fiili çift olarak yaz, yanına hâlini de yaz. Çünkü Almancada tek başına «koymak» diye bir kutu yok; koyan fiil ile duran fiil iki ayrı kelime ve iki ayrı hâl.

  • Adım 1 — Cümlede önce fiile değil hedefe bak. Bir şey yeni bir yere varıyor mu?
  • Adım 2 — Cümleye wohin? sorusunu sor. Cevap alıyorsan Akkusativ; soru saçma geliyorsa wo? sor, cevap Dativ.
  • Adım 3 — Artikeli bul: maskulinse den / dem, femininse die / der, neutrumsa das / dem, çoğulsa die / den + –n.
  • Adım 4 — Odandaki beş nesne için günde bir kez ikili cümle kur: Ich stelle die Tasse auf den Tisch. — Die Tasse steht auf dem Tisch. İki hafta sonra kararı düşünmeden veriyorsun.

Kimsenin söylemediği kontrol: –m ile biten her artikel Dativ’dir. dem · einem · meinem · ihrem — istisnası yok. Tersi doğru değil (feminin Dativ der’dir), ama cümleni okurken -m gördüğün an «burası yer bildiriyor» diye doğrulayabilirsin.

Son bir kapı: Almanlar günlük konuşmada wohin ve woher kelimelerini ikiye bölüyor. Kitapta görmediğin ama sokakta ilk gün duyacağın hâl bu.

Wohin gehst du? = Wo gehst du hin?

Nereye gidiyorsun? → ikisi de doğru, ikincisi çok daha sık duyulur

Woher kommst du? = Wo kommst du her?

Nerelisin / nereden geliyorsun?

Aynı hin parçacığı fiillere de yapışır ve sana bedava bir sinyal verir: hinlegen · hinstellen · hinsetzen içinde hin varsa cümle bir hedefe gidiyor demektir — yani Akkusativ. Setz dich hin! · Leg dich hin!

İpuçları

Testten önce bunları bil

Konunun çekirdeği üç satırda, altında Türkçeden çevirirken en sık düşülen yerler.

  1. wohin? → Akkusativ · wo? → Dativ

    Hareketin yönü soruluyorsa Akkusativ, bulunulan yer soruluyorsa Dativ gelir. Aynı edat iki hâlle de kurulabilir; hâli soru belirler.

    Ich gehe ins Kino. · Ich bin im Kino.

  2. Koyan fiil / duran fiil çiftleri

    legen · stellen · hängen · setzen bir şeyi bir yere koyar → Akkusativ. liegen · stehen · hängen · sitzen orada durur → Dativ.

    Ich lege das Buch auf den Tisch. → Es liegt auf dem Tisch.

  3. Kısaltmalar: am · im · ins · ans

    an dem = am, in dem = im, in das = ins, an das = ans. Kısaltma hâli gizler — açılımını bilmeden hâl seçilemez.

    im Park (Dativ) · ins Kino (Akkusativ)

  4. Duran fiillerin Perfekt'i düzensizdir

    liegen → gelegen, hängen → gehangen (durma anlamında), stehen → gestanden. Koyma anlamındaki hängen ise düzenlidir: gehängt.

    Das Bild hat an der Wand gehangen.

  • Ich gehe im Kino.

    Ich gehe ins Kino.

    Gitmek yöndür: wohin? → Akkusativ → ins.

  • Stell die Flasche in dem Kühlschrank.

    Stell die Flasche in den Kühlschrank.

    stellen koyma fiilidir; yön bildirir, Akkusativ ister.

  • Das Buch legt auf dem Tisch.

    Das Buch liegt auf dem Tisch.

    Duran şey liegen ile anlatılır; legen birinin koymasıdır.

  • Das Bild hat an der Wand gehängt.

    Das Bild hat an der Wand gehangen.

    Durma anlamındaki hängen düzensizdir: gehangen.

09Diz

Cümleyi kendin diz

Kelimelere dokun, doğru sırayla yerleştir. Almancanın en zor kısmı burası — ve seçenek şıkkı yok, cümleyi sen kuruyorsun.

  1. kelimelere dokun

  2. kelimelere dokun

  3. kelimelere dokun

0906:50

Kendini dene

Cevaba dokun — neden öyle olduğunu birlikte görelim.

Ich hänge das Bild Wand.

Resmi duvara asıyorum.

an die. Resim duvarda değildi, asma eylemiyle oraya varıyor — sınır geçiliyor, yani Akkusativ. die Wand feminin olduğu için Akkusativ’de de die kalır. Karşılığı: Das Bild hängt an der Wand. — orada artık duruyor, Dativ.

Ich laufe jeden Morgen Park.

Her sabah parkta koşuyorum.

im. Koşuyorsun, hareket sonuna kadar var — ama her sabah parkın içinde koşuyorsun, parkın sınırını geçmiyorsun. Yer bildiriyor: Dativ, in dem → im. in den Park deseydin «her sabah parka koşarak giriyorum» olurdu.

Stell die Flasche bitte Kühlschrank.

Şişeyi buzdolabına koy lütfen.

in den. stellen koyma fiilidir, şişe buzdolabına varıyor → Akkusativ. der Kühlschrank maskulin, Akkusativ’de den olur. Sonucu anlatırken hâl değişir: Die Flasche steht im Kühlschrank.

Das Buch schon zwei Wochen auf meinem Tisch.

Kitap iki haftadır masamda duruyor.

liegt. Cümlede auf meinem Tisch yazıyor — -m gördüysen Dativ’dir, Dativ ise duruş fiili gelir. legen bir nesne ister ve Akkusativ alırdı: Ich lege das Buch auf meinen Tisch.

Ich nehme Deutschkurs teil.

Almanca kursuna katılıyorum.

am. Burada wohin/wo mantığı hiç çalışmaz: teilnehmen an kalıplaşmış bir fiil + edat çiftidir ve daima Dativ alır. der Deutschkurs → an dem → am. Aynı aile: arbeiten an + Dat, leiden unter + Dat.

Das Bild hat jahrelang an der Wand .

Resim yıllarca duvarda asılı kaldı.

gehangen. hängen şimdiki zamanda tek bir kelimeymiş gibi görünür, geçmişte ikiye ayrılır. Duruş anlamındaki hängen kök değiştirir: hing · hat gehangen. Asma eylemi ise düzenlidir: Ich habe das Bild an die Wand gehängt.
+7 Konuyu bitir: tam testi çöz 13 soru · süreli · sınav gibi · %60 ile konu biter

Alıştırma bitti — –

Konuyu bitirmek için tam testi çöz: %60 alırsan günlük defterine «konu bitti» diye yazılır ve seviye yolunda işaretlenir.

0/6 · soru cevaplandı

Notların
wo? · wohin? · woher? — Almanca Wechselpräpositionen — Cep kartı
Cep kartı

Wechselpräpositionen cep kartı

Konunun tamamı tek sayfada. Telefonuna indir, sınavdan önce bir bakışta geçir.

Birebir Almanca dersi

Almancanı hocayla hızlandır

Sıfırdan B1’e, 4,5 ayda. Haftada 1 ile 5 ders arası. Ne kadar sık gelirsen ders başı ücret o kadar düşüyor.

İlk dersi ücretsiz al
Birebir ders